Elektrik Mühendisliği · Sayı 451 · Ağustos 2014

KILAVUZSUZ PİYASANIN DÜMENİ

Nedim Bülent Damar

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
2014
Sayfa
4
Okuma süresi
7 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, İletim ve dağıtım şebekeleri

Anahtar kelimeler

  • TEİAŞ
  • talep projeksiyonu
  • elektrik piyasası
  • kapasite projeksiyonu
  • ETKB
  • elektrik talep tahmini

Özet

Yazar, TEİAŞ ve Enerji Bakanlığı tarafından hazırlanan elektrik talep tahmin projeksiyonlarının yıllar içinde gerçekleşen tüketimden büyük oranda saptığını, bunun elektrik üretim yatırımlarının plansız ve piyasa odaklı yapılmasına yol açtığını tablolarla eleştiriyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Elektrik Talep Tahminlerinden Yansıyan Plansızlığın Faturası Ağır…

N. Bülent Damar EMO Enerji Çalışma Grubu Başkanı

Elektrik günümüzde insan için olmaz ise olmaz bir ihtiyaç haline gelmiştir. Artık elektrik olmaksızın insan hayatı sürdürülemez. Bu nedenle elektrik kullanımı insan hakkı ve elektrik temini de kamu hizmeti olarak kabul edilir.

Elektrik kullanımının insan hakkı olması onun sürekli emre amade olmasını ve yeterli olmasını gerektirir.

Elektrik hava gibi her yerde var olan ve su gibi ulaşılması nispeten kolay olan bir ihtiyaç değildir. Öncelikle üretilmesi gerekir ve üretilmesi için de tüketilecek bir enerji kaynağı, makine ve insan emeği olması lazımdır. Ve üretimi için gerekli olan enerji kaynağı için de ayrı bir üretim süreci gereklidir. Bu koşullar elektrik üretiminin planlı olmasını zorunlu kılar.

Ayrıca elektrik depolanabilecek bir enerji tipi de değildir. Bu ayrıştırıcı özelliği nedeni ile ilerde oluşacak elektrik talebi tahmin edilmek zorundadır. Ancak talep tahminleri yapıldıktan sonra üretilecek elektrik için gerekli öteki çalışmalar yapılabilir. Aksine bir tutum kaynak israfıdır.

Bu işlemlerin yerine gelebilmesi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, ülkemizin makro hedefleri çerçevesinde model çalışmaları yaparak, arz talep dengesini tutturabilmek için referans talep serilerini hazırlamaktadır. 6446 Yasa ile üretim kapasite projeksiyonlarını yapmak üzere görevlendirilen TEİAŞ da bu referans değerleri baz alarak 10 yıllık ve şimdilerde ise 5 yıllık üretim kapasite projeksiyon raporları hazırlamakta ve bu raporlar baz alınarak üretim planlaması yapılmasına çalışılmaktadır.

Yani daha basit anlatımla siyasi irade (ETKB), TEİAŞ’a yıllık elektrik tüketim artış oranlarını vererek ona göre üretim projeksiyon hazırlanmasını talep etmektedir.

TEİAŞ tarafından hazırlanan son 5 Yıllık Kapasite Projeksiyonu Raporu’nda (2013-2017) yasada bu projeksiyonların amacının “piyasa katılımcılarına yol göstermek” olduğu şöyle belirtilmektedir:

“4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda olduğu gibi, yeni 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile de, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından

Tayfun Akgül

hazırlanan talep tahminleri esas alınarak piyasa katılımcılarına yol göstermek amacıyla, Şebeke Yönetmeliği çerçevesinde Üretim Kapasite Projeksiyonunu hazırlamak üzere Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) görevlendirilmiş olup, bu kapsamda Kuruluşumuzca gerekli çalışmalar yapılarak söz konusu ‘Türkiye elektrik enerjisi 5 Yıllık Üretim Kapasite Projeksiyonu’ raporu hazırlanmıştır.” Burada dikkat edilmesi gereken ana husus bu projeksiyonların bir kamu hizmeti olarak yurttaşların elektrik ihtiyacını karşılayacak ve onu sürekli kılacak bir çalışma olarak değil de piyasa katılımcılarına yol göstermek amacıyla yapılmış olmasıdır. Yani yatırımcılara TEİAŞ şunu demektedir: “Biz çalışma yaptık, ileride şu kadar elektriğe ihtiyaç olacak ona göre yatırım yapın.” Başka bir deyişle yapılan bu çalışmalar; vatandaşın vergileri ile görev yapan bir devlet kurumuna, elektriğin teminini bir kamu hizmeti değil de bir meta ticareti olarak gören yapıya yani piyasa katılımcılarına ya da yatırımcılara kar etme kılavuzu hazırlaması görevini vermiş olması olarak da kabul edilebilir. Sonuçta satılan elektriğin bedeli yurttaşlar tarafından ödendiğinden ve bu elektriğin üretilmesinde ülke kaynakları kullanıldığından, amaç bu şekilde olsa bile, “Acaba yapılan çalışmalar doğru sonuçlar veriyor mu, amaçlandığı şekilde yatırımcılara kılavuzluk yapabiliyor mu?” diye sorduğumuzda ne cevap aldığımıza yine aynı kurum çalışmalarını esas alarak bakmakta yarar var.

Tablo 1: Elektrik Enerjisi Tüketimi Gerçekleşme ve Yapılan Talep Projeksiyonları (Milyar kWh)

Elektrik 5. En.

6. En.

Tüketimi Kong. 1990 1993 Kong. 1994 1996 2000 2002/1 2002/2 2004 2008 2010

94,8

110,6

96,8

94,6

105,5

120,6 106,0 102,5 105,3

114,0

131,6 116,1 111,1 113,8

118,5

143,5 127,2 120,3 123,7 118,5

128,3

156,5 139,3 130,4 134,3 126,8 128,3 128,3

126,9

168,0 150,7 140,9 146,2 138,8 127,3 126,9

132,6

180,2 163,2 151,7 158,0 151,4 133,4 132,3

141,2

193,4 176,7 163,4 170,8 165,2 151,5 142,5

150,0

207,5 191,3 176,0 184,6 180,2 172,1 158,2

160,8

222,7 207,1 189,6 199,6 196,6 195,5 175,7 160,5

174,6

239,9 224,2 203,7 215,2 213,2 211,0 190,7 176,4

190,0

258,5 242,7 218,8 231,8 231,1 227,8 207,1 190,7

198,0

278,5 262,7 235,1 249,7 250,6 245,9 224,8 206,4 204,0

194,1

300,1 284,5 252,6 269,0 271,7 265,5 244,1 223,5 219,0

210,4

323,3 307,9 271,5 289,8 294,5 286,6 265,1 242,0 236,2 209,0

230,3

  308,8 313,8 306,8 283,9 262,0 253,8 219,5

242,4

  329,1 334,4 328,4 304,2 283,5 272,8 235,9

Tablo 2: Elektrik Enerjisi Talep Projeksiyonlarının Tüketimi Gerçekleşmesine Göre Sapma Oranları (%)

