Elektrik Mühendisliği · Sayı 445 · Ekim 2012
EMO`DAN
Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2012
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 5 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- EMO Başkanı
- TMMOB
- asgari ücret protokolü
- SGK
- barış çağrısı
- üyelik aidatı
Özet
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, kaybedilen oda emektarlarını anarken Suriye ve bölgedeki çatışmalara ilişkin barış çağrısında bulunuyor; ayrıca TMMOB-SGK arasında imzalanan asgari ücret protokolünü duyurup üyeleri aidat ödemeye ve örgütsel dayanışmaya çağırıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Cengiz Göltaş EMO 43. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı
YAŞAMI ATEŞE VERMEYİN
Bahçeler çiçek kokarken henüz Ağacınız varsa sizin Masalınız varsa sizin Masal ağaçları yapın kendinize Seven şarkılar söyleyin. Yelkenlere rüzgâr dolarken henüz Deniziniz varsa sizin Masalınız varsa sizin Masal denizleri yapın kendinize Yeni çizgenlere doğru gidin. Kadınlar ana olurken henüz Silahınız varsa sizin Masalınız varsa sizin Masal silahları yapın kendinize Yaşamı ateşe vermeyin. Şükran Kurdakul
Merhaba…
Uzun bir aradan sonra dergimizin yeni tasarımı ile sizlerle buluşuyoruz. Yaptığımız değerlendirmelerde daha güncel, tekrarlardan kaçınan, dosya konuları ve görsel yanı ile zenginleşen, özetle daha da beğeneceğinizi umduğumuz bir Elektrik Mühendisliği Dergisi için çaba gösteriyoruz.
Bu arada bir önceki sayımızdan bu yana Odamız çalışmalarında öne çıkan birçok faaliyetin ötesinde Odamıza emek vermiş değerli insanların kaybı ile karşılaştık.
TMMOB 34 ve 35. Dönem yönetim kurullarında görev alan, EMO Diyarbakır Şubesi`nde Yönetim Kurulu Üyeliği, Başkan Yardımcılığı ve Başkanlığı yapan ve 29 Temmuz 2012 günü kaybettiğimiz Mehmet Naci Temeltaş ile 17 Ağustos 2012 tarihinde İzmir’de geçirdikleri trafik kazası sonucu kaybettiğimiz EMO Yönetim Kurulu Eski Başkanı, TMMOB 28-36. Dönem Yüksek Onur Kurulu Üyesi, EMO Onursal Başkanı Ahmet Altay Varol ve EMO 15. Dönem Yönetim Kurulu Üyesi, EMO Ankara Şubesi 21. Dönem denetçilerinden Gökçen Çapkıncı’yı saygıyla anıyoruz.
Odamızın emektarı olmuş değerleri kaybetmek bizleri son derece üzdü. Her aramızdan ayrılan insanın EMO’nun uzun yürüyüşünde koydukları emek, onurlu yaşam öyküleri, bilimden, emekten ve demokrasiden yana duruşları bizlerin ortak sorumluluklarını arttırmıştır. Bugün bu sorumluluk; kısaca, Odamızın kurumsal yapısının korunması, meslektaşları ile var olan bağın ve dayanışma duygularının daha da güçlendirilmesi anlamını taşımaktadır.
Değerli Meslektaşlarım;
Hemen yanı başımızda Suriye’de yaşananlar ve içeride sonu gelmeyen çatışma ve ölüm haberleri arasında artık öne çıkacak, korunması gereken hangi değerlerimiz kaldı diye düşünmeden edemiyor insan.
Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz halk ozanımız Neşet Ertaş’ın türkülerinde hep birlikte yaşadığımız ortak duyguların anlamı ve değeri, ülkenin her yanından gelen genç insanların ölüm haberleri ile gölgeleniyorsa durum epey sıkıntılı demektir.
Şimdi bu sıkıntılara karşı hep beraber her yerde BARIŞ dilini hakim kılmanın, emperyalizmin yakın coğrafyamızı parçalayan ve halkları birbirine düşüren politikalarına karşı Türk, Kürt, Arap ya da Alevi, Sünni her kimsek ve kaç kişiysek kardeşliği hakim kılmanın zamanı çoktan gelmedi mi?
Paylaşım savaşlarının kirli tarihi, bugün de ne yazık ki aynı vahşeti ile devam etmektedir. ABD emperyalizmi-
nin başını çektiği dünyanın egemenleri, enerji kaynaklarına ve yollarına hakim olma hırslarını ve saldırganlıklarını, “özgürlük ve demokrasi” sözcüklerinin ardına gizleyerek, Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmeye devam etmektedirler. Emperyalizmin hegemonya savaşının parçası olarak gelişen bu saldırılar, Irak, Libya ve Afganistan’dan sonra bugün Suriye üzerinden devam etmekte; etnik ve dini farklılıklar körüklenerek halklar birbirine düşman edilmekte; ülkelerin ve halkların tarihi, gelecekleri ve bir arada yaşama umutları yok edilmektedir.
TMMOB, DİSK, KESK ve TTB’nin 1 Eylül 2012 tarihinde yaptığı ortak açıklamada; “Özlemimiz, kimliği, kültürü, dili, dini, mezhebi, görüşü ne olursa olsun, üzerinde eşit haklara sahip yurttaşlar olarak yaşayacağımız, demokratikleşmeye yönelik çözümlerin benimsendiği, eşitlikçi ve özgürlükçü bir Türkiye özlemidir. Bugün gerçek bir barış iradesi, ancak nefret tohumları yerine kardeşlik duygularını pekiştirerek, ırkçı-şoven kışkırtmalara karşı anti-emperyalist dayanışmayı ve bir arada yaşam zeminlerini güçlendirerek sağlanabilecektir. Bu topraklarda gerçek bir barışı tesis etmek, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinin yeniden inşası ile mümkündür” sözlerine yer verilmiştir.
Sevgili Meslektaşlar;
Odamız, bugüne kadar yasa ve yönetmeliklerden aldığı yetkiyle, mesleğin ve meslektaşın sorunlarına karşı çözümler üretmekte; kendi alanında birçok düzenleme, denetim ve belgelendirme hizmetlerini kamu yararı ekseninde sürdürmektedir.
Son dönemde bizlerin Anayasal bir kuruluş olarak mühendislik uygulamalarında gözettiğimiz bilim ve tekniği kamu yararına sürdürme anlayışımız ile çalışan üyelerimizin temel ücretlerinin ne olması gerektiği üzerine uzunca bir süredir yaptığımız teknik çalışmalar ve bu konularda hazırladığımız broşürler meyvesini verdi.
Yaptığımız bu çalışmalar baz alınarak geçtiğimiz günlerde TMMOB’de önemli bir adım atılmış oldu. Altyapısına emek verdiğimiz çalışmalar neticesinde, artık mühendis, mimar ve şehir plancıları TMMOB tarafından belirlenen asgari ücretin altında çalıştırılamayacak. Mühendis, mimar ve şehir plancılarının düşük ücretle çalıştırılmaları ve alınan ücretin Sosyal Güvenlik Kurumu’na eksik bildirilmesinin önüne geçmek için Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği arasında 31 Temmuz 2012 tarihinde protokol imzalandı.
Protokole göre, TMMOB her yıl mühendislik, mimarlık ve şehir planlama alanlarında meslek icra eden disiplinlere ilişkin asgari ücret seviyesi belirleyerek, Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirecek. Mühendis, mimar ve şehir plancıları belirlenen asgari ücretin altında çalıştırılamayacak.
Sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakan, kayıt dışı istihdam ve emeklilik haklarının eksik tesisine etki eden, ücretlerin SGK’ya eksik bildirimini önlemek amacıyla imzalanan protokolle mühendis, mimar ve şehir plancıların sosyal güvenlik haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmiş olacak.
Hepimizi ilgilendiren böylesine önemli çalışmalar, ancak güçlü bir EMO ve TMMOB örgütlülüğü ile sağlanabilir. Yine; bugün “fen adamları” olarak karşımıza çıkan ve yıllardır alanımıza müdahale ederek meslek alanımızda kalite ve güvenlik içermeyen proje, yapı, tesis ve üretimler ile haksız rekabete yol açan uygulamaların karşısına güçlü bir meslektaş ve EMO dayanışması ile çıkabiliriz.
Bizler 43. Dönem Oda, TMMOB ve şube yönetim kurullarında yer alan temsilcileriniz olarak üzerimize düşen görevleri dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de yapma sorumluluğundayız.
Ancak, sevgili meslektaşlarımız; sizlere de meslek odamıza her zamankinden daha fazla sahip çıkmak için üzerinize düşen bir görevi anımsatmak isterim. Yaşadığımız günler, AKP eliyle meslek alanımıza ait Oda adına yürüttüğümüz sorumlulukları daraltmak için yasa ve yönetmeliklerin kuralsızca değiştirildiği günler. Odamızın mali işleyişinde son dönemde yaşadığımız sıkıntıları aşmak için Odamız adına sizlere önemli bir çağrımız var. Sizleri Odamız ile üyelik bağlarınızın esasını, örgütsel bağımsızlığımızın önemli öğelerinden birini oluşturan aidiyet ilişkisinin somut göstergelