Elektrik Mühendisliği · Sayı 411 · Aralık 2001

EMO'DAN

Kemal B. Ulusaler

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Görüş ve değerlendirme

Yıl
2001
Sayfa
15
Okuma süresi
6 dk
Görüntülenme
0

Konu

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • EMO Koordinasyon Kurulu
  • Enerji Piyasası Yasası
  • IMF ve Dünya Bankası
  • Genel Kurul süreci
  • TMMOB
  • küreselleşme

Özet

EMO Yönetim Kurulu Yazmanı Kemal Ulusaler, derginin 'EMO'dan' köşesinde dönem değerlendirmesi yaparak yılın kongre-sempozyum sürecini, IMF-Dünya Bankası politikalarının enerji ve telekom alanındaki etkilerini ve yaklaşan EMO genel kurulları sürecine ilişkin örgütsel duruşu ele almaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

(02 dan...

Kemal ULUSALER Oda Yönetim Kurulu Yazmanı Bir kez daha merhaba, 410. sayımızdan bu yana tam da sevgili Cevat dAPAN

ın dediği gibi kirazın kızarma hızıyla geçti zaman . Dünyada ve ülkemizde tüm çalkantılara, krizlere rağmen kirazlar inatla, bir daha, bir daha kızarıyor, kızaracak... ùüphesiz bütün olumsuzluklara rağmen her olgunlaşma ve emek ürünü sömürenlere gözdağı, direnenlere umut ışığı olacaktır. 8 Aralık 2001 tarihlerinde EMO nun 37. dönem 6. Koordinasyon Kurulu Toplantısı nı gerçekleştirdik. Toplantının ilk gündemi dönemin değerlendirilmesi idi. Gerçekten notlarımızı karıştırırken geriye dönüp şöyle bir baktığımızda dünya genelinde pervasızca bir planın uygulanmakta olduğunu görüyoruz. Dünya ölçeğinde hiçbir zaman olmadığı ölçüde gelir dağılımı eşitsizliği yaşanıyor. Bu yeni durumda 3. dünya ülkeleri sanayileri bir çeşit taşeron konumuna indirgeniyor ve önemsizleşiyor. O çok lafını ettikleri küreselleşme nin aslında dünyanın yarısından fazlasının yoksullaşması, değişimin de dünyada deli dana gibi dolaşan çok uluslu şirketlerin sermayesinin daha fazla semirmesi; sağlıksız beslenme, açlar ve açlar ordusunun yağma noktasına gelmesi, peşinden dikta rejimleri gelmesi anlamına geldiğini artık herkes biliyor. O yüzdendir ki artık pardon demiyor, doğrudan 11 Eylül sonrası dünyada artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak tehdidi savurmak zorunda kalıyorlar. Yeni dünya düzeni ve globalleşme adına kamusal olan her şey önce tukaka sonra da yok edilirken ulus devlet işlevsizleştiriliyor. Bir yandan demokratikleşme adına sendika yasası (yetersiz de olsa) çıkarılırken diğer yandan sendikalaşmanın önü kesiliyor. Tüm ücretli çalışanlar gibi mühendislerde yoksullaşıyor. Bütün olup bitenlere karşı işimize, ülkemize ve kamusal alanlara sahip çıkmak için haydi sendikalarda örgütlenmeye Ülkeyi yönetenler ülkeyi IMF ve DB politikalarına teslim ederken, kamuoyunu bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme kanallarının tıkanmasına fırsat vermeyen EMO ise bu boşluğu doldurmak amacıyla yoğun bir kongre-sempozyum süreci yaşadı. Bu yılın başında kongre ve sempozyumlar süreci İzmir Yenilenebilir Enerji Kaynakları Sempozyumu ile başladı, İzmir Rüzgar Enerjisi Sempozyumu, Kocaeli Elektrik, Elektronik Bilgisayar Mühendisliği 9. Ulusal Kongresi, İzmir Otomasyon Sempozyumu, Ankara 1. İletişim Teknolojileri Ulusal Sempozyumu, Bursa ELECO2001, İzmir Aydınlatma Sempozyumu ve son olarak TMMOB adına Odamızın gerçekleştirdiği Türkiye III. Enerji Sempozyumu ile noktalandı. Bu etkinliklere destek veren kurum ve kuruluşlar ile etkinliklerin düzenlenmesi ve verimli geçmesinde emeği geçen tüm EMO yönetici ve çalışanlarına teşekkürü borç biliyor, ellerine, gönüllerine sağlık diliyoruz. Yönetme İddiasında Olanlar ve Tercihleri EMO bir taraftan yukarda sözünü ettiğimiz etkinlikleri yerine getirirken diğer yandan da yönetim erkini elinde tutanların borç batağında IMF ve DB na teslim oluşlarını görüyor, Kıbrıs konusundan enerji konusuna kadar her alanda yönetme iddiasında olanların zaaflarına karşı kamunun çıkarları doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. III. Enerji Sempozyumu ndan doğan enerji raporu ile Türk Telekom a yönelik rapor bu çalışmalardan sadece birkaçıdır. EMO bu çalışmaları sürdürürken yürütme erkini kurullara teslim etme hazırlığında olanlar da kendi çalışmalarını EMO ve kitle örgütleri dışında resmi platformlarda sürdürüyorlar. Ne yazık ki bu çalışmaları yapanlar şeffaflık, katılımcılık adına hülle (ve hatta hile) yapıyorlar. Gerek Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi nin düzenlediği Elektrik ve Doğalgaz Piyasası Yasaları ile ilgili forumlara gerekse Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nın düzenlediği Ulusal Enerji Forumu na konuşmacı ve katılımcı olarak sadece resmi kurum ve kuruluşlar ile sanayici-işveren örgütleri çağrılırken, EMO ve diğer kitle örgütleri ise dinleyici olmaları için bilgilendirilmişlerdir. Ve sıkılmadan toplumun her kesimini kapsayan geniş katılımdan sözedilebilmiştir. Aslında tüm bunlar yönetim erkini elinde tutanların tercihlerini kimlerden yana kullandıklarının

göstergesidir. Ne yazık ki bugün görünen manzara şudur: Senaryo IMF, DB ve DTg tarafından yazılmakta, Hükümet, TÜSİAD, TİSK ve taşeronlarca icra edilmektedir. Birkaç somut örnek verelim:

Tarih 12 Eylül 1997; yer EMO 7. Ulusal Kongresi; konuşan Osman İLHAN (ETKB Enerji İşleri eski Genel Müdür Vekili); söylem: EPY na yönelik olarak DB ile bir proje yürüttük ve İngiltere modelini örnek aldık . Tarih Nisan 2001; yer Ankara; konuşan Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal DERVİù, söylem: IMF ve DB nin yardım koşulu, 15 yasayı 15 gün içerisinde çıkarmalıyız . Tarih Nisan 2001; yer Washington; konuşan James WOLFENSOHN (DB Başkanı), söylem: Biz görevlendirdik (Kemal DERVİù e atfen) Tarih Ocak 2001; yer Ankara; konuşan Enis gKSÜZ (Ulaştırma eski Bakanı); söylem: Bu ülke müstemleke değildir ; sonuç: Enis gKSÜZ istifa eder, IMF ve DB baki kalır Tarih Aralık 2001; yer TİSK Genel Kurulu; konuşan Refik BAYDUR (TİSK Başkanı); söylem: Yasayı bir buçuk yıl beklettim ; söyleme yanıt: Bülent ECEVİT, Refik BAYDUR un söylemi genel kurula yönelik (Fakat yasanın neden bir buçuk yıldır çıkmadığını açıklayamıyor). Tarih Aralık 2001; yer Ankara; konuşan Hüseyin ARABUL (DEK TMK Başkanı); söylem: Enerji Piyasası Yasası nda ilk görünen değerin sanayide elektrik fiyatlarının düşeceği, vatandaşın ödeyeceği fiyatların ikiye katlanacağıdır . (Sayın ARABUL, yasa çıkmadan önce EPY ucuzluk getirecek diyordu.) Tarih Aralık 2001; yer Ankara; konuşan Arnold HONFELD (Doğan Enerji); söylem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu nun altında hizmet vermek üzere alanlarında deneyimli özel ve kamu sektöründen seçilecek 3 alt komisyon kurulmalı (Bakalım ne olacak?) Evet örnekler daha onlarca çoğaltılabilir, hatta bu konuda bir kitapçık basımı bile olasıdır. EMO Olağan Genel Kurulları Sürecine Girilirken Ülke ve dünyada yaşananlar bir yandan ülkemizi fakirleştirip IMF ve DB ye bağımlı hale getirirken meslek alanlarımıza yönelik yeni düzenlemeler gündeme getirilmekte; TMMOB ve Odaları mühendislik ve mimarlık alanında devre dışı bırakılmak istenmektedir. Bir yandan yasal düzenlemelerle TMMOB yi kendilerince devre dışı bırakmak isteyenler diğer yandan kamu olanaklarını kullanarak başta EMO olmak üzere bir çok odayı teslim alma düşleri kuruyorlar. gzellikle Türk Telekom da kadrolaşmayı üst boyuta çıkartanlar