Elektrik Mühendisliği · Sayı 154 · Ekim 1969

MÜHENDİS VE HUKUK

Hüseyin Pekin

Mevzuat ve hukuk Teknik / bilimsel makale

Yıl
1969
Sayfa
4
Okuma süresi
8 dk
Görüntülenme
0

Konu

Mevzuat ve hukuk

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

Anahtar kelimeler

  • Türk Ceza Kanunu
  • taksirli suçlar
  • taksirle adam öldürme
  • mesleki sorumluluk
  • yetkili elektrikçi
  • Faruk Erem

Özet

Yazıda Türk Ceza Kanunu'nun taksirli suçlara ilişkin hükümleri (tedbirsizlik, dikkatsizlik, acemilik, nizamlara riayetsizlik kavramları) hukuki açıdan incelenerek, mühendislerin ve işverenlerin tesislerde sorumlu elektrik mühendisi bulundurmamaları halindeki cezai sorumluluğu ele alınmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

TÜRK CEZA KANUNUNUN TAKSÎRLİ SUÇLAR HAKKINDAKİ HÜKÜMLERİ

Üyelerimizin zaman zaman Türk Ceza Kanunundaki taksirli suçlara ait hükümlerden yakınmalarına, endüstriyel gelişmenin ortaya çıkardığı yeni meseleler ve özellikle ülkemiz koşulları altında bu hükümlerin gözden geçirilmeleri zorunluluğuna dair isteklere muhatap olmaktayız. Nitekim Odamızın XV. Genel Kurul toplantısında da bazı üyelerimiz bu doğrultu da taleplerde bulunmuşturlar.

Aşağıdaki inceleme yazısı bu konuda üyelerimize yararlı olacağı ve aynı zamanda tesislerinde sorumlu elektrik mühendisi bulundurmamakta İsrar eden veya muvazaa yoluna sapan bazı işverenlere de uyarıcı olacağı kanısıyla, Yönetim Kurulumuzun talebi üzerine Oda Müdürümüz Hüseyin Pekin tarafından hazırlanmıştır.

YÖNETİM KURULU

GENEL BİLGİLER :

Türk Ceza Kanununun genel sistemine göre bir fiilin cezalandırılabil mesi için failde kast'ın varlığı şarttır, (TCK 45, fi). Kast, kanunun suç saydığı bir fiili, onu meydana getiren hareketin neticelerini bilerek ve is tiyerek işlemek iradesidir. Buna karşılık, işlediği fiilde kusurlu görülen failin istemediği neticeden sorumlu tutulması taksirdir. Kanunumuz taksirli sorumu 45. nci maddede yeralan «failin bir şeyi yapmasının veya yapmamasının neticesi olan bir fiilden dolayı kanunu o fiile ceza tertip ettiği ahval» den biri saymıştır. Kanunda açıkça gösterilen haller dışın da taksire dayanılarak ceza tertip olunması kabil değildir.

Taksir, kaza kavramından farklıdır. İstenmemiş ve öngörülmemiş olan netice esasen öngörülemez nitelikte ise olay, kaza sayılacaktır.

Taksir kalıpları :

Kanunumuz sadece taksirden değil «tedbirsizlik», «dikkatsizlik» «acemilik», «emirlere, nizamlara riayetsizlik» gibi muayyen bazı kalıp lara girebilen taksirden bahsetmektedir. Kanun, tedbirsizlikten (TCK. 455, 459), meslek veya san'atta acemilik, tecrübesizlikten (TCK. 383, 455, 459), talimata, nizamaUg, emirlere riayetslzlik'den (TCK. 383, 455, 459) ileri gelen taksirden bahseder.

1. Tedbirsizlik, dikkatsizlik kavranılan :

Tedbirsizlik, muayyen bir sonucun dogmasına engel olabilecek tedbir

leri almamak suretiyle, ihmali bir durumu muhafaza etmek demektir.

Dikkatsizlikte ihmal fikri mevcuttur, gerekli ihtamam gösterilmemiş

tir.

