Cumhuriyet Enerji · Sayı 20 · Kasım 2010

Tahribat üretimi unutturuyor

Ali Öztürk

Yenilenebilir enerji Haber ve etkinlik

Yıl
2010
Sayfa
1
Okuma süresi
2 dk
Görüntülenme
0

Konu

Yenilenebilir enerji

İlgili: Çevre ve iklim, Toplum, demokrasi ve emek

Anahtar kelimeler

  • HES
  • Doğu Karadeniz
  • Derelerin Kardeşliği Platformu
  • cansuyu
  • EMO teknik gezi
  • Artvin Rize Trabzon

Özet

EMO'nun Doğu Karadeniz'e düzenlediği teknik HES gezisinde, bölgedeki hidroelektrik santral projelerinin çevreye verdiği zararların üretime kıyasla çok daha büyük olduğu ve yöre halkının bu projelere tepkili olduğu aktarılıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

DOĞU KARADENİZ’DE HALK PROJELERE TEPKİLİ

Ali ÖZTÜRK

Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) Ekim ayında Doğu Karadeniz'e gerçekleştirdiği “teknik HES gezisinde” yüksek katılımlı bir mühendis grubu incelemelerde bulundu. Gazetemiz adına katıldığımız bu inceleme gezisinde, mühendisler, projelerin olumsuz etkisini

teknik terimleri anlayabileceğimiz şekle çevirerek anlattılar.

“Enerji üretiminde ülke olarak açığımız vardı ve enerji

kullanımında dış ülkelere bağımlı hale gelmiştik.” Hükümetin HES’leri kamuoyuna anlatmak için kullandığı

tezler bunlardı ve doğruydu da… Ancak, HES’lerin Doğu

Karadeniz Bölgesi’ne verdiği zarar santrallardan üretilecek

enerjinin getirisini tamamen unutturacak düzeyde...

Mühendislerin anlattığına göre

HES projelerinin neden olacağı olumsuz sonuçları şimdiden görmek olanaklı. Karadenizliler ise

tepkili ve soruyorlar:

“Neden bu kadar çok

HES yapılıyor? Bu

kadar çok HES neyi

çözüyor? Hangi yaraya merhem oluyor?”

EMO üyesi mühendisler de bu soruların yanıtlarını arıyor ve ortaya çıkan

sonuçlar olumsuz.

Mühendislerin verdiği

bilgilere

göre,

“HES’lerin ürettiği

enerjinin toplam enerjideki payı 2009 yılında yüzde 18,50.” Artvin’deki 25 projenin 898 megavat, Rize’deki 27 projenin 637 megavat,

Trabzon’daki 48 projenin 619 megavat kurulu güce sahip olması öngörülüyor. Toplam kurulu gücün 47 bin 625

megavat olduğu dikkate alındığında Karadeniz Bölgesi’nde açılan yara, enerji sorunumuzun yüzde 5’ini bile

çözmüyor. Bölgede inşaatına başlanmış 180 tane HES bulunuyor. En fazla proje ise 48 HES’le Trabzon’da. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize, Trabzon’u 27

projeyle izliyor.

‘Cansuyu’ yok oluyor

Karadeniz insanı ortaya çıkan çevre felaketinin ne kadar farkında? Teknik HES gezisinde bu soruların yanıtlarını da bulmaya çalıştık. Tepki gösterenler fazla. İnsanlar, HES projeleri yapılırken işin çevre boyutunun dikkate alınmadığını biliyor. Projede çevrenin ne kadar etkileneceği belirtilse de öngörülenin çok daha üstünde ağaç kesimi yapıldığını birebir gözlemliyorlar. Büyük bir kitlesel direniş söz konusu HES’lere. Yöre halkından edindiğimiz bilgilere göre projeler çok fazla bölge halkına istihdam da sağlamamış.

Kesilen ağaçlar olumsuz etkilerden birisiyse diğeri de cansuyu sorunu. HES’lerin belli miktarda suyu da dere yatağına cansuyu olarak yeniden bırakması gerekiyor. Bu rakamlar yasa ile belirlenmiş. Yani dereler

“koruma” altında. Ama firmalar bırakmaları gereken suyun çok azını bırakıyorlar. Bu konuda hiçbir denetim yapılmıyor.

Geziye katılan uzmanlar, elektrik enerjisinin çağdaşlaşmanın simgesi olduğunu, ancak enerji üretiminin çağdaşlaşmanın diğer unsuru olan çevreye duyarlılıkla birlikte gerçekleşmesi durumunda bir anlam kazanacağını vurguluyor. Karadeniz coğrafyasıyla özdeş olan dereler yanlış uygulamalara direnişin de simgesi, sloganı olmuş durumda. Doğu Karadeniz'de tepkilerin doğal sonucu oluşan Derelerin Kardeşliği Platformu bölgeyle sınırla kalmamış, büyük kentlerden de destek bulmuş. Ankara'da, Trabzon’da, Rize'de, İstanbul'da horon teperek tepkilerini dile getirenlerin sloganı ise ortak: “Dereler gümbür gümbür, Karadeniz özgürdür.”