5. En. Kong.

2,1

14,3

0,5

15,4

1,8

21,1

22,0

8,6

32,4

18,8

35,9

23,1

37,0

25,1

38,3

27,5

38,5

28,8

37,4

28,4

36,1

27,7

40,7

32,7

54,6

46,6

53,7

46,3

6. En. Kong.

1996 2000 2002/1 2002/2 2004

-2,8

-2,5

1,5

4,4 0,0

1,6

4,7 -1,2 0,0 0,0

11,0

15,2 9,4 0,3 0,0

14,4

19,2 14,2 0,6 -0,2

15,7

21,0 17,0 7,3 0,9

17,3

23,1 20,1 14,7 5,5

17,9

24,1 22,3 21,6 9,3 -0,2

23,3 22,1 20,8 9,2 1,0

15,2

22,0 21,6 19,9 9,0 0,4

18,7

26,1 26,6 24,2 13,5 4,2

30,1

38,6 40,0 36,8 25,8 15,1

29,0

37,7 40,0 36,2 26,0 15,0

34,1 36,3 33,2 23,3 13,8

35,8 38,0 35,5 25,5 17,0

2008  

3,0 12,8 12,3 10,2 12,5

2010                            

-0,7 -4,7 -2,7

Hürriyet Gazetesi, 13.05.2012

Türkiye Elektrik Enerjisi 5 Yıllık Üretim Kapasite Projeksiyonu (2013-2017) Raporu’nda yer verilen talep tahmin projeksiyonları ve gerçekleşmeler ile sapma oranlarına ilişkin veriler Tablo 1 ve Tablo 2’de yer almaktadır.

Bu tablolara baktığımızda aşağıdaki hususlar öne çıkıyor: 1-Elektrik üretim ve dağıtımının devlet tekelinde olduğu 1985 yılına ve hatta 1994 yılına kadar devlet bağlayıcılığı ve kurumsallığı olmayan kongrelerde yapılan talep tahminlerini baz almaktadır. Yani 1994 yılına kadar devlet kendisine kılavuzluk yapsın diye bile resmi talep tahmin projeksiyonlarını ya yapmamıştır veya yapılanlar bugünün resmi raporlarında baz olarak kullanılmamaktadır. Bu durum devletin elektrik üretiminin devlet tekelinde olduğu zamanlarda bile elektrik teminini bir kamu hizmeti olarak görmekten nedenli uzak olduğunu açıkça göstermektedir. Bir elektrik üretim tesisinin kuruluşu normal koşullarda planlanmaya başlanması ile devreye girmesi arasında geçen süre en kısa inşa süresi olan tesislerde 4-5 yıl, uzun inşa süreli santrallarda ise 710 yıldır. Burada bahsi geçen süreler uzun dönemli planlamalarda esas alınan sürelerdir. Bu kriter dikkate alındığında ve yukarıda belirtilenler ışığında 2000’li yıllara kadar üretim projeksiyonları olmaksızın yatırımların gerçekleştiğini ve bilimsel talep tahmin programlarına dayalı elektrik üretim tesis yatırım planlaması yapılmamış olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Dolayısı ile elektrik talebini karşılamakta gerçekçi ve yeterli yatırımlar yapılmamış ve yapılan yatırımlar da günlük ve acil ihtiyaç gerekçeleri ile karara bağlanmıştır. 2- Talep projeksiyonlarındaki sapma oranları tablolardaki 17 yılda yüzde 54,6 ila yüzde -4,7 arasındadır. 2002 yılında yapılan tahminin 2012 yılı için sapma oranı yüzde 35,5’tir.

Çarpık Tahminlerle Yolda Kalan Yatırımlar

Tabii bu denli yüksek sapma oranlı tahminlere bağlı olarak alınan yatırım kararları da gerçekçi olamamıştır:

