Elektrik Mühendisliği · Sayı 68 · Ağustos 1962
TERCÜME MAKİNALARI
Bilgisayar, yazılım ve internet Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1962
- Sayfa
- 7
- Okuma süresi
- 16 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilgisayar, yazılım ve internet
İlgili: Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık, Bilim, teknoloji ve meslek tarihi
Anahtar kelimeler
- makine çevirisi
- elektronik sayısal hesap makinaları
- programlama
- sözlük saklama organı
- dilbilgisi analizi
Özet
Yazı, 1946'dan itibaren gelişen makine ile tercüme (otomatik çeviri) fikrini ve Elektronik Sayısal Hesap Makinalarının bu iş için nasıl programlandığını, sözlük ve saklama organlarının rolünü, İngilizce-Rusça tercüme programı örneğiyle açıklamaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
UDK: 621.389:681.142
Tercüme Makinaları
GİRİŞ:
Mümtaz ZEY TİNOĞLU Y. Müh.
Çağımızın en önemli özelliklerinden biri ha berleşmenin hızı ve yaygınlığıdır. Çeşitli konu lardaki olayları, dünyanın çeşitli yerlerinde otu ran insanlar hemen öğrenmek istemekte, diğer insanların neler düşündüklerini bilmeyi arzula maktadırlar.
Bilim ve teknik alanında ise haberleşme ner deyse bir zorunluktur. Bilim ve teknikte ileri ve adeta yarışta olan memleketler, birbirlerinin fikirlerini, buluşlarını mutlak öğrenmelidir.
Haberleşmede en büyük güçlük dil ayrılığın dan gelmektedir. Bugün meselâ yalnız Rusça se nede bir milyon daktilo sayfası (aşağı yukarı üçyüz elli milyon kelime) bilimsel ve teknik yayın yapılmakta, ve yalnız Amerikan hüküme ti, kelimesine ortalama yirmi kuruş ödeyerek, seksen milyon kelimelik Rusça yayını, İngilizceye çevirtmektedir. İyi yetişmiş bir çevirici —bun ların sayısı sanıldığından çok azdır— saatte or talama ancak üç yüz kelimeyi doğru ve iyi çe virebilmektedir.
İşte, tercüme hacminde bu büyüklük, insan çeviricilerin tercüme için nisbeten çok zaman is temeleri, tercüme işine ayrılması gereken büyük para miktarları, ilk defa 1946 da Andrew J. Booth ve Rockfeller Vakfı ikinci başkanı Warren Wea ver tarafından, hemen hemen merak yüzünden ve çok mütevazi hedeflerle başlanan, tercüme nin otomatikleştirilmesi, makina tarafından ya pılması fikrinin gittikçe kuvvetlenmesine, bu ko nudaki araştırmaların önem kazanmasına ve bü yük ilerlemeler elde edilmesine ana sebebi teş kil etmiştir.
Bugün hiç olmazsa teknik konularda, özellik le Amerika ve Rusya'da, makinayla yapılan ter cümeler hemen tamamen anlaşılır ve isteğe uy gun dururmdadır.
Elektronik Sayısal Hesap Makinaları:
Tercümeyi makinalaştırmak için yeni, özel bir makina bulunmamışdır. Tercüme Elektronik Sayısal Hesap Makinaları tarafından yapılmak tadır.
Bu müthiş makinalar ne kadar sağlam pren siplere dayandıklarını, iyi bir hoca kendilerine öğrettiği takdirde neler yapabileceklerini, bu işin de altından kalkarak göstermişlerdir.'
Bilindiği gibi Elektronik Sayısal Hesap Ma kinalarının başlıca dört organları vardır:
1 — Giriş, Çıkış Organları: Makinanın dı şarıyla bağlantısını sağlarlar.
2 — Saklama Organı: Çalışması sırasında makinaya gerekecek bütün haberlerin kaydedil diği, saklandığı organdır. Makina bu organda bu lunan haberleri istediği gibi okuyabilir, bu or gana yeni haberler ekliyebilir.
