Elektrik Mühendisliği · Sayı 88 · Nisan 1964
DOĞRU VE ALTERNATİF AKIMLA ÇOK YÜKSEK GERİLİMDE ENERJİ NAKLİ PROBLEMLERİ
İletim ve dağıtım şebekeleri Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1964
- Sayfa
- 9
- Okuma süresi
- 27 dk
- Görüntülenme
- 1
Konu
İlgili: Yüksek gerilim, koruma ve ölçme, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- DC enerji nakli
- AC enerji nakli
- CIGRE
- yüksek gerilim
- 500 kV hat
- enterkonneksiyon
Özet
CIGRE'nin 1963'te Londra'da düzenlediği toplantılarda tartışılan çok yüksek gerilimde doğru akım (DC) ve alternatif akım (AC) ile uzun mesafe enerji nakli sistemlerinin teknik ve ekonomik karşılaştırması özetlenmekte; Amerikan, Kanada, Fransız, İsveç ve Rus uygulama örnekleri ile AC ve DC nakil yöntemlerinin avantaj ve dezavantajları ele alınmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
UDK: 621.3.65
Doğru ve Alternatif Akımla Çok Yüksek
Gerilimde Enerji Nakli Problemleri
Adnan DİNÇEL Y. Müh. E.Î.E.
CIGBE'ntn bu konu ile ügilı ıkı komitesi Mayıs 1963 de Londra'da problemi tartışarak aşağıdaki konulardaki sorulara cevap aramışlardır Bu komiteler No 10 çok yüksek geri limli doğru akımla enerji nakli ve No • 9 çok yüksek gerilimli alternatif akımla enerji nakli komiteleri ıdı Problem memleketimiz için çok aktüel ve arkadaşlarımız içm ilgi çekici bulunarak konuşmaların kısa bir özeti aşağıda sunulmuştur
KONU 1 : ÇOK UZUN MESAFELERE ENER Jİ NAKLİ (500 Km)
Bir Amerikan görüşü, DC veya kompensc edil miş AC olsun bir yüksek gerilimli enerji nakil hattında ünite başına yatırım miktarının uzun lukla doğru ve taşıma kapasitesinin kare köküy le ters orantılı olduğu noktasında idi.
Şayet kapasite (4) ün katları olarak artıyor sa, mesafe kW başına yatırımın ehemmiyetli bir tesiri olmaksızın iki defa artar. Buna göre gü cün artışı, ekonomik taşıma mesafesini de aynı şekilde artıracaktır.
Burada gayri ihtiyarî akla şu geliyor, bir za manlar Batı Amerika'da bazı müesseseler 60/60 MWlık bir enerji alış verişi için 250 mil (tak riben 500 km ) bir enerji nakil hattı inşa etmiş lerdi. Enerji ekonomisi yönünden düşünceler u cuz enerjinin bazı anlarda mümkün ve faydalı ol duğu noktasındadır. Aynı bölgede 250/300 MW kolaylıkla 500 milden daha uzak bir mesafeye nakledilebilirdi ve bu istikbal için daha uygun olurdu. Kompansasyona şüphesiz ihtiyaç vardır, fakat bu esasen 20 seneden fazla bir zamandan beri bilinmektedir.
Burada iki çeşit nakil şekli açık olarak gö rünür. Bunlardan biri ucuz üretim tesislerinden. — hemen maden sahasında kurulmuş termik san trallar veya uzak hidrolik santrallar— yük mer kezlerine, büyük yük faktörü ile büyük enerji ile timidir. Diğeri ise, sekonder enerjinin ekonomik mübadelesi için büyük sistemlerde, ıslah edilmiş diversite faktörü, yedek kapasite ve küçük yük faktörleri, kullanmaktır. Bu tip enterkonnekte şebekeler Kuzey Amerika'da 500 1000 mil me safe içinde kullanılmıştır. Bu bölgede meskûn yerler seyrek, yük ve araştırma bölgeleri birbi rinden uzaktır ve fakat enterkonneksiyon fayda lı ve lüzumludur. Ayrıca Kuzey Kanada ve Alas ka'da büyük hidro elektrik imkânlar vardır ve bunlar yük bölgelerine çok uzaktır.
Emniyet Standartları:
Yukarıda bahsedilen iki çeşit nakil sistemi için ayrı ayrı standartlara ihtiyaç vardır. Yüksek bir yük faktörü ile enerji nakli itinalı bir servis devamlılığını isteyen ana yüke çok bağlıdır.
Yüksek dereceden bir emniyet için birçok pa ralel devrenin seyrek de olsa arıza ihtimaline karşı tesisi icap eder. Uzun mesafelere nakilde ilâve her devre, bir ek masraftır ve optimum çö züm karışık bir tarzda meydana getirilmelidir ki, döner yedekler ve hatlar emniyetli bir üretime yardım edebilsinler.
Diğer çözüm tarzında yani yük bölgelerinin düşük yük faktörü ile enterkonneksiyonunda müm kün olduğu kadar düşük bir emniyet standardı kullanılmalıdır. Burada, arızaların nisbeti belki yüksektir, fakat devamlı ve sıkıntı veren arıza ların sayısı kabul edilebilir derecede az olur. Bu na rağmen kurulu gücün nakli yerine ısınma sı nırının üstünde yüklenen bir hattın kabulü daha kolaydır.
Pompalı veya buna benzer tesislerdeki enerji veya pompa generatör tipi tesislerde tek devre hatlar oldukça az seviyede emniyetle gözlü bir sistemde enerji nakil hattı olarak kullanılabilir ler. Bu sebeple belirli sayıdaki geçici arızaların yalnız fiyatı mevzubahis olur.
DC ve AC sistemlerin mukayesesi:
AC ve DC sistemlerin teknik mukayesesini yapmak pek kolay bir iş değildir. Bu iki sistem birbirinden birçok noktalarda farklıdır ve basit bir görüşle bir mukayesede ortak bir baz bulmak mümkündür.
Temel bir görüşle her ikisi de elektrikî ener jinin nakline hizmet ederler. AC ve DC sistem ler aynı şekilde sınıflandırılmışlardır ve' ikisi de aynı işi aynı nitelikle yaparlar. Diğer taraftan
aynı karakterdeki AC ve DC hatlar aynı yük ka pasitesinde, aynı verimde ve emniyette olmalı dırlar. Yük kapasitesinin tarifi bile, AC halde DC hale nazaran daha fazla güçlük arzeder.
AC enerji naklinde yük kapasitesi genel hal de stabilite ile sınırlandırılmıştır. Halbuki DC halde kapasite sistem stabilitelerinin normal ve fazla yüklü hallerine bağlı bir fonksiyondur.
