Elektrik Mühendisliği · Sayı 376 · Kasım 1990

ENERJİ VE ÇEVRE

Teoman Alptürk

Çevre ve iklim Görüş ve değerlendirme

Yıl
1990
Sayfa
3
Okuma süresi
6 dk
Görüntülenme
0

Konu

Çevre ve iklim

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Aliağa Termik Santralı
  • Kemerköy Termik Santralı
  • termik santral kirliliği
  • elektrik enerjisi tüketim artışı
  • linyit kömürü
  • TMMOB

Özet

TMMOB Genel Başkanı, Türkiye'de termik santrallerin (Aliağa, Kemerköy, Yatağan) yol açtığı çevresel tepkiler ile elektrik enerjisi üretim-tüketim yapısını ve gelecek tahminlerini ele alarak enerji politikalarında çevresel önlemlerin yetersizliğine dikkat çekmektedir.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Teoman ALPTÜRK*

Ç evre ve enerji ilişkileri son yılların gündeminden hiç düşmemekte, sürekli olarak güncelliğini koru maktadır. Ülkemizde önceleri bir kaç büyük kentteki hava kirliliği ve Nükleer Santrallara ilişkin olarak baş layan "Çevre Sorunları" ilgisi giderek bü yümüş ve Aliağa Termik Santralının ya pımında da toplumsal muhalefete dö nüşmüştür. Aliağa Termik Santralının yapılacağı bölgede halkın toplu tepkisi çeşitli eylemlerle dile getirilmiştir. Aslın da tabii bu santralda yoğunlaşan tepki de daha önceki termik santral uygula malarının etkisi görmezlikten gelinmemelidir. Örneğin, ciddi bir çevre önlemi alınmadan yapılmış olan Yatağan Termik Santralının o yörede yarattığı çevresel tahribat, tütün tarımına yaptığı zararlar toplumu bir ölçüde uyan dırmıştır. Denilebilir ki yakın zamana kadar doğru dürüst çevre önlemi alınmadan yapılan Termik Santrallara olan toplumsal tepki birikerek Aliağa Termik Santralında yo ğunlaşmış, somutlaşmıştır.

Aliağa Termik Santralına gösterilen tepki ile bundan ön ce Gökova'da yapılması kararlaştırılan Kemerköy Termik Santralına gösterilen tepkide önemli bir ortak nokta var dır. Her ikisinde yerel yöneticiler, belediye başkanları partisi hangi parti olursa olsun termik santrala tepkide birleşmektedirler.

Kemerköy Termik Santralı için 1. Özal Hükümetinin Kül tür ve Turizm Bakanı Mükerrem Taşçıoğlu, "Sanayileş meye bakalım, milletin karnı doysun", "Çevre kirliliğini düşünmek bizim için lükstür", "iki gün elektriklerini kesin bu iş tamam" derken Başbakan Turgut Özal "garanti ve ririm Gökova'ya birşey olmaz"diye görüşünü açıklamış tır. Fakat Bodrum'un ANAP'lı belediye başkanı ve 6 mec lis üyesi arkadaşı, "sorun çözümlenmezse istifa edece ğiz" demişlerdir.

(*) T.M.M.O.B. Genel Başkanı

Bugün de Başbakan, Enerji ve Tabaii Kaynaklar Bakanı ve bazı yetkililer Alia ğa Termik Santralının yapımını savunur ken santralın yapılacağı bölgedeki bele diye başkanları SHP'lisi ANAP'lısı sant ralın yapımına karşı çıkmaktadırlar ve yöredeki halkın muhalefeti giderek büyü mektedir.

Burada hemen işaret etmek isterim ki çevre kirliliğinde tek sorun Termik Sant rallar değildir. Sanayi tesislerinde de du rum farklı değildir. Sanayileşmeyle birlik te çevre sorunları da giderek artmakta dır. Ülkemizde çevre bilinci arttıkça tar tışma boyut kazanmaktadır.

Biz burada daha çok ülkemizdeki elektrik enerjisi üretimi ve çevre ilişkisi üzerinde görüşlerimizi ifade etmeye çalı şacağız.

1. TÜRKİY E'DE ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİM TÜKETİMİ, ÜRETİMİN Y APISI:

1.1. Tüketim Artışı:

Elektrik enerjisi sektörü, bir altyapı sektörü olarak ülke deki tüm sektörleri dolaylı ya da dolaysız olarak etkile mektedir. Elektrik enerjisi tüketimi bir ülkenin kalkınması nın en önemli göstergesidir. Milli Prodüktivite Merkezi'nin yaptığı bir çalışmada Ulusal gelirin % 1 artması durumun da elektrik enerjisi tüketiminin % 2 dolayında arttığı bu lunmuştur. Bu da, eğer Türkiye % 7'lik bir kalkınmayı he def almışsa elektrik enerjisi tüketim talebinin % 14 büyü mesi demektir.