,•

2. Acemilik kavramı :

Her meslek için bazı esaslar mevcuttur. Meslek ve san'atta acemilik, muayyen bir mesleği icra eden kimsenin, o meslek veya san'atın esaslarını bilmemesi, yanılması veya' bu hususta gereken muharetle mü

HaztTlayantn 'notu:

Taksirli suçlar hakkındaki bu derleme yazısı Ankara Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Profesörü Sayın Hocam Dr. Faruk Erem'ln «Türk Ceza Hukuku» isimli eserinden naklen hazırlanmıştır.

cehhez olmaması şeklinde tezahür eden bir taksir, peklidir. Muayyen bir mesleğin gerektiği asgari bir meslek ehliyeti ihmal edilemez ('J.

3. Nizamlara riayetsizlik :

Taksirin diğer üç şeklinde (tedbirsizlik, dikkatsizlik, acemilik) ihlal edilen genel veya teknik tedbirler kaidelerdir; taksirin bu son şek linde ise tedbir kaidesi, kanun veya nizam ile veya emirlerle •vazolun muştur. Fakat müşterek olan cihet şudur : . Mevcut toir «tedbir kai desi» ihlal olunmuştur.

Bilmemek mazereti :

Resmi makamlarca konulan nizamları bilmemek mazeret sayılamaz. Fakat emirleri bilmemek veya Özel kişilerin koyduğu nizamları bilme mek mümkündür. Bununla beraber bu çeşit emirleri ve nizamları bil memek,' eğer olayda tedbirsizlik} dikkatsizlik gibi diğer taksir şekil leri mevcut ise etkili olamıyacaktır. • ' '

4. Emirlere riayetsizlik :

Devlet «zararlı hadiseler» i önlemekle görevlidir. Bu sebeple bu çeşit hadiseleri doğrudan doğruya önleyici nizamları koyar, emirler verir. Fakat taksir konusunda özel kişilerinde "(gerçek veya tüzel kişilerin) nizam'koymak (bir fabrika sahibinin iş nizamları koyması gibi), emir vermek yetkisi vardlr. Fakat burada bir özel kişinin diğerlerine emir ' verebilmesinde hukuki İmkan konusu ile karşılaşmak mümkündür. Bir anlayışa göre bu çeşit emirlere uymak zorunluluğu ceza kanunu • nun bunları tanımîş olmasından (TCK 45, f2, 455, 459 ve diğer hü kümleri) ileri gelir. Diğer bir anlayışa göre Devlet kendi gayesine ulaşabilmesi için kendi organları yerine özel kişileri kullanmıştır. Bu suretle Devlet yararına özel kişilerce yapılmış bir kamu faaliyeti or taya çıkar (2).

TAKStRLİ SUÇLAR :

TEHLİKEYE TAKSİRLE SEBEBİYET :

TCK. nun Ş83, maddesine göre : «Bir kimse tedbirsizlik veya dikkat sizlik veya. san'at ve meslekte tecrübesizlik veya nizam ve kaidelere riayetsizlik, neticesi olarak bir yangına veya infilaka veya batmağa veya deniz kazasına veya umumi .bir .tehlikeye mutazammın tahriba ta ve musibetlere sebebiyet verirse otuz aya kadar hapse ve yüz lira ya kadar ağır para cezasına mahkûm olur (Asliye).

Eğer ,bu fiilden bir şahsın hayatında tehlike hasıl olursa altı ay dan beş seneye kadar hapse ve elli liradan yüz elli liraya kadar ağır para cezasına ve bundan ölüm vukua gelirse beş seneden fazla olmaı mak üzere ağır hapse ve yüz liradan beşyüzliraya kadar ağır para ce ' zasına mahkûm olur (Ağır ceza)».

(1) Yetkili elektrik yönetmeliğinin 11. nci maddesine göre 750 kw, 35 kv' tan büyük tesislerin işletme ve bakımının sorumluluğu birinci sınıf yet kili elektrikçilerin yetki alanı dışında kaldıftndan bu nitelikteki tesislerde mühendis bulundurmıyanlar, «acemilik» ithamını çürütebilme imkanm

• dan mahrum olduklarından bir taksirli fiil halinde ' sorumluluktan kurtulamıyacaklardır. • "<** • (2) özel kişilere dahi böyle yetki tanmabildiğine göre 6235 sayılı kanun la «kamu kurumu» niteliğinde bir meslek teşekkülü .olarak kurulan TMMOB nin İhtisas Odalarına üçüncü şahısları bağlayıcı mesleki kaideler koymak yetkisi, evleviyetle tanınmış olur. Bu nedenle KV'lncl Genel Kurulda kabul edilen yönetmelikteki Orta" ve Yüksek' Gerilim tesisleri sahiplerinin elektrik mühendisi bulundurmaları zorunluluğu bağlayıcı bir hukuk kaidesi mertebesine ulaşmış demektir.