AC ve DC sistemlerin emniyet sınırları çok uzun mesafeler üzerinde yapılmış tecrübelerin neticesi olarak verilmelidir ve bir AC enerji naklinde uzunluk arttıkça şönt ve seri kompan sasyon da artar.
Uzun DC enerji nakil hatlarının faydaları :
Kısa hatlarda AC sistemlerin, uzun hatlarda da DC sistemin emniyet avantajları makul kar şılanabilir. Toprağı müşterek (rp) bir DC sis temde, hattın biri servis dışı olsa bile sistem ta şıma kapasitesinin yarısını muhafaza etmekte dir. Halbuki AC sistemde bir fazın topraklan ması sistemin servis dışı olmasına sebep olur. İlaveten kısımlara ayrılmış ve kompanse edil miş bir AC sistemde kurulu gücün kayıplarla beraber devamlı veya fasılalı nakli herhangi bir kısımda bir veya daha fazla devre tesisi ile sağlanabilir. Bu kurulu güç belki de hattın ta şıma kapasitesine eşittir, fakat kompansasyonla ve kısa olması sebebiyle taşıma kapasitesi sını ra yaklaştırılmış bir hatta uzun bir servis için stabilite limitine yaklaşmak lâzımdır.
İki müstakil D C sistem, kısımlara ayrıl maksızın ve normal terminal cihazları ile bir naklin veya sistemlerden birinin devre dışı ol masına taşıma kapasitesinde tesirli bir yüksel me olmadan müsaade edebilir. Yalnız kayıplar bir miktar artar. Şüphesiz bu halde nakil, ısın madan dolayı devamlı arıza icap ettirmiyecek derecede ve arıza akımını taşıyabilecek kapasi tede seçilmiş olmalıdır.
Sistemler arasındaki mukayeseler iyi yapıl mış olmalıdır. İstikbaldeki muhtelif faktörler ve sarfedilecek para netice olarak sistemin iyiliği ni ortaya koyacaktır. Farklar minimuma indiril meli ve bu halde aynı bazda eşit bir sistem mu kayesesi yapılmalıdır. Bununla beraber yaklaşık ve eşit bir sistem, tasavvur edilebilen bir uzak lığa taşımayı yapabilir. Hakikatte her iki siste min çizilmesinde pek fark da yoktur, iyi ve kötü noktalarıyla istikbaldeki duplikasyonları ile iki si de aynı şeydir. AC ve DC sistemlerin bilinen ve kullanılan tabiî karekteristiklerini içine alan bir sistem daha oynak ve avantajlı olacaktır.
AC sistemin karekteristiği müdahale edile cek seviyede bir frekans değişimi meydana ge tirmiyecek derecede enerjinin naklidir. Şüphe siz bu karekteristik kayıplar ve stabilite ile de
ilgilidir. DC halde, diğer münasebetlerin eşitliği halinde otomatik olarak daha fazla bir enerji gönderilmesi olmayacaktır, iletim uçlarında dü şük AC gerilimlerinde meydana gelen mevzii sistem bozuklukları istisna edilirse, bu bozuk lukların sebep olacağı kesintiler boyunca bir DC sistemi durumunu muhafaza eder.
Kanada Sistemi:
Kanada'da bazı bölgelerde kurulmuş bulunan çok uzun hatlar diğer bir konuşmanın konusu olmuştur. Bunlardan biri Hamilton Falls ile New York veya Toronto arasında idi. Hamilton Falls 5000 MW potansiyelde ve uzaklık da 1000 mil den fazla idi. Mevcut düşünce bu hat AC olma lıdır tarzındadır. Diğer biri Nelson nehri ile Minneapolis arasında idi, (güç 4000 MW, uzak lık 1000 mü).
Henüz üzerinde çalışılmıyan bir mevzu da Fundy körfezindeki med cezirden elde edilebile cek enerjidir. Fundy körfezi Amerika ile Kana da arasındadır. Amerikalılar kendilerine ait böl gede çalışmalar yapmışlardır. Kanadalılar ise körfezin daha büyük bir kısmına sahip oldukla rı halde henüz bir çalışma yapmamışlardır. Dü şünülen şekil buradan elde edilecek enerjiyi 750 mil ötedeki Boston veya New York'a nakletmek tir.
Batı Kanada'da Peace ve Columbia nehri üze rindeki imkânlar şimdi AC sistemle tesis edil miştir. Projenin ikinci kısmı için DC sistem dü şünülmektedir.
Bir AC sistem içinde DC sistemler:
Fransızların iki görüşü var; biri malik oldu ğunuz büyük miktardaki enerjiyi bulunduğu yer den diğer bir yere nakil bir problemdir. Diğeri oldukça farklı bir görüş bir memlekette sistem lerin inkişafı içinde nakil problemi nelerden ibaret olmalıdır.
Bu iki problem aynı değildir. İlk halde bir yerden diğer bir yere nakil her iki çeşit sistem de de ekonomi, emniyet yönlerinden mukayese edilmelidir.
Diğer bir yönden problemi memleket ölçü sünde görmek lâzımdır. Hızla yükselen yük ne rededir? Üretim imkânları nerededir? Bu iki bölge arasında hattın nerelerden geçmesi her iki sistemde de uygun olur?
İkinci problemi daha yakından etüt edersek DC enerjinin bir noktadan diğerine ve buradan başka bir noktaya naklinde veya lokal dağıtım şebekelerinde birçok kademe kullanılacağı gö rülür. Bu halde bir devrenin kaybı bütün sistem için güçlük arzeder, çünkü DC kesiciler yok
tur. Ve bu da problemin gelecekteki önemini gösterir.
Çok Terminali! D. C. sistemler :
İsveçli Dr. Lamm şöyle diyor: «Bir yenilik, ekonomik değilse pek bir mâna ifade etmez.
Önce servis devamlılığı hakkında konuşalım, bu devamlılık hatta ekonomi deyimiyle de for müle edilmiş olabilir. Çünkü terminal istasyonu çok karışık demek, plânlamada, projede, tesis de dikkatli olmak, dolayısıyla çok para sarfet mek demektir. Mühendis olarak çok para sarfet tik, fakat optimum bir servis devamlılığı temin edebiliyoruz.
Gotland'da yapılan tesislerde edinilen tecrü bede dikkatli bir proje safhası ve cihaz seçimi, tatmin edilir bir servis sağlamıştır.
Sonuç:
AC ve DC de fiyat mukayesesi Kanadalılara ait raporda Mr. Ellis'in de bahsettiği gibi 450 600 mil civarında fiyatlar hemen hemen aynı dır.
