Elektrik Mühendisliği · Sayı 414 · Haziran 2002
EMO'DAN
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2002
- Sayfa
- 3
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- EMO basın açıklaması
- doğalgaz santralleri
- Enerji Bakanlığı
- özelleştirme
- Türk Telekom
- aidat borcu
Özet
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, dönemin ekonomik krizi, enerji sektöründeki özelleştirme ve doğalgaza dayalı santral politikalarını eleştirerek EMO'nun basın açıklamalarını ve Türk Telekom'un bölünmesine ilişkin duruşunu aktarıyor; ayrıca üyelerden aidat borçlarını ödemelerini istiyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
(02 dan
Cengiz GöLTAù Yönetim Kurulu Başkanı Merhaba..... Son bir aydır futbol ile dolu yoğun gündemimiz nihayet bitti. Güzel bir düşün peşine takılmış gidiyorduk hep beraber. Dünya kupasını aldığımızda bütün dünya bizden övgüyle söz edecekti. Hayatın her alanında yaşadığımız bütün yenilmişlik duygularının üstüne bir anda sünger çekmeye hazırdık. Neredeyse yaşadığımız tüm sorunların düğümünü bu kupa ile çözecektik(?). Neyse, bir dahaki sefere deyip uyandığımız düşten kendi gündemimize dönelim dilerseniz. Sahi gündemde ne vardı ....? Sayın Kemal Derviş in ülkemize gelerek ekonominin sorumluluğunu üstlenmesinin üzerinden 15 ay geçti. IMF denetiminde uygulamaya konulan ³Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı nın´ sonuçları her geçen gün biraz daha netleşiyor. Haziran sonu itibariyle Pamukbank ile birlikte el konulan 21 bankanın kamuya maliyeti yaklaşık 30 milyar Doları buluyor. Yani IMF nin ülkemize açtığı kredi miktarı. Bu arada 15 bin fabrika, 400 bin KOBİ son yaşanan kriz ile kapanmış durumda. Resmi verilere göre 1 milyon 200 bin kişi işinden oldu. Ankara Ticaret Odası nın raporuna göre, Türkiye deki kayıt dışı harcama tutarı 16,5 milyar Dolara çıktı. Yine rapora göre, istihdamdaki en büyük daralma inşaat sektöründe yaşandı. Lise ve yüksekokul mezunu her dört gençten biri işsiz. Türkiye 2001 yılında 9,4 küçüldü. Kişi başına düşen gelir yüzde 27,2 azalarak 2160 Dolara geriledi. 1 Temmuz 2002 den itibaren asgari ücret net 184 milyon 251 bin Lira. Yapılan araştırmaya göre açlık sınırı 334 milyon, yoksulluk sınırı ise 1 milyar 15 milyon TL olarak açıklandı. Tablo böyle iken, aylardır hükümet partilerince sürdürülen AB ye yönelik idam, ana dilde yayın vb. tartışmaların, yaklaşan seçimlere bağlı olarak nasıl bir kayıkçı dövüşüne çevrildiğine hep birlikte şahit oluyoruz. Başbakanın son iki aydır sağlık sorunlarıyla uğraştığı bir dönemde ekonomik, sosyal ve siyasal olarak hiçbir öngörüsü kalmamış bir ülke durumundayız. Son dönemde enerji ve iletişim sektöründe yaşanan gelişmeler de bu olumsuz tablodan farklı görünmüyor. Enerji Bakanı Sayın Zeki çakan 2006-2007 yıllarına kadar elektrik enerjisinde herhangi bir sorun yaşamayacağımızı söylüyor. Ancak bu ifade gerçeğin tümünü yansıtmıyor. Elektrik Mühendisleri Odası olarak gerçek durumu 29 Mayıs 2002 tarihli basın toplantısı ile kamuoyuna aktardık. Yapılan basın toplantısında özetle, 1990 lı yıllardan itibaren uygulanan özelleştirme programının bir parçası olarak yapılan abartılı talep tahminlerle, sektörün ticari bir faaliyet alanına dönüştürüldüğünü, planlama anlayışının terkedildiği sektörde, Yap İşlet ve Yap İşlet Devret projeleri ile doğalgaz ağırlıklı santrallerin gündeme getirildiğini, ülkemizin elektrik enerjisi üretiminin halen yüzde 40 ının dışa bağımlı bir kaynak olan doğalgaz ile yapılıyor olmasının ve önümüzdeki yıllarda yeni santrallerin devreye girmesi ile bu oranın yüzde 60 lar seviyesine çıkmasının ciddi sakıncalar