'' ,

1. Suçun Mahiyeti :

TCK 383, TCK 455'e göre özel bir hükümdür. Tehlikenin vukua gel miş olması şarttır. Tehlike unsurunun tahakkuku iledir ki. bu taksirli fiil suç haline gelir. Tehlike önemsiz de olabilir. Tehlike az ise «eza indirilir. Neticenin ağırlığıdır ki ihmal ile genel bir tehlike yaratmış olanları cezalandırmayı kanun koruyucuyu adeta zorlamıştır.

2. Taksirin varlığı :

Taksir bütün şartları ite mevcut bulunmalıdır. Fiilde tedbirsizlik, dikkatsizlik, san'atta, meslekte tecrübesizlik, nizamlara, emirlere, ka idelere riayetsizlik hallerinden bir veya bir kaçının vücudu taksiri meydana getirir. Bunlar dışında kalabilen kusurlu hareketlerde mad de tatbik edilemez.

Neticenin ağırlığı, failin haiz olduğu sıfat, hadisenin gece vakti oluşuna göre ceza arttırılır. Tehlikenin önemsiz oluşuna göre de azal tılır.

TAKSİRLE ADAM ÖLDÜRME :

TCK nun 455, nci maddesine göre : «Tedbirsizlik veya dikkatsizlik veya meslek ve san'atta acemilik veya ntzamat ve evamir ve talimata riayetsizlik ile bir kimsenin ölümüne sebebiyet veren şahsın iki sene den beş. seneye kadar hapse ve 250 liradan 2500 liraya kadar ağır pa ra cezasına mahkûm olur (Asliye). Eğer fiil birkaç kişinin ölümünü mucip olmuş veya bir kişinin ölümü ile beraber bir veya birkaç kişi ninde yaralanmasına sebebiyet vermiş ve bu yaralanma 456, ncı mad denin ikinci fıkrasında (3) beyan olunan derecede bulunmuş ise dört seneden on seneye kadar hapis ve 100 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile mahkum olur (Ağır ceza)».

1. Suçun Maiyeti.

455. nci maddenin tatbiki için ölüm neticesi ile failin taksirli fiili arasında illiyet (sebep sonuç) bağının mevcudiyeti şarttır Fakat failin fiili ile netice arasında sadece illiyet bağının mevcut olması failin mes'u ılyeti için kafi değildir. Failin «Tedbirsizlik», «Dikkatsizlik», «Acemilik», «Emir ve nizamlara riayetsizlik» etmiş olduğunun, yani kusurunun ayrıca sabit olması lazımdır. Bu itibarla herhangi bir faaliyet sahasında mesela «Nizanıat ve evamir veya talimat» esasen mevcut değilse bu hususlara muhalefetten mütevellit kusurun kabulü cihetine gidilemez. Ayni şekilde «Nizama ve evamir» e riayet etmiş olmak kusurun diğer şekillerini ber taraf etmiş olamaz.

Gereken tedbiri zamanında almamak suretiyle bir kazaya sebebiyet vermiş olmak ta «Tedbirsizlik» tir. Müessese sahiplerinin tesislerin işlet me ve bakımındaki kusurları «tedbirsizlik sayılmalıdır, örneğin asansör kazalarında yetkili ve sorumlu bir eleman bulundurmadığı ve gerekli ted biri almadığı için asansörün bulunduğu binanın sahibinin cezai sorumlu luğu vardır.

Mağdurun kusuru :

Mağdurun kusurlu hareketi failin mes'uliyetini ortadan kaldırır. Fa kat failin nizamata göre alması gereken tedbirleri almış olması halinde mağdurun kusuruna rağmen kazanın önlenmesi mümkün idiyse failin mes'uliyeti devam eder. Ezcümle işçilerin kusurlu hareketlerine karşı ni (3) .. . fiil, halastan veya azadan birinin devamlı zaafını yahut soz söyle mekte devamlı müşkülatı veya çehrede sabit bü' eseri yahut yirmi gün ve daha ziyade akli veya bedeni hastalıklardan birini veya bu kadar müddet mutat İştigallerine devam edememesini mucip olmuş veya haya tını tehlikeye maruz kılmış İse... cezalandırılır

Elektrik MuhendİBll&i İSİ

zamat gereğince alması gereken tedbirleri ittihaz etmiyen bir mühendi sin mes'uliyetine karar verUmtştir. Yine ayni sebeple, kullanılması için usta bir şahsa tevdii icabeden bir makineyi acemi bir işçiye tevdi eden işveren, işçinin ölümünden mes'ul tutulmuştur. Bu gibi hallerde mağ durun tedbirsizliği, failin mesuliyetini bertaraf edemez.