Varolan yapıyı incelersek ülkemizde son yıllardaki elek trik enerjisi tüketim artışının bu düzeyde olmadığını göre biliriz. 1970'li yıllarda elektrik enerjisi tüketim artışı her on yılda üç katına katlanırdı. Bu da yaklaşık yıllık % 12 dola yında bir artışa eşittir.

Ancak, 1980'li yıllara bakıldığında durumun değiştiği ve on yıllık artışların 2,3 katlara düştüğü görülmektedir ki yıl lık artış oranları % 8 8,5'lara eşit olmaktadır.

251 MÜHENDİSLİĞİ

Sanayi sektörüyle birlikte onun itici gücü olan enerji sektöründe de çevre sorunları tüm dünyada enerji politikalarını etkilemektedir."

Onar Yıllık Dönemlerde Türkiye'de Elektrik Enerjisi

Tüketiminin Büyümesi

il!

Onar Yıllık Dönemler

1960 1970 1965 1975 1970 1980 1975 1985 1980 1990

Büyüme Katları

3.06 3.15 2.85 2.33 2.32

Yukarıdaki tablo göz önünde bulundurulduğunda ve bü yüme hızının azalmayıp bugünkü karakterini koruduğu kabul edilirse 2000 yılında Türkiye'nin elektrik enerji tü ketim talebinin (1990'da tüketim tahminen 57,1 milyar kWh olacaktır) 130 135 milyar kVVh'a ulaşacağı tahmin edilebilir.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın yaptığı ve Türkiye 5. Genel Enerji Kongresi'nde açıkladığı çalışmada ise bu değer 156,5 milyar kWh olarak tahmin edilmiştir.

Diğer yıllara ait tahminler ise şöyledir:

Yıllar

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı

Tahmini (Milyar kWh)

EMO Tahmini (Milyar kWh)

İçinde bulunduğumuz 1990 yılında Türkiye Ulusal Elek trik Sisteminin toplam üreticim gücü 16 165.1 MW'a ulaş mıştır. Bu gücün santralların kullandığı yakıt cinsine göre dağılımı da aşağıda verilmiştir:

Türkiye Ulusal Elektrik Sistemine Bağlı Santralların Birincil Kaynaklara Göre Dağılımı ve Ortalama Üretim Kapasitesi (Eylül 1990)

Birindi Kaynak

Toplam Kurulu Güç (MW)

Toplamda

Yeri

Üretim

(%) Kapasitesi

Toplamda Yeri

Fuel Oil

1553,9

9,5

10 100

12,0

Motorin

546,4

3,4

2 205

Doğal Gaz

2 208,5 13,7

14 355

17,1

Taş Kömürü

331,6

2,1

2 155

Linyit

4 745,4 29,4

30 845

36,8

Jeotermal

15,0

Termik Toplam 9 400,8 58,2

59 750

71,3

Hidrolik Toplam 6 764,3 41,8

24 000

28,7

2001 2002 2003 2004 2005

165,3 178,1 191,8 206,7 222,7

144,5 154,6 165,4 177,0 190,0

Bu tahminlerde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı elektrik enerjisi tüketim artış hızının 2000 yılına kadar % 9, daha sonraki yıllarda % 7,5 olacağını kabul et miştir. EMO ise 2000 yılına kadar % 8,5, 2000 yılın dan sonra % 7 tüketim artış hızıyla tahmin yapmıştır.

1.2. Elektrik Enerjisi Üretimi ve Y apısı:

Ülkemizdeki elektrik enerjisi tüketim isteminin nasıl geliş tiğini inceledikten sonra, bu istemin nasıl karşılanacağını da kısaca ele almakta yarar görüyoruz.

TOPLAM

16 165,1 100,0

83 750 100,0

Tablodan da açıkça görülmektedir ki Türkiye Ulusal Elektrik Sisteminin üretimi % 71,3 oranında termik sant rallara dayanmaktadır. Ve bu termik kapasitenin yarısın dan fazlasını da düşük kalorili, yüksek kül ve kükürt oranlı linyit kömürü yakan'santrallar oluşturmaktadır.

Halen yapımı devam eden veya proje aşamasında olan santrallar göz önüne alındığında 2000 yılında toplam ter mik santrallar üretim gücü 20 000 MW'a, üretim kapasi tesi ise 117 Milyar kVVh'a ulaşacaktır. Aynı yıl için hidrolik santralların toplam kurulu gücünün 18 300 MW'a, üretim kapasitesinin de 62,2 Milyar kVVh'a varmasının hedef alındığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı raporlarından görülmektedir.