Elimizde DC ayırıcılar olmadığı için DC ayı rıcıların avantajlarını bilemiyoruz. Elimizde yalnız çabuk açan ayırıcılar vardır ve bunların fiyatı da DC disjonktörlerinkine oldukça yakın dır. DC disjonktörlerin istikbalde kullanılması beklenebilir. Terminal istasyonlarında kullanı lan cihazların maliyetinin gittikçe AC cihazların maliyetine yaklaşması yakın bir gelecekte müm kün görülmektedir.»
Rus Görüşü:
Rus Delegasyonunun bildirdiğine göre bir çok 500 KV. luk hat 500 km. nin üstündeki me _safelerde Rusya'da işletmeye açılmıştır. Kubısc hev Moskova, Volgagrad Moskova, Bratsk Irkutsk v.s. gibi Bundan sonra yapılacak olan hatlar AC 3 fazlı 500 veya 750 KV, tek veya çift devreli, seri kapasiteli ve kapasitesiz, yüksek gerilim barlarında şönt reaktörlerle teçhiz edil miş olarak inşa edilecektir.
Devre başına taşıma kapasitesi 500 kV da 700 ve 1000 MW, 750 kV da 2000 ve 3000 MW dır. DC iletim için 1500 kV düşünülmektedir. Bu halde devre başına 6000 MW lık kapasite ile bir veya iki devreli hatlarda 4x700 mm2 veya 4x1000 mm2 iletkenler kullanılacaktır.
Bu taşıma kapasitesi teknik ve ekonomik se beplerle artırılmak istenilmektedir. Tek devre şu hallerde kullanılır: Tek devre açmaları müş terilerde sıkıntıya sebep olmazsa, devre başına alınabilecek güç % 10 20 den fazla artmazsa; yedek veya mübadele edilebilir kapasite elde bulunduğu taktirde bunun naklinde.
Çift devrede birçok değiştirme noktalan bu lunur, bunlar vasıtasıyla hatlardan biribirine na kil yapılabilir ve hattın biri arızalı olduğunda diğer hat kısmen (% 10) fazla yükle yüklenebi lir.
Fakat bu halde de devreler aynı direkler üze rinde iseler atmosferik tesirlerden olan arızalar her iki devrede aynı tesiri yapar.
Ekonomik görüş açısından, DC ve AC hatlar aynı uzunlukta, aynı kapasitede ve aynı fiyatta iseler birbirine eşittir diyebiliriz.
Alternatif akımla enerji naklinin faydaları:
1 — işletmede büyük basitlik ve civalı redre sörler gibi cihazların kullanılmaması.
2 — 1000 1200 km. den kısa ve 2000 MW ta şıma kapasitesinden az sistemlerin ekonomik üs tünlükleri.
3 — Şebeke komünikasyonunun basitliği.
Alternatif akımla enerji naklinin mahzurları:
Birincisi; dahili aşırı gerilimler ve stabilite ile ilgili problemler.
İkincisi; enerji naklindeki kompansasyon ile ilgili problemler.
Doğru akımla enerji naklinin faydaları:
Birincisi; stabilite problemi ortadan kalkmış olup dahili aşırı gerilimler önemsizdir.
İkincisi; hava hatları ve yeraltı kablosu tesisi daha ucuzdur. Daha yüksek gerilimlere gidildik çe taşınabilen güç artar.
Üçüncüsü; uzunluğu 1200 km. den fazla ve taşınacak güç 2000 3000 MW dan büyük ise ekonomik avantajı vardır.
Doğru akımla enerji naklinin mahzurları:
Birincisi; civalı redresörler gibi cihazların kullanılması.
İkincisi; çevirici merkezlerin işletmesinin çok karışık oluşu.
Üçüncüsü; doğru akımda şebeke komünikas yonunun alternatif akımdakine nazaran daha zor oluşu.
İsveç'ten öğrenildi ki, bugün işletme emniye ti alternatif ve doğru akımda birbirinden farklı değildir. Doğru akımda pek çok avantaj vardır.
«Bir problemi ele aldığımızda her iki sistemi de teknik bakımından birbirine eşdeğer kabul ediyor, sadece ekonomik mukayese yapıyoruz.
Bir kaç senedir. îsveç yahut İskandinav böl gesiyle Danimarka, Belçika yahut Orta Avrupa bölgesi arasında bir irtibatı etüd etmekteyiz. Burada doğru akım en iyi çözüm olarak bulun muştur. Tesis maliyeti takriben alternatif akım dakinin aynı idi. Fakat doğru akımda teknik ba kımdan avantajlar vardır (Bilhassa asenkron bir şebeke mevzubahis ise).
Diğer yandan, İsveçte birçok eski 220 kV luk hatları ihtiva eden paralel şebekemizde bu cins etüdlerimiz vardır. Doğru akım cazip görünmek tedir, fakat fiyatlar halâ çok yüksektir. Her iki senede bir bu meseleyi ele alıp tetkik ediyoruz ve görüyoruz ki, fiyatlar düşmektedir. Gelecek ümit vericidir».
A. C ve D. C çakışan noktalar: Bir Amerikan görüşü:
Federal Power Commission'un enerji nakli ve enterkonneksiyon konusunda çalışan özel tek nik komitesi doğru gerilimli hava hatları ile al ternatif gerilimli hava hatlarının fiyatlarında 700 — 900 mil uzunluklarda eşitlik bulmuştur. 1000 MW lık bir güç, 0,7 Cos $ ile 750 mil me safeye nakledilecekse, doğru gerilim halinde hat 0,32 sent/kWh, alternatif gerilim halinde 0,29 sent/kWh masraf gerektirecektir. Amerikan menşeli diğer bir bilgiye göre: Uzun mesafe ler nazarı itibare alındıkça A. C ve D. C, üzerin de fazla durmaya lüzum yoktur. Asıl mukayese taşınacak enerji cinsinin mukayesesi olmalıdır. Meselâ elektrik enerjisi nakli, kömür nakli (mü temadi tren veya su yolu nakliyesi) veya payp layn ile sıvı yakıt nakli gibi.
İsveç delegesi bu görüşlerin haricinde Ameri kan fikirleri bulunduğuna işaret etti.
Doğru akımın İngiltere'de ^llanılması im kânları hakkında bir İngiliz görüşü önce alter natif akım şebekesinin kuruluş tarihini çizdi.
İngiltere'de diğer birçok memleketlerde ol duğu gibi müstehlikler, birbirinden ayrı şebeke lerle beslenmekte idi. Sonra bu şebekeler hatlar vasıtasıyla bağlanmaya başladılar. Bu sayede ü retimlerin birleştirilmesi ve bütün sistemlerde hazır bulunması gereken yedek güçte tasarruf sağlandı.
Daha sonra doğrudan doğruya enerji nakil sistemine bağlanan yeni generatörler tesis edil di.
On sene önce 132 kV enerji nakil sisteminin yetersizliği dolayısıyla yeni bir enerji nakil sis temi 275 kV tesis edilmiştir. Bu 275 kV luk sis tem primer şebekeyi teşkil eder. 132 kV luk sis tem sekonder şebekeyi teşkil eder ve dağıtım şe bekelerini besler.
Halen, çok büyük üniteler (500 MW lik üni
teler ve 2000 MW lık santrallar) bu primer şe
bekeye bağlanmaktadır. Umumiyetle hiç bir
ünite 132 kV luk sisteme direkt olarak bağlan
mamaktadır. Santrallar, soğutma suyu bulunan
yerde, nükleer tipte ise sahilde kurulur. İcabın
da santrallar yük merkezlerinden epey uzakta
olabilir.
' . ~. .
Geniş alternatif akım şebekelerinin zorluk ları :
Büyük generatörlerin imalât ve tesis masraf ları oldukça düşürülmüş olmasına ' rağmen, fi yattaki bu azalma, generatörle dağıtım noktası arasındaki enerji naklinin artan fiyatıyla kom panse edilir. 1965 de 275 kV luk şebeye 400 kV luk şebeke ilâve edilecektir. Yük artışı yüzdesi bugünkü gibi devam ederse 10 15 sene sonra bu şebekenin de yetersiz olacağı aşikârdır. O za man daha yüksek gerilimli bir şebeke ilâve et mek gerekecektir. Bu ise generatörlerin gittikçe yükten uzaklaştıklarını gösterir., .
Bu memleket diğer birçokları gibi hava hat ları ile ağ gibi örülmüştür. Her gün daha yeni hatlar inşası talep edilmektedir. Bilhassa yüksek gerilimli olanlar halkın endişesine sebep olmak tadır. «Bu devreleri niçin yeraltı yapamıyorsu nuz» talebi ile karşı karşıya kalınmaktadır.
Çok yüksek gerilimli merkezler için geniş alan gerekmekte ve bu küçük memlekette bu yerleri bulmak bir mesele olmaktadır. Kısa dev re güçleri yükselmekte ve mevcut salt cihazları da zamanla değiştirilmek zorunda kalınmakta dır.
Senelerce, primer şebekeden sekonder şebe keye bağlantı noktalarının iki taraflı besleme emniyetiyle iktifa ettik. Bugün ise üniteler bü yüdükçe daha çok sayıda besleme hatlarına lü zum vardır, bu da primer sistemin masraflarını ve karışıklığını artırır. Büyük şehir ve kasaba ların beslenmesinde, enerjinin generatörlerden dağıtım şebekelerine naklinde günden güne da ha çok yüksek gerilimli yeraltı kabloları kulla nılmaktadır.
Bu tarzda bir gelişme, bir enterkonnekte şe bekeye bir diğerinin süperpoze edilmesi, netice de çok karışık bir besleme sistemi doğmasına sebep olur. Devrelerin ve salt cihazlarının kulla nılma derecesi düşüktür. Fakat bu enterkonnek te şebekenin tabiatından ileri gelir, ve bunu kullanan her memlekette günün birinde ortaya çıkacaktır.
Teorik olarak, mevcut sisteme ilâveten bir primer sistemin tesisi lüzumlu görüldüğü anda, eski sistemin bir kısmı elimine edilmelidir. Maa lesef pratikte bu yapılmaz ve. bilâkis eski sistem
muhafaza edilir hatta tevsi edilir. Karşılanması istenen gücün beher kWı başına düşen, primer ve sekonder sistemi takviye masrafları önemli nisbette artar. Bu sebepten şimdi problem şudur: Tam enterkonnekte yani bir ünite gibi çalışan bir sistem ekonomi şartı sağlanmak üzere nasıl geliştirilmelidir?
ingiltere için doğru akım teklif leri:
Generating Board tarafından doğru akımla enerji nakli mümkün bir çözüm olarak görül mektedir. Doğru akımı kullanmada iki yol göz önüne alınmıştır.
Birincisi; memleketi, herbiri kendine yeter olmak üzere kontrol bölgelerine ayırmak ve bu bölgeler arasında enterkonneksiyon maksadıyla doğru gerilimle irtibatlandırmaktır. Buna «asenkron ring» deniyor.
İkincisi; generatörlerden yük merkezlerine kadar tamamen doğru akım kullanmaktır. Bu iki imkân da bugün tetkik edilmektedir. «Yük artışını karşılamak maksadıyla karışık bir enter konnekte şebekeye daha yüksek gerilimli yeni bir şebeke ilâve edilmesi istenmeli midir ve uy gun mudur?» sorusunun cevabı şudur : Eğer dev relerin daha iyi kullanılmasını sağlayan, kısa devre seviyesini düşüren, daha ucuz kablo tesi sine müsaade eden, stabiliteyi artıran ve daha iyi kontrol sağlayan bir alternatif akım sistemi mümkünse bu da uygundur, fakat buna rağmen istenmez.
«Alternatif akım enterkonnekte şebekesinin randımanını ve faydasını ekonomik olarak artı racak doğru akım irtibatları kurulabilir mi?» so rusunun cevabı, alternatif enterkonnekte şebe keyle doğru akım irtibatları istenen çözümü ve rir. Diğer bir deyimle çözüm şudur: Alternatör lerden doğru gerilimle beslenen kuvvetli bir al ternatif şebeke.
Doğru akımla enerji nakli, tek devreli hat nazarı itibare alındığında, alternatif akımla enerji nakline nazaran müsait gözükür. Bilindiği gibi uzun mesafeye enerji naklinde de bu yapı lır. Deniz altı kablolarında aynı sonuç elde edi lir.
Kısa mesafeler için doğru akım bu memle kette çevirici merkezlerin fiyatı yarıya indirile bilse dahi elverişli değildir.
Mevcut alternatif akım şebekesini yeni alter natif, akım şebekeleriyle takviye etmek metodu, mevcut alternatif akım şebekesini doğru akım irtibatlarıyla takviye etmek yoluyla mukayese edilirse netice ekonomik bakımdan doğru akı mın lehine olur. Fakat aynı mertebede bir emni yet sağlanması için beher kW yeni yük için sar
fedilecek para doğru akım halinde daha az ola caktır.
«Tamamen enterkonnekte bir doğru akım şe bekesi bahis konusu olabilir mi?» sorusunun ce vabı ise «bu istenmeyen bir şeydir» olacaktır.
istikbalde enerji nakli:
Dr. Spora demiştir ki: Enerji nakline ait bü tün bu sorular en geniş açıdan incelenmelidir. A. B. D. de bugün 1.900 milyon ton kömür eşde ğerinde olan toplam enerji talebinin 2000 sene sinde 4.000 milyon tona yükseleceği tahmin edil miştir. Elektrik enerjisi bugünkü enerji talebi nin % 19 unu teşkil etmekte ise de 2000 sene sinde % 40 ını bulacağı ümid ediliyor. Elektrik enerjisi talebi 7 misline çıkacak demektir. Nük leer enerjinin ihtiyaçların karşılanmasında bü yük yeri olacaktır. Bu da enerji üretim kaynak larının mevkilerinin çok değişik bir görünüş ar zetmesine sebep olabilir. New York'ta halen, şehrin tam merkezinde Birleşmiş Milletler bina sının karşı tarafında bir nükleer santral kurul maktadır.
Dr. Spora, elektriğin kullanılmasının artma sının yüksek yük faktörü sağlayacağını tahmin ediyor. Ve ilâveten diyor ki, geçen seneki ev abonelerinin enerji bedeli şirketlerin tarihinde bugüne kadar ödenen bedellerin en düşüğü idi. Müşterilerimizin ödedikleri kWh bedellerinin or talaması da gene şirketlerin kuruluşundan (ba zı kumpanyalarımız 1882 de Thomas Edison'un başladığı tarihten hemen 2 ay sonra başlamışlar dır) beri en düşük değerindedir. Ve 1963 fiyat ları 1962 ninkinden daha düşük olacaktır. Bu da gerektiği gibi müşterilere aksettirilmektedir.
Diversitenin nazarı itibare alınması:
Dr. Lamm'a göre, enerji nakil hatlarına ait demir işçiliğinin fiyatı artarsa doğru akım hava hatlarının maliyeti alternatif akım hatlarının maliyetinin 2/3 ü olarak kalacaktır. Bu da doğ ru akımın bir avantajı olarak belirecektir.
Ve Diversite ile ilgili olarak, Dr. Lamm ilâ ve ediyor; «Enterkonnekte şebekeyle kaplanmış bir memleketiniz varsa, normal olarak diversi teyi düzeltmek için şebekeyi uzak bölgeler ara sındaki enerji naklinde de kullanırsınız. Biliyo ruz ki, diversite mesafeyle artar.
Doğu Batı yönünde puvant saatlerinin çok farklı olduğu zamanlar vardır. Güney Kuzeyde ise değişik iklim şartları hüküm sürer.
Yük transferi için kurulmamış olan şebeke de emniyetin sağlanması yerine kıta boyunca kurulacak çok uzun hava hatlarında diversiteyi yüksek tutmaktan vazgeçmek suretiyle ekonomik
avantaj elde edilmesi tercih edilir, hatta bir böl genin toplam yükünün diversitesi yüzde birkaç olsa bile. Kapasite çok artarsa, bu küçük diver site miktarı o kadar büyür ki, çok ucuz olarak nakledılebilir hale gelir.»
Üretim santralının yeri:
Mr. F. J. Lane, «Uzun vadeli plânlamada Ge nerating Board bu meselede müşterinin ucuz beslenmesi gayesini gütmüştür ve bu, plânlama da esas olan düşüncedir. Bu sebeple mümkün gelişmelerin iyi incelenmesi gerekir.
Fakat çok ilerisi için mümkün gelişmeler tet kik edilirse birçok belirsizliklerle karşılaşılır. Enerji naklinin artan masrafları yukarda zikre dildi. Fakat halâ daha santralın kömürün yanın da kurulması ve elektrik enerjisinin nakli, sant ralın yük merkezinde kurulması ile kömürün naklinden daha ucuzdur. Burada gayet sarih bir ekonomik avantaj vardır.
Enerji naklinin fiyatı artmakta olmasına rağ men bu artış, muhtemelen büyük santralların ve santral gruplarının bazı avantajlarını düşürmek ten başka bir tesirde bulunmamaktadır.
Memleketimiz küçük olduğundan belki de bi zim problemlerimiz daha ziyade özeldir. Hatta biri nükleer santrallar mevzuunu ele alsa, sade ce civarın emniyeti mevzubahis değildir. Zira nükleer santral için halâ daha külliyetli miktar da soğutma suyuna ihtiyaç vardır. Bu da gene santralın bir çok büyük yük merkezlerinden u zakta kurulmasına sebep olabilir. Nükleer sant ral kömür termik santrallarından daha ucuz ha le getirilebilir. Bu 1970 1972 senelerine doğru olacak bir şeydir. Bu bir tahmindir, fakat gene de istikbaldeki şebekenin planlanmasında hesa ba katılması gerekir. Fakat muhtemel değişiklik ler hesaba alınmalı ve buna göre muhtelif alter natifler tartışılmalıdır. Bugüne kadar da yapı lan bu idi.
Gelişmenin bazı özel hatlarında şüpheler mevcuttur. Biz bundan 5 hatta 10 sene evvel bu rada aynı meseleyi münakaşa ediyor olsaydık, üretim masraflarını muhtemelen 60, 100, 200 MW lık üniteler esas alarak tahmin ederdik. Hal buki bu esnada üretim ekonomisinde büyük iler lemeler kaydedilmiştir. Bunlar tecrübeyle öğ rendiğimiz faktörlerdir.
Üretimde daha ilerlemeler olması mümkün dür. Bu sebepten ben de, Dr. Sporn'la tamamen ayni fikirde olarak, mümkün olduğu kadar ileri si için tahminlerin alınmasını uygun buluyorum. Fakat zorluklar olduğu gibi görülmelidir, sonun da mümkün olan ekonomik şema mutlaka ortaya çıkar».
Diğer hatipler de, çok önemli bir problem olan, yük talebi arttıkça sistemin kısa devre se
viyesini düşürme probleminin en kolay yoldan sistemi doğru akım irtibatları ile teçhiz etmek olduğunu belirttiler. İstikbaldeki gelişme Dr. Sporn'un tahmin ettiği gibi olursa, nükleer santrallan yük merkezlerine doğru gerilimli hatlarla bağlamak problemin cevabı olacaktır.
Bir İsveç görüşü, istikbalde enerji nakli ih tiyacının azalabileceği şeklindeki Amerikan gö rüşünden farklıdır.
Dünyanın birçok kısımlarında büyük kapasi tede enerji nakli şebekelerine mutlaka ihtiyaç olacaktır. 700 veya 750 kV alternatif akım saha sında son söz değildir.
