EMOENERJİ Toplumsal Haber ve Araştırma Dergisi · Sayı 3 · Ekim/2007
DOĞALKAZ DEĞİLİZ
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2007
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 5 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Mevzuat ve hukuk, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Ankara doğalgaz özelleştirmesi
- EGO
- BOTAŞ
- Melih Gökçek
- Anayasa Mahkemesi
- TMMOB
Özet
TMMOB'a bağlı meslek odaları, Ankara'daki doğalgaz dağıtım hizmetinin özelleştirilmesine karşı basın açıklaması yaparak zam ve borç yapısındaki adaletsizliklere dikkat çekti; CHP ise düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Meslek örgütleri, Ankara doğalgaz dağıtım hizmetinin özelleştirilmesine tepki gösterdi…
TMMOB’a bağlı meslek odaları Ankara doğalgaz dağıtım hizmetinin özelleştirilmesine tepki gösterdi. Ankara halkının özelleştirme ile zaten pahalı kullandığı doğalgazı daha da pahalı kullanacağı ortaya konulurken, “Doğalkaz olmayacağız” denildi.
Elektrik Mühendisleri Odası, Çevre Mühendisleri Odası, Şehir Plancıları Odası, Kimya Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası Ankara şubeleri ile Peyzaj Mimarları Odası ve Jeoloji Mühendisleri Odası, Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde 8 Haziran 2007 tarihinde ortak basın açıklaması yaptı. EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş tarafından okunan basın açıklamasında, doğalgazın çağdaş kentsel yaşamın bir unsuru olduğu ve kentlilerin de ucuza doğalgaz kullanmasının kamusal bir hak olduğu vurgulandı. Ankara’da ise temel enerji ihtiyacının yıllardır büyük maliyetlerle halka kullandırıldığı belirtilirken, şöyle denildi:
“Ucuz, güvenli, sağlıklı, temiz enerji hakkımız ihlal edilmektedir. Ankaralıların geleceğini peşin peşin harcayan ama borca yazdıran Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin baskısıyla; EGO’nun dağıtım şirketlerinin, tüm mal varlıklarıyla özelleştirilmesini kapsayan yasa 25 Mayıs 2007 tarihinde Meclis’ten geçmiştir. Birçok kentten iki kat daha pahalıya doğalgaz tüketen Ankara halkı, yeni yasa ile daha pahalı ve daha niteliksiz bir hizmet satın alınmaya zorlanmaktadır. Son yıllarda kamu yönetimi anlayışının planlı bir bütçeden uzaklaşmasının sonuçları Ankaralıların sırtına yüklenmektedir.”
Açıklamada, doğalgaz dağıtım hizmetinin özelleştirilmesiyle EGO’nun BOTAŞ’a olan yaklaşık 550 milyon dolarlık anapara borcu ile Hazine’ye olan 702 milyon dolarlık borçlarının kapatılacağının iddia edildiği belirtildi. “Ayrıca bu yetmezmiş gibi, tasarıyla 2 milyar dolara yakın faiz borcu silinen EGO, Ankaralıların ödediği doğalgaz birim hizmet amortisman bedeline ise yüzde 10 oranında zam yapacaktır” denilen açıklamada, yapılan zammın doğalgaz faturalarına 1.5 kuruş zam olarak yansıyacağı kaydedildi. Açıklamada, doğalgazdaki çarpık fatura şöyle ortaya konuldu:
“Birim hizmet amortisman bedelinde yapılan bu artış ve on yıllık fiyat garantisi; özelleştirilecek şirketi yatırımcılar açısından daha cazip, Ankaralıları ise yolunacak kaz haline getirmektedir. Bu durumda, Türkiye ortalaması 1.2 kuruş seviyesinde olmasına karşın Ankaralılar zaten 6.5 kuruş olarak ödedikleri birim amortisman hizmet bedeli için 7.6 kuruşluk fahiş fiyatı 10 yıl süreyle daha ödemeye mahkum edileceklerdir.”
Doğalgaz hizmeti özelleştirmelerinin Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) çerçevesinde olduğuna değinilen açıklamada, meslek
örgütleri tepkilerini şöyle dile getirdi:
“Büyükşehir Belediyesi’nin yıllarca parasını halkımızdan peşin aldığı doğalgazın bedelini BOTAŞ’a ödememesi, Hazine’den aldığı kredileri ödememesi üzerine Büyükşehir Belediyesi çok büyük bir borç altına girmiştir. BOTAŞ’a ve Hazine’ye ödemediği paralarla gereksiz alt ve üst geçitler, havuzlar, fıskiyeler yaparak, yapılalı bir sene olmamış kaldırımları yeniden yaparak yandaş müteahhitleri besleyen, seçim dönemlerinde halkımızı kandırmak için kaçak kömür ve küflü makarna dağıtan, Ramazan ayında halkımızın dini duygularını sömürmek için iftar çadırları açan Melih Gökçek, Ankara’yı aynı zamanda bir rant şehri haline getirmiştir. Şimdi bu tasarıyla bunların bedeli halkımıza ödettirilircesine, peşin ödediğimiz doğalgaz ücretlerini ödeyememe becerisi gösterenlerin kılavuzluğunda yeni bir peşkeş filmi çekilmektedir. Doğalgaz bedellerinin sürekli artmasına neden olan bu uygulamalar Ankaralıyı doğalgaz dışında daha kirli, niteliksiz enerji kaynaklarına yöneltecektir. Şimdiye kadar en pahalı doğalgazı kullanan Ankara halkı bu yasa tasarısıyla ‘Doğalkaz’ haline getirilmek istenmektedir.”
“Gökçek Yönetimi Ödüllendiriliyor”
Makine Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz da, yaptığı basın açıklamasında, kentsel gaz dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinin Dünya Bankası ve IMF
politikalarının bir parçası olduğunu belirtti. Bugüne kadar BOTAŞ’a bağlı ESGAZ ve BURSAGAZ’ın özelleştirildiği anımsatan Koramaz, EGO’nun özelleştirilmesiyle ilgili TBMM’den geçirilen yasayla birim hizmet ve amortisman bedellerinin şirketi satın alacak özel sermaye lehine artırıldığına dikkat çekti. Koramaz, “Bu yasa ile bugünkü kurdan yüzde 25 artış anlamına gelen 0.07444 YTL birim hizmet amortisman bedeli uygulanması öngörülmektedir” dedi. Yasa ile EGO’nun BOTAŞ’a ve Hazine’ye olan borçlarının faizlerinin de silindiğine işaret eden Koramaz, “BOTAŞ’a olan borçlarını ve ayrıca Hazine garantili dış kredileri ödemeyen, metro projeleri yerinde sayarken BOTAŞ’a ve Hazine’ye ödemediği paralarla şehir plancılığı açısından anlamsız kavşaklara ve alt geçitlere trilyonlar akıtan Gökçek yönetimi, bu yasa ile ödüllendirilmektedir” değerlendirmesini yaptı.
Koramaz, EGO’nun özelleştirilmesinin Ankaralıların aleyhine acı faturalar ortaya çıkaracağını söyledi. Koramaz, doğalgazın çağdaş kentsel yaşamın bir unsuru olduğunu ve ucuza kullanılmasının kamusal bir hak olduğunu vurgularken, doğalgazı pahalı satarak ve doğalgaz bağlantı bedelini 150 dolar yerine 300 dolara çıkararak, bu hakkı engelleyen Melih Gökçek yönetimini kınadı.
ANAYASA
MAHKEMESİ’NE
BAŞVURU
CHP, Ankara doğalgaz dağıtım hizmetinin özelleştirilmesine yönelik yapılan yasal düzenlemeyi, iptal ve yürürlüğün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne götürdü. Dilekçede, yasanın kamu yararına, hukuk devleti ilkesine aykırılığı nedeniyle Anayasa’ya aykırı olduğu ortaya konuldu.
Anayasa Mahkemesi’ne CHP tarafından yapılan başvuruda, Türk Ticaret Kanunu’na göre bir anonim şirketin kurulabilmesi için en az 5 kurucu bulunması koşulu anımsatıldı. İptali istenen yasada özelleştirilmek üzere kurulacak şirket için yalnızca Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin tek kurucu ortak olarak öngörüldüğü, 4 kurucu ortağın ise bulunmadığına dikkat çekildi. Kurallarda belirlilik ve öngörülebilirliğin hukuk güvenliğinin gereği olduğu, bu özellikleri taşımayan yasal düzenlemenin hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmaması nedeniyle Anayasa’ya aykırılık oluşturduğu kaydedildi. Kurulacak şirkete ilişkin yasaya ve Anayasa’ya aykırı düzenlemenin, diğer düzenlemelerle de uygulama birliği bulunması nedeniyle tüm düzenlemenin iptali istendi.
Birim hizmet ve amortisman bedeline yönelik dolar bazında yapılan düzenlemenin de kamu yararına aykırı olduğu ortaya konuldu. Halen EPDK’nın yaptığı doğalgaz dağıtım ihalelerinde birim hizmet ve amortisman bedellerinin ilk 8 yıl için en yüksek 2.5 sent/metreküp olduğu, bazı kentlerde ise 0 olduğu anımsatılarak, “EPDK kararlarına göre lisans sahibi şirketlerin uygulayacağı iletim bedelleri, birim hizmet amortisman bedeline eşitlenirken, Ankara’da EGO’yu satın alacak şirkete, bugüne kadar öngörülen yüksek birim hizmet ve amortisman bedelinin en az yüzde 50 fazlası ve fahiş bir fiyat olan 7.777 sent/metreküp uygulama imkanı tanınmaktadır.”
Düzenlemeyle Ankara’daki tüketiciler aleyhine tüketim bedellerinin çok daha fazla artırılacağının açık olduğu anlatılan dilekçede, “Kentlilerin ucuza doğalgaz kullanması kamusal bir haktır ve bu kamusal bir hakkın kullanılmasını sınırlandıran ve güçleştiren yasal düzenlemelerin de kamu yararı nihai amacına yönelik işlemler olduğu söylenemez” görüşü kaydedildi. Kamu yararı taşımayan, adil ve makul olmayan, kamu hizmeti gerekleriyle de bağdaşmayan böyle bir düzenlemenin Anayasa’nın hukuk devleti ilkesiyle de bağdaştırılamayacağı vurgulandı.
Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşların özelleştirilmesinde, pay oranlarına bakılmaksızın Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın yasayla görevlendirilmiş olduğu anımsatıldı. Belediyenin özelleştirme konusunda hiçbir uzmanlığı bulunmadığı belirtilen dilekçede, bu nedenle düzenlemenin özelleştirme amaç ve ilkelerine de aykırılık oluşturduğu, bu açıdan da kamu yararına uygun olmadığı ve Anayasa’ya aykırılık oluşturduğu kaydedildi.