Elektrik Mühendisliği · Sayı 297-298 · 1983 / 5-6

ELEKTRİK İÇ TESİSLERİNDE TASARIM UYGULAMALARI VE SORUNLAR

Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik Görüş ve değerlendirme

Yıl
1983
Sayfa
5
Okuma süresi
14 dk
Görüntülenme
0

Konu

Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği
  • Yetkili Elektrikçiler
  • 6785 sayılı İmar Kanunu
  • Ortak Mesleki Denetim
  • TEK Yasası

Özet

Yazıda elektrik iç tesislerinde tasarım hizmetlerinin yasal çerçevesi, yetkili elektrikçi sınıflandırmaları ve mühendislerle diğer teknik elemanlar arasındaki yetki çatışmaları tarihsel gelişimiyle ele alınıyor; yeni yönetmelik tasarısının yürürlüğe girmesini engelleyen nedenler tartışılıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Halil EKER Elektrik Mühendisleri Odası

Ankara Şubesi Başkanı

GİRİŞ VE TANITIM Ülkemizde, yapılardaki elektrik iç tesislerinin tasarım, (plân, proje, resim, keşif, şartname, hesaplar) yapım, (işin projesine uygun şekilde tesis edilmesi ve kulla nım (bakım, onarım, işletme) hizmetleri, 6785 sayılı İmar kanunu, "Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği ve Fenni Şartnamesi ile "Yetkili Elektrikçiler Hakkın da Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde yürütülmek tedir. ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 297 • 298

1956 yılında yürürlüğe konulan 6785 sayılı İmar Ka nunu'nun 14. maddesi, tasarım hizmetlerinin (tesisat projeleri yapımı) Y.Mühendisveya Mühendisler tarafın dan yapılabileceğini ve bunlar dışındaki fen adamları nın yetki ve sorumluluklarının yönetmeliklerle belirle neceğini hükme bağlamıştır. Yasanın bu hükmü gereği 1968 yılında yürürlüğe giren "Yetkili Elektrikçiler Hakkında Yönetmelik", Y.Mühendis ve Mühendisler dışındaki fen adamlarını 3 sınıf içinde gruplandırarak, yürütecekleri hizmetlerin niteliği ile yetki ve sorum luluk sınırlarını belirlemiştir. Yönetmeliğin belirlediği yetki ve sorumluluk sınırları, elektrik iç tesislerinde tasarım hizmetleri dışındaki yapım, muayene ve kabul işlemleri ile, bakım, onarım ve işletme aşamalarını kapsamaktadır.

Her üç sınıfın öğrenim düzeyleri ile, mesleki alandaki yetki ve sorumluluk sınırları özet olarak şöylece belir tilebilir.

Birinci Sınıf Yetkili Elektrikçiler

Yüksek Teknik öğretmen Okulu, Yüksek Tekniker Okulu, Tekniker Okulu, Meslek Yüksek Okulları, Er kek Sanat Yüksek öğretmen Okulları, Meslek Yüksek Okulları, Teknik Lise ve Teknisyen Okulları elektrik bölümünü bitirenlere doğrudan,

İkinci sınıf yetkili elektrikçilerden, Milli Eğitim Bakanlığı mektupla öğretim kursunu veya buna denk başka bir kursu bitirenlere yapılan sınav sonucu Birin ci Sınıf Yetkili Elektrikçi belgesi verilir.

Bu belge sahipleri, bağlantı gücü 100 kVV'a kadar 400 V'luk tesislerin yapımı, kendileri tarafından yapılan tesislerin muayene ve kabulü için gerekli işlemler ile, bağlantı gücü 750 kW ve işletme gerilimi 35 kV'a kadar tesislerin bakım, onarım ve işletmelerini bağım sız olarak yürütmeye yetkilidirler.

İkinci Sınıf Yetkili Elektrikçiler ,

Endüstri Meslek Liselerinin elektrik bölümünü bitiren lere doğrudan, Ortaokul mezunları ile, üçüncü sınıf yetkili elektrikçilerden, Milli Eğitim Bakanlığı mek tupla öğretim kursunu veya buna denk başka bir kursu bitirenlere, sınav sonucu İkinci Sınıf Yetkili Elektrik çi belgesi verilir.