Muhakkak 1000 veya 1200 kV a belki 15 veya 20 sene sonra sahip olacağız. Bu, büyük güçler için, enerji nakli fiyatlarını daha da düşürmeye sebep olacaktır. Bundan sonra da büyük güçle rin nakli gerekirse, o zaman doğru akım mono polü ortaya çıkacaktır. Bu takdirde Rus mühen dislerinin elde ettikleri gibi beher iletken başı na daha büyük transmisyon kapasitesi sağlana caktır. 1000 kV un altında henüz alternatif akım ve doğru akım için kuvvetli bir ekonomik reka bet mevcuttur ve her ikisi için de yer vardır.
Muhtemel D. C. Y üksek gerilimleri ihtiyacı :
Dr. Sporn şu fikirleri ileri sürmüştür: «2000 yılında (çok uzak bir gelecektir, fakat bugün buradaki mühendislerin düşünmeleri gerekmi yecek kadar da uzak bir tarih değildir) Amerika Birleşik Devletlerinin her nev'iden toplanan enerji istihlâki 4.000 milyon ton taş kömürü de ğerinde olacaktır. A. B. D. de bu enerjinin % 2 si hidrolik enerji olacaktır. (Alaska'daki hidro lik enerji hesaba katılmazsa). Bu, hidrolik ener jide de çok büyük gelişme olacağı düşünülerek böyle bulunmuştur. Lütfen, hidrolikte gelişme olmıyacaktir demediğine dikkat buyurun. % 21 kadarı nükleer enerji olacaktır. Buradan, nük leer enerjinin hidrolik enerjinin 10 misli fazla olacağı görülür. Toplam enerjinin % 4O'ı elekt rik enerjisi olacaktır. 2000 yılının ötesine gider ken, insanın kullanacağı toplam enerjinin gittik çe artan nisbetlerde elektrik enerjisi olacağı hu susundan kaçınılamıyacağı kararındayım. (Bu odada bulunanların hepsi için sevindirici bir hu sustur). 1882 de, dünya üzerinde elektrik ener jisi sıfır idi. Bugünkü rakkam % 20 dir. Atom enerjisinin kullanılması ve New York veya Gü ney Batıya nakledilmek üzere Nevada çölünde izole edilmiş halde bulunacağına asla inanmıyo rum. Pek yakında fazla nüfuslu merkezlerde çok büyük reaktörler tesis etmiş olacağımızı dü şünüyorum. Mühendisler mes'uliyet alacaklar ve bu reaktörler emniyetli olacaktır.
Böylece 750 kV A. C.'nin sınır olamadığına sizi temin ederim. Aynı zamanda, Rus meslek
taşlarımızın işaret ettikleri gibi, bu yüksek geri limlerin bazılarında doğru gerilim kullanılacağı na inanıyorum. Biz de aynı çözümlere geleceğiz. Fakat biz, meselâ üç yıl sonra diyelim, şayet redresörler ve sistemlerde şimdiye kadar yap mış olduklarınızdan üstün bir şeyler yaparsanız, fikrimizi değiştirmek ve dolayısıyla değişik fi kirlere vasıl olacağımız hakkını mahfuz tutmak isteriz.
İsveç'te, 220 kV'tan 400 kV'a geçildikçe, öz gül nakil masraflarının % 40 azaldığı öğrenil miştir ve şayet gerilimler daha da fazla artırıl mış olsa, meselâ 750 kV veya 1.000 kV, iletim masrafları % 10 veya 20 kadar daha düşmüş olurdu». Şu halde bir kere daha, elektriksel ile tim ile kömür veya payplayn'la iletim arasında rekabet haline geleceğiz.
KONU 2 — DOĞRU AKIM VE ALTERNATİF AKIM KABLOSU BAĞI
Bundan sonra kablo meselesi geldi, ve Mr. E. L. Davey (İngiltere), D. C.'nin kullanılmasının, hava hatları yerine yeraltı kabloları kullanılma sına müsaade edip etmiyeceği veya imkân verip vermiyeceği sorusunu nazarı itibare alarak, A. C. ve D. C. kablolarının ve havaî hatların nisbî yük taşıma kabiliyetlerinin ve eşdeğer devre sayıla rının birbirleriyle mukayese edilmesi lüzumuna işaret etti.
Tek devre 400 MW iletimi için muhtelif sis temlerde değişik iletim ihtiyaçları şunlardır:
Bugünkü bilgi esasına göre yağlı kablolar için verilen rakamlar gazlı kabloların benzeri dir. Fakat 275 ve 400 kV A. C. iletimi için biraz daha küçüktür.
D. C. için elektriksel konstrüksiyon gerilme leri:
D. C. için konstrüksıyonda kabul edilen dielektrik dayanım soğuk ve sıcak şartlar altın
da 260 kV/cm. idi. Bu dayanım esas itibariyle gerekli olan darbe (impuls) seviyesi ile kontrol edilir. A. C. kablo dielektrik dayanımı değerle ri 132 kV luk işletme için 100 kV/cm, 275 kV ve 400 kV iletim için bir miktar yüksek değerler alınmaktadır.
D. C. için iletken sıcaklığı 15 °C çevre sıcak lığında 70 °C olarak alınmış ve 132 kV A. C. için 85 °C ve 275 kV ve 400 kV A. C. kabloları (g=120) için bir miktar düşük değerler alın mıştır.
Yukarıda, katı tipten kablolar nazarı itibare alınmamıştır. Zira bunların konstrüksiyonda im puls seviyesi; (aynı şekilde D. C. cihazlarından intişar eden A. C. tranzientleri için) ile ilgili, olarak azami sıcaklık kademesinin sınırlandırıl dığına inanılır. Politen ile yalıtılmış kablolar, dielektrik malzemesinin şeritler halinde sarılmış olduğu veya yumuşak halde hadde vasıtasıyla it me suretiyle kaplandığı kablo tiplerinin her ikisi de, bunların tekamülünün halihazır durumları gerekçesiyle nazarı itibare alınmamışlardır.
A. C. kabloların, iletim gerilimi ve uzunluk ları takriben orantılı olarak reaktif kompansas yon cihazları ile teçhiz olunmaları gerekeceği hususu not edilmelidir.
Tek çekirdekli D. C. kablolarının kesitleri 132 kV da tek çekirdekli A. C. kablolarının ke sitlerine eşit olarak nazarı itibare alınabilir.
D. C. kabloları arasındaki açıklık, istenmi yen magnetik tesirlere engel olmak ve kanal kazma masraflarını azaltmak için 6 inç olarak alınmıştır. Şüphesiz, daha fazla açıklık, bir mik tar daha fazla taşıma kapasitesi sağlar. (60 inç açıklıkta 500 MW, g= 120).
Tablodan görülebileceği gibi, verilen bir fi zikî boyut için tek çekirdekli D. C. kablosunun taşıma kapasitesi, belirtilen döşeme şartlarında ki eşdeğer A. C. kablosununkinin takriben 3,5 katıdır.