-“Karanlıkta kalacağız” iddiaları ile mobil santrallar ve gaz santralları gibi çok yüksek fiyatla elektrik alınan yatırımlar yapılmış ve yapımından bir müddet sonra alım garantisi kapsamında elektrik üretmediği halde kapasite bedeli ödenen tesisler ortaya çıkmıştır. -“En pahalı elektrik olmayan elektriktir” diye yapılan propagandalar ile halka “Elektrik yatırımı olsun, elektriğimiz yansında nasıl olursa olsun” fikri yerleştirilmiştir. -1985 yılından beri özel sektör eli ile yapılmaya çalışılan elektrik üretim tesislerinde aradan geçen 30 yıla yakın süreye rağmen bu konudaki gerekli mevzuat bir türlü tamamlanamamış ve “Kurt dumanlı havayı sever” misali elektrik enerjisi yatırımı yapmak isteyenlere gemisini yürüten kaptan ortamı sunulmuştur. -Elektrik üreten tesislerin ne şekilde, kim tarafından ve nasıl denetleneceği hususu kesin bir düzenlemeye bağlanamamış ve yeterli karı edemediğini düşünen bazı yatırımcıların üretimi durdurma tehditlerine maruz kalınmıştır. -Yatırımcıların 13 Mayıs 2014 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan “Aliağa Çıkmazı” başlıklı haberde belirtilen husus yanında zaman zaman elektrik üretmeyerek, zaman zaman da istedikleri fiyat kabul edilmez ise üretmeyeceklerini söyleyerek yarattıkları piyasa istekleri, elektrik arzında belirsizlikler ortaya çıkarmaktadır.

-Dolayısı ile özünde bir kamu hizmeti olan, ancak piyasalaştırılmaya çalışılan elektrik temin ve sunumu; oluşacak talebe uygun talep tahminlerinin yapılamaması ve yatırımlara gerçekçi bir kılavuz olamaması nedeniyle elektrik arzının ve talebin karşılanmasının belirsiz hale gelmesine neden olmaktadır.

Elektrik sektöründe daha önce yapılan elektrik tüketim talep tahminleri sonucu bugün varılan ortam yine yukarıdaki dumanlı hava durumudur. Ülkede her daim bir elektrik sorunu var görünümü, yarın için belirsizlik gösterimleri, sürekli bir kaynak israfı ve kurtların yararlanacağı ortamı yaratmaktadır.

Geleceğin Talep Tahminleri

2003 yılından beri TEİAŞ kapasite projeksiyonları yapmaktadır. Son 10 yıllık kapasite projeksiyon raporu, 2012-2021 yılları için Aralık 2012’de yayımlanmıştır. Kasım 2013’de 2013-2017 yıllarını kapsayan 5 yıllık kapasite projeksiyon raporu yayımlanmıştır.

2012-2021 yılları için yapılan kapasite projeksiyonlarında yer alan talep tahminleri Tablo 3 ve Tablo 4’de görülmektedir.

Tablo 3: Talep Tahmini (Yüksek Talep)

2012 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019 2020 2021

7,9

43800

46800

50210

53965

57980

62265

66845

71985

262010

281850

303140

325920

350300

376350

404160

433900

467260

Tablo 4: Talep Tahmini (Düşük Talep)

YIL 2012 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019 2020 2021

40130

42360

44955

47870

50965

54230

57685

61340

65440

257060

273900

6,6

291790

310730

330800

352010

374430

398160

424780

Tablolarda görüldüğü gibi enerji talebi artışı, yüksek senaryoda yüzde 7,4 ila yüzde 7,7; düşük senaryoda ise yüzde 5,3 ila yüzde 6,7 arasında alınmıştır. 2012 yılı artışı ise her iki senaryoda da sabit yüzde 6 alınmıştır. Gerçekte 2012 artışı yüzde 5,2 olmuştur.

Kasım 2013’de yayımlanan 2013-2017 yılları 5 yıllık kapasite projeksiyon raporundaki elektrik tüketimi talep tahminleri Tablo 5’de verilmiştir.

Tablo 5: Talep Tahmini Referans (Baz) Talep

YIL 2013

40600

255510

2014 2015 2016

42300 44260 46630

4,2

271010

4,6

287310

302700

2017 2018 2019

49100 51940 54970

318710

337130

356830

2020 2021 2022

58160 61260 64490

377490

397660

418590

Tablo 6: Talep Tahmini (Yüksek Talep)

43500

46420

49370

52490

55780

59260

62930

66320

69880

258140

278960

8,1

301300

8,0

320470

340710

362100

384670

408500

430510

453560

Tablo 7: Talep Tahmini (Düşük Talep)

40250

41500

42900

3,4

44570

3,9

46270

48500

50900

53380

55790

58230

253770

265780

278160

289330

300390

314850

330440

346510

362130

378000

Bu raporda da baz talep artışı yüzde 5,3 ila yüzde 6,1 arasında düşük senaryoda talep artışı yüzde 3,8 ila yüzde 5 arasında, yüksek senaryoda ise yüzde 8,1 ila yüzde 5,4 arasında kabul edilmiştir.

Bu raporda da dikkat edilmesi gereken bir husus; 2013 yılı elektrik talep artışı yüzde 1,3 olarak gerçekleşmiş iken sırası ile yüzde 5,6, yüzde 4,9 ve yüzde 6,7 olarak alınmış olmasıdır. 2013 yılı Kasım ayında bu rapor yayımlanırken 2012-2013 yılının talep artışının bu kadar büyük yanılgı ile rapora alınmasının nedeni mutlaka iyi incelenmeli ve raporların hangi amaca hizmet etmekte olduğunu göstermesi bakımından dikkate alınmalıdır.

Talep Tahminlerinde 1 Yıllık Korkunç Fark

Basit bir örnek olarak 2021 yılı için raporlar arasındaki fark incelenecek olursa Tablo 8’de sunulan manzara ile karşılaşılmaktadır:

Tablo 8: 2021 yılı tüketim talep tahminlerinin karşılaştırılması

Yüksek Talep

Düşük Talep

2012 yılı raporu

467.260

424.780

2013 yılı raporu

430.510

362.130

FARK

-36.750

-62.650

Buradan çok genel olarak aşağıdaki sonuçları çıkarmak mümkündür:

1- 2013 ile 2012 yılları talep tahminleri arasındaki fark yüksek senaryoda Akkuyu Nükleer Santralı’nın 1 yıllık üretimi kadar, düşük senaryo talep tahminindeki fark ise yaklaşık 20 aylık üretimi kadardır. 2- Bir yıllık ara ile yapılan talep tahminlerindeki fark yüzde 8 ila yüzde 14,7 oranında azalma yönündedir. 3- Her iki raporda da ait oldukları yıla ilişkin talep tahmin artışları yüksek alınmıştır.

Bu raporları hazırlayan devlet kuruluşundaki çalışanların yukarıda açıklanan çelişkileri görmemiş olmaları düşünülemez. Dolayısı ile bu raporlardaki bu çelişkilerin bir amaca yönelik olarak yapıldığını düşünmek dışında bir yorum kalmamaktadır.

Plansızlığın Faturası Ağır

Bu amacın da siyasilerin teknik ve bilimsel çalışmaları dikkate almadan kendi görüş ve çıkarları yönünde devlet kurumlarına raporlar hazırlatıp, bu raporları gerekçe göstererek rant yaratacak yatırımları gerçekleştirmek olduğu ortaya çıkmaktadır.

Bu yatırımlar bir zamanlar acil ihtiyaç diye 1995-2000’li yıllarda yaptırılan ve yakın zamana kadar elektrik üretmedikleri halde hala kendilerine para ödenen mobil santral yatırımlarına dönebilecektir.

Geçmişte hazırlanan bu raporlar gerekçe gösterilerek halen verilmeye devam edilen doğalgaz, nükleer ve ithal kömür santralları gibi pahalı, çok büyük çevresel ve finansal riskler içeren üretim lisansları nedeniyle ve son hazırlanan raporlardaki talep eksilmeleri gerekçe gösterilerek güneş, rüzgar ve benzeri yenilenebilir enerji üretim tesis lisansları kısıtlanabilecektir.

Bu olumsuzlukların önüne geçilmesi için elektrik teminini bir kamu hizmeti olduğu ilkesi ile hareket ederek bilimsel veriler çerçevesinde hazırlanacak talep tahmin projeksiyonlarının gerekliliği acil bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır.