Elektrik Mühendisliği · Sayı 213 · Eylül 1974

TÜRKİYE'DE ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNÜN PLANLANMASI

Argun Ceyhan

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Teknik / bilimsel makale

Yıl
1974
Sayfa
7
Okuma süresi
21 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, İletim ve dağıtım şebekeleri

Anahtar kelimeler

  • TEK
  • enterkonnekte sistem
  • üretim tesisleri planlaması
  • Beş Yıllık Kalkınma Planı
  • Devlet Planlama Teşkilatı
  • doğrusal programlama

Özet

Yazı, Türkiye'de elektrik enerjisi sektöründe uzun ve kısa erimli planlama sürecini, enterkonnekte sistem yaklaşımını ve TEK tarafından uygulanan üretim tesisleri planlama yöntemlerini (marjinal analiz, benzetim, global analiz) kalkınma planı ilkeleri çerçevesinde ele almaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

argun ceyhan

1.ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖ RÜ PLANLAMASINDA SİSTEM YAKLAŞIMI ve ENTERKON NEKTE SİSTEM:

Elektrik enerjisi talebinin ani (spontane) olması, elektrikte planlamayı diğer sektörlerdeki planlamalardan farklı kılmakta dır. Elektrik tesisleri planla masında ana amaç, sürekli artış gösteren ve ani olan talebin karşılanması için, yeterince ü retim iletim dağıtım kapasite sinin ne fazla yatırım ve is rafa yol açacak şekilde zama nından önce, ne de talebin kar şılanmasında dar boğazlara gir me sonucu doğuracak şekilde geç kalmaksızın tam gereken zamanda "talebi karşılamağa hazır" bu lundurulmasının sağlanmasıdır. Ülkenin kıt yatırım kaynakları nın kullanılmasında özellikle erken yatırımlara gitmemek ne kadar önemliyse, talebin karşı lanmasında geç kalmamak da kal kınma hamlesini kösteklememek yönünden o kadar önemlidir.

Elektrik üretim iletim dağıtım tesisleri programlaması, önce likle bu amacı gerçekleştirecek şekilde yapılır. Burada özellik le belirtmekte yarar vardır ki, 15, 20,hatta 25 yıllık dönemle ri kapsamasına rağmen planlama çalışmalarının ana amaçları en uygun "bir sonraki adımın" sap tanmasıdır. Hazırlanan uzun e rimli (vadeli) programlar, de ğişen koşullar gözönüne alına rak sürekli izlenmesi ve revi Argun Ceyhan, Elk.Y.Miih., TEK

ze edilmesi gereken, bir anlam da yaşayan, canlı programlardır. Zaman geçtikçe bu programlar ortaya çıkan yeni termik, eko nomik ve politik etkenlere göre gözden geçirilmektedir. Kısa ve orta erimde kurulacak tesisler, programlardan daha kesin çizgi lerle seçilmektedir, daha uzun erim için, kullanılması uygun birincil kaynaklar üzerinde fi kir edinmek ve bu çeşit birincil kaynakların yapılabilirlik e tütlerine öncelikle eğilmeyi sağlamak şeklinde yararlanıla bilir.

Büyük bir sermaye yatırımı ge rektiren, buna karşılık altyapı tesislerinin kurulmasını sağla yan elektriklendirmede ana amaç lar, mümkün olduğu kadar az ser maye ile mümkün olduğu kadar geniş hizmet ve bol, devamlı ve o ülkenin ekonomik düzeyi ile uyumlu bir fiyata enerji sağ lamaktır. Teknik ve ekonomik koşullar, bu amaçlara üretim kaynaklarının ve tüketim bölge lerinin birbirine çeşitli karak terde ve gerilimde hatlar ve bu gerilim kademeleri arasında da transformatör merkezleri olmak üzere çeşitli şebeke tesisleri ile bağlanarak' ulaşılabileceği sonuçlarını ortaya çıkarmıştır.

Böylece elektrik enerjisi, üre tim kaynaklarında tüketicilerin aygıtlarına kadar, ülke ve hat ta ülkeler çapında ve talebi o luştuğu anda karşılayabilecek kapasitede işletmede bulunan ü

retim + iletim + dağıtım tesis lerinden oluşan ve enterkonnek te sistem adı verilen bir te sisler topluluğu aracılığı ile götürülebilmektedir.

Yukardaki kısa açıklamaların ı şığında, elektrik enerjisi sek töründe, gerek yatırımlar, ge rekse işletme açısından, ilk e tütlerden başlamak üzere, plan lama, programlama, proje, tesis ve işletme evresini de kapsayan her türlü işlemlerin "sistem a nalizi ve sentezi" şeklinde ele alınması gerektiği sonucuna va rılmaktadır.

Türkiye'nin elektrik enerjisi talebini karşılamak üzere yeni den kurulması ya da tevsii gere ken üretim, iletim ve dağıtım tesislerine ilişkin program ta sarıları, işte bu adı geçen "sistem" açısından (a) uzun e rimli ve (b) yıllık, yatırım ve finansman programları şeklinde ve kalkınma planları hedefleri uyarınca TEK tarafından hazır lanarak ilgili bakanlık olan E nerji ve Tabii Kaynaklar Bakan lığının onayıyla, karara bağ lanmak üzere Devlet Planlama Teşkilatına gönderilir. TEK, Türkiye'nin gelecekteki elektrik enerjisi taleplerini saptayarak talebin en uygun şekilde karşı lanma alternatiflerini ortaya koymak ve değişen olanak ve ko şulları dikkate alarak bu ça lışmaları sürekli izlemek ve yenilemekle yükümlü tek elektrik enerjisi kesimi organıdır.