Sistem
Voltaj kV
Devrelerin sayısı
Devre başına kablo sayısı
Hatların toplam kablo sayısı ve iletken boyutu
D. C. gaz kablosu 500;:f 250 kV Bir
A. C. gaz kablosu 132 kV 3 faz Üç
A. C gaz kablosu 400 kV 3 faz Bir
A. C. hava hatları 132 kV 3 faz
Dört
6 inç mesafede 2 adet
2 tek çekirdek xO,8 inç2
9 tek çekirdek x 0,85 inç2
3 tek çekirdek x 0,75 inç2
Üç
12x0,175 inç2 eşdeğer bakır
Ek buatları, kablo başlıkları gibi kablo teçhi zatı A. C. ve D. C. için esaslı bir fark arzet mezler.
Makul uzunluktaki bir D. C. transmisyon hat tını, benzeri A. C. hattı ile mukayese ettiğimiz de D. C. halinin lehine olarak, kabloların kulla nılması zorunlu olan güzergâhın mamur kısım ları için, hatırı sayılır bir tasarruf sağlanır. Zira hava hatlarının estetik bakımından mahzurlu bulunduğu bu güzergâh kısımlarında kablo dö şenmesi tercihe şayan bulunmuştur. Bu taktirde de D. C. kablo masrafları A. C. kablo masraf larından çok daha az olur.
Şayet bir D. C. transmisyonunda (T.) bağlan tıları zaruri ise, bununla ilgili masraf kablo baş lıkları ithal edilmesi haline eşittir.
D. C. kablolarının A. C. kablolarına nazaran düşük tesis masraflarını haiz olması bir yana, D. C. kablolarında enerji kayıpları da önemli miktarda az olur. D. C. kablo kayıpları sadece azami 70° C'taki iletken kayıplarından (pil ka yıpları) ibarettir. Halbuki A. C. kablo kayıpları azami 85° C'taki iletken kayıpları, buna ilâve ten yalıtkan kayıpları ve dış kılıf kayıplarının toplamıdır. Buradan çıkartılan önemli bir sonuç, D. C. kayıplarının tamamı iletkenlerde husule geldiğinden, dış kılıf ve zemin sıcaklıklarının A. C. kablolarından daha düşük olacağıdır. Bu sayede, büyük baz yüklerin nakledilmesi bahis konusu olduğu yerlerde, toprağın kuruma dere cesi azaltılmış olur.
D. C. ekipmanlarının ilâve masraflarını kar şılayacak uzunluktaki bir nakil için dahi, tama miyle kablo kullanılması havai hatta nazaran gene de pahalıya mal olur. Fakat her halükârda kablo kullanılması zaruri olan güzergâh kısımla rında D. C. kablolarının kullanılması hatırı sayı lır tasarruf sağlar.
Deniz altı kablosunun istikbali:
Bundan sonra Mr. Davey, A. C. ve D. C. deniz altı kablosunun istikbaline matuf ihtimallere döndü. A. C. için, deniz altı kablolarının teknik limiti, 110 ilâ 132 kV için 60 mil mertebesinde ve 200 kV için de takriben 30 mil kadardır. Bu teknik sınır, kablo, ismi üzerinde deniz altı kab losu, olduğu cihetle kompanse edilmesi mümkün olmıyan şarj akımının büyüklüğünden ileri gel mektedir.
Bu mesafelerin altında bu kabloların fizibili tesi tamamiyle ekonomik icaplara bağlıdır.
D. C. için, bugün için limit olan Zf 250 kV gerilim kullanarak 400 ilâ 600 MW mertebesinde bir gücümüz olduğunu kabul edelim. Bu takdir de ekonomik asgari iletim mesafesi sadece eko nomik icaplara göre tayin olunur. 25 millik uzun
luk veya hava hattının muadil bir uzunluğu, D. C. ekipmanı nazarı itibare alındığı taktirde, D. C. halinin toplam masraflarının, A. C. halinin top lam masraflarından az olması için kabul edilmesi gerekli asgari uzunluktur.
İletimin fizibilitesi için sair limitler, şüphe siz, yük merkezlerindeki jenerasyon masraflarıy la belli olur ve aşikârdır ki, bunlar istenilen güç miktarına tabidirler.
D. C. deniz altı kablolarının gelecekteki muh temel durumları, mevcut ağların takviyesini de içerisine almalıdır. İngiltere Fransa arasındaki deniz altı bağlantısı ve diğer atlamalar ve Yu goslavya İtalya arası projeler gibi. "Aynı za manda büyük adalara da enerji böyle verilecek tir. Sardinya ele alındı, sonra Tasmanya geliyor Bu projeler için daha tafsilâtlı esaslar, (pros pektler) bunların D. C. yi A, C. den daha ekono mik yapacak sınırlar dahiline düşüp düşmediğine bağlı olmak mecburiyetindedir.
Bir Fransız görüşü, kablo izolâsyonunun D. C. halinde A. C. den çok daha yüksek gerilimler altında çalışabileceği hususunun (bunun mânası devre başına daha büyük iletim kapasitesi de mektir) bilinen bir hakikat olduğu merkezinde idi. Bir Fransız delegesi şöyle dedi: «Devre başına üç kablo yerine bir veya iki kablo kulla nabiliriz. Bu da kW başına yatırım masraflarının azaltılması demektir. Biz aynı zamanda, bilindiği gibi, meselâ uzun A. C. deniz altı kabloları için sınırlayıcı bir tesir olan reaktif güç tesirlerini kaldırabiliriz. Ve, bilhassa üç yerine iki kabloya sahip olduğumuzdan dolayı devredeki kayıplarda büyük azalma bekliyebiliriz. Aynı şekilde ilâve kayıplar da sınırlıdır».
D. C. Kabloları ile sınırlı tecrübe:
D. C. kabloları ile elde olunan tecrübe çok sınırlıdır, fakat bu alanda, bugün mevcut olan yalıtkan tiplerini gözönüne alarak, müstakbel ge lişme olacağını zikretmenin kayda değer olduğu söylenebilir.
Meselâ sentetik yalıtkanları alalım. Hiç kim se bunları toprağa karşı 100 kV'un üstündeki ge rilimlerde tavsiye etmediğine göre, bunlar şu anda konu dışındadır. Şayet kâğıt yalıtkanlı kabloları, katı tip kablo olarak gözönüne alırsak, durum Mr. Davey'in tebarüz ettirdiği kadar kötü değildir. Çünkü bu kablolardaki çalışma geril mesi A. C. kablolarında kabul edilen gerilmenin beş ilâ altı katı kadar artırılabilir.