Bu üretim kaynakları içinde Yap Işlet Devret yöntemiyle kurulacak santrallar da yer almaktadır.

252 376 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ

2000 yılında Türkiye Ulusal Elektrik Sisteminin üretim ka pasitesi yaklaşık 180 Milyar kVVh'a ulaşmakta, fakat bu nun içinde termik üretimin yeri fazla değişmemektedir. Termik üretim kapasitesinin toplam üretim kapasitesi içindeki payı % 71,3'den % 65,3'e düşmekteyse de bu fazla önem taşımamaktadır. Çünkü Türkiye'deki akarsu ların düzenli bir rejimi olmadığından bu denge termik üre tim lehine her zaman değişebilmektedir.

Burada üzerinde durulması gereken nokta 120 Milyar kWh'lık yıllık üretim potansiyelinden yararlanma oranının ancak 2000'li yıların başında % 50'lere ulaşabilmesidir. Bir diğer önemli nokta da, artan elektrik enerjisi üretim gereksiniminin 200Ö'li yıllarda da üçte ikilik bölümünün termik santrallardan karşılanacak olması gerçeğidir.

Ayrıca ikibinli yılların başında ülkemizde elektrik enerjisi üretimi için yeni kaynaklara gereksinim olacağı yukarıda ki bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu alanda da ülkemizde çalışmalar tamamlanıp tercihler biran önce yapılmalıdır.

2. ELEKTRİK ENERJİSİ VE SORUNLARI :

Sanayi sektörüyle birlikte onun itici gücü olan enerji sek töründe de çevre sorunları tüm dünyada enerji politikala rını etkilemektedir. Ekonomi çevre enerji politikalarının çelişkileri ve bunların minimuma indirilmesi bugün ulusla rarası bir sorun haline gelmiştir. Çünkü kirlilik sınır tanı mamakta tüm dünyayı tehdit etmektedir. Bir yandan ül kelerin kalkınması için enerji isteminin karşılanması bir yandan da dünyanın yaşanabilir bir ortam olarak korun

ması gerekmektedir. Çünkü herşey insanın daha iyi bir yaşama kavuşturulması için yapılmalıdır.

Ülkemizde çevre çalışmaları bir türlü istenen boyutlara ulaşamamıştır. Ne çevre çalışmalarının örgütlenmesi ne de bu konudaki bilimsel çalışmaların uzun bir geçmişi ol duğu söylenemez. Hatta çevre bilincinin bile yeni yeni geliştiği görülmektedir.

Son yıllara kadar ülkemizde yapılmış termik santrallarda, çevresel kirlenmeyi önleyecek yeterli önlemler alınma mıştır. Ancak, Gökova'da yapılacak Kemerköy santralı konusunda toplumsal bir muhalefetle karşılaşılınca konu nun üzerinde çalışmalar başlamıştır.

Bugüne kadar alınmayan önlemler nedeniyle yukarılarda da ifade edildiği gibi Aliağa Termik Santralı yapımında tepkiler yoğunlaşmıştır.

Türkiye'nin bundan sonraki elektrik enerjisi yatırımları in celendiğinde görüldüğü gibi termik santrallar ağırlıklı ola rak göze çarpmaktadır. Bu santrallarda SO2, NOx, CO2, kül gibi çevreyi kirleten maddelere karşı önlem alınmaz sa, sorun büyüyerek devam edecektir. Hatta, Uluslarara sı platforma bile sıçrayabilecektir.

Kalkınmanın, dolayısıyla sanayileşmenin olabilmesi ener ' jiyle doğrudan ilgilidir. Bu bakımdan elektrik enerjisi sant rallarının yapımınfcfen kaçınmak olanaksızdır. Ancak bun ların çevresel etkileri konusunda da yeterli çalışmalar ya pılmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Temiz enerji kay naklarına yönelinmelidir. D

BİR ARADA

FEDERAL ELEKTRİK

TERMİK MANY ETİK OTOMATİK KOMPAKT ŞALTERLERİ

MOLDED CASE CIRCUIT BREAKER

Anma Akımı (A)

300 400 630

Termik Ayar Sahası (A)

200 300 315 400 500 630

Türk mühendis ve teknisyenlerinin ürünüdür. — Milli bir üründür — Bir yıl garantilidir. İstenildiğinde kontak dahil bütün parçaları yedek olarak verilir, servis ve bakımı yapılır. "Özengili şalter + NH sigorta"ya ödeyeceğiniz parayla bu mükemmel otomatik şalterlere sahip olabilirsiniz. LÜTFEN DETAYLI BİLGİ İÇİN BROŞÜR İSTEYİNİZ.

ADA ELEKTROTEKNİK EKİPMAN SANAYİ VE TİC.

Modern Sanayi Sıtes Tel: (261) 52904 54

DAPAZARI