4 74

YEM BİR GEUSHRME ALTEPmTFI NCELE^SJ İFABKU SflMtflmO . RattftJ 7MMMAMA)

! BİRİMCİ A5AMA !*• LKİİM TESCi£Bİ i SEÜ5TİRME «06MMI

I

j İki NÜ A£AMA

(tu

j» LeTİM TtSSBÜ —•* ^—&EÜ&Tİ

| GELfcTİRhE PROGRAMI

! ELEKTRİK KURUMU PLÂNLAMA BİRİMİNDE Y APIAM UUSMALAB BİRİNCİ BOLUM:

j

optimum sistemin belirlenmesi

Enterkonnekte Sistemleri Geliştirme Süreci (Şemada planlama aşaması geniş şekilde gösterilmiştir)

Vn

25 Ekim 1970 günü çalışmaya başlayan TEK'in, 1312 sayılı kuruluş kanununda görevleri sa yılırken en başta "Devlet Plan lama Teşkilatı ile ilgili 91 sayılı kanunun.hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye'nin genel elektriklendirme plan ve prog ramlarının hazırlanması" hükmüne yer verilmiş olması da, kanun koyucunun, elektrik enerjisi sektöründeki planlama ve prog ramlamanın önemini ve bu işlem lerin ülkenin tümü için tek bir kuruluş tarafından yürütülmesi nin gereğini kabul ettiğinin a çık bir delilidir. Büyük yatırımları gerektiren e lektrik sektörünün üretim + ile tim + dağıtım bölümünü kapsa yan enterkonnekte sistemin plan laması, birincil enerji kaynak larından başlayıp, elektrik e nerjisinin tüketicilere teslimi ile biten alanda yapılır ve a macı, belirlenmiş işletme güve nini minimum giderlerle sağla yan optimum bir genel üretim + iletim + dağıtım tesisleri de metinin belirlenmesidir.

2. ENTERKONNEKTE SİSTEM PLANLAMASI SORUNUNUN AMAÇLARI VE ÇÖZÜM A ŞAMALARI:

Enterkonnekte sistem planlaması sorununda ana amaç, sistemin yeni elemanlarının; (a) hangi tip ve büyüklükte, (b) nerede ve ne zaman, kurulacağının sap tanmasıdır.

Bu planlama sorununun çözümüne ŞekilVie görüldüğü gibi üç mantık aşamasında varılır:

Birinci aşamada yeni üretim kaynaklarının kuruluş tarihleri ve sisteme bağlantılarının türü ve büyüklükleri saptanır (üre tim tesisleri planlaması).

İkinci aşamada, mevcut sisteme ek olarak gereken yeni hatlar ve trafo merkezleri adları ve karakteristikleri ile belirle nir (iletim sistemi ve dağıtım şebekelerinin planlaması).

Üçüncü aşamada ise, böylece be lirlenmiş bir planın gerçekleş tirilmesi için gerekli masraf ların belirli bir tarihe, be lirli bir faiz haddi ile indir genmiş değerleri hesaplanır (planlamanın ekonomik ve mali yönden değerlendirilmesi).

Üç aşamalı yöntemin uygulanma sında, belirli hizmet şartları ile çeşitli üretim ve yük tah minleri için birçok alternatif

plan hazırlanır; sonra her al ternatif plan indirgenmiş de ğerleri yardımıyla ekonomik o larak değerlendirilir ve en el verişlisine varılır. Böyle bir çalışmada kuşkusuz her türlü tüketim tahmini kullanılabilir. Fakat, hem zamandan kazanmak, hem de gerçekçi sonuçlara var mak için, yalnız "realist" ta lep tahminleri gözönüne alınmak tadır.

Ancak, özellikle iletim şebeke sindeki kayıpların ortaya çıkar dığı karmaşıklıklar nedeniyle, böyle bir genel üretim iletim tesisleri demetinin araştırılma sı son derece büyük zorluklar göstermektedir. Üretim tesisle ri için gerekli olan yatırımlar iletim için gerekli masrafların yanında çok daha büyük olduğu için, ilerdeki yatırım program ları, esas olarak üretim tesis leri planlamasının sonuçlarına dayandırılmaktadır. Üretim te sislerinin gerçekleştirilme programı saptandıktan sonra en uygun iletim sisteminin kurulma sı için ayrıntılı çalışmalar yapılmaktadır.

4. ÜRETİM TESİSLERİ PLAN LAMASI:

4.1. Üretim Tesisleri Plan lamasının Amacı ve Tanımı:

Gelecekteki üretim tesisleri planlamasında ana amaç, bir termik ünitenin bir hidrolik üniteye ya da başka yakıtlı bir santrala tercih edilip edilme yeceğinin incelenmesinden çok, ülke koşulları, genel ilkeler ve birincil enerji politikası altında en uygun tesis progra mının saptanmasıdır.

En uygun üretim tesisleri prog ramı d.erken, programda gözönüne alınan santralların ilk yatırım giderleri ve belirli bir süre için üretim giderlerinin, be lirli ve gerçekçi faiz hadleri ile belirli bir tarihe indir genmiş nakit akışlarının mini mum olduğu tesis programı anla şılmalıdır.

Daha ileri gitmeden burada üze rinde önemle durulacak husus şudur: Eldeki yapılabilirliği kanıtlanmış projelere birbirle rinin rakipleri olarak bakmak yanlıştır. Bu projelere, ülke nin elektrik enerjisi ihtiyacı nın karşılanmasında birbirlerini tamamlayıcı görevler verilmeli dir. Tartışmalar ve irdelemeler

mutlaka bu sonuncu açıdan ele alınmalıdır.

4.2. Üretim Tesisleri Planlamasının Dayan dığı Kalkınma Planı İlkeleri:

Üretim kaynaklarının türlerine göre alacakları öncelikler plan ilkeleri ile belirlenmiştir. Bilindiği gibi, elektrik enerji si sektörü için İkinci Beş Yıl lık Plan'da üç ilke yer almak tadır.

1. Üretimde dar boğazların ön lenmesi.

2. Enterkonnekte sistemin ge liştirilmesinin esas olması.

3. Elektrik enerjisi ihtiyaçla rının karşılanmasında önceliğin su kaynaklarına verilmesi.

Enterkonnekte sistem üretim ve iletim tesislerinden oluştuğuna göre, planın ikincil ilkesi şu şekilde anlaşılmaktadır:

a. Üretim alanında bölgesel bü yük santrallar kurulacaktır.

b. İletim alanında ise enter konnekte şebeke geliştirilecek tir.

Bu suretle ilke, üretim tesis leri planlamasında gözönüne a lınacak kaynakların kapsamını belirlemektedir.

Bölgesel büyük santralların ku rulmasını sağlayacak böyle üre tim kaynaklarının seçiminde uy gulanacak tercihleri ise planın üçüncü ilkesi belirlemektedir: Öncelik su kaynaklarına verile cektir.

Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Pla nı ise, İkinci Plandaki ilkele ri tamamlayıcı nitelikte ve perspektif dönemde öncelikle geliştirilecek havzaları ve bi rincil enerj i türlerini de ismen belirleyerek daha sınırlı ilke ler getirmektedir.

4.3. Kullanılan Yöntemler:

üretim tesisleri planlama ça lışmalarında üç yöntem kullanı lır:

1. Marjinal analiz yöntemi, 2. Benzetim (simülasyon) yoluy la marjinal analiz yöntemi, 3. Global yöntem.

Marjinal analiz yönteminde, ön ceden "uygun ve gerçekleşebilir" olarak saptanan bir "referans programı"nın maliyeti, marjinal değişikliklerle azaltılmaya ça lışılır.

Benzetim yoluyla marjinal ana liz yönteminde, referans prog ram ve değişikliklerine ait sistem işletmesi bilgisayarlar da modellenir ve her alternatif plan için maliyet, ayrıntıları ile hesaplanır.

Global analiz yönteminde ise, bilgisayar programlarına ger çekleştirilebilecek bütün kay naklara ait bilgiler verilir ve Model Program bu kaynaklar ara sında optimum üretim tesisleri nin programını kendisi saptar. Global analiz yönteminin çözü münde ise doğrusal programlama, doğrusal olmayan programlama ve dinamik programlama yöntemle rinden yararlanılmaktadır.

4.4. İnceleme Dönemleri:

Bir üretim tesisi projesinin gerçekleştirilmesi en az 4 yıl aldığı için, üretim tesisleri planlamasında, 1978 yılından sa yılarak işletmeye girmesi gere ken santrallar araştırılmakta dır. 1978 2040 dönemiyle ilgili üretim tesisleri planlama ça lışmalarına en modern inceleme yolu olan global analiz yönte miyle başlanmakta ve yöntemin çözümü için doğrusal programla ma işlemleri kullanılmaktadır. Global analizde beşer yıllık dönemlerde kurulacak tesisler toplu olarak elde edilmektedir. Sonra, bu sonuçlarda 1978 1987 dönemi için elde edilen kaynak lar, benzetim yoluyla marjinal analiz yönteminin biraz değişik bir şekliyle alternatif prog ramlar oluşturularak ayrıntılı olarak incelenmektedir. 1987 yılı Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminin sonu olduğuna göre, 1978 1987 döneminde iki tane beş yıllık plan dönemi i çin ayrıntılara inilmektedir. 1988 2040 dönemi için elde edi len sonuçlardan birincil ener ji kaynaklarının kullanımı yö nünden yararlanılmaktadır.

Uzun erimli planlama yapılırken kısa ve orta erimdeki dönem ler de ihmal edilmemektedir. Bu dönemde işletmeye açılmak üzere inşa edilmekte olan tesislerin inşaatları büyük bir dikkatle izlenmekte, ortaya çıkabilecek gecikme durumları ve sonuçları olasılık hesaplarıyla incelene rek ve yeni bir üretim ünitesi nin kurulması ya da bir başka sının öne alınmasının gerekeceği anlaşıldığında, karar mercileri ne hemen bildirilmektedir.

4.5. İnceleme Alternatif leri:

Gerçekleştirilebileceği kanıt lanmış projeler arasında alter natifler kurulurken yer verile cek üretim kaynaklarının seçi minde şu iki ana ilke temel ka bul edilmektedir:

1. Özkaynaklarımız öncelikle gerçekleştirilmektedir. 2. Enterkonnekte sistemlerin işletme özelliğine uygun olarak termik/hidrolik dengesine azami özen gösterilmektedir.

İncelenen alternatifler şu şe kilde kurulmaktadır:

Önce hidrolik kaynaklar, biti rilebilecekleri en erken fakat gerçekçi yıllara yerleştirilir ler. Sonra o yıllarda geriye kalan açıkların karşılanması i çin linyit kaynakları gözönüne alınır ve bu tür ünitelere de yine tesis edilebilecekleri en erken fakat yine gerçekçi tarih lerden sayılarak yer verilir.

Alternatiflerdeki santrallar böylece belirlendikten sonra bunların kesin zamanlamaları, şu üç ana teknik ölçütün yerine getirilmesini sağlayacak şekil de belirlenir:

1. Yıllık güvenilir enerji mik tarı, o yıla ait enerji tüketi mini karşılamalıdır. 2. 0 yıl hizmete girmesi öngö rülen santralların en büyüğünün bir yıl gecikmesi halinde, mev cut santralların yıllık orta lama enerjileri toplamı o yıla ait enerji tüketimini karşıla yabilmelidir.

3. Güç yedeği, en büyük kapasi teli iki ünitenin kurulu güçle ri toplamından daha büyük olma lıdır.

Alternatifler bu üç ana teknik ölçüte göre düzenlendikten son ra, yer verilen santralların yatınm maliyetleri ile bu sant ralların yıllık üretim giderle ri, gerektikleri yıllara yer leştirilerek, belirli bir tari he indirgenmiş nakit akışları saptanmaktadır. Bu hesaplarda kullanılan faiz haddinin günün ekonomik koşullarını yansıtan bir değerde olması gereklidir. 1974 yılındaki çalışmalarda bu faiz haddi % 11 olarak alınmak tadır. Ancak alternatifler ay rıca çeşitli faiz hadleri, çe şitli eskalasyon kademeleri, çeşitli vergi düzeyleri için ayrı ayrı incelenerek bir tür duyarlık analizi yapılmaktadır.

Alternatiflerin karşılaştırıl ması ile bir sonuca varılmadan önce bunların sırasını değişti rebilecek bütün ekonomik etken lerin özellikle gözönüne alın masına özen gösterilmektedir.

4.6. Çalışma Sonuçlarının Ana Hatları:

Yapılan ekonomik karşılaştırma incelemeleri sonunda bugünkü santral keşifleri ve yakıt fi yatlarıyla hidrolik tesislerin ekonomik olarak da doğrulandığı görülmektedir. Ancak hidrolik kaynakların ağırlık almaları, daha önce belirtilen üç teknik ölçütten enerji talebi konusun daki ilk ikisinin karşılanması sonucunda, gerekli güç yedeği nin de rahatlıkla sağlandığını göstermektedir. Bunun sonucu o larak, programlarda tepe yük (puant) özellikli ünitelere, örneğin yeni gaz türbini ünite leri ile pompajlı hidroelektrik santrallarına gerek duyulmamak tadır.

Türkiye enterkonnekte sistemi nin kabul edebileceği maksimum ünite güçleri aşağıdadır:

1977'ye kadar 160 MW, 1978'de 300 MW, 1984'de 600 750 MW.

Kurulu ünite güçlerinin bu mak simum değerleri toplam kurulu gücün % 7'sini aşmamaktadır.

4.7. Santralların Yer Se çimi ilkeleri:

Santralların kuruluş yerleri a çısından, hidrolik santrallar ve linyit santralları için yer seçimi olanağı yoktur. Yer se çimi olanağı ancak yakıt yağ (fuel oil) ve nükleer yakıt lı santrallar ile gaz türbini üniteleri için söz konusu ola bilir ve bu seçim daha ileri incelemelerde ayrıntıları ile araştırılmaktadır. Bu konuda hesapların gösterdiği en genel sonuç, yer seçiminde serbest bulunan santralların mümkün olduğu kadar yük merkezlerinin yanında kurulmasıdır. Ancak ü retim kaynaklarında aşırı bi rikime meydan verilmeyecek bir dağılım da gözden uzak tutulma maktadır.

5. İLETİM TESİSLERİ PLAN LAMASI:

Üretim tesisleri programlaması böylece belirlendikten sonra en uygun iletim sisteminin kurulma sı için ayrıntılı çalışmalar yapılmaktadır.

5.1. Enterkonnekte Siste min Geliştirilmesi:

Enterkonnekte sistemlerin en büyük özelliği sürekli olarak gelişip yayılmalarıdır. Geliş miş ülkelerde bile sistemler henüz doyma noktalarına varmış değillerdir ve ülkelerin yüzey lerine yayılmış olmalarına rağ men sürekli tevsi edilmektedir ler.

Bu nedenlerle enterkonnekte sistem ülke çapında bir proje dir ve böyle büyük bir proje nin gerçekleştirilmesi doğal o larak uzun zaman gerektirmekte dir. Sistemin ilk tesisleri, gereken bölgelerde kurulmakta, bunların dolayında alt sistem ler oluşturulmakta ve daha sonra ülke sistemini kurmak üzere bu alt sistemler birbirlerine bağ lanmakta ya da en büyüklerinin etrafında bağlanmaktadırlar.

Türkiye'de durum aynı şekilde gelişmiştir. Enterkonnekte sis temin ilk üretim elemanı 1948 yılında hizmete giren Çatalağzı santralı olmuş, ilk iletim hat tı da 1952'de işletmeye alınmış tır.

5.2. Ülkeler Arasında Elektrik Enerjisi Alışverişi:

Son yıllarda , elektrik enerji si ülkeler arasında alınıp ve rilen önemli maddelerden biri olmuştur ve Türkiye enterkonnek te sistemi de artık komşu ülke lerle bağlantılar yapılmasını gerektirecek bir düzeye ulaş mıştır. Bulgaristan ile bir bağlantı hattının tesisine baş lanmış olup, Yunanistan ile de böyle bir bağlantının gerçek leştirilmesi incelenmektedir. Ülkeler arası bağlantıların ül kelerin sistemlerindeki tepe yük saatleri ve tatil günlerinin farklı ve feyezan zamanlarının değişik oluşunu taraflar lehine değerlendirmesi, arıza halle rinde yardımlaşmayı sağlaması ve yedek kapasite ihtiyacını minimuma indirmesi önemli ya rarlarıdır. Hernekadar Üçüncü Beş Yıllık Planda "birçok ülkede uygulanan şekilde, Türkiye'nin de komşu ülkelerle, işletme ko laylığı sağlamak üzere 'karşı lıklı yararlanma ilkesi esas alınarak elektrik enerjisi bağ lantıları yapması olanakları araştırılacaktır" ilkesi geti rilmiş ise de, uzun erimli

planlama çalışmalarında komşu ülkelerle böyle bağlantılar göz önüne alınmamaktadır. Burada "elektrik enerjisi ithali"nin Türkiye'de 1973 74 kışında kar şılaşılmış olan elektrik ener jisi sıkıntısını giderecek kök lü bir tedbir olamayacağını bir kez daha belirtmekte yarar var dır.

5.3. Güvenirlik Ölçütleri:

Üretim tesisleri planlamasında gözönüne alınan "yedek ölçütle rine" eşdeğer şekilde iletim tesisleri planlamasında da "gü venirlik ölçütleri" saptanmış tır. Türkiye enterkonnekte şebe kesinin planlamasında kullanılan güvenirlik ölçütü, klasik öl çütlerin ülke koşulları altında basitleştirilmiş şeklidir, tike olarak, şebekenin gelişmesiyle birlikte "ceryan kesilmesi risk leri" de gittikçe daha az kabul edilmektedir. Arızaları önleye cek ya da sınırlayacak bütün te sislerin birden kurulması ola naksızdır, ancak paralel hatlar arttıkça böyle tesislerin mas raflarının azalacağı da bilin mektedir.

İletim tes sleri planlaması öl çütlerinde iki tür arızayla karşılaşılacağı öngörülmekte ve şebekenin bu arızalar ve kabul olunan sonuçlarına cevap vere cek şekilde geliştirilmesi plan lanmaktadır:

Birinci tür arızalar, örneğin bir hattın 3 faz kısa devre so nucu işletmeden çıkması gibi sık sık olabilecek arızalardır. Böyle durumlarda herhangi bir yük atmaya gerek kalmadan sis tem kararlılığı bozulmamalı ve sistemde bölünmeler olmamalı dır. Generatörlerin otomatik o larak devreden çıkmalarına ise izin verilmektedir.

Aynı anda iki kısa devre gibi daha seyrek ortaya çıkabilecek arızalar ise, ikinci tür adı altında toplanmıştır. Böyle du rumlarda arıza ile ilgili olma yan generatörler ve hatların devreden çıkmamalarını ve cerya nın en kısa zamanda tekrar ve rilmesini sağlamak için gerekti ği kadar otomatik yük atma ve sistemin bölgelere göre bölünme si kabul edilmektedir.

Bazı müşterilerin ceryanlarının bir süre için kesilmesi anlamı na gelen yük atma işlemlerinin, yalnız sistemin devrilmesini ön leyici en son başvurulacak bir

tedbir olarak değil de, aynı zamanda bir planlama aracı ola rak kullanılması da üzerinde durulabilecek ve eleştirilebile cek bir noktadır. Fakat enter konnekte sistem paralel hatlar aracılığıyla güçlendikçe, böyle arızaların ortaya çıkış olası lıkları da azalacaktır.

5.4. Sistem Geliştirme Etütleri:

Sistemin geliştirilmesi çalış maları Şekil'de gösterilen şe maya geri dönülerek aşağıdaki gibi özetlenebilir:

Kurulacak santrallar belirlen dikten sonra bu santralların ön projelerine başlanır. Bu sırada ayrıntılı yük akışları ve ka rarlılık incelemeleri ile iletim sistemine gerekecek eklerin ka rakteristikleri saptanır. Yük akışları ve kararlılık incele melerinde, öngörülen ayrıntılı enerji üretim ve iletim siste minin ve maksimum ünite güçleri nin yine öngörülen çeşitli ça lışma durumlarında, aşırı yük ler, aşırı gerilimler ve fre kans değişmeleri açısından isa betli olup olmadığı incelenir.

Aygıtların karakteristiklerinin ve özellikle güçlerinin saptan masından önce yapılacak ayrın tılı ve duyarlı kararlılık ^a lışmaları, kararlılık sağlamak için mümkün olacak çeşitli ile tim şebekesi alternatiflerini gösterir. Böylece en ekonomik olanının zamanında seçilebilme olanağı doğmaktadır.

Santral projelerinin, özellikle generatör ve uyarma sistemleri nin kararlılık ve sistemin dina mik etütlerinin sonuçlarına gö re değişmeleri gerekebilir. Bu çalışmalar sistemin o yıllarda ve o yük durumları için kabul edebileceği azami ünite büyük lüklerini de belirlemektedir.

Ayrıca, kararlılık koşullarına ek olarak, generatörlerin ve u yarma devrelerinin karakteristik leri de, ani yük kalkmalarının ardından meydana gelen aşırı yük sorunlarının çözümünde en önemli bilgileri verirler, üre tim tesislerinin Aşağı Fırat Havzası ve Elbistan'da zorunlu toplanmaları nedeniyle kararlı lık, sistemimizde çok büyük ö nem kazanmaktadır. Kararlılık sorununun Batı Avrupa'da İs veç'ten sonra çok önemli olduğu ikinci bir ülke, Türkiye olmak tadır.

Açma ve kapamalardan doğan aşı rı gerilimler, hatların ve ay gıtların yalıtım düzeylerini ilgilendirdikleri için, ayrıca araştırılır. Planlanan bir hat tın optimum yalıtım düzeyini bulmak için, yalıtımı etkileyen etkenlerle birlikte hattın yıl dırımlara karşı korunma perfor manslarına ve meteorolojik ko şulların etkisine de bakılır. Korona ve radyo enterferans o layı incelemeleri hatlarda i letkenlerin en ekonomik şekilde seçilmesini ve yerleştirilmesi ni sağlar. Kısa devre inceleme leri ise rölelerin uygun şekil de seçilmeleri için zorunludur. Daha önceki işletme koşullarına uygun olan bir rölenin ve bir kesicinin, sistemin gelişmesi sonucu ortaya çıkacak durumlar da da görevini yapacağından e min olmak için, kısa devre in celemeleri sistemin gelişme a şamalarının herbiri için yapıl maktadır.

Ayrıca, harmoniklerin etkileri de ihmal edilmemekte ve her aşa mada araştırılmaktadır. Araştı rılan bir başka husus da önemli yüklerin, bu tür yüklerdeki red resörlerin, senkron makinelerin sisteme yaptıkları etkilerdir.

Burada daha çok gözönüne alınan genel noktalardan sözedilmiştir. Uygulamada yanlışlardan arınmış ve en ekonomik planın yapıla bilmesi için buraya kadar sa yılan hususlar en ince ayrıntı larıyla incelenmektedir.

AyBint ilara inme olanağı ise son yıllarda geliştirilen mo dern çözümsel yöntemler sayesin de ortaya çıkmıştır. Bilgisayar lar kullanılarak yapılan çalış malarda, modern çözümsel yön temlerin, enerji sistemlerinin planlaması ve tasarımlanmasında sorunlara yeni bir bakış açısı sağladıkları rahatlıkla söyle nebilir. Bu yöntemler, elektrik mühendisliğinin bu bölümünde, optimum üretim iletim sisteminin belirlenerek planlanmasından başlayıp, aygıt karakteristik lerinin ayrıntılarıyla saptan ması gibi tasarımlama çalışma larını da kapsayarak, sistemle rin ekonomik işletmeleri ve yük dağıtım sorunlarının çözümleri ne kadar çok geniş bir alanı içermektedir.

Bilgi işlemi kullanan böyle yöntemlerle yapılan çalışmalar pahalıdır, ancak enerji iletim sistemlerinin geliştirilmesi in celemelerinin geniş bir proje

şeklinde ele alınmasını zorunlu kılan, bu sistemlerin santralla rıyla, hatlarıyla milyarlara malolmasıdır.

5.5.

Planlanmış Olan En terkonnekte Şebeke ve 380 kV'dan Daha Yüksek Gerilimin Ge rekliliğinin Araştı rılması:

Böylece yapılan çalışmalar so nunda ortaya çıkarılan enter konnekte şebekenin önemli bir özelliği, en erken 1990 yılına kadar ülkenin doğusunda üreti lecek enerj inin Batı ve Kuzeyba tı bölgelerine kadar taşınması nın sağlanması gereksinimidir. Ancak bu gereksinim daha sonra ki yıllarda gittikçe azalacak tır.

1985 90 yılları için, Aşağı Fı rat Elbistan havzasında, 2400 MW'ı termik olmak üzere 6430 MW toplam gücünde santralların iş letmede olacağı ve bunların yıllık üretim kapasitelerinin ise 36,3 milyar kWh'a ulaşacağı öngörülmektedir. Bu yıllarda, adı geçen havzadan 5200 MW (or talama olarak 26 milyar kWh/yıl) dolaylarındaki gücün önemli bö lümünün 850 1000 km mesafe üze rinden yurdun Kuzeybatı ve Batı bölgelerine, geri kalanın ise 400 600 km uzaklığa Orta Anado lu bölgesine iletilmesi gereke cektir. Orta ve uzun mesafelere taşınacak güçler, o yıllardaki toplam talebin % 35'i ile % 55İ düzeyinde olacaktır. Bu yüzde oldukça önemlidir ve kullanıla cak "güvenirlik ölçütü"nü çok etkilemektedir.

Diğer taraftan üretilip ileti lecek güç ve enerjiler, TEK planlama mühendislerini 380 kV1 luk çok yüksek gerilim enerji ilat im şebekesinin o tarihlerde yeterli olup olmayacağı, 750 1000 kV gibi daha yüksek bir gerilim kademesine geçmenin o lurluğunun araştırılması soru nuyla karşı karşıya bırakmıştır.

1973 yılında başlanan ve halen sonuna yaklaşılan, ana iletim sisteminin geliştirilmesi çalış malarında üç alternatif düşü nülmüştür. Bunlardan biri 380 kV'luk sistemin geliştirilmesi, ikincisi halen planlanmış 380 kV'luk tesislere ek olarak 750 kV'luk şebekenin kurulması, ü çüncüsü ise yine programlanmış 380 kV'luk tesislere ek olarak Aşağı Fırat Elbistan havzasın dan îstanbul lzmit yük bölgesi

ne "çok yüksek gerilimde doğru akım" ile enerji iletimidir.

Böylece; a. 1948'lerdeki yüksek gerilim ne olsun?

İncelenen alan : 110 225 kV seçilen ve uygulanan geri lim: 154 kV b. 1955 1960'daki "çok yüksek gerilim ne olsun?" incelenen alan:225 500 kV seçilen ve uygulanan geri • lim: 380 kV sorularından sonra halen "380 kV'dan daha yüksek gerilime ge rek var mı ve varsa bu gerili min değeri ne olsun?" sorusuyla karşılaşılmıştır.

Ancak Aşağı Fırat Elbistan hav zasında bugün için bilinen kay nakların tümünün geliştirilme sinden sonra, 1990'lardan sayı larak, Doğu ve Güneydoğu Anado lu ve Çukurova bölgelerindeki yüklerin sürekli artması sonu cu, Orta ve Kuzeybatı Anadolu bölgelerine iletilecek güç ve enerjinin yıldan yıla azalacağı öngörülmektedir. Seçilerek uygu lanacak yeni gerilime 154 kV düzeyinin de etkisi olmaktadır. Bu etki şöyle açıklanabilir: Talep olunacak yüklerin bütün yurtta artmasıyla 154 kV'luk şebeke yavaş yavaş iletim ka rakterini kaybederek, dağıtım gerilimi düzeyine geçmektedir. Bu durumda enterkonnekte siste min çok yüksek geriliminden 154 kV'a yapılacak transformasyonla rın kolaylıkla ve ekonomik ola rak gerçekleştirilmesi gerek mektedir.

Yurdumuzda öngörülen elektrik enerjisi üretiminin noktadan noktaya değil de, ara bölgeleri de besleyecek şekilde olması gereği "çok yüksek gerilimde doğru akımla enerji iletimi" al ternatifini ekonomik olmaktan uzaklaştırmaktadır. Diğer taraf tan 750 kV seçildiği takdirde 750/154 kV doğrudan transfor masyonun yanında 750/380 kV'luk trafo merkezleri de kurulacak tır. Ayrıca 750 kV kademesi dünyada da yeni olup, işletme sonuçlarından derlenmiş güveni lir istatistikler ve bilgiler yoktur.

1973 yılında başlanılan ve ha len raporu yazılmakta olan ça lışmaların sonunda 1973 yılı fiyatları ile yapılan ayrıntılı ekonomik karşılaştırmalarda her iki geliştirme düzeninin ("Yal nız 380 kV" ya da "380+750 kV"

4 79

tesisleri) ekonomik olarak yak laşık değerler verdikleri gö rülmüştür. Bu nedenle, yalnız 380 kV'luk sistemin geliştiril mesinin diğer alternatiflere göre daha kolay işletilebilir, herhangi bir arızada sistemin diğer bölümlerini daha az ra hatsız edici, daha esnek ve do layısıyla daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır.

6. KURULACAK ELEKTRİK ENER JİSİ ÜRETİM TESİSLERİ İÇİN YATIRIM VE BİRİN CİL KAYNAKLAR POLİTİKASI

Elektrik enerjisi çağdaş uygar lığın vazgeçilmez bir unsuru olduğuna göre, daha önce açık lanan gereksinimlerin karşılan ması için çok büyük yatırımları gerektiren üretim kaynakları ile enerji iletim hatlarının tesisi tek çözüm olarak kalmaktadır.

Ancak, bütün bu üretim tesisle rinin ulusal çıkarlara uygun bir şekilde gerçekleştirilebil mesi için ulusal enerji politi kasının doğru olarak saptanması ve bu işin yapılabilmesi için de hidrolik, kömür, sıvı yakıt, jeotermal ve nükleer enerji kaynaklarına ait envanterin en gerçekçi şekilde çıkarılması gerekmektedir.

Enerji üretimimizin ulusal kay naklarımıza ve özellikle linyit ve su santrallarına bağlı olması geYekir. Maden kömürü kimya sa nayiinin en önemli ham maddele rinden biri olduğu için, bu bi rincil kaynağın santrallarda yakıt olarak kullanılması söz konysu olamaz.

Kömür kaynaklarımızın kesin en vanterinin hazırlanmasının, yü rürlükteki maden kanununa göre çeşitli zorluklar çıkardığı son yıllarda yapılan çeşitli çalış malar sonunda ortaya çıkarıl mıştır. Özel şahısların mülki yetindeki rezervlerin saptanma sı ve ülke gereksinimlerine ce vap verecek şekilde işletilme lerini de içine alan, yurt öl çüsünde bir katı yakıt politika sının bir an önce belirlenme sinde zorunluluk vardır. Bu tür rezervler özellikle Soma, Çan, Kangal, Orhaneli, Yatağan dola yında ve Trakya'da, yani yükle re yakınlık bakımından uygun yerlerde bulunmaktadır.

