Elektrik Mühendisliği · Sayı 338 · Aralık 1986
EMO'NUN BASIN AÇIKLAMALARI
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1986
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
İlgili: Mevzuat ve hukuk, Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik
Anahtar kelimeler
- elektronik sanayi
- yarı iletken
- dışa bağımlılık
- serbest bölgeler
- asansör kazaları
- kalite standartları
Özet
EMO'nun elektronik sanayindeki dışa bağımlılık ve uluslararası tekellere bağımlılık sorunlarına ilişkin basın açıklamasıyla, asansör sektöründeki denetimsizlik ve teknik yetersizliklerden kaynaklanan kazalara dikkat çeken ayrı bir basın açıklaması bir arada sunulmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
EMO'NUN "ELEKTRONİK SANAY İ " KONUSUNDA BASIN AÇIKLAMASI
Elektronik sanayi, son yıllarda hızlı gelişimi, sanayide hızlı bir üretim artışı sağlaması ve kendine özgü tüketim araç larını getirmesi açısından önemli bir sanayi kolu olarak ortaya çıkmıştır. Bu sektör dalı uluslararası tekellerin yarıştığı bir alan oluşturmuştur. Bu sanayi dalının temel kullanım ürünü yan iletkenlerdir. Yan iletken teknolojisinin ülkemizde kurularak tümleşik devre üretimine bir an önce geçmesi zorunludur.
Ülkemizde elektronik ürünlerin ithali içerisinde dayanıklı tüketim mallan % 1.2, haberleşme ürünleri % 7.4, endüstri ürünleri % 29.2 ve devre elemanları % 62.3 oranındadır. Tüketim mailannm lisans anlaşmalarıyla ülkemizde montajının yapılması, endüstri cihazlarında ve devre elemanlanndaki yüksek oranlarda dışa bağımlılık, bu sanayi dalında ülkemizin uluslararası tekellerin bir pazarına dönüştüğünü gösteren rakamlardır.
Elektronik ürünlerin ithalatı içerisinde en düşük yüzdeyi içeren dayanıklı tüketim mailannm ülkemizde üretiminde çalıştırılan personelin % 3 'ünün mühendis olduğu göz önüne alınırsa, yerli koşullara uygun tasarıma yönelik araştırma ve geliştirme çahşmalan da oldukça eksiktir. Buna rağmen Elektronik sanayideki yetişkin teknik elemanların büyük bir beyin göçü oluşturması, özellikle son yıllarda Avustralya ve Kanada'ya "göçmen" olarak gidilmesi, ülkemizdeki koşulların önemle irdelenmesi gerektiğini zorlamaktadır.
Elektronik sanayinin yönlendirilmesinde merkezi planlama şarttır. Uluslararası tekellerin sattıkları elektronik ürün lerde anahtar teknolojileri gizli tutmaları sanayinin kendine özgü yapaşından dolayı çok kolay olmaktadır. Bu nedenle elektronik malzeme donatımlı ürünler ithal etmek benzer malların yerli koşullarla üretimine katkı koymakta, yerli tasanmlann yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle merkezi planlama çerçevesinde "öncelikli ithal edilecek ürün ler" belirlenmeli ve doğma çabalan gösteren yerli elektronik sanayi, uluslararası tekeller tarafından boğulmamdhdvr. özellikle Serbest Bölgelerin ticaret hacminde elektronik sanayinin ağırlık kazanması, anahtar teknolojilerinin gizlene bilmesi ucuz ve güvencesiz işgücünün montaj ve paketlemede kuUanımmdan kaynaklanmaktadır. Ülkemizde kurul makta olan serbest bölgelerin, elektronik ürünlerin tüketimi içinde ithalat paylan dayanıklı tüketim maüannda % 0.6, haberleşme ürünlerinde % 9.6, endüstri ürünlerinde % 62.9 ve devre elemanlarında % 80.5 oranlarında olan cılız ve korumasız yerii elektronik sanayi için büyük bir risk taşıdığı gözden uzak tutulmamalıdır.
Yerli elektronik sanayi ürünlerinde kalite kontrol ve standartların tam olarak uygulanmaman nedeniyle kullanıcıların zarar gördüğü bir gerçek iken, altyapı hazırlıktan tamamlanmadan tüm ürünlerin ithalatı serbest bırakılmıştır. Bunun sonucunda kullanıcılar elektronik malların ve ev bilgisayarlarının seçimini malların dış görünümüne göre yapmak zorunda kalmışlardır. Halbuki bu ürünlerin asıl niteliği ürünlerin içeriğinin tasanmındadır. Gecikmiş olan alt yapmm bir an önce tamamlanması tüketicinin korunması açısından zorunludur. Aynı gerekçeyle endüstriyel elektronik uygu lamalarının enerji sistemleri üzerinde yüksek frekanslardan gerilimler üretme ve bu gerilimlerin yaratacağı olumsuz sonuçlara karşı gerekli tedbirler alınmalıdır.
EMO'NUN "ASANSÖR KAZALARI" KONUSUNDA
BASIN AÇIKLAMASI
Hızlı bir kentleşmenin ve yapılaşmanın sürdüğü ülkemizde, yüksek katlı yapılarla birlikte asansör tesislerinin de sayısı artmaktadır. Ülkemizdeki Asansör sektörünün bugünkü durumunun teknik açıdan yetersiz oluşunun doğurduğu kaza ların sonucunda mal ve can kayıplannm arttığı görülmektedir.
Sağbkh Asansör tesisleri üretmenin ilk koşulu, etüt, proje ve imalatın yetkiliMe yetişmiş kadrolarca üstlenilmesi ile birlikte. Asansör tesisinde kullanılan malzemelerin güvenilir olmasıdır. İmar yasasında, Elektrik Tesisatçıları Hakkın daki Yönetmelikte, Mimarlık ve Mühendislik Hizmetleri Şartnamesinde çok açık bir şekilde Asansör tesislerinin yapı mini, işletmesini ve bakımı elektrik mühendisleri tarafından yapılacağı belirtilmesine rağmen, bu sektördeki firmaların tamamına yakınında elektrik mühendisi çalıştırılmamaktadır. Bu tip firmalarda hiçbir ehliyeti olmayan ve teknik sorumluluğu bulunmayan kişiler tesisleri yapmakta ve işletmektedir.
Asansör tesislerinde kullanılan malzemelerin her biri için ayn ayn standartlar olmamasına rağmen, Asansörün tümüne standart verilmesi ve bu standardın genelde kural standardından ileri gitmemesi kullanılan bu malzemelerin yeteri kadar güvenli olmasını engellemekte ve bu sektörde kaliteli ve emniyetli malzeme seçimi zorlaşmaktadır.
Ülkemizde Asansör kazalarının önlenebilmesi için bir an önce yetkisiz kişilerin asansör tesisi yapmaları ve işletmeleri durdurulmalı, Asansör malzemeleri konusunda standartlann belirlenmesi, yapılan tesislerin de kamu ve kamu niteliğin deki mesleki kuruluşlar tarafından denetlenmesi sağlanmalıdır. Aksi halde bu tip kazalar önlenemeyecektir.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 338