Üçüncü şahsiii kusuru :

Üçüncü şahısların kusurlu hareketleri konusu bilhassa İnşaat kazala rında tetkike muhtaç bir konu halindedir. Kontrol mühendisi ve mimar ları planlardaki kusurdan mütevellit kazalarda dahi mes'ul tutulmakta dır. Çünkü plam tatbikle mükellef olan kimsenin kusurları önlemek için hususi bir ihtimam göstermesi lüzumlu .görülmekte, planın idari makam ların tasdikinden geçmiş olması kontrol mühendis veya mimarının kusu runu bertaraf edemiyeceği neticesine varılmaktadır.

Müteahhitler vasıtasıyla yaptırılan inşaat kusurlarından esas itiba riyle müteahhitler sorumludur. Fakat müteahhidin faaliyetine fiilen ka tılmış olan mal sahiplerinin de mes'uliyetine karar verilmiştir.

İştirak :

Mesela bir binanın yıkılması sebebi, plan, betonarme hesabı, hatası, ve malzeme kusurunun birleşmesi neticesi olarak kabul edilirse planı ya pan mimar, hesabı, yapan mühendla, kötü malzeme kullanan müteahhit arasında fiili bir birleşme mevcuttur ve iştirak hükümlerine göre ceza tertip olunur.

Mütcratik Kusur Kavramı :

TCK, nun 455 ve 459. ncu maddelerine 501 sayılı kanunla şu fıkra eklenmiştir : «Yukarıdaki fıkralarda beyan edilen cezalar, kusur dere cesine göre sekizde birine kadar indirilebilir : (Meselâ 4 yıl hapis 6 aya kadar indirilebilir)».

Sayın Prof. Faruk Erem ceza hukukunda sadece «kusur derecesi

ne» göre sonuca varılamıyacağına işaret etmekte, tazminat vecibe

sinde esas olan kusurun yüzde nisbetl cezai manada takdir sayılmamak

İcap eder demektedir. Kusur derecesi bilirkişinin takdirine kaldığı sürece,

kusur yüzdesine göre ceza vermek, bilirkişiyi hakim mevkiine yükseltme

si olur. Bilirkişilerin kusur hesaplarının dayanağı nedir? Takdir hak

kına saygı bu hesabı sormağa engel midir? Kanımızca da sayın Profe:

sörün temas ettiği hususların müsbet dayanakları bulunması halinde

mes'ul mühendis olarak görev yapan meslektaşlarımızın herhangi bir

adli hataya kurban gitmeleri durumu önlenmiş olacaktır.

,ı

TAKSİRLİ MÜESSİR FÖL

TCK. nun 459, ncu maddesine göre : «Her kim tedbirsizlik veya dik katsizlik yahut meslek ve sanatta acemilik veya nizam, talimat ve emir lere riayetsizlik neticesi olarak bir şahsa cismen eza verecek veya sıhha tini ihlâl edecek bir zarar iras eder yahut akli melekelerinde teşevvüş, husulüne sebebiyet verirse :

1 — İ56 nci maddenin ikinci ve üçüncü " fıkralarındaki hallerde üç aydan yirmi aya kadar hapis ve 100.— liran 500.— liraya kadar ağır pa ra cezası hükmolunur.

2 — 456 ncı maddenin İkinci ve üçüncü fıkralarındaki hallerde üç aydan yirmi aya kadar hapis ve 100.— liradan 500.—liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.

3 — Birkaç kişi cürümden mutazarrır olmuş ise bir numaralı bentte hapis cezası altı ay ve ağır para cezası ikiyüz liraya kadar iki numaralı bentte hapis altı aydan otuz aya kadar ve ağır para cezası 150.— liradan aşağı olmamak üzere hükmolunur (ASLtYE)».

>.