Elektrik Mühendisliği · Sayı 401 · 1997 / 1

TÜRKİYE'DE ''ENERJİ TASARRUFU SANTRALLARI'' NE ZAMAN YAPILACAK

Melda Keskin

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
1997
Sayfa
5
Okuma süresi
11 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Nükleer enerji, Enerji verimliliği ve tasarruf

Anahtar kelimeler

  • Greenpeace
  • nükleer santral
  • enerji tasarrufu
  • Bütünleşik Kaynak Planlama
  • Talep Yönünden Yönetim
  • iklim değişikliği

Özet

Greenpeace Enerji Kampanyası Sorumlusu, fosil ve nükleer enerjinin çevresel ve toplumsal maliyetlerini eleştirerek, Türkiye'de enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji politikalarının yokluğuna dikkat çekiyor; Bütünleşik Kaynak Planlama ve Talep Yönünden Yönetim gibi uygulamaların yeni santraller yapmaktan daha ekonomik ve sürdürülebilir olduğunu savunuyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

türkiye'de enerji tasarrufu santradan ne zaman yapılacak?

Melda KESKİN *

* Greenpeace Mediterranean Ofisi Enerji Kampanyası Sorumlusu

Kömür, Petrol, Nükleer.. Nereye Kadar?

AKTİF ATIK TEHDİDİ (Bkz Tablo I) insanlığın

yüzbinlerce yıllık geleceğini şimdiden ipotek

ugün Dünya'nın toplam enerji gereksini

altına almış durumda. İşte bu yüzden nükleer

JL5 minin yüzde 8O'İ kömür, petrol, doğalgaz endüstriye "iniş takımları unutulmuş süpersonik

gibi fosil yakıtlardan, yüzde 5'i ise nükleer ener

jet" benzetmesi yapılıyor!

jiden karşılanıyor. Dünya'nın yaşına, hatta Başlangıçta uzun bir süre radyoaktif atıklarını

insanlık tarihine kıyaslandığında çok kısa gezegenin yaşam kaynağı olan okyanuslara

sayılacak bir süredir kullanılmalarına karşın, bu atan, bu da yasaklandıktan sonra gizlemeyi

enerji üretim biçimlerinin yıkıcı etkileri çok

başaramadığı kaza ve sızıntıları nedeniyle

tandır yaşanıyor.

satışları, önlem nedeniyle teknolojisi gittikçe

İklim Değişikliğine İlişkin Hükümetlerarası pahalılaşan... 50 yaşında bir endüstri. Bütün

Heyete (IPCC) danışmanlık yapan dünyanın bunların yanısıra, kitle imha silahlarının en

önde gelen 300 biliminsanına göre, küresel korkuncu olan atom bombalarına hammade

ısınma tehdidi fosil yatıklardan kaynaklanmak

sağlama ve plütonyumun dünyaya yayılmasına

tadır. IPCC, 1992 yılında yaptığı bir açıklamada, yol açma özelliğine de sahip!

enerji politikalarında bir değişiklik yapılmazsa, Görüldüğü gibi sorun, kömür, petrol ve

gelecek yüzyılda Dünya'nın 3 santigrad dere

uranyum kaynaklarının tükenmesinde değil,

celik bir ortalama sıcaklık artışı ile karşı karşıya tam tersine tükenmemesinde(Bkz. Tablo 2).

kalacağını bildirdi. Onbin yıldır benzeri olmadığı Son kömür parçasının ve son damla petrolün ( 4 9 )

belirtilen böylesi bir ısı değişikliği sonucunda; yakılmasına ya da yeni, Çernobiller olmasına ^ — ^

buzulların erimesi, deniz yüzeyinde yükselme, kadar beklememiz olanaksız.

zorunlu göçler, yağmurlarda görülecek

Sadece kar hırsıyla hareket eden kömür,

değişimler, tarımın ciddi

biçimde sekteye uğra ması, salgın hastalıklarda artış, hızlı değişime ayak

Ton Bitmiş

Dünyada Nükleer Kapasite ve Artan Bitmiş Y akıtlar Yakıt

uyduramayan birçok bitki

ve hayvan türünün

tükenmesi gibi büyük

felaketler oluşabilecektir.

