Cumhuriyet Enerji · Sayı 3 · Mart 2008

Rüzgar Enerjisinden Elektrik Üretimi

Reha Sakar

Yenilenebilir enerji Görüş ve değerlendirme

Yıl
2008
Sayfa
1
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Yenilenebilir enerji

İlgili: Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • rüzgar enerjisi
  • Almanya
  • rüzgar santralı
  • kurulu güç
  • offshore rüzgar
  • yenilenebilir enerji payı

Özet

Yazar, rüzgar enerjisinden elektrik üretiminin dünyadaki ve özellikle Almanya'daki gelişimini, kurulu güç ve üretim istatistiklerini aktararak Türkiye'nin de rüzgar enerjisi potansiyelini değerlendirmesi gerektiğini savunuyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

ENERJİ 8

Petrol ve hammadde fiyatlarındaki artış temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarını da artırdı

Rüzgar

enerjisinden

elektrik

üretimi

Almanya’da 2007 yılında tüm enerji kullanımında yenilenebilir enerji payı yüzde 9.1’e çıkmıştır. Bu değer 2006 yılında yüzde 8, 2005 yılında ise yüzde 6.6 idi. Elektrik enerjisi üretiminde ise yenilenebilir enerji payı yüzde 14.5 olup, nükleer santrallardan elde edilen miktara ulaşmıştır.

Reha SAKAR

Makine Mühendisi

Petrol ve hammadde fiyatlarındaki artışlar ve “küresel ısınma problemleri”, yenilenebilir enerji arayışlarını ve yatırımlarını hem ekonomik açıdan cazip hale getirmiş, hem de enerji temin güvencesinin artmasına katkıda bulunmuştur. Ülkemizin şu anda enerji konusundaki en önemli problemi, uzun erimli enerji politikasının olmayışının yanı sıra dışa bağımlılık ve bu nedenle enerji temininde güvencesizliktir. Bunların aşılması ise ulusal ve bilimsel ekip çalışmasını zorunlu ve acil kılmaktadır. Bazı ülkeler bu konuda ulusal, uzun vadeli programlar yapmışlar ve bunları da hayata geçirmişlerdir. Enerji konusunda strateji belirlerken belli bazı kriterler oluşturulmuştur: 1) Enerjinin ucuza temini. 2) Enerjinin uzun vadeli güvenilir bir şekilde temini. 3) Enerjinin küresel ısınma problemlerini azaltıcı yönde elde edilmesi. 4 )Enerjinin çeşitliliği. Bu stratejinin belirlenmesi çerçevesinde son yıllarda özellikle Almanya, İspanya, Danimarka ve Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) artarak kurulan “rüzgar santralları” nasıl bir yere sahiptir ya da sahip olacaktır? Rüzgardan elektrik enerjisi elde etmenin temeli rüzgarın hızından oluşan kinetik (hareket) enerjinin önce kanatlar ve rotor vasıtasıyla mekanik enerjiye ve daha sonra jeneratörle

elektrik enerjisine dönüştürme prensibine dayanır. Rüzgar gücü, hava yoğunluğuna ve kanat yüzeyine birinci dereceden ama rüzgar hızına üçüncü dereceden bağlıdır. Teknik formül ve detaylar bu yazının ana konusu olmayıp daha çok günümüzde bu sektörün dünyada ve özellikle Almanya’daki durumunu incelemektir.

Rüzgar santrallarının kurulması Almanya’da 1990’lı yıllarda başlamış olup yukarıda belirtilen kriterlere ek olarak da teknolojideki bilgi ve birikimin bir “know-how” oluşturularak ihraç edilmesi amaçlanmıştır. Nitekim rüzgar enerjisi sektöründen elde ettiği teknoloji ihracatı geliri 2005 yılında 4.5 milyar Avro, 2006 yılında 5.6 milyar Avro olup; 2007 yılında beklenen gelir 7.4 milyar Avro’dur.

Almanya geçen bu süre zarfında hem rüzgar santrallarından ürettiği elektrik enerji miktarını nükleer santrallardan ürettiği miktara çıkarabilmiş, hem de geliştirdiği teknolojiyi günümüzde süratle gelişen Çin ve Hindistan gibi ülkelere satma fırsatını yakalamıştır.

ABD rüzgar pazarında büyüme

ABD’nin enerji politikasının yukarıda açıklanan kriterlerle tam örtüşmemesi ve ülkenin askeri gücünün “petrol ve

doğalgaz kaynaklarının” kendi

malzeme teknolojisindeki gelişmelere

politikasınca güvenceye bağlanması

bağlı olarak kesinlikle devam edecektir.

konusunda yoğunlaşması, yenilenebilir

Rüzgar santrallarında elektrik

enerji ve özellikle rüzgar santralları

üretimi, elbette rüzgarın olmasını

kurulmasında göreceli bir gecikmeye

gerektirir, bu nedenle kurulu gücü salt

neden olmuşsa da son yıllarda bir

elektrik üretimi olarak

ilerleme göze çarpmaktadır. Dünya

değerlendirmemek gerekir. İşte bu

doğalgaz rezervlerinin yüzde 70’inin

noktada enerji üretiminin çeşitliliği

Sibirya-Hazar Denizi-İran Körfezi’nde

önem kazanır. Rüzgar yoksa veya

olması ABD’nin bu bölgeyi kontrol

yetersizse o zaman klasik termik

etme amacı ve kararlılığını

santrallar veya diğerlerinin yükleri

açıklamaktadır. Ancak 2005 yılında

arttırılır. Rüzgar var ve yeterli ise rüzgar

ABD rüzgar pazarında yüzde 36’lık bir santralları devreye sokulur; yani rüzgar

büyüme gözlenmiş olup 2 bin 500

uygun koşullarda sisteme dahil edilir.

megavat gücünde rüzgar santralları

Ayrıca ülkemizin büyüklüğü ve

kurulmuştur, bunu 2006 yılında 3 bin

kıyılarının uzunluğu göz önüne

300 megavat kurulu gücün takip etmesi alındığında rüzgar santrallarını değişik

planlanmıştır.

bölgelere kurmak suretiyle “Nasıl olsa

Almanya’da ise 2007 yılında tüm

bir yerlerde rüzgar eser” gerçeğini

enerji kullanımında yenilenebilir enerji

hayata geçirmek gerekir.

payı yüzde 9.1’e çıkmıştır. Bu değer

Rüzgar santrallarından elde edilen

2006 yılında yüzde 8, 2005 yılında ise

“temiz enerji” bir süre bu temizliği

yüzde 6.6 idi. Elektrik enerjisi

nedeniyle teşvik ve koruma görmeli ve

üretiminde ise yenilenebilir enerji payı

ekonomik rekabet gücüne ulaştığında bu

yüzde 14.5 olup, nükleer santrallardan

korumadan çıkarılmalıdır. Ancak burada

elde edilen miktara ulaşmıştır.

ülkemizi kemiren “ahbap-çavuş”

Küresel ısınma sorununu önleme

hastalığından da kesinlikle kurtulmak

anlaşmasını imzalayan ülkeler 2020

gerekir.

yılına kadar enerjilerinin yüzde 20’sini

Şu andaki ekonomik verilere göre

yenilenebilir enerjiden üretmeyi taahhüt rüzgar santralının kurulma birim fiyatı

etmişlerdir. Yenilenebilir enerjiden kasıt; kilovatsaat başına 1000 Avro civarında

hidrolik, güneş, jeotermal, biyokütle ve olup; yerli iş gücü, malzeme ve

rüzgar enerjileridir.

hizmetlerle (bunlar yüzde 60-70

Rüzgar santralları park şeklinde önce civarındadır) daha ucuza mal etme

karalarda ve son yıllarda da “offshore

olanağı bulunmaktadır.

rüzgar parkları” adı verilerek, denizde

Yazıda belirtildiği gibi Almanya’daki

kurulmaya başlanmış olup, önce karası

rüzgar enerjisi politikası çok gerçekçi ve

az rüzgarlı denizi ise bol olan

uzun vadeli olarak yapılmıştır. Bu

Danimarka’da kurulmuş ve hızla diğer

nedenle oradaki durumu önce bilmemiz

ülkelerin enerji

gerekir. Almanya’da 2007

programlarına

sonu itibariyle 19 bin 460

girmiştir. Rüzgar enerjisi elde etme konusunda malzeme, malzeme yorulması gibi teknik sorunlar giderek aşılmakta, teknolojik gelişmeler hızla hayata geçmektedir. Nitekim küçük güçlerle başlamış türbin üretimi şu anda 5 megavatlık ünitelere

Yıllar

1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007

Rüzgar Santralı Kurulu Gücü (MW)

167 310 605 1094 1547 2082 2875 4444 6112 8754 11965 14609 16629 18428 20622 22247

Rüzgar Sant. Elde Edilen Elektrik (x milyar kWh)

0,2 0,7 0,9 1,8 2,2 3,0 4,5 5,5 7,6 10,5 15,8 18,9 25,5 27,3 30,5 39,5

adet olan rüzgar enerji santralının kurulu gücü 22 bin 247 megavattır. Rüzgar santrallarının yıllara göre dağılımı soldaki tabloda gösterilmiştir: 2007 yılında rüzgar enerjisinden elde edilen elektrik enerjisi miktarı 39.5 milyar kilovatsaate ulaşarak yenilenebilir enerji sıralamasında hidrolik santrallarının üretiminin önüne geçmiştir. Bunun da parasal değeri çok basit kabullerle 6 milyar YTL civarındadır.

Türkiye’de de rüzgar enerjisi olmalı

dönüşmüştür. Bu sektördeki gelişmeler önümüzdeki yıllarda da

Bazı basma kalıp tekerlemelerle “kömür kirletir, rüzgar bekletir” şeklinde gerçekçi olmayan

yakıştırmalara önem vermemek

gerekir. Elbette kurulu güç

üretilen elektrik enerjisinden

daha fazladır, ancak uzun yılların

istatistiği göstermiştir ki; kurulu

rüzgar santralları potansiyel

gücünün yüzde 80’i reel üretime

dönüşmüştür.

Almanya’da yine 2007 yılı sonu

itibariyle bu sektörde 82 bin kişi

çalışmakta olup; 2020 yılı

projeksiyonu olarak 110 bin

kişinin istihdamı planlanmıştır.

Zaman geçirilmeden ülkemizde

de bu temiz-güvenli enerji

kaynağından faydalanma yoluna

bilimsel, dürüst ve sorumluluk

anlayışıyla gidilmelidir. Ⅵ