önümüzdeki süreçte EMO ùube genel kurullarında da ortaya çıkacaklardır. Ülkücü Teknik Elemanlar Derneği nin EMO şubelerinin genel kurul günlerine denk gelen eğitim seminerleri düzenlemelerinin ardından, TT kasasından yolluk ve harcırah alan mühendislerin bu eğitim seminerlerine mi yoksa genel kurullara mı katılacağını hep beraber göreceğiz. Bu süreç, tüyü bitmemiş yetim hakkından sözedenlerin devlet olanaklarını nerelerde kullanacakları konusunda bir sınav olacaktır. Kamuoyunu ve medyayı bu sınavı izlemeye davet ediyoruz. Başta da değindiğimiz gibi zaman olayları ve bizleri olgunlaştırarak geçti ve yeni bir genel kurullar sürecine girdik. Bu süreç gerçek yurtseverler ile IMF milliyetçileri arasında geçecek gibi görünüyor. BU süreçte odalara ve mesleğe sahip çıkmak için haydi genel kurullara Bu süreç boyunca; Başta EMO nun demokratik işlevi, bir meslek örgütü olarak mesleki faaliyetlerinin yanısıra üyelerimizin demokratik, özlük hakları, ekonomik çıkarları için demokrasi mücadelesinde önemli bir işleve sahip demokratik kitle örgütü olduğunu vurgulamalı, Odalar siyaset yapıyor diyenlere siyasetin TÜSİAD, TİSK, TOBB v.b lerinin tekelinde olamayacağını anımsatmalı, gzelleştirme dayatmasına, ülkenin geleceğinin IMF, DB ile taşeronlarına bırakılmasına karşı duracağımızı ve her konuda kamudan yana tavır koyacağımızı açıkça belirtmeliyiz.

Ayrıca bu süreç; mücadelenin olmazsa olmazı iç yapılanmamızı, örgütlülüğümüzü güçlendirmenin kanallarını açan ve EMO nun şubelerinden başlayarak merkezi demokratik yapısını güçlendiren ve örgütsel disipline önem veren; örgüte, üyeye karşı sorumluluklarını her zaman ön planda tutan yeni yönetimler tesis etme süreci olmalıdır. Son olarak; Bahar sabahlarında bir, iki, üç, beş, on, Altın rengi başları altın bir madalyon Göğüslerini yelken gibi gere gere Ve kollarını doğan güneşe açarak Büyük su yu özleyen çocuklar yalınayak Koşarlar dalgaların koştuğu yere. Bu bahar toplayınca son güllerimizi, Coşalım, coşalım, coşalım Ve rüzgar Gibi denize doğru koşalım çocuklar Umut en güzeliyse dünyalarımızın, Son cennetine değin rüyalarımızın ùahlanan bir at gibi sürelim denizi... Ve denizde bir temiz yıldızlı gökyüzü Büyük su yu özleyen çocukların yüzü... Unutulmamalıdır ki; Büyük Su yu özleyen çocuklar ancak onu yaratırlar. 412. sayıda görüşmek üzere dostlukla, esen kalın.