Katı yakıt rezervlerimizin en vanteri ve kullanılabilme duru mu bilinemediğinden, en ekono mik üretim programını yapma o

lanağı bulunamamaktadır. Bugün bilebildiğimiz en büyük linyit

sıvı yakıtlı" üretim tesisle rinden karşılamak yerine, bölge

olanağı, Elbistan rezervleridir. sel, ekonomik, özkaynaklarımızı

Petrol ve petrol rezervleri ile yakıtyağ talep ve olanaklarının da aynı şekilde çok iyi saptan ması ve bilinmesi zorunludur.

kullanacak üretim bitimlerine ağırlık verilmesi, özellikle linyit ve hidrolik kaynaklarının değerlendirilerek bütün enerji taleplerinin bu özkaynakları

Halen inceleme evresinde bulu nan jeotermal enerjinin sant

mızdan dengeli olarak karşılan ması ve işletme güvenliğini sağ

rallar için uygun olacağı orta layacak derecede yeterli yedek

ya çıkarsa, bu enerji türüne de kapasite bulundurulmasının ge doğal olarak yakıt politika ve rekliliği kuşku götürmez şekil

programlarında yer verilecek

de herkes tarafından bilinmekte

tir. Aydın ve Afyon'da bulunan sıcak buhardan yararlanmak için MTA Enstitüsü ile TEK sıkı bir

ve bu ilkelerin uygulanması i çin büyük çabalar sarfedilmek tedir.

işbirliği yapmaktadır.

Ancak, birincil enerji kaynak

Şimdiye kadar yapılan inceleme ler yeni büyük linyit rezervleri bulunmadığı takdirde 1980'lerin ilk yıllarından sayılarak nük leer enerji ile çalışan santral lara gerek olabileceğini ortaya koymuştur. Halen uzun erimli bir nükleer enerji programı ya pılabilmesi için hazırlıklar sürmekte olup, yurdumuzda kuru lacak ilk nükleer santrala i lişkin çalışmalar da hızla sür dürülmektedir.

ları envanterinin ve sıralama sının tam olarak bilinmemesi, gerek hidrolik, gerekse linyit kaynaklarının geliştirilmesinde jeolojik yapının ortaya çıkar dığı sorunlar ve finansman ve transfer zorlukları şimdiye ka dar, uygulamada aksaklıklar ve gecikmelere neden olmuş ve bu gecikmelerin kabulünde çok geç kalınması üzerine, "talebin hiç karşılanmaması" ile, "olanak bu lunan kaynaktan karşılanması" arasında bir seçme yapma ve

Hernekadar plan ilkelerine, TEK Kanununa ve hükümet programına göre enerji gereksiniminin kar şılanmasında su ve yerli linyit kaynaklarına öncelik verileceği belirtilmiş ise de, hidrolik kaynakların geliştirilmesi DSİ' nin, linyit yataklarının kulla nılması ise TKİ'nin tekelinde bulunduğu için, TEK, programla rını bu kurumlardan aldığı bil gilere göre, ikinci elden ha zırlamak zorunda kalmaktadır.

"çabuk kurulan sıvı yakıtlı" tesislere (Ambarlı Santralının tevsii ve Alüminyum Tesisleri imdat beslemesi için kurulan gaz türbinlerinin bir yıl önce getirtilerek bir bölümünün İz mir'e, bir bölümünün Seydişe hir'e tesis edilmesi, 1973 yı lında 195 MW toplam kurulu gü cündeki yeni gaz türbinlerinin acele olarak kurulmasına karar verilmesi) gitme zorunluluğu doğurmuştur.

Türkiye'de ekonomik bir üretim programlamasının saptanabilmesi için, TEK Kanununun, yalnızca elektrik enerjisi üretimine uy

Ulusal ekonomiyi dar boğazlara sokabilecek böyle durumların bundan sonra da meydana gelme sinin önlenmesi için;

gun tek amaçlı su ve kömür kay naklarının enerji üretimi bakı mından geliştirilmesinde Kurumu serbest bırakacak şekilde değiş tirilmesi gerektiği sonucuna, Kurumun çalışmaya başlamasından bu yana geçen kısa, fakat Üçün cü Beş Yıllık Kalkınma Planının hazırlıklarının yapıldığı ve birinci uygulama yılının geçi rildiği dönem olduğu için yoğun

a. Birincil enerji kaynaklarının envanterinin en teknik ve ger çekçi görüşle hemen hazırlanma sı, geliştirilebilecek bütün kaynakların yapılabilirlik e tütlerinin en kısa zamanda biti rilmesi ve etütler için masraf tan kaçınılmamasının, b. Proje terminle' inin doğru ve gerçekçi olarak saptanmasının,

çalışmalı üç yıllık süre içinde varılmıştır.

c. Yatırımların aksamadan yürü yebilmesi için, ödeneklerin za

Sağlam enerji politikası için, gerek bölgesel gereksinimleri, gerekse enterkonnekte sistemin gereksinimlerini, kısa dönemli

manında ve yeterli olarak veril mesinin sağlanması ve gümrük mevzuatı, transfer usulleri, istimlak ve irtifak sorunları, v.b. zaman alıcı her türlü

planlamalar ile "acil tedbirler" mevzuatın çabuklaştırılması ge

şeklinde ve "çabuk kurulabilen

rektiği görüşündeyiz.

EleKtrik Mühendisliği 213 480