i Yalnızca 50 yıllık bir süre

içinde foyası ortaya çıkan

s>

NÜKLEER ENERJİ kulla s

nımının yarattığı sorunlar

ise çözümsüzlüğünü ko

ruyor. Uranyumun ma

denden çıkartılmasıyla

başlayan: yakıt hazırlan

ması, elektrik üretimi ve santral ömrünü doldur

duktan sonra sökümüyle

hiç bitmeyen RADYO TABLO I

petrol ve atom kartelleri gözleri kendi kısa vadeli çıkarlarından başka bir şeyi görmeyen devlet yetkilileri, geri dönüşü olmayan çevresel ve toplumsal felaketler karşısında hiçbir şey olmamış gibi alışverişlerini sürdürüyor. Bu saatten sonra hala nükleer santral yapmak için ihale kovalayan

KÜRESEL FOSİL Y AKIT KULLANIMI EŞİKLERİ

1. iklim değişikliğinin potansiyel olarak güvenli sınırları

2. iklim değişikliğinin tehlikeli düzeyleri ve deniz yüzeyindeki yükselme

3. Mevcut durumda değişiklik yapılmazsa (1990 2100)

4. Fosil yakıt rezervleri

TABLO II

Türkiye gibi bir kaç ülke dışında, nükleer enerji yatırımı yap mak isteyen ülkelerin sayısında ciddi bir düşüş gözleniyor (Bkz. Tablo 3, 4). Fakat ne yazık ki, çoğu ülkede araştırma geliştirme programlan ve harcamalarının büyük bir bölümü hala fosil yakıtlar ve nükleer güç için harcanmakta (Bkz. Tablo 5) İnsanlık için GÜVENLİ BİR ENERJİ GELECEĞİ, ancak eski ve tehlikeli üretim biçimlerinin yerini verimlilik ve yenilenebilir enerji teknolojilerinin almasıyla sağlanabilir. Bugün birçok temiz teknoloji, teknik açıdan yaşama geçirilebilir ve ekonomiktir; birçoğu da daha fazla geliştirilmeyi beklemek tedir. Ayrıca, kısa zamanda kaydedilen olağanüstü perfor mans ve başarılarına karşın, yenilenebilir enerji ve verimlilik teknolojilerinin enerji piyasasına girmekte çektiği zorluklar, sayısız mali, yasal ve kurumsal engele bağlıdır. Fosil ve nük leer endüstriler devletlerden aldıkları sübvansiyonlarla destek görmekte, vergi kolaylıkları ile "ödüllendirilmektedir. Üstelik bu tür enerji biçimlerinin çevre ve halk sağlığına verdikleri zarar, satış fiyatlarına yansıtılmamaktadır. Bunların

gerçek maliyetleri (TOPLUMSAL/ÇEVRESEL MALİYET) aslında bugünkünün iki katıdır. Elektrik kurumlarının, tutucu luk, mevcut çıkar ilişkileri ve benzeri nedenlerle de küçük ölçekli yenilenebilir enerji üretimi karşısında direndikleri görülmektedir. Uluslararası Enerji Ajansı'na (IEA) bağlı hükümetlerin enerji Ar Ge bütçelerinde son on yıllık harcamalara baktığımızda, nükleer güç ve fosil kaynaklara ayrılan paranın, enerji ver imliliği ve tüm yenilenebilir teknolojilere ayrılan toplam paradan 5 kat fazla olduğunu görüyoruz. Halbuki, ABD Enerji Bakanlığı'nın bir araştırmasında şu sonuca varılmıştır: "Ar Ge hacarmalarının gelecek 20 yılda, 2 3 kat ya da üç milyar dolar kadar arttırılması halinde, yenilenebilir enerjisinin tahmini katkısı, mevcut durumda hiçbir değişiklik yapılmadığı bir senaryodakinin (The Business as Usual Scnario) yaklaşık iki katı olacaktır." (SERİ, 1990 'The Potential of Renevvable Energy an Interiaboratory White Paper", March 1990.) Çok önemli bir ayıracalık oluşturan üç OECD ülkesi. Yunanistan, Avusturya ve İsveç, enerji Ar Ge bütçelerinin yüzde 50'sinden fazlasını yenilebilir kaynaklar ve enerji ver imliliğine ayırmıştır. Bu üç ülkeden Yunanistan hiçbir zaman nükleer enerji kullanmama kararına sahiptir: Avusturya kurmuş olduğu tek nükleer santralı halk oyuna başvurarak 1978 yılında açmadan kapatmıştır; İsveç ise 1980'deki halk oylamasıyla nükleer enerjiden uzaklaşmaya karar vermiş, elektriğinin yarısı karşılayan 12 nükleer santralının ilkini 1998, sonuncusunu da 2010 yılında kapatma hazırlığı içine girmiştir. İşte fınans kaynaklarının, kirleticisi ve tehlikeli üretim biçim lerinden temiz ve güvenli teknolojilere aktarımına üç önem li örnek!

"Termik ve Nükleer Santrallar olmazsa karanlıkta ve soğukta kalırsınız!" tehditleri savurarak zamanımızı çalan, yaratıcı ve sağlıklı çözümlerle uğraşmak yerine, bize "anahtar teslim" pahalı ve tehlikeli santrallan dayatan yetkililerin asıl görevi bu mudur? Türkiye'de yeni enerji politikalarından, Enerji Verimliliği ve Yenilenebilir Enerji teknolojilerinden söz eden tek bir yetkili olmaması, buna karşın büyük bir enerji tasarru fu potansiyeline ve zengin alternatif enerji kaynaklarına sahip oluşumuz, ilginç (aynı zamanda korkunç) bir tezat oluşturuyor. Nükleer santrallar, çevre katili "yasadışı" resmi kömürlü termik santrallan bilirkişi raporlarını ve mahkeme kararlarını çiğneyerek halkına dayatan bir idarenin eline verebilecek en korkunç silahtır. Radyasyon gibi gözle görülmeyen; maruz kalındıktan onyıllar sonra ortaya çıkabilen genetik sakatlıklar ve kanserlerin hesabı sorula mayan bir tehlikeyi barındıran nükleer santrallar, bilinçsiz bir tüketim arsızlığı içindekilerin "ne pahasına olursa olsun ener ji" projelerinin uç noktasıdır.

Bilginin özgür dolaşımıyla yurttaşların tepeden inme karar lara izin vermeyecek biçimde hak ve sorumluluklarına sahip çıkması, mega projeci anlayıştan uzaklaşılarak, bölgesel olanaklara uygun, küçük ölçekli anlayıştan uzaklaşılarak, bölgesel olanaklara uygun, küçük ölçekli, temiz enerji Nükleer Siparişler projelerinin yaşama geçiril mesi ise tek gerçekçi çözümdür.

1 Elektrik kurumları, tüketicinin gereksinimlerini karşılayacak mevcut TÜM kaynak seçenekleri içeren kapsamlı değerlendirmeleri düzenli aralıklarla yapmalıdır. 2 Tüketicinin elektrik hizmeleri talebini, YÜKSEK VERİMLİ

SON KULLANIM ARAÇLARI kullanımını özendirerek karşılamak, elektrik üre timinin karşısındaki

önemli ve ekonomik

Bütünleşik Kaynak Planlama

bir seçenek olarak yer

(Integrated

Resource

almalıdır.