Bu belge ile, bağlantı gücü 50 kVV'a kadar 400 V'luk tesislerin yapımı, kendileri tarafından yapılan tesisle rin muayene ve kabulü için gerekli işlemler ile, bağ lantı gücü 250 kW'a kadar 400 V'luk tesislerin bakım, onarım ve işletme hizmetleri bağımsız olarak yürütü lebilir.

Üçüncü Sınıf Y etkili Elektrikçiler

Meslek Okullarının elektronik bölümünü bitirenlere doğrudan, ilkokul mezunlarından, M illi Eğit im Ba kanlığı mektupla öğretim kursunu veya buna denk başka bir kursu bitirenlere sınav sonucu Üçüncü Sınıf Y et kili Elektrikçi belgesi verilir.

Bu belge ile, bağlantı gücü 12 kW 'a kadar olan 4 0 0 V luk tesisleri yapımı, kendileri tarafından yapılan tesis lerin muayene ve kabulü için gerekli işlemler ile, bağ lantı gücü 60 kVV'a kadar 4 0 0 V' l uk tesislerin bakım, onarım ve işletme hizmetleri bağımsız olarak yürütele bilir.

UYGULAMALAR

Y ürürlükteki yasa ve yönetmelikler, elektrik iç tesisle rinde hizmetlerin yürütülmesine ilişkin çok açık hü kümler içermesine karşılık, günümüze değin, çeşitli yörelerde ve değişik zaman dilimleri içindeki uygula maların yasa ve yönetmelik hükümleri ile çelişki yarat tığı, mühendislerle yetkili elektrikçilerin yasal kuru luşları arasında zaman zaman arzu edilmeyen anlaş mazlıkların ortaya çıktığı görülmüştür.

Olaylara kaynaklık eden en önemli etkenlerden biri, "Elektrik İç Tesisat Y önetmeliği ve Fenni Şartname si'nin, 1 956 yılında yürürlüğe giren 6 7 8 5 sayılı İmar Kanunundan iki yıl önce (1 9 5 4 yılında) yürürlüğe gir miş olması ve anılan yönetmeliğin, tasarım hizmetleri nin yürütülmesine ilişkin maddesinde "Projesi yetkili kişilerce hazırlanan" deyiminin yer almasıdır.

Her ne kadar, yönetmelikten 2 yıl sonra yürürlüğe giren 6 7 8 5 sayılı İmar Kanunu, 1 4. maddesi ile, tasarım hiz metlerini yürütecek yetkili kişilerin Y .Mühendis veya mühendisler olduğunu açıkça belirtmiş ise de, bu açıklık eski tarihli yönetmelik maddesine (burada ay rıntılarına inmekte yarar görmediğimiz nedenlerle) yansıtamadığından, konu, yanlış anlama, yanlış yo rumlama ve dolayısiyle tartışmalara kaynaklık edecek niteliğini günümüze dek koruyabilmiştir.

Tartışmaların ve çözümsüzlüğün bir diğer nedeni de, 1 3 1 2 sayılı T E K yasasında geçtiğimiz yıl yapılan de ğişiklikle, alçak gerilimli şebekelerin tümüyle Türkiye Elektrik Kurumu'nun yetki ve sorumluluğuna geçme sinden önce, bu tesislerin sahibi bulunan ve dolayısiy le yetki ve sorumluluğunu yükümlenen Belediye ve Köylerin, yönetmeliğin öngördüğü projeleri onaylaya bilecek nitelikte teknik eleman istihdam edememeleri sonucu, elektrik iç tesisleri ile ilgili tasarım hizmetleri nin yürütülmesinde ortaya çıkan tıkanıklık olmuştur.

Tıkanıklığa çözüm getirebilmek için tasarım hizmetle rinde yönetmeliğin öngördüğü ayrıntılı proje yerine,

formüller, kroki vb. türden basit plânlarla yetinilmek zorunda kalınmış ve bu tür hizmetler proje yerine geçmek üzere, uzun yıllar, nüfusu yoğun kentlerimiz de dahi Y .Mühendis ve mühendisler dışındaki elektrik fen adamları tarafından yürütülegelmiştir. Zaman za man, İmar Y asasının 14. maddesi hükmünün uygulan ması veya uygulanma eğilimleri ise her seferinde an laşmazlıkları ve tartışmaları beraberinde getirmiştir.

HİZMET Y ÜRÜTÜMÜNÜN GÜNÜMÜZDEKİ GÖRÜNÜMÜ

Ülkemizde elektrik enerjisinin yaygın kullanımı ile il gili ilk girişimler, bilindiği gibi 2. Dünya Savaşı sonra sı yıllara rastlar. 1 948 yılında Çatalağzı termik santra lı ile küçük bir bölge sisteminin kurulması yaygın kul lanımın ilk çekirdeğini oluşturmuş» 1 9 50 'li yıllar, bü yük güçlü termik ve barajlı hidroelektrik santrallar ya nında Kuzeybatı ve Batı Anadolu enterkonnekte siste minin kurulması ile yaygın elektrik kullanımına ivme kazandırmış, 1960'lı yıllarda ise, Kalkınma Planları nın da zorlaması ile, enterkonnekte sistemin, başta yoğun nüfuslu kentler olmak üzere Belediyeli yörelere ulaşma süreci hızlandırılmıştır. Hareket, 1 9 7 0 ' li yıllar da köyleri de kapsayacak biçimde devam etmiş ve bu arada üretim tüketim değerleri arasındaki enerji açığı, bir yandan kısıntı programlarını zorunlu kılarken, diğer yandan enerjinin akılcı kullanımı ve enerjiden tasarruf önlemleri de ağırlıklı olarak gündeme gelmiştir.

Elektrik enerjisi kullanımındaki gelişmelere paralel olarak, teknik eleman yetiştiren kurumların sayısında da benzer artışlar gözlenmiştir, özellikle 1970'li yıl lardan itibaren mühendis yetiştiren okulların Edirne' den Elazığ'a kadar yaygınlaştırılması, Ankara ve İs tanbulda önce özel kişilerce çok sayıda açılıp, sonra devletleştirilen okulların her yıl artan kontenjanlarla öğrenci kapasitesini artırması, mühendis sayısını kısa sürede olağanüstü bir değere ulaştırmıştır. Her geçen yıl ivmesini biraz daha artırarak gelişen bu hareket içinde, mühendis diplomasına sahip olan teknik ele manların kamu kesiminde çalışanları yanında özel hizmet yürütenleri de büyük sayılar oluşturmuştur.

özel çalışan mühendislerin artması, elektrik iç tesis lerinde proje hizmetlerine eğilimi de doğal olarak beraberinde getirmiş ve bu hizmetlerin yürütülmesine ilişkin İmar Y asası hükmünün uygulanması doğrultu sunda, gerek Meslek Odamıza, gerekse Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na baskı niteliğindeki başvuru lar artmıştır. Y oğun başvuru ve çabalar sonucu, ülke mizin çeşitli yörelerinde, İmar Y asası'nın 14. madde sinin öngördüğü, tasarım hizmetlerinin Y .Mühendis veya mühendislerce yerine getirilme ilkesi, zaman za man uygulamaya da konulmuştur.

Uygulamanın yapıldığı dönemlerde denetim, Mimar, İnşaat, Makina ve Elektrik Mühendisleri odalarınca, Ortak Mesleki Denetim uygulaması (OMDU) şeklinde yapılmış ve denetim esasları ilgili Odalarca birlikte saptanarak bir kitap halinde basılmıştır. (EMO Yayın ları No.19)

Ortak Mesleki Denetim Uygulaması çerçevsinde, elekt rik iç tesisat projeleri üzerinde Elektrik Mühendisleri Odası tarafından yapılan denetim şu amaçları hedef almakta idi.

1 Proje, Oda'ya Serbest Müşavir Mühendis olarak ka yıtlı bulunan üye tarafından hazırlanmıştır.

2 Proje, yapıldığı yıl itibariyle saptanan asgari ücre tin altıda bir bedelle yapılmamıştır. Bu denetim, proje yapanın verdiği fatura ve proje sahibinden proje yapan adına alınan bono ile gerçekleştirilmekte idi.

3 Projeci, projeyi kendisine tanınan yıllık proje kapasitesi sınırları içinde kalarak hazırlamıştır.

Görüldüğü üzere yapılan denetim bir proje onayı de ğildir. Onay kuruluşları, kendilerine bu konuda yetki tanınan Belediyelerin fen işleri ile ilgili birimleri ol maktadır. Proje vizesi adı altında yapılan böyle bir de netimin amacı, projenin serbest çalışan mühendisçe yapılması, belli bir bedelin altına düşmeden yapılması ve yıllık hizmet kapasitesi içinde kalınarak yapılması gibi konuların araştırılması ile, tasarım hizmetinin do laylı olarak bir kaliteye sahip olmasını sağlayabilmek ten ibarettir. Ancak, tasarım hizmetlerine dolaylı yol dan bir kalite kazandırmayı amaçlayan böyle zayıf bir denetim dahi, sürekli uygulama ortamı bulamamış ve sözkonusu hizmetlerin yürütülmesinde mühendislerle diğer yetkili elektrikçiler ve bunların kuruluşları ara sındaki anlaşmazlıklar devamlı süregelmiştir.

Gerek anlaşmazlıkların köklü bir çözüme bağlanması, gerekse elektrik enerjisi kullanımındaki yoğunlaşma ve teknolojik gelişmelere uygunluk açısından yeni bir yönetmeliğin hazırlanması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu durum karşısında Enerji ve Tabii Kaynaklar Ba kanlığı, "Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği" adı altın da bir tasarı hazırlamıştır.

Elektrik enerjisi kullanımında günümüz koşullarına yeterince cevap verebilecek nitelikte hazırlanan bu ta sarı, çeşitli ihmal ve engellemeler sonucu iki yıla yak laşan bir süredir Bakanlık onayından geçip yürürlüğe konulamamış ve geçtiğimiz yıl TEK Yasasında yapı lan değişiklikten sonra konu, yeni bir mecraya sürük lenmiştir.

YÖNETMELİK AÇMAZININ NEDENLERİ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca hazırlanan ye ni "Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği"nin teknik içe riği, yukarıda da belirtildiği gibi yeterli olup, bu ko nuda hiçbir kuruluş ciddi eleştiride bulunmamıştır. Yönetmeliğin yönetimle ilgili 6. maddesi, 6785 sa yılı İmar Yasası hükmüne uygun olarak, elektrik iç tesis projelerinin Y.Mühendis ve Mühendislerce ya pılabileceğini açıkça belirtmiş olmakla, belli kuruluş ların şimşeklerini üzerine çekmiş ve yönetmeliğin hayata geçirilmesi mümkün olamamıştır.

Gerilim düşümü, dengeli dağıtım, aydınlatma, endük tif etkilerin azaltılması, topraklama vb. hesaplardan tamamen yoksun şekildeki plan ve krokilerle yürütüle gelen yapılardaki iç tesislere ait tasarım hizmetlerinin, özellikle nüfusça kalabalık kentlerde ortaya çıkardığı enerji kaybı, kaçak kullanım, yangın gibi olumsuz sonuçlar gözönüne alındığında, alçak gerilimli dağı tım şebekelerine tümüyle sahip olacakTürkiye Elekt rik Kurumu'nun, enerji bunalımına da yarar sağlaya cak şekilde, elektrik iç tesisleri uygulamalarına gere ken önemi vermesi ve bu konuda köklü önlemlere yönelmesi kaçınılmaz görülmekte ve alınacak köklü önlemlerin başında da hiç kuşkusuz, iç tesislerin ilk aşamasını oluşturan tasarım hizmetlerinde gerekli ka litenin sağlanması olacağı kolayca tahmin edilebil mektedir.

İşte bu gerçek olgu, mühendisler dışındaki 1 nci,2 nci, ve 3 ncü sınıf yetkili elektrikçilerin tümünü bünyesin de bulunduran "Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfe derasyonumun TEK Yasasında yapılan değişikliği izleyen günlerde olayla ilgili yeni girişimlerine neden olmuş ve bu girişimler sonucu, Enerji ve Tabii Kay naklar Bakanlığınca hazırlanan yönetmelik tasarısının yürürlüğe girmesi, (Proje yapım yetkisini açıkça belir leyen maddesi nedeniyle) belirsiz bir zamana ertelen miş bulunmaktadır.

Olayla ilgili gelişmeleri kısaca aktarmakta yarar görü yoruz.

29 Kasım 1983 tarihinde Türkiye Esnaf ve Sanatkar lar Konfederasyonu yetkilileri ile, Başbakan, ilgili Bakanlar ve diğer yetkililerinin katıldığı bir toplantı yapılarak, Kamu Yönetiminin Yeniden Düzenlen mesi konularında, Konfederasyonun çeşitli dilek ve önerileri dile getirilmiş ve bu öneriler arasında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca hazırlanan "Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği" tasarısının teknisyenlere proje yapabilme yetkisinin de verileceği şekilde yeni den ele alınması konusu da yer almıştır. Bunun üzeri

ne, Başbakanlık Kamu Yönetimini Yeniden Düzenle me Koordinasyon Başkanlığı, konunun ilgili kuruluş larla yeniden incelenmesini DPT Sosyal Planlama Baş kanlığı'na görev olarak vermiştir.

DPT Sosyal planlama Başkanlığı yönetiminde, İçişle ri, Milli Eğitim, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıkla ları ile Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu ve Odamız temsilcilerinin katıldığı toplantılarda, söz konusu yönetmelik tasarısı görüşülmüş ve öneriler ya zılı olarak verilmiştir.

Toplantılarda dile getirilen görüş ve öneriler ışığında, DPT Sosyal Planlama Başkanlığı bir ara rapor hazırla yarak Başbakanlığa sunmuş ve raporda birinci, ikinci ve üçüncü sınıf yetkili elektrikçilere de proje yapma ve onaylama yetkisinin belli sınırlar içinde verilme ilkesi benimsenmiştir.

Bundan sonraki aşamada ise birinci, ikinci ve üçüncü sınıf yetkili elektrikçilere verilecek proje yapma ve onaylama yetkisinin güç ve gerilim sınırlarını belirle mek üzere, Milli Eğitim, İmar ve İskan, Bayındırlık, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıkları ile, Yüksek Öğ retim Kurulu, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfede rasyonu, Elektrik Mühendisleri Odası, Tekniker ve Y. Teknikerler Derneği temsilcilerinin katılmaları ile ge ne DPT Sosyal Planlama Başkanlığı yönetiminde ça lışmaların sürdürülmesi kararlaştırılmıştır.

Olayı kısaca aktardıktan sonra, şimdi de konuyla ilgili olarak Elektrik Mühendisleri Odası'nın görüş ve yoru munu açıklamak istiyoruz.

Enerji bunalımının sürdüğü bir dönemde, elektrik iç tesislerine ilişkin uygulamalara yönelmek ve konuyla ilgili yönetmelik tasarısının ayrıntılarını gözden geçir mek kuşkusuz yerinde ve gerekli bir davranıştır. An cak böyle bir girişim, yıllardır konunun içinde uğraş veren kişi ve kuruluşların katıldığı bir platformda ya rarlı sonuca ulaşabilir. Oysa, Enerji Bakanlığınca ha zırlanan yönetmelik tasırısı, DPT Sosyal Planlama Başkanlığı yönetiminde, Enerji Bakanlığı ve Elektrik Mühendisleri Odası temsilcileri dışında, (Elektrik Tek nisyenleri Derneğinin de şikayetçi kuruluş olması dikkate alındığında) konuya tamamen yabancı tem silcilerin katıldığı bir ortamda tartışılmış ve bunun sonucu olarak da görüşmeler sadece tasarının proje yetkisine ilişkin maddesi üzerinde odaklaşmıştır. Elektrik Mühendisleri Odası dışında tasarının teknik içeriğine hiç değinilmemiştir.

Toplantılarda sürekli olarak teknisyenlerin mağduri yeti gündeme getirilmiş ve işin teknik gerekleri arka

plana atılarak, konu, mühendisler ile teknisyenlerin adeta ganimetten pay kaptığı bir çıkar ilişkisi duru muna sokulmuştur. Bu arada, özellikle Bayındırlık ve İmar İskan Bakanlıklarından katılan temsilcilerin tek nik veya idari branşa mensup olmaları haline göre, görüşleri doğal olarak çok farklı, hatta biribirinin ta mamen zıddı nitelikte olabilmiştir.

Y.Mühendis ve Mühendisler dışındaki yetkili elektrik çilere verilecek proje hazırlama ve onaylama yetki sı nırlarını belirlemek üzere çeşitli kuruluşlarca önerilen listelerdeki güç ve gerilim değerlerinin incelenmesi, toplantılarda soruna çare ararken, teknik gerçekler den ne denli uzaklaşılabildiğinin en büyük kanıtı ol maktadır.

