Cumhuriyet Enerji · Sayı 26 · Aralık 2011
‘Potansiyel kullanılmalı’
Yenilenebilir enerji Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2011
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Çevre ve iklim, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- jeotermal enerji
- güneş enerji santrali
- rüzgar enerjisi
- TMMOB Enerji Sempozyumu
- yerli üretim desteği
- tarım arazileri
Özet
TMMOB'un 8. Enerji Sempozyumu'nda yapılan değerlendirmelere göre Türkiye'nin jeotermal, güneş ve rüzgar enerjisi potansiyelinin yeterince kullanılamadığı; jeotermal kaynakların korunması, GES'lerin tarım arazilerine kurulmasının riskleri ve yerli üretime verilecek desteklerin uzun vadeli planlanması gerektiği vurgulandı.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Cumhuriyet ENERJİ G 6 Aralık 2011 - 26
TÜRKİYE’NİN JEOTERMAL, GÜNEŞ VE RÜZGAR OLANAKLARI ÇOK
‘Yenilenebilir potansiyeli kullanılmalı’
İklim ÖNGEL
ANKARA - Prof. Dr. Mehmet Şener, dünyanın her bölgesindeki ana enerji kaynaklarının tüketime bağlı olarak yenilenemeyen petrol, kömür, doğalgaz ve uranyum olduğunu söyleyerek, “Enerji gelişmeleri, enerji kullanımından kaynaklanan iklim değişimleri gibi çok önemli çevresel etkileri de göz önünde tutarak sürdürülebilir gelişmeyi sağlamak zorundadır” uyarısında bulundu.
TMMOB’un İstanbul Kültür Üniversitesi’nde geçtiğimiz ay düzenlenen 8. Enerji Sempozyumu’nda yenilenebilir enerji kaynakları üzerine de değerlendirmeler yapıldı.
‘Jeotermal tükenmez’
Niğde Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şener jeotermal enerjinin yenilenebilir, sürdürülebilir, ucuz, güvenilir, çevre dostu, yerli ve yeşil bir enerji türü olduğunu söyleyerek, “Beslenmenin üzerinde kullanım olmadıkça jeotermal kaynakların tükenmesi söz konusu değildir” dedi.
Şener, jeotermal enerjiyi, yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu, kimyasallar içeren sıcak su, buhar ve gazların oluşturduğu enerjiden yararlanma olarak tanımladı. Jeotermal enerjinin dünyada eski, Türkiye’de ise yeni olduğunu söyleyen Şener, jeotermal enerjiden elektrik üretiminde ilk 5 ülkeyi; ABD, Filipinler, Meksika, Endonezya ve İtalya olarak sıraladı. Şener ısı ve kaplıca uygulamala-
Elektrik üretimine uygun sahalar
Aydın-Germencik Denizli-Kızıldere Manisa-Alaşehir-Kurudere Manisa-Salihli-Göbekli Çanakkale-Tuzla Aydın-Salavatlı Kütahya-Simav İzmir-Seferihisar Manisa-Salihli-Caferbey Aydın-Yılmazköy İzmir-Balçova İzmir-Dikili
232 oC 242 oC 184 oC 182 oC 174 oC 171 oC 162 oC 153 oC 150 oC 142 oC 136 oC 130 oC
rında ise Çin, Japonya, ABD, İzlanda ve Türkiye’nin ilk 5 ülke olduğunu belirtti.
‘100 bin konut ısıtılıyor’
Türkiye’nin Alp-Himalaya kuşağı üzerinde olduğu için yüksek jeotermal potansiyele sahip bir ülke olduğuna dikkat çeken Şener, bu potansiyeli oluşturan alanların yüzde 77,9 ile Batı Anadolu’da yoğunlaştığını vurguladı. Şener, “Ülkemizin potansiyeli 31 bin 500 megavattır. Bugüne kadar yalnızca yüzde 13’ü kullanıldı” diye konuştu. Jeotermal alanların yüzde 55’inin ısıtma uygulamalarına uygun olduğunu dile getiren Şener, şu bilgileri verdi:
“Türkiye’de jeotermal enerji kullanılarak 1200 dönüm sera ısıtması yapılmakta ve 15 yerleşim biriminde 100 bin konut jeotermal enerji ile ısıtılmaktadır.”
‘Jeotermal korunmalı’
Şener, jeotermal enerjinin dinamik bir kaynak olduğunu belirterek yenilenebilir özelliğinin sürdürülebilmesi için korunması gerektiğini kaydetti. Son yıllarda düzensiz ve bilinçsiz arama ve üretim sondajları yapıldığına dikkat çeken Şener, “Kaynakların birçoğu kurumuştur. Kalan kaynakların da bu nedenle debisi azalacak veya tamamen kuruyacaklardır” uyarısında bulundu. Şener, aşırı üretim için kirlenme, politik baskı ve mahalle baskısı nedeniyle jeotermal kaynakların yenilenebilirlik özelliğinin zaman içinde yok edildiğini söyledi. Şener şunları kaydetti:
“Enerji kaynaklarının yeryüzündeki dağılımı, paylaşım savaşını coğrafi alana yaymaktadır. Bu kaynaklara sahip bölgeler tarihin her aşamasında olduğu gibi, gelişmiş ülkelerin cazibe merkezi haline gelmektedir. Ortadoğu’nun olduğu kadar, günümüzde yaşanan Afganistan ve Irak krizinde de görüldüğü üzere, gelişmiş ekonomiler enerji yataklarına haiz bölgeleri denetim ve gözetim altında tutmak için politik olduğu kadar, gerektiği durumda askeri güç kullanmaktan da geri durmamaktadır.”
‘Güneş ihtiyacı karşılar’
Endüstri Mühendisi Şenol Tunç, Türki- Tunç, “Konya ve Karaman ovaları
ye’nin güneyinde toplam elektrik ihtiya- Türkiye’nin tarım ambarıdır. Ancak
cının 2 katını üretebilecek güneş enerjisi projeci, emlakçı gibi çok sayıda yatısantrali (GES) için, vasıfsız arazi potansi- rımcıya binlerce dönüm arazi aldırılyelinin bulunduğunu bildirdi. Tunç, en er- mıştır, yüzlerce proje üretilmiştir” dedi.
ken 2015’te kurulabilecek GES’lerin kö- Bu mevzuatla Türkiye’nin güneş serüvetümser bir tahminle 8-12 yıl, iyimser bir tah- ninin uzun ve sıkıntılı olacağını dile getiminle ise 7-9 yıl içerisinde geri ödeme sü- ren Tunç, “Önümüzdeki dönemde çok
resine sahip olduğunu kaydetti.
hızlı yaygınlaşacak olan
GES’ler nedeniyle 10-20-30
GES’ler nereye kurulmamalı? ŞenolTunç
sene sonra Türkiye’de tarım
Tunç, koruma ve SİT gibi “koalanı kalmama riski doğarunan” alanlar, sulak alanlar, yercaktır. Bu kapı bir kez açıleşim alanları, askeri koruma böllırsa bir daha zor kapatılır”
geleri, kullanılan mera, kışlak, yayuyarısında bulundu. Tunç,
lak, yüzeyi düz-güneye hafif eğimvasıfsız alanların sözü dahi
li alanlara GES’lerin kurulmamaedilmeden, tarım alanlarına
sı gerektiğini söyledi.
ek olarak doğal parklar,
‘Tarım alanlarına
SİT alanları gibi tüm koruma alanlarının
dikkat’
GES’lere açılmasının
GES’ler için vasıfsız
yüzlerce davaya konu
arazilerin kullanılması
olacağını bildirdi. Tunç,
gerektiğini belirten Tunç,
“Yine tek alternatif
Bakanlar Kurulu kararı
elektrik enerjisinde
ile tarım arazilerinin
yüzde 100 fiyat ve te-
GES’lere açıldığını söydarik riski taşıyarak
ledi. Özellikle Karaman
tam dışa bağımlı olve Konya’nın başvuru
duğumuz doğalgaz
yapılabilir araziler içinolarak karşımıza gelede olduğunu söyleyen
cektir” diye konuştu.
‘Yerli üretime destek verilmeli’
EMO Enerji Çalışma Grubu Üyesi Zerrin Taç Altıntaşoğlu, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz bölgelerinin rüzgar potansiyeli bakımından zengin olduğunu kaydetti. Yerli üretime verilecek desteklerle ilgili sürecin açık ve anlaşılır bir şekilde tanımlanması gerektiğini söyleyen Altıntaşoğlu, “Yetki ve sorumluluklar net olarak belirtilmeli” diye konuştu.
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un kaynak türüne göre, yerli ürün kullanılması durumunda ek fiyat vermesini “yenilik getiren ve umut verici” bir gelişme olarak nitelendiren Atıntaşoğlu, 2015 sonrasının Bakanlan Kurulu kararına bırakılmasının belirsizlik yarattığını kaydetti. Altıntaşoğlu,“RES’lerin yurt içinde gerçekleşen imalatına ödenecek yerli katkı konusunda öngörülen beş yıllık süre oldukça kısa. Sanayinin gelişmesi ve belli bir olgunluğa ulaşabilmesi için yerli üretime yönelik desteğin hem bileşen üretimi hem de özgün tasarım yerli katkı desteği, uzun vadeli olarak planlanmalıdır” dedi. Yerli üretim yapacak fabrikaların kim tarafından ve nasıl tescil edileceği ve denetimlerin kimler tarafından yapılacağının belli olmadığının altını çizen Altıntaşoğlu, “Lisans kapsamındaki inceleme ve denetiminin yetkilendirilecek denetim şirketlerinden hizmet satın alınarak yaptırılabilir olması, sektörde önemli bir denetimsizlik sorunu yaşanmasına neden olcaktır. Bunu önleyecek tarafsız kriterler oluşturulması zorunludur” önerisinde bulundu. Ⅵ