doğuracağını, 2002 yılı sonbaharıyla birlikte, tüketimimizin çok üstünde bir elektrik enerjisi üretimi ile karşı karşıya kalacağımızı, bunun karşısında Enerji Bakanlığının kendi kaynaklarımızla işletilen kömüre dayalı termik santrallerin bir çoğunun kapasitesini düşürdüğünü, yine bir kısmını tamamen sustururken, elektrik enerjisi üretiminde ithal ve pahalı bir kaynak olan doğalgaz çevrim santrallerini, yaptığı anlaşmalar nedeniyle tam kapasite ile çalıştırmasının pahalı bir çözüm olduğunu, sektörün merkezi yapıdan uzak çok başlı yapısının sorunun esas kaynağı olduğunu, IMF, DB ve AB ye göre yürütülen bu politikaların sektörü daha büyük bir kaos ortamına iteceğini, sonuç olarak sektörün kamu hizmeti anlayışıyla yeniden planlanması için sektörün bütün bileşenlerinin bir araya gelerek ulusal bir enerji stratejisinin yeniden oluşturulması gerektiğinin altını çizdik. Yaptığımız açıklama üzerine şu ana kadar ne verdiğimiz rakamlar ve maliyetler ne de sürdürülen yanlış politikalara ilişkin tespitlere Bakanlık yetkililerinden tek bir yanıt gelmedi. Gerçi medya holdinglerinin de yaptığımız açıklamalara kendi sütunlarında bilinen sebeplerle fazla yer vermemesini anlıyoruz. Ancak, yine de tespitlerimizin gerek sektöre ilişkin bir kısım dergilerde geniş bir şekilde yeralması, diğer taraftan Enerji Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarda çalışan meslektaşlarımızdan çok olumlu tepkiler görmesi bizim açımızdan sevindirici oldu. Yine, Amerika da ciddi yolsuzluk suçlamalarıyla ticari faaliyeti askıya alınan Arthur Andersen Firması tarafından hazırlanan plan çerçevesinde TüRK TELEKOM un dokuz ayrı şirkete bölünmesine ilişkin 27 Haziran 2002 tarihli basın açıklamamıza bu sayıda yer verdik.
)Temmuz ayında kamu çalışanlarının ücretlerinde olumlu yönde herhangi bir değişiklik olmadığı görülüyor. üretimin ve sanayileşmenin temel unsuru mühendislerin aldıkları ücretler yine yoksulluk sınırında. Gerek TMMOB tarafından mühendis ve mimarların ücret ve diğer özlük sorunlarına ilişkin yapılan çalışmalarda, gerekse Kamu çalışanlarının grevli toplu sözleşmeli sendikal mücadelesinde artık mühendisler daha aktif olmak zorunda. Odalarımıza ve sendikalarımıza sahip çıktığımız ve örgütlülüğümüzü güçlendirdiğimiz oranda sorunlarımızın çözümünde ilerleme sağlayabiliriz. Değerli Meslektaşlarım, ülkemizde yaşanan ekonomik krizin sonuçları sektörümüzü ve toplumun tüm kesimleri gibi Meslek örgütümüzü de olumsuz yönde etkilemiştir. Ekonomide yaşanan daralmanın özellikle inşaat taahhüt sektörünü ve proje bürolarını olumsuz etkilediği, dolayısıyla proje vize gelirlerinin düştüğü bir dönemi yaşıyoruz. Bugün belirli amaçlarla bir arada olan topluluklarla onların kurumları arasındaki en temel aidiyet ilişkilerinden biri, üye oldukları yere ödedikleri düzenli aidatlarıdır. Yine, bir kuruma ait üyelerin aidatlarını düzenli bir şekilde ödeme oranı, kurumun örgütlülüğünün de önemli bir göstergesidir. Bizim açımızdan da esas gelir kaynağımızı oluşturan şey üye aidatları olmak zorunda. Bu örgütümüzün çıkar ilişkilerinden uzakta bağımsız duruşuna ait bir zorunlulukta aynı zamanda. 38. Dönem Yönetim Kurulu olarak, örgütümüzün bütününe ait bir tasarruf programını hayata geçirerek düzenli bir mali işleyişin sağlanması için çaba sarfederken, sizlerin de bu çabamıza birikmiş aidat borçlarınızı ödeyerek katkı sağlamanızı istiyoruz. Bu amaçla TMMOB Kanunu ve 38. Dönem EMO Genel Kurulu kararı uyarınca tüm birimlerimizde aidat borçlarının ödenmesine yönelik başlatılan çalışmaya gerekli duyarlılığı göstereceğinizden eminiz. 415. Sayıda buluşmak üzere. Sevgi ve dostlukla.