Elektrik Mühendisliği · Sayı 258 · Haziran 1978

TÜRKİYE ENERJİ MODELİ: YANIT VE AÇIKLAMALAR

İbrahim Kavrak

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
1978
Sayfa
3
Okuma süresi
6 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Bilgisayar, yazılım ve internet

Anahtar kelimeler

  • Türkiye Enerji Modeli
  • 10. Dünya Enerji Konferansı
  • enerji planlaması
  • matematiksel model
  • yatırım planlaması
  • Boğaziçi Üniversitesi

Özet

Yazar, kendisinin yürüttüğü Türkiye Enerji Modeli çalışmasına yönelik önceki sayılarda yayımlanan eleştirilere madde madde yanıt vererek modelin kapsamı, amaç işlevi ve yük tanımlamalarına ilişkin itirazları açıklamaya çalışmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Türkiye enerji modeli:

yanıt ve açıklamalar

İbrahim KAY RAK

Dergimizin Ağustos 1977 sayısında yayınladığımız "10. Dünya Enerji Konferansına Sunulacak Türkiye Enerji Modeli İsimli Çalışma Eleştirildi" ve 10. Dünya Enerji Konferansına ayırdığımız Kasım Aralık 1977 tarihli sa yımızda yer alan "Türkiye Enerji Modeli"adlı yazılar do layısıyla model çalışmasını yürüten Doç. Dr. İbrahim Kavrak'tan aldığımız yanıt niteliğindeki yazıyı aşağıda aynen yayınlıyoruz.

Elektrik Mühendisliği dergisinin 248/Ağııstos 1977 sayı sında "10. Dünya Enerji Konferansına sunulacak TÜR KİYE ENERJİ MODELİ isimli çalışmaeleştirildi"ve 251 252/Kasım Aralık 1977 sayısında "Türkiye enerji sektörü için bir yatırım planlaması model çalışması: TÜRKİYE ENERJİ MODELİ" adlı yazılar yer almıştır.

Söz konusu yazılardan birincisi,Moderin20Haziran 1977 tarihinde Ankara'da uzmanların görüşüne sunulması ve silesi ile (yazarı belirtilmeden) yayınlanmış, ikincisi ise

İbrahim Kaurak, Doç.Dr., Boğaziçi Üniversitesi

10. Dünya Enerji Konferansı'nda sunulması üzerine Ke mal İnan tarafından yazılmıştır.

İyi niyetle ve kamuoyunu aydınlatma amacını güttüğün den kuşkumuz olmayan bu yazılarda:

Pek az sayıda konuşmacının eleştirilerine yer verilmesi,

•Gerçekte olmayan bazı hataların Model'e atfedilmesi,

"Yapay Karmaşıklık", "Geçersiz çözümler", "Aldatı cı sonuçlar" vb. gibi bazı talihsiz yakıştırmaların yapıl ması:

Eleştirilere verilen yanıtlara hemen hiç değinilmemesi, ve

Model'in yararlılığı ve işlevi konusunda bu yazıları oku yanları tereddüte sevkeder mahiyette olması, bizi düzelt melere ve açıklamalara yöneltmiştir.

Burada sadece yazılarda yer alan eleştirilerin ve gerçek dışı iddiaların yanıtlarını vermekle yetineceğiz. Her iki toplantının da kayıtları 10. Dünya Enerji Konferansı: Türk Milli Komitesi Organizasyon Grubu'nda mevcuttur.

Adı geçen birinci yazıda,

1. özcan Ultanır, "Model" ile "Model çözümlerini" ay nı anlamda kullanarak çözümlerin ima ettiği uygulamayı "Model" olarak tanımlamıştır.

Oysa, seçilen politika ve stratejiye bağımlı olan, model çözümleridir, model değildir. Aynı (matematiksel) mo del kullanılarak çok farklı temel politikalar ve bunların gereği olan uygulama planları düzenlenebilir.

2. Kemal İnan tarafından,

A) Modelin büyük ve ayrıntılı olmasının sanıldığı kadar büyük yarar sağlamayacağı, B) Elektrik, petrol vb. konularda yatırımlara ancak bu alt sektörlerin kendi ayrıntılı planlarının yapılmasından sonra karar verilebileceği, C) Yakıt ikamesinin yol açacağı yeni yatırımların da içe rilmesi gerektiği D) Birincil enerji girdilerinden oluşan amaç işlevinin an lamsız olacağı E) Model'in karmaşıklık derecesi ile verilerin ayrıntılılık düzeyinin uyumsuz olduğu, F) Karışık tamsayı programlamanın gereksiz olduğu ve Model'in yapay olarak karmaşıklaştırıldığı, G) Tepe yük talebinin sabit alınmasının tutarsız ve yan lış olduğu

H) Talepteki güç seviyesinin belirsiz bir şekilde taban yük ve tepe yük olarak ikiye ayrıldığı öne sürülmüştür.

Oysa, a Model'in ayrıntılı olmasının ne derece yarar sağlaya cağı önceden bilinemez. Fakat ayrıntısız ve global olma sının hatalara yol açacağı muhakkaktır. Bu hataların bü yük olması riskini göze almak yerine ayrıntılara da yer verilmiştir.

b Model'de tamsayı değişkenlerle belirlenen yatırımlar aslında bu alt sektörlerin kendi ayrıntılı planlarından a lınmış bulunmaktadır. Bu projelerin hangisine öncelik verileceğine ilişkin kararlar da, en rasyonel şekilde bu tür bir genel enerji modeli aracılığıyla değerlendirilebilir.

c Böylesine bir ayrıntıya girmek, tüm ekonomiyi içeren bir modeli gerektirir ki, bu da Model'in boyutları dışına çıkmaktadır.

d Bu tür bir amaç işlevi bir hayli gerçekçi çözümler ve rebilir. Nitekim Dünya Enerji Konferansı'na sunulan çö zümler bunu yeterince kanıtlamıştır.

e Gerçekte Model gerekli tüm unsurları içermekte, bu na karşılık veriler yetersiz kalmaktadır. Bu duruma ba karak Model'i yetersiz düzeye indirmek yerine, verilerin hangi konularda yetersiz olduğunu sergilemek ve eksik liklerin giderilmesine katkıda bulunmak yolu tercih edil miştir.

f Karmaşık yapı, (b) maddesinde belirtilen sebepten ve bazı projelerin tek başına bile enerji yatırım bütçesi içinde büyük bir yer tutmasından doğmaktadır. Model'in içeriği formülasyonu ve verileri son derece açıkken gerekli ol mayan karmaşıklığa yer vermek olsa olsa araştırıcının işini zorlaştırır, isnat edilen şekilde bir yapay karmaşık lık gereğini ancak çalışmasının değerine inanmamış olan ve bunu kamufle etmeğe uğraşanlar yeltenirler.

g Tepe yük talebi sabit alınmamıştır, sadece alt sınırı be lirlenmiştir.

h İddia edilenin aksine, elektrik talebi bir hayli belirgin bir şekilde temsil edilmiştir. Çoğu ulusal modelde sadece güç ya da toplam enerji yer alırken, bu Model'de taban güç alt sınırı, tepe yük alt sınırı ve enerji toplamı alt sını rı belirlenmiştir.Yani, yük eğrisi üzerinde iki nokta ve bu eğrinin altındaki alan Model'de yer almıştır.

3. İhsan Karababa, enerji tüketimi planlanmadığı sürece bu tür modellerin sadece bozuk düzeni sürdürmeğe yara

yacağım öne sürmüştür. Oysa, yukarıda da değinildiği gibi, Model politikayı tayin etmemekte, ancak önceden belirlenen politikanın gereğini hesaplamaya yaramakta dır.

4. Halim Doğrusöz, enerji planlamasının model çalışma sından farklı olduğunu, bu model kapsamının ise çok kısıtlı olup sadece orta kademe enerji yatırımlarını içeren bir "model denemesi" olduğunu öne sürmüştür.

Model çalışması ile enerji planlaması, gerçekten de aynı şey değildir. Zaten bu çalışma da bir "enerji plam"değil, bu planın yapılmasında kullanılabilecek bir araçtır. Kap samın kısıtlı olmasına gelince, iddia edilenin aksine, ge rek birincil enerji türlerinin yatırım, ithal ve ihracı, gerek se tüketim alanları ve tüketilebilir enerji türleri modelde yer almaktadır.

Yukarıda da değinildiği gibi, diğer sektörleri de aynı ay rıntıda içeren modeller enerji modeli olmaktan çıkıp, ulusal ekonomi modeli tanımına girmektedir.

Söz konusu yazılardan ikincisinde ise:

1. Enerji politikasını oluşturan enerji talebi ve bütçe kı sıtları gibi en kritik kararlar veri olarak alındığından, ça lışmanın kapsamının yetersiz olduğu,

2. Yakıt ikamesinin eksik ele alınarak yanlış ve aldatıcı sonuçlara yol açtığı,

3. Birincil enerji girdilerini içeren amaç işlevinin gerçek çi olarak yansıtılmasının olanaksızlığı,

4. Toplam ve tepe yük olarak iki yarı yük seviyesi tanım lamanın yanlış olacağı, yazarın bunu kanıtlamak gayre tiyle oluşturmağa çalıştığı bir sayısal örnek verilerek id dia edilmektedir.

Oysa:

I. Planlamacıların pek iyi bildiği gibi, bir model'de en önemli karar parametreleri bile veri şeklinde düzenlenerek bu parametrelerin olması gereken değerler saptanabilir. (Bunun belki de en somut örneği, alternatif kalkınma hızlarının veri kabul edilerek alt gelişmelerin hesaplan ması ve bu hesaplar sonucu en uygun çözümler veren kal kınma hızının kabul edilmesidir).

2.3.4. Yukarıda (2 c), (2 d), (2 g) ve (2 h) maddelerinde gösterildiği gibi bu iddialar geçerli değildir. Sayısal örne ğe gelince, bir enerji açığı, ya da tepe güç açığı çıkabile ceği iddiası, Model'in anlaşılmadığını gösterir. Zira ör nekte yer alan geometriyi tanımlamak için en az üç nok ta belirtmek gerekmekte, oysa madde (2 h)'da açıklandı

ELEKTRtK MÜHENDtSLtĞİ 258

ğı gibi mevcut yapısı ile Model'de yük eğrisi yalnız iki nokta ve yük eğrisinin alanı ile belirlenmektedir.

Model'de yer alan enerji talebi dengesi kısıtı, enerji açı ğını önlemekte, toplam güç talebi kısıtı da güç açığını önlemektedir.

Model'de yanlış çözümler verebileceğini kanıtlamak üze re yaratılan bu örneğin geçersizliği açıktır. Bu konuda "ayrıntıları ilgi duyan okuyuculara bırakmak "la yetin mek yerine, Model'in biraz daha dikkatli incelenmesinin yararlı olacağı kanısındayız.

Ayrıca, Model'in ismi, değinildiği gibi "fazla iddialı" ol ma çabasıyla verilmemiştir. Bu çeşit bir enerji modelin den beklenebilecek işlevleri yerine getirdiğinden ve ça lışmayı tanımlar nitelikte olduğundan uygun görülmüş tür. Bu işlevler, özetle,

. Ulusal enerji politikasının genel ekonomi çerçevesi için de değerlendirilmesine,

. Enerji alt sektörlerine ilişkin çeşitli stratejilerin irdelen mesine,

. Birincil ve ikincil enerji ile ilgili tüm önemli yatırım, it hal, ihraç ve işletme kararlarına ışık tutmasına,

. Enerji tüketen sektörlere yönelik seçeneklerin değerlen dirilmesine, ve bunlarla ilgili konularda gerek planların yapılmasına gerekse uygulama kararlarının oluşturulmasına yardımcı olmaktır. Acaba bu işlevlerle ilgili herhangi bir çalışma yapılıp da sonuçları alınmamış mıdır ki isim fazla iddialı bulunmaktadır?

Enerji planlaması yapmak muhakkak ki salt bilimsel araştırma yapmak değildir. Buna karşılık, bilimsel araş tırma ürünleri olan modellere dayandırılmayan planların da sağlıklı olabilmesi çok şüphelidir. Enerji planlama mızın sağlıklı bir temele dayandırılması için bilim adam larımızın, değerli bilgi ve deneylerini yansıtan daha mü kemmel modeller geliştirmekte olduklarından şüphemiz yoktur. Bu konuda duyarlık gösteren uzmanların yayın larını görmeyi sabırsızlıkla beklemekteyiz.

Ancak, yeni ve daha ileri modeller ortaya konuncaya ka dar eldeki çalışmadan yararlanmanın mümkün ve kolay olduğunu hatırlatmak isteriz. Model, Boğaziçi Üniversi tesi bilgisayarında kullanıma hazır bulundurulmaktadır.

Bu vesile ile, Model çalışmasına ilgi gösteren ve dolaysız ya da dolaylı katkıda bulunmuş tüm kişi ve kuruluşlara Araştırma Grubu olarak teşekkür ederiz.