Saklama organı kendisine kaydedilebilinecek en fazla haber miktarını belirten kapasitesi; ve bir «bit» lik habere ulaşılmak için gereken za manı belirten ulaşabilme zamanı ile karakterize edilir.
3 — Lojik İşlemler Organı: Genellikle Boo le cebiriyle ifade edilen basit lojık işlemleri ger çekleştiren organdır.
4 — Kontrol Organı: Haber ve kumandala rın değişik organlar arasında gidiş gelişini, iş lemlerin gerçekleşmesini düzenliyen organdır.
Elektronik' Sayısal Hesap Makinası yukarıda sayılan organları ile belirli işlemler yaparak, giri şine verilen verilerden, çıkışından abnan sonuç ları elde eden bir haber işleme makinasıdır. Bu makinalarda iki özellik çok önemlidir:
1 — Hız: İşlemler büyük bir hızla gerçek leşir, bir işlemin 0,1 milisaniyede yapıldığı, ya ni saniyede onbin işlem yapıldığını söylemek hız konusunda bir fikir verebilir.
2 — Kendi Kendini Yönetme: Makina ha ber işlenimini, dışarıdan herhangi bir insan ka rışması olmadan, otomatik olarak yapar; bunun için daha önceden belirli bir problemle karşı laştığında bu problemi nasıl çözeceğini makinaya öğretmek gerekir, bu öğretim işlemine program lama adı verilir. Programlamada belirli bir prob lemi çözmesi için makinanın yapması gerekli iş lemler sıralanır ve bu işlemleri gerçekleştir mesi için bir kumandalar dizisi makinaın sakla ma organına yerleştirilir. Bu kumandalar dizi sine de program adı verilir.
Belli bir makinanın gösterebileceği marifet programa bağlıdır. Farklı programlar kullanarak aynı makinaya envanter hesapları da, bir fabri kanın otomatik idaresi de ve nihayet konumuz olan tercüme de yaptırılabilinir.
Tercümede kullanılan makinaların yapısal özellikleri:
Tercümede kullanılan Elektronik Sayısal Hesap Makinalarınm lojik ve kontrol organla rında, diğer konularda kullanılanlara göre şim diki durumda bir özellik yoktur. Fakat ileride yalnız tercüme için bir makina yapılacak olur sa, lojik organının, bu konuda gereği olmayan işlemleri de yapacak kadar üniversel olması lü
E.l^.M. 68
zumu kalmayacak, ve belki bu organlar daha ba sitleşecektir.
Giriş organında, gene diğer alanlarda olduğu gibi, delikli veya manyetik bantlar kullanılır. Ke limeler makinanın işaret sistemine göre (ikili, onlu, 8421 v.b.) kodlanarak, metin makinaya ve rilir. Bunun için tercüme edilecek bütün metni tekrar daktilo etmek lâzımdır, bu ise makina nın çalışma hızına yakın bir hızla yapılamamak ta dolayısıyla tercüme hızını frenlemektedir. Ma kinanın matbaa harflerini doğrudan doğruya oku ması yolunda önemli çalışmalar yapılmış ve sı nırlı olarak başarıya ulaşılmıştır. Belirli matbaa harfleriyle yazılmış metinler makina tarafından okunabilmektedir, fakat tercümesi arzulanan bü tün metinlerin hep aynı matbaa karakterleriyle basılmış olması mümkün olmayacağına göre bu mahzura tam bir çözüm bulunmuş sayılmaz.
Çıkış organları bir problem arzetmez, bugün kü makinaların çıkışındaki basıcılar işi mükem mel görmektedir.
Saklama Organları :
En basit bir düşünce bile saklama organla rının, tercüme konusundaki, önemini ortaya ko yar. Bugün için tercümenin iyiliği aşağı yukarı çok büyük kapasiteli ve çok küçük ulaşabilme zamanlı saklama organları kullanılmasına bağlı dır demek pek yanlış olmaz.
Saklama organına herşeyden önce bir sözlük yerleştirilecektir. Sözlük ne kadar tam, ayrın tıları ne kadar belirtilmiş olursa iş o kadar ko laylaşacaktır. Bu durum saklama organının ka pasitesini büyültecektir. Meselâ İngilizcenin söz lüğünde aşağı yukarı altmış bin kelime vardır, ayrıca aynı kelimenin alacağı çeşitli şekiller, ge lebileceği çeşitli anlamlar gözönüne alınırsa nerdeyse beşyüz bin kelimelik bir sözlük mey dana gelir. Bir kelime, saklama organında, 250 ilâ 1000 «bit» lik bir yer işgal eder. Toplam olarak yalnız sözlük için 5.108 ilâ 108 bitlik bir saklama organı gerekir; bu büyük kapasite bugünkü Elek tronik Hesap Makinalarında kullanılan manyetik bant veya manyetik diskli saklama organlarıyla sağlanabilir; fakat maalesef bunların ulaşılabil me zamanları nisbeten yüksektir. Normal kapa siteli bir saklama organı da rastgele bir kelime nin bulunması için aşağı yukarı on saniye gere kir ki bu çok uzun bir zamandır. Bu zamanın on milisaniye civarında olması istenir. Böylece be liren problemi çözmek için iki yol takip edilir:
1 — Tercüme konusu daraltılır, böylece, me selâ yalnız kimya.konusunda tercümeler yapacak olan makinanın, gerektirdiği kelime sayısı çok azalır ve dolayısıyla sözlüğün saklama organın da gerektirdiği kapasite küçülür.
2 — Elektronik Hesap Makinalannın kulla nıldığı diğer konularda olduğu gibi kapasitesi pek büyük olmayan, fakat ulaşılabilme zamanları çok küçük olan, meselâ ferrit torlu, manyetik
tamburlu saklama organları, esas büyük kapa siteli saklama organı ile diğer organlar arasında tampon olarak kullanılır.
Tercüme Programı :
Bir A dilinden bir B diline yapılan tercüme de mesele A dili elemanlarının imkânlarıyla ifa de edilmiş anlamı, B dili elemanlarının imkân larıyla ifade etmektir.
Tercüme için ilkin A dilindeki metinin çe şitli dil elemanlarının analizi, bundan sonra, B dilinde, A diliyle ifade edilen anlamı ifade et , mek için, seçilen elemanların sentezi gerekir.
Tercümeyi insan yapıyorsa çevirdiği dillerin benzerliğine, metinin açıklık derecesine, diller deki bilgisine, işdeki alışkanlığına göre, kısa ve ya uzun zamanda, kolay veya güç bu işi yapar.
Tercümeyi makinaya yaptırmak demek bü tün analiz ve sentez işlemlerini gözönünde tut mak ve bunları sistematik bir şekilde makinaya öğretmek demektir ki işte bu tercümenin prog ramlamasıdır.
Program ne. kadar iyi hazırlanır, dilbilgisi kuralıları ne kadar tam ve ayrıntılarla makina ya öğretilebilirse tercüme o kadar iyi olacaktır. Tercüme konusunda program hazırlayanlar bu günkü dilbilgilerini çok eksik ve makinaya öğ retmek için elverişsiz bulmuşlardır. (Bu asır lardır dilbilim ve dilbilgileri üzerinde uğraşıl mış batı dillerinde olduğuna göre, eğer bir araş tırıcı Türkçenin makinayla tercümesi konusu üze rine eğilirse neler düşüneceği pek tahmin edil mez değildir.). Bunun için dili ve dilbilgilerini makinaya tercüme açısından ele alan yeni bir dilciler topluluğu programcılara yardımcı olarak çalışmalar yapmaktadır.
Hazırlanan programlar tek bir A dilinden tek bir B diline ve tek yönlü tercüme yapmak için dir. Bu konuda geniş münakaşalar, devam et mektedir : birçok araştırıcılar bütün dillerden ilkin'tek bir X ara diline ve bu X ara dilinden esas tercümenin yapılmak istendiği B diline geç meyi teklif etmekte, böylece hazırlanacak prog ramların bütün dillerde yalnız bir tek X diline doğru ve yalnız bir X dilinden diğer dillere doğ ru olmasının, programlama bakımından, büyük • kolaylıkllar sağıyacağını ileri sürmektedir. Fa kat bu bugün tutulan yol değildir, revaçta olan tek yönlü ikili porğramlardır.
(Şekil 1) de U.R.S.S. İlimler Akademisi He sap Tekniği Enstitüsü tarafından BESM Elektro nik Hesap Makinasıyla matematik konulu metin lerin îngilizceden Rusçaya tercümesi için hazır lanan programın ordinogramı görülüryor. Konu nun ve Rusçanın özelliğinden ileri gelen bir iki küçük noktanın dışında bu program bugünkü ikili tercüme programlarının ana hatlarını gü zel bir şekilde belirtmektedir.
Program görüldüğü gibi iki ana bölümden
İngilizce metinin girişi
Sözlüğün İngilizce bölümünün araştırılması
Polisemilerin sözlüğü
Edatlar
Formüller
Fuller
Sentaks
Sayı sıfatları isimler
Kelimelerin sırasının değiştirilmesi
Sözlüğün Rusça kısmı
Fiiller
İsimler
Sayısal sıfatlar
Rusça metinin basımı (Şekil 1)
«8
İNGİLİZCE METİNİN ANALİZİ
RUSÇA METİNİN SENTEZİ
Önceki kelime sıfat, harfi tarif veya bir edat mı?
.
Önceki kelime «le», «la» veya «en» mi? EVET
«le», «la» veya «en»" in önünde bir virgül veya edat
var mı?
Söz konusu kelime ile cümlenin sonu arasında, veya
kelime ile, bir bağ arasında bir fiiL var mı?
Kelime bir fiildir. Kelime bir isimdir. .
Önceki kelime «how» mı? EVET
Bu iki kelimeyi «combien de» olarak çevir EVET
Önceki kelime «as» mı? EVET
Bu iki kelimeyi «autant de» olarak çevir.
Söz konusu kelime «much» mı? EVET
HAYIR"
Onun önündeki kelime «very» mi? EVET
«much» tercüme edilmiyecek
Önceki kelime edat sonraki kelime isim mi?
Sonraki kelime masculinmı?
Sonraki kelime isim mi? EVET
«beaucoup» olarak çevir «beaucoup de» olarak çevir
«de nombreux» olarak çevir «de nombreuses» olarak çevir
(Şekil: 2) (Şekil: 3)
meydana gelmiştir: İngilizce metinin analizi ve Rusça metinin sentezi.
Analiz bölümünde ilkin sözlükdeki İngilizce kısmından giriş kelimesinin sayısal kodu bulunur, sonra polisemik bir durum varsa gerçek anlamı bulan alt program uygulanır, daha sonra da ke limeler fonksiyonlarına göre sıkı bir analize tâ bi tutulurlar. Konunun gereği olarak formüller tercüme edilmeyip aynen kalırlar, bunu formül ler alt programı sağlar. Sayı sıfatlarına ayrı bir alt program ayrılmış olması ve fiillerle sıfatla rın bağlanması Rusçada sayı sıfatlarının ve fiil den yapılma sıfatların gösterdiği özellikler so nucudur.
Sentez bölümünde, sözlüğün Rusça kısmından, analiz bölümünde bulunmuş, sıraya konulmuş kodlara göre Rusça kelimeler seçilmek, kelime lerin cinsine göre bunlarda gerekli değişiklik yapılmakta ve tamamlanan Rusça metin dışarıya verilmektedir.
ANALİZ
Kelimenin Sözlükte Bulunması :
Makinamn tercüme birimi cümledir, yani ma ' kina giriş metnini çıkış metnine cümle cümle çevirir. Cümle iki nokta arasındaki metin parça sı olarak kabul olunur. Yazılarını iyi noktala mayan yazarlar makinayla tercümelerde bunun zararını görecektir.
İlkin giriş cümlesindeki kelimeler makına tarafından, saklama organına yerleştirilmiş söz lükten aranır. Sözlüğün teşkilinde başlıca iki ayrı metot takip edilmektedir:
1 — Saklama organının çok büyük kapasiteli olduğu makinalarda bir kelimenin dil içinde al dığı çeşitli şekiller ayrı ayrı sözlüğe konur; gi rişdeki herhangi bir kelime doğrudan doğruya sözlükten bulunur.
2 — Sözlükde kökler ve takılar ayrı ayrı yer almışdır. Makina giriş cümlesindeki kelimeyi, bunun için hazırlanmış alt programlarıyla, ta kılarından temizler, kökü ve takıları sözlükten ayrı ayrı arar. Bu arada takı ve köklerin tarihî veya etimolojik olarak değil de tecrübî olarak ayrıldığına işaret edelim. Meselâ Appel ve Emile Borel'in çalışmalarında Fransızca «travail» keli mesinin kökü «trava » olarak alınmış bundan «trava il» ve «trava uxV kelimeleri türetilmiş tir. Bunun gibi «parler> nin kökü «parl », «fi n i » inki «fini > dir.
Yukarıda izah edilen iki metot arasındaki se çime, istatistik etütler, maliyet hesapları, ulaşıl mak istenen hız ve saklama organıyla lojik or ganı arasındaki nisbî önem tesir eder.
Aranan kelimeyi saklama organında bulabil me işlemini kolay ve kısa bir zamanda gerçek leştirmek için gene çeşitli metotlar öne sürül müşsede en uygunu Booth tarafından teklif
E.M M. 68
edilenidir. Bu metodda, kelimeler, sayısal kod larla belirtilmiş olduğuna göre, saklama orga nına sayısal değerlerinin artan sırasına göre 1, 2, 3 , n yerleştirilir. Giriş kelimesinin sayı sal değeri sözlükdeki n/2nci kelimenin sayısal değerinden çıkartılır, sonuç pozitif s e aranan ke lime sözlüğün ilk yarısında, negatif ise ikinci yarısındadır. Meselâ ikinci durumda: çıkarma 3/4 n inci kelimenin sayısal değerinden yapılır, so nuç pozitifse aranan kelime 1/2 n inci ile 3/4 n inci kelimeler arasında, negatifse 3/4 n ile n in ci sıradaki kelimeler arasındadır. Arama bu şe kilde kelime bulunana kadar devam eder. Keli me bulmak için yapılan işlem sayısı minimum dur ve log2ne eşittir. Meselâ 10" kelimelik bir sözlükte (Iog2106 = 6.1og2lO = 20) yirmi işlem yaparak kelime bulunabilecektir.
Kelimenin sözlükten yukarıda izahına çalı şılan yollarla karşılığı bulunurken bu karşılığın yanına morfolojik (şekille ilgili) — sayı, cins, tas rif,..— ve semantik (anlamla ilgili) özellikle rini belirten işaretlerde konur. Tabii bütün bu bilgiler kelimenin esas köküne nisbeten uğradığı değişiklikler ve aldığı çeşitli takılara göre söz lükten alınır. Ayrıca morfolojik ve semantik özel liklerin çıkış dilindeki karşılıklarının işaretleri de kaydedilir.
Kelime Fonksiyonunun Bulunması:
Giriş cümlesindeki kelimelerin cümle içinde ki fonksiyonlarının tesbiti gerekir, çünkü: keli menin esas anlamında cümle içindeki fonksiyonu na göre değişiklikler olabilir; ayrıca, çıkış dilin deki kelimenin takılarının, cümle içindeki yeri nin tâyini için de fonksiyonun mutlak "bilinmesi gerekir.
Kelimenin fonksiyonunun tesbit yolu dilin az veya çok fleksiyonlu oluşuna göre değişir. Çok fleksiyonlu dillerde (Rusça, Latince gibi) keli melerin cümle içindeki yerleri hemen hemen ser besttir, bunların fonksiyonlarını takıları belirtir. Böyle dillerin kelimelerinin fonksiyonunun tesbiti takıları analiz eden alt programlar sayesinde nisbeten kolay olarak başarılır.
Az fleksiyonlu dillerde (İngilizce, Çince gibi) bir kelimenin fonksiyonunu cümle içindeki yeri, yapı bağlılıkları, yanındaki kelimelerle ilgisi be lirtir. Böyle dillerde kelimenin fonksiyonunu tes bit etmek pek kolay olamamaktadır. Meseleyi çöz mek için söz konusu dillerde belirli sayıda model cümle tesbit edip dili matematik olarak belirte cek teoriler üzerinde çalışılmaktadır. Bu' model • cümleler alt programlar haline sokulacak, ma kina da her giriş cümlesini bunlarla mukayese ederek uygun model cümleyi seçecek ve böylece giriş cümlesindeki kelimelerin fonksiyonları tes bit edilecektir. Fakat bu çalışmalar henüz ke sin bir sonuç vermiş ve kullanılmaya elverişli duruma gelmiş değildir.
Bugün tamamen ampirik yollardan bulunmuş alt programlarla kelimelerin fonksiyonları tes bit edilmektedir. Söz konusu alt programlar ya önce cümle içindeki fiili bulup cümlenin diğer elemanlarını ona göre t'esbit etmekte, ya da analize sondan başlayıp .kelimelerin cinslerini da ha öncekilerinin cinsleriyle karşılaştırarak fonk siyonlarını bulmaktadır.
Bazı Dil Problemlerinin Çözülüşü :
Makinanın kelimelerin sözlük anlamlarını ve fonksiyonlarını tesbit etmekten başka dilin ku sursuz bir haberleşme aracı olamamasından ilen gelen ve insan tarafından yapılan çevirilerle çe viricinin idraki ile çözülen, bazı anlam bulanık larına sebep olabilecek, yapısal problemleri çöz mesi gerekir. Bu türlü zorlukların ve makina tarafından çözülme yollarının başlıcaları şun lardır :
Homograf: Ayrı anlamlı, aynı yazılışlı keli melerin sözlükte özel bir kodu vardır. Bu kod, böyle kelimeleri ayırdetmeğe yarıyan özel bir alt programı harekete geçirir ve söz konusu ke limenin esas anlamı bulunur. Böyle alt prog ramlara örnek olarak Fransızcada bir fiil ve bir isim homografı ayırdetmek için kullanılan alt programın ordınogramı (Şekil: 2) de verilmiştir.
idiomaKk İfadeler: İdiomatık bir ifadede bulunması mümkün kelimelerin yanına sözlükte gene özel bir kod konulur. Bu kod gene homog raf kelimelerde olduğu gibi özel bir alt prog ramı harekete geçirir. Bu alt program söz ko nusu kelimelerin ait olması mümkün ifadenin diğer kelimelerinin de bulunup bulunmadığını arar; bulunacak olursa o idiomatik ifadenin çı kış dilindeki karşılığı alınır.
Po I i sem i: Çok sözlük anlamlı kelimelerin ter cüme edilen metindeki anlamının ve bunun çı kış dilindeki karşılığının bulunması için kulla nılan başlıca üç yol vardır :
1 — Küçük sözlüklerin kullanılması: Her konu için ayrı ve özel bir sözlük kullanılır. Söz lükte dilin temel kelimeleriyle bu dar teknik veya bilimsel konuda kullanılan kelimeler bulu nur, böylece bu dar konu içinde polisemi ihti mali azaltılmış olur.
2 — Semantik işaretlerin kullanılması: Söz lükte kelimenin çeşitli anlamlarının her biri için bir işaret vardır. Makina bu işaretleri söz ko nusu kelimenin civarındaki kelimelerin seman tik işaretleriyle karşılaştırır ve uygun anlamı seçer.
3 — Alt program kullanılması: Bir alt programla kelime incelenir ve uygun bulunan anlam seçilir. Böyle alt programlara bir örnek olmak üzere İngılizcede 'many' ve 'much' keli melerinin Fransızca karşılıklarını bulmayı sağ lıyan alt programın ordinogramı (Şekil: 3) de verilmiştir.
SENTEZ
Yukarıda anlatılmaya çalışılan yollarla giriş dilindeki bir cümlenin kelimelerinin ilkin söz lük anlamları bulunmuş, takıları ekleri not edil miş, eğer çok anlamlılık veya aynı yazılış söz konusu ise uygun anlam seçilmiş, idiomatik ifa deler tesbit edilmiş ve bütün bunların çıkış di lindeki karşılıkları seçilmiştir. Şimdi mesele çı kış dilindeki bu elemanların, çıkışdili, dilbilgisi, dilbilimine uygun sentezidir.
Kelimelerin Sırası: Çıkış dilindeki kelimeler dilbilgisi kurallarını uygulayan alt programlar vasıtasıyla gerekli sı raya konulur. Bu konudaki alt programlar kelimenin cüm le içindeki fonsiyonuna, diğer kelimelerle olan ilgisine, anlamına göre, yerini tesbit ederler. Bir örnek olarak Fransızcada sıfatın isime göre yerini tesbit eden bir .alt programın ordinogra mı (ŞekiJ : 4) de verilmiştir.
Takıların Konulması :
Giriş kelimesindeki takıya, kelimenin fonksi yonuna, çıkış cümlesindeki yerine göre uygun bir takı çıkış kelimesine takılır. Eğer söz ko nusu takı kelimenin kökünü değiştiriyorsa ya kö kün muhtelif şekilleri de sözlükte vardır, .takıya göre uygun kök seçilir; ya da bir alt programla takıya göre kökte gerekli değişiklik yapılır.
Takı ve eklerin takılması genellikle kolay bir meseledir, fakat çıkış dilinde fiil zaman ve sı ğaları giriş dilindekılere göre daha çok ve ke sinse mesele çok zorlaşır. Bu durum bazen diğer kelimelerde bulunan semantik işaretlerin yardı mıyla çözülebilirse de bugün için girişde bulun mayan bir kesinliği çıkış dilinde sağlayacak bir yol bulunamamıştır.
Böylece cümlenin çıkış dilindeki sentezi de sonuçlandıktan sonra çıkış dilindeki cümle ta mamlanmış olur. Bu cümle çıkış organlarındaki' basıcılar vasıtasıyla dışarıya verilir ve yeni bir cümlenin tercümesine başlanır.
SONUÇ
Yukarıda tercümenin makina tarafından na sıl yapıldığı hakkında bir fikir verilmeğe çalı şıldı. Bugün için bu işlemin yolları tam oturmuş, kesinleşmiş, beliren problemler tam olarak çö zülmüş değildir. İzahına çalışılan çözüm yolları en vaatkâr olanlarıdır, fakat, ilim ve teknikte çokluk görüldüğü gibi, ileride' esas gelişmenin bugün üzerinde durulan yollardan bambaşka olanlarda bulunması mümkündür. Şimdiki halde bu metotlarla saatte yirmi bin kelimeyi dilbil gisi bakımından zararsız, anlâşılabilinir bir şe kilde tercüme etmek mümkündür.
Tercümenin maliyeti üzerinde de bir çok he saplar yapılmıştır. Amerika'da yapılan bir hesa ba göre makinayla yapılan tercümenin maliyeti kelime başına 4,5 kuruştur,. İngilizlerin yaptığı
Sıfat kelimesi isimden kısa mı? EVET
Sıfat pbir şekil veya renk sıfatı mı' EVET
Sıfatın bir tamlayıcısı var mı? EVET
Bu sıfat bir «particıpe passĞe» mi? EVET
Sıfat isimden önde yer alır
Sıfat isimden sonra yer alır
NOT
(Şekil 4)
Bazı sıfatlan nişimden önce veya sonra yer alma larına göre anlamları değişir ,böyle sıfatların ye rini başka bir alt program verir
bir hesaba göre ise maliyet kelime başına 0,25 kuruştur; her iki miktarda insan çeviriciler ta rafından yapılan tercümelerin maliyetine göre çok ucuzdur (meselâ İngilizler insan tarafından yapılan bir tercümede maliyeti kelimesi 10,52 kuruş olarak hesaplamışlardır).
İleride, dilin makinaya öğretilme açısından ele alınan incelemelerinden sonuçlar alınıp bu so nuçlardan faydalanılarak karşılaşılan çeşitli prob lemleri çözecek yeni ve daha mükemmel program lar hazırlandıkça, makinannr saklama ve lojik organları arasındaki haberleşmeyi daha da ça buklaştıracak teknolojik ilerlemeler elde edil dikçe tercüme işlemi daha da gelişecektir.
Bu arada elektronik hesap makinalarınm kul lanıldığı diğer konularda da gittikçe önem ka zanan oto programlama ve oto öğrenim metot larının tercüme konusuna uygulanması çok ve rimli sonuçlar verebilir. Söz konusu metotlar la makina yaptığı hatalardan istifade ederek programını daha da mükemmelleştirmekte, prog ramın büyük bir kısmını kendi hazırlayarak in san programcılara çok faydalı bir yardımcı ol maktadır.
Bütün bunlar bir iki sene içinde dilbilgisi bakımından hatasız, teknik olarak kesin tercü meler ümit etmemize imkân vermektedir. Genel olarak burada bir ölü nokta iddiası vardır, yanr doğruluk ve tamlık makinayla yapılacak tercü meler için en son huduttur, makinanın tercüme leri daima kuru, tekrarlı, monoton olacaktır, teknik ve bilim dışındaki konularda pek işe ya ramıyacaktır; makina tercümelerine renk kata mıyacak, bir dildeki ifade güzelliğini, insan du yularına tesir kaabiliyetini diğer bir dile akta ramıyacaktır.
E.M.M. 6B
Kanaatimizce uzun bir süre gözönüne alınır sa bu konuda bile pek kötümser olmağa lüzum yoktur. Sağlam lojik temellere oturan sayısal elektronik hesap makinalarınm bu lojikle çözü lebilecek her problemi, çözüm yolu kendilerine öğretilirse, çözdükleri sabittir. Eğer bir gün 'güzel ifade' nin lojik temellere dayanan sırrı çözülecek olursa, veya belirli bir dildeki üslup özelliğinin bu makinanın çözeceği, meselâ ista tistik, bir yolu bulunursa tercüme makinaları nm çıkış dilini giriş dilinin üslubunda ve güzel bir ifadeyle dışarı vermeleri pekâlâ mümkündür.
Bu Konudaki Bazı Y a y ı nl a r :
Andrew J. Booth, L. Branwood, J. P. Cleave MECHANICAL RESOLUTION OF LINGUISTIC PROBLEMS
Buttenvoorths Scıentific Publications, Lon don, 1958 I K. Belskaja
MACHINE TRANSLATION OF LANGUAGES ' Buttenvorths Scientifie Publications, London, 1957.
Locke, A J Booth
MACHINE TRANSLATION OF LANGUAGES
John Wiley and Sons Inc., New York, 1955. Georges Mounin
PSEUDO LANGUES, INTERLANGUES, ET ME
TALANGUES
\
Babel, vol. IV, No. 2, Juin 1958.
MECHANICAL TRANSLATION.
Massachusetts Institute of Technology, 1954.
D I. Panov CONSERNING THE PROBLEM OF MACHINE TRANSLATION OF LANGUAGES
The Academy of Sciences of the U. R. S. S.
Moscou, 1958
G Shiner THE U. S.A.F. AUTAMATIC LANGUAGE TRANSLATOR MARK I '
İRE National Conv. Record. Part 4, p. 206 304.