ÖNERİLER HAKKINDA GÖRÜŞ VE YORUM

Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliğinde yer alması isteği ile, Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Esnaf ve Sanatkar lar Konfederasyonu ile, Teknikerler Derneğince yapı lan öneriler1 dikkatle incelendiğinde, amaçlanan tek konunun, olanaklar elverdiği ölçüde yüksek güç de ğerleri için proje yapma ve onaylama yetkisine sahip olmada düğümlendiği, elektrik kullanımında proje hizmeti kadar yapım ve işletme konularının da önem taşıdığı gerçeğinin gözardı edildiği açıkça görülmekte dir.

önerilerde bağlantı gücü değerleri çok yüksek tutulur ken, bu güçlerin karşılığı olan gerilim değerleri (biraz da öneriyi yapan yöneticilerin teknik konulara yaban cılığı nedeniyle) eski yönetmelikte yer aldığı şekilde düşük tutulmakta ve günümüzde alçak gerilimle, 35 kV'a kadar orta gerilimlerin tüm elektrikli yörelerde içice kullanılma olgusu farkedilememektedir.

örneğin, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyo nu önerileri içinde ikinci sınıf yetkili elektrikçilerin işletme yetkileri güç olarak 3750 kW'a çıkarılırken, işletme gerilimi 400 Volt olarak bırakılmaktadır. Bu denli yüksek bir güç değerinin 400 Volt gerilimle nasıl sağlamlabileceğinin çözümü belli değildir. Öne riyi hazırlayanlar, teorik bilgileri müsait olmayan yöneticilerdir düşüncesi ile bu hata belki hoşgörülebi lir, ancak, birinci sınıf yetkili elektrikçiler içinde yer alan Teknikerler Derneğinin benzer önerisine ne diye bileceğiz? Anılan Dernek yöneticileri de, birinci sınıf yetkili elektrikçiler için, İç tesis işlerinde 2000 kW'a kadar 400 Voltluk tesislerin, Enerji tesislerinde de bağlantı gücü 10 MVA'ya ve gerilimi 36 kV'a kadar tesislerin proje, yapım ve işletme yetkisini istemekte dirler. 2000 kW'lık gücün 400 Volt gerilimle, 10 MVA' lık gücün de daha yüksek gerilime gidilmeksizin 36 kV

(Aslında bu gerilim değeri de ülkemiz standartları içinde değildir) gerilimle nasıl sağlanabileceği konusu herhalde karar vericilerin becerisine bırakılmaktadır.

Elektrik enerjisi kullanımında gerçekten varolan dar boğaz, günümüzde ikinci ve üçüncü sınıf yetkili elekt rikçilerin bakım, onarım ve işletme yetkisi sınırları nın 400 Volt gerilimde dondurulma olgusudur. Elekt rikli tüm yörelerde 400 Volt gerilimle birlikte 6.3 kV, 15 kV veya 35 kV'luk orta gerilimlerin varoluşu, tek nisyenlerin yetkisizliği nedeniyle sorunlar yaratmakta ve bu konuda hukuki davalar ortaya çıkmaktadır.

Önerilerde bu konunun yer almaması, öneri sahipleri nin olayların ne denli dışında bulunduklarını açıkça kanıtlayabilmektedir. Üzerinde durulması gereken di ğer önemli bir olgu da, üç sınıf içinde gruplandırılan yetkili elektrikçilerin her üç sınıfında da gerek öğre nim düzeyi, gerekse teorik bilgi ve beceri yönünden oldukça heterojen bir yapıya sahip bulunmalarıdır. Nitekim, Milli Eğitim Bakanlığı yaptığı öneride bi rinci sınıf yetkili elektrikçileri öğrenim durumlarına göre üç farklı gruba ayırma zorunluluğunu duymuş tur.

Aynı farklılıklar, ikinci ve üçüncü sınıf elektrikçiler için de sözkonusudur. Böylesine farklı ve heterojen yapıya sahip yetkili elektrikçilere proje izni verilirken sınırlan belirlemede hangi ölçünün esas alınacağını . kestirebilmek olanaksızdır.

Ayrıca bugün ülkemizin elektrikli hiçbir yöresinde proje hizmetlerinden kaynaklanan bir darboğaz görül memekte, tam tersine, yönetmeliklerin öngördüğü kaliteden yoksun hizmetler sonucu, aşırı enerji ka yıpları, aşırı gerilim düşümleri , kaçak elektrik kulla nımı ve yangınlar gibi önlenmesi güç sorunlar bulun maktadır. Sorunların çözümü, tasarım hizmetlerini yetki olarak yaygınlaştırmak yerine, mevcut yetkilerin belli bir süre deneyim koşuluna bağlı olarak kısıtlan masından geçmektedir.

SONUÇ:

Elektrik enerjisi kullanımında tasarım hizmetlerinin önemini, DPT Sosyal Planlama Başkanlığı yönetimin de yapılan toplantılarda dilimizin döndüğü oranda yansıtmaya çalıştık. Ancak büyük çoğunluğu konula ra yabancı kişi ve kuruluşlardan oluşan toplantı or tamında öne sürdüğümüz görüşler etkili olamadı ve toplantı çoğunluğu, hizmetlerin, örgün öğrenimi ilk okuldan ibaret olan üçüncü sınıf yetkili elektrikçilere kadar yaygınlaştırılması doğrultusunda bir görüşü benimsemiş oldu.

Ancak, elektrik iç tesisleri konusunda en büyük biri kime sahip Bayındırlık Bakanlığı ile, bundan sonraki dönemlerde alçak gerilimli şebekelerin tümüne sahip olacak Türkiye Elektrik kurumu'nun tam anlamı ile temsil edilemediği toplantılarda ortaya çıkan bu be nimseme, inanıyoruz ki, son şeklini alırken, uygula malar içinde uğraş veren ve konuları gerçekten iyi değerlendirebilen kişi ve kuruluşların tezgahında yoğrularak, ülke yararının ön planda tutan niteliğe mutlaka kavuşacaktır.

Yazımızı bitirirken, elektrik enerjisi kullanımında iç tesislerle ilgili önerilerimizi bir kez daha toplu halde özetlemekte yarar görüyoruz.

1. İç tesislerde tasarım hizmetleri kadar, yapım ve iş letme hizmetleri de önemlidir ve işin bu aşamaların da denetim oldukça zayıftır. Yasa ve yönetmeliklerde yapılacak değişiklikler, işin bu aşamasındaki hizmet lere kalite kazandıracak doğrultuda olmalıdır.

2. İç tesislerde yapım hizmetleri daha çok üçüncü ve ikinci sınıf yetkili elektrikçiler tarafından yürütülmek te ve mevcut yönetmelik, işin yapımında projeye nazaran en fazla %20 oranında bir farklılığa izin ver mektedir. İşin proje ve yapım hizmetleri aynı elde toplandığında bu oto denetim ortadan kalkacak ve işin kâr artırıcı faktörü oluşacaktır. Böyle bir faktö rün oluşması, elbette hizmetlerin kalitesine .yansıya caktır. Aslında hizmetlerin karşılığı olan kazançlar kı yaslandığında, proje kazancı işin %10'nu, yapım ka zancı ise malzeme hariç işin %90'ını oluşturmakta dır. %90'lık yapım kazancı yanında, %10'luk proje kazancına gösterilen aşırı isteğin kökeninde de bu ol gu yatmaktadır.

3. Birinci, ikinci ve üçüncü sınıf yetkili elektrikçilere proje yapma yetkisi verilmek istenirken gösterilen ge rekçelerden biri de halen yetki sahibi bulunan mühen dislerden bir bölümünün yetersiz olduğu savıdır. Böy le bir gerekçeye hak verebilmek için herşeyden önce gerekçe sahiplerinin bu konuda karar verebilecek ni teliklerinden kuşku duyulmaması gerekeceği açıktır. Her ne kadar, son yıllarda.mühendis yetiştiren okulla rın öğrenci kontenjanlarının, iyi yetişme olanakları dikkate alınmaksızın sürekli artışı, mezun olan mü hendis kalitesini olumsuz etkilemekte ise de, aynı gö rünüm, teknisyen yetiştiren kurumlarda da mevcut bulunmaktadır. Konunun bu yönüyle de, tasarımda yetkinin yaygınlaştırılması sorunları çözmek yerine büyütecektir.

1) Yazının kaleme alındığı sırada Yüksek öğretim Kurulu (YÖK) henüz önerilerini vermemişierdi.