Planning/IRP)

3 ilgili TÜM tarafların

Bütünleşik

Kaynak

(elektrik kurumu, onun

Planlama'nın (BKP) amacı,

müşterisi ve genel

TOPLUMUN

ENERJİ

olarak tüm toplum)

HİZMETLERİ GEREKSİNİMİNİ

yararına olacak kaynak

EN DÜŞÜK MALİYET VE EN

bireşimini belirlemek

AZ OLUMSUZ ETKİ İLE SAĞLAMAK. BKP'de önemli olan enerjinin kendisi değil, TABLO III

için, tüm kaynak seçeneklerinin toplam maliyetleri ve yararları

"enerji hizmetleri"dir; çünkü toplum için değerli olan enerji

hesaba katılmalıdır.

değil, enerji tarafından sağlanan ısıtma, aydınlatma,

soğutma, hareket e t m e , vb. hizmetlerdir. "TOPLUMUN

Talep Y önünden Y önetim (TY Y )

ENERJİ GEREKSİNİMİNİN KARŞILANMASI" ANLATIMI

YANLIŞTIR, ÇÜNKÜ BU ANLATIMDA AYNI HİZMETİN VEYA

Talep Yönünden Yönetim (Demand Side Management

ÜRÜNÜN DAHA AZ ENERJİ İLE ÜRETİLEBİLECEĞİ GERÇEĞİNE

/DSM) olarak adlandırılan ve tüketicilerin enerji verimliliğini

YER VERİLMEMİŞTİR.

arttırmaya yönelik elektrik üretim maliyetinden daha ucuz

Çağdaş BKP uygulamaları, ABD ve Kanada'da ener

Reaktörlerin işletmeye alınışları ve kapatılması

bir maliyetle elektrik tasarrufu yapmak için

jinin tüketiminde verimliliği

kullanılabilir. Bu nedenle,

artırmak

amacıyla

elektrik kurumları kendi

kullanılmış; bir yandan elek trik kurumlan ve tüketici lerin milyarlarca dolar

toplam elektrik maliyet

lerini azatmak amacıyla

TYY

programları

tasarruf

etmesini

oluşturabilir ve uygu

sağlarken, diğer yandan

layabilir. TYY program

da elektrik üretiminden

ları, hem elektrik kurum

kaynaklanan çevresel

ları hem de tüketicileri

yıkımı azaltmıştır. BKP, ben

için ekonomik yarar

zeri yararları İLKELERİ HEM

sağlayabilir.

ENDÜSTRİLEŞMİŞ

Geleneksel yönetmelik

ÜLKELERE HEM DE

• Yapım

• Kapatma

ler altında TYY her

GELİŞMEKTE

OLAN T A B L O iv

ÜLKELERE UYGULANABİLE

zaman elektrik kurumu nun mali açıdan yararına

CEK ÖZELLİKTEDİR. Yeter ki her ülkenin elektirik

değildir, çünkü azalan elektrik talebi kurumun gelirlerini ve

endüstrisinin gereksinimine yanıt verecek yönetmelikler ve

kârlarını düşürebilir. Burada devreye giren BKP, yönetmelik

BKP politikaları oluşturulsun.

lerde gerekli değişiklikleri yaparak, durumu tersine çevirir.

ABD'deki BKP politikaları eyaletlere göre farklılıklar içerir; yar dolarlık bir yatırım ve 75 bin iş sağladı (Goodman Group,

yine de tümü aynı genel hedeflere yöneliktir.

1992: Energy Efficiency: Oppurtonities for Employment" A

Çoğu Avrupa ülkesinde şu anda geçerli birçok enerji ver

report for Greenpeace International). Beş yılda en yüksek

imliliği programlan ve politakaları vardır. Bunlar, verimlilik

elektrik talebinde (puant) sağlanan düşüş, yüzde 4 7

önlemlerinin tüketiciler, hükümet ya da enerji hizmeti veren

kadardır. Kaliforniya Eyaleti'ndeki Sacramento Municipal

firmalar tarafından uygulanması gerektiği kabulüne dayalıdır. Electricity District, gelecek 10 yıl içindeki talebi, bu yolla

Halbuki BKP, elektrik kurumlarının da enerji verimliliği önlem

karşılamayı planlıyor. Kendi TYY çalışmalarını ise, "800 MW

leri alabileceği ilkesine dayanır. Bu yaklaşımın esas üstün

GÜCÜNDE BİR ENERJİ TASARRUFU SANTRALI" olarak

lüğü, elektrik tesislerinden enerji sağlamak (ya da satın tanımlıyor (SMUD 1992). Aynı dönemde artan enerji

almak) yerine TYY

programları uygula

manın,

elektrik

kurumlarına daha

ucuza gelmesidir.

ELEKTRİK SANTRAL

LARI YAPMAYARAK

ÖNLENEN

MALİYETLER, ELEK

TRİK KURUMLARININ

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

PROGRAMLARINA

PARA YATIRMASI İÇİN

ÇOK

ÖNEMLİ

OLANAKLAR YARAT

MAKTADIR.

BKP politikaları, elek

tirik tüketiminde ve

rimliliği arttırmasının

yanısıra, birleşik ısı

güç üretimi (cogena

ration) ve yenilebilir

kaynakların

kullanımını özendirir;

elektriğin YALNIZCA

EN DÜŞÜK FİYATLA

DEĞİL, EN AZ

TOPLAM MALİYETLE

sağlanacağını garan

tiler; ayrıca, elektrik

üretiminin çevresel

etkilerini de hesaba

katar.

TABLO V IEA (Uluslararası enerji ajansı)'ya üye devletlerin enerji

gereksiniminin

ArGe bütçelerinin 1979 1990 arası açılımları(%)

dortte

üçunu

tasaarrufla

karşılayacak olan

bir diğer kurum

da Pacific Gas

and Electricity.

ABD'de

değerlendirilmesi

10.17%

yapılmış olan 50 TYY programının

58.98%

ortalama maliyeti

olan

2.8

6.27%

sent/kWs

(çoğunluğu I

sent/kWs'in

altında) elektrik

üretim 9.40% maliyetinin çok

altındadır.

1970lerde geliştir

ilen

"Pinch

15.18%

Analysis" adı ver

ilen bir enerji

hesaplama

tekniğiyle,

D Enerji Tasarrufu

Enerji Tasarrufu

Yenilenebilir Enerji

D Nükleer

Diğer

KAYNAK: Enerji Araştırma Geliştirme Yanlış Önceliklerin Öyküsü (Nisan 1992)

endüstriyel işlem lerde, aynı üretim bandında ısıtma ve soğutma aşamalarındaki enerji akışını izley

erek en az enerji kullanımını getirecek değişiklikler

yapılabilmektedir. Bu yolla para tasarrufu, esneklik kazanımı,

Kayıtsız Kalınamayacak Bir Kaç örnek...

Kuzey Amerika'da elektrik kurumlan hem elektrik hem de verimlilik satıyor. 500 kadar elektrik kurumu, çift cam, düşük enerjili aydınlatma araçları ve yalıtım gibi önlemler sağlayarak, TYY uygulamaları yapıyor. TYY, 1991 yılında 3 mil

ürün artışı, atıkların azaltılması sağlanırken birleşik ısı güç üre timi planları da gerçekleştirilebilir. Artık birçok büyük firma önemli projelerde karar vermeden önce "pinch analysis" yapılmasında ısrar ediyor. Örneğin, Almanya'da Ludwigshafen'deki dev BASF kimya tesisinde yetkililer,

yalnız bir yılda geri ödemesi olacak değişiklikleri seçtikleri halde, eldevedilen yararlar çok daha uzun ömürlü oldu. On yıldan az bir sürede, üretim artarken enerji gereksinimi yaklaşık 800 MW azaldı. Buhar üretiminde kullanılan, petrol ve kömür yarıya indi. Karbon dioksit emisyonlarında bir yılda 1.8 milyon ton, kükürt dioksitte 12 bin, nitrojen oksitlerde de 6 bin tonluk bir düşüş oldu. (Smith, 1991). Kompakt floresan ampuller, daha az enerji ile daha çok ışık veriyor. Bu ampullerin elektrik tüketimi, normal bir ampulün tüketiminin beşte biri, ömrü ise yaklaşık 8000 saat yani sıradan ampullerin 10 katı! Yararları ortaya çıktıkça dünyadaki kompakt floresan satışları hızla artıyor. İlerici elektrik kurumları, fiyatları normal ampullerden daha pahalı olan bu ampulleri, müşterilerine kiralıyor ya da veriyor. Çünkü bu ampullerin kullanılmasıyla birlikte, talebin en fazla olduğu dönemlerde (puant) düşüş sağlanıyor. Bu ise yalnızca bu sınırlı dönemler için yeni güç santralları yapmak ta çok daha ucuz ve sağlıklı bir çözüm olarak kabul ediliyor! Almanya'nın kuzeyindeki Schleswig Holstein eyaletinde okul, hastane, postane, tren istasyonu gibi yerlerdeki 600 bin ampulün değiştirilmesi projesi uygulamaya geçti. Yalnızca 19871991 yılları arasında Avrupa'nın II ülkesindeki 52 değişik proje kapsamında 7.4 milyon konut kompakt flore san kullanmaya başladı. Her 10 evden 2'si bu tip bir projeden yararlanmış olan Danimarka'da bu yeni ampullerin enflasy ona uyarlanmış fiyatları tam ikibuçuk katı ucuzladı. İsveç'te Sockholm Energy'nin tasarruf ettiği üretim maliyetinin 2.1 sentykVVs, yani fosil yakıtlardan elektrik üretim maliyetinin kabaca yarısıdır (Mills, 1993: "Advanced Energy Efficient Lighting Systems, International Journal of Energy, vol 18, no2, pp75 97). Kompakt floresanlar sayesinde ABD'de Southern Califomia Edison'un müşterilerinin elektrik fatu ralarında yüzde 7lik bir düşüş kaydedildi. Bunun gibi, enerji verimli buzdolapları da yüzde yüz 80'e varan enerji tasarrufu sağlıyor. Evlerimizde kullandığımız araçlarda, endüstride, ulaşımda uygulanacak verimlilik teknolojileriyle, BUGÜN "GEREKSİNİM" DİYE BİLDİĞİMİZ ENERJİNİN ASLINDA YARIDAN FAZLASININ SAVURGANLIK TAN BAŞKA BİR ŞEY OLMADIĞI ORTADA! Türkiye ise ortalama bir OECD ülkesinden ikibuçuk kat daha enerji savurgan bir ülke. Yani üretilen her birim hizmet ya da ürün için ikibuçuk kat fazla enerji harcıyor, sağlığımızı ve doğamızı mahvediyoruz, iletim Dağıtım kayıplarının yüzde 30'lara vardığını düşünürsek, Türkiye'nin müthiş bir enerji verimliliği potansiyeli var. Bugün "İlle de termik ve nükleer santcallar" demekten başka bir şey yapamaya yetkililere bu savurganlığın halde, (nükleer endüstrinin sağlayacağı kredi

lerde) milyarlarca bilim maskesi altında onlara "danışmanlık" yapanlar, "delik biliyorlar.Ama bu konuda tek kuruş yatırım yapmaya, yeni enerji politikalarını araştırarak ülkenin gereksinimlerine göre uygulamaya, temiz ve yenilebilir enerji üretimini desteklemeye hiç niyetleri yok. Adeta bun ları yok saymak için yarışıyorlar. Türkiye'de yetkililer "nükleer santral saplantısından kur tulup, bir an önce kaynakları doğru enerji uygulamalarına aktarmak zorunda. Bugün "güneş için Türkiye'ye koşanların ülkesi" Alman hükümeti bile "Ikibin Çatı" programıyla, güneş pilleri satın alanları yüzde 70'lik bir teşvik uygulayarak destekliyor; 1987 yılındaki halk oylamasıyla tüm reaktörlerini kapatan (ve karanlıkta kalmayan!) İtalya'da ise yenilenebilir enerji projeleri yüzde 40 tevsik alıyor. Greenpeace Mediterranean, Türkiye'de kapalı kapılar ardında yapılan nükleer ihale pazarlıklarından vaz geçilmesi ni; mevcut enerji sisteminin zararlarının belgelenmesini; ver imlilik ve yenilenebilir enerji uygulamalarına geçilmesini talep ediyor.