Katı kablolar İçin gerilim sınırları:
Bu nev'iden bir kablo için muhtemelen ge rilim sınırı bugün J 250 kV mertebesinde gö rülmektedir. Bu voltajın üstünde, Mr. Davey'in
dediği basınçlı kablolara gidilmesi gerektiği dü şünülebilir. Burada A. C. altındaki çalışma geril mesi halen oldukça yüksektir. Bu kablolar 10 ilâ 15 kV/mm. de çalışmaktadırlar, ve şayet biz D. C. ye gidersek, azami gerilme meselâ 30 ilâ 35 kV/mm nin üstüne çıkartılmaz. Mr. Davey, bunların halen en yüksek değerler olduğunu söy ledi.
Şu halde böyle bir kablo ile nakledilebilen azami güç muhtemelen, A. C. altında nakledilen gücün 2,5 ilâ 3 katıdır. Halihazır da, bu kablo lar 500 ilâ 600 kV'a kadar olan gerilimlere ka dar muhtemelen bir çözüm gibi görülmektedirler.
D. C. kablolarında yalıtkan boyunca vuku bu lan sıcaklık düşmesi azami gerilmeye tesir eden önemli bir faktördür. A. C. ve D. C. bağlantıları arasında yapılacak ekonomik mukayesede, bu başka bir problemdir.
İki misâl ele alınabilir. Şüphesiz bu rakamlar kaba rakamlardır, fakat eşdeğer mesafenin ne olabileceğine dair bir mertebe verirler.
63 kV Fransız A. C. sisteminde kullanılan 240 mm2 kesitinde iki adet katı kabloyu misâl olarak alalım. Bu kabloların ikisi tp 240 kV ge rilimde 260 MW nakil kapasitesinde yüklenebi lir ve bu 3 x 225 kV. luk 577 mm2 mertebesinde kesitli A. C. kablolarının eşdeğeridir. Bu kablo lar bilinen kablolardır. Bu kabloların masrafını alırsak, bu iki devre arasındaki masraf farkının, takriben 4000 kW redresör gücünün bedeline eşdeğer olduğunu söyliyebüirsiniz. Bu mukayese her iki üç istasyonunun kW'ı başına 250$ te sis bedeli alınarak yapılmıştır. Bu rakam bugün İçin cari değildir, fakat yarın için caridir. Şayet biz bu rakamı kabul edersek, bu iki devrenin eşderi olarak, 260 MW'ı 4.000 kWa bölerek tak riben 64 km. iletim mesafesi buluruz.
Şimdi ikinci misali ele alalım. Şayet biz iki tek çekirdekli yağlı kablo alırsak —225 kV. Fransız sisteminde kullanılan kablonun aynısı—, ve şayet bu kabloların muhtemel iletim kapasite sini tahmin edersek, eksi veya artı 500 kV kade medeki iki kablo için 900 MW mertebesinde bir rakam kabul olunabilir. Bu 380 kV'luk çift dev reye eşdeğerdir. Aynı kabul esası üzerinden, fi yat farkı, 24.000 kW lık redresörlerın maliyeti mertebesindedir. Burada eşdeğer mesafe 35 40 km. olur Kayıplar nazarı itibare alınmadığı için bu sadece takribi bir mukayesedir. Şayet kayıpları da nazarı ıtıbare alırsanız, daha düşük
bir değer bulursunuz. Fakat deniz altı bağlantı larını alırsanız, bu taktirde iki devre arasında ki eşdeğer mesafenin muhtemelen daha düşük olduğunu gösterebilirsiniz.
Çünkü, genellikle A. C. için dört kablo ve D. C. için iki kablo kullanmaktasınız. Ve ayrıca A. C. deniz altı kabloları ile D. C. deniz altı kab losu arasındaki fiyat farkı arazi kablosu için olan fiyat farkından daha yüksektir.
Londra bölgesinde yeni yapılan ilgi çekici bir mukayese ingiliz delegeleri tarafından münaka şa edildi. Mukayese ± 250 kV D. C. de 600 MW için yapılmıştı. Bu gücü taşımak için, A. C. sis temde her biri 275 kV olan üç devrenin gerekli olduğu bulundu ve A. C. halindeki, herhangi bir uçtaki ve bağlantının ortasındaki şönt reak törleri nazarı itibare alarak, A. C. ve D. C. ara sındaki eşdeğerlık takriben 40 mil idi.
D. C. ve A. C. yeraltı tekliflerinin mukayesesi:
İngiltere'de havaî hat ve A. C. ve D. C. yer altı kabloları alternatifleri arasında da ilgi çe kici mukayeseler yapılmıştır. Şayet standart C. E. G. B. 275 kV, herbir devresi 760 MVA maksimum taşıma kapasiteli (toplam 1. 500 MVA diyelim) çift devre havaî hattı alırsak, yer altı kablosu halinde bu hattın eşdeğeri 6 x 3 inç2 veya 2.000 mm2 kesitli 275 kV kablolar olur. Top lam yer altı kablosu kesiti 18 inç2 demektir.
Şayet D. C.'ye döner ve aynı miktar gücü (1.500 MW, üç ayrı 500 er MW lık devrelerde diyelim) nakletmek istersek, her bir devre için 2 x 1 inç2 lik, ± 250 kV'ta 275 kV luk kablola rınki kadar bir kesite ihtiyaç vardır. Bu tak tirde yer altı kablolarının toplam kesiti 6 inç* dir.
Bir Amerikan delegesi, kontrol sistemlerinde belirli ve hakiki bir ilerilik arzetmedikçe Birle şik Amerika'da D. C. nın tatbik alanı olmadığını düşündüğünü söyledi, fakat kablo bağlantılarının özellikle D. C. 'de daha uygun düştüğü hususun da mutabık kaldı. Bu delege aynı zamanda, ha kiki hedefin her halükârda uzak mesafe iletimini yok etmek olduğunu düşündü. Diğer enerji ile timi vasıtaları en iyi çözüm tarzı olabilir. Aynı zamanda, A. C. sistemlerinin D. C. bağlantıları ile tamamlanması metodu da istikbalde yaygın hale gelebilir.
I>
ZAYIF AKIM MÜHENDİSLERİ ARANIYOR
Tecrübeli, iyi referanslı, Almanca'ya bihakkın vakıf zayıf akım mühendisleri
aranmaktadır. Ticari tecrübesi olanlar ve Almanca'dan başka İngilizce veya Fransız
ra bilenler tercih edilecektir.
İsteklilerin hal tercümelerini gösterir el yazılarıyla başvurmaları rica olunur. P. K 789 — Galata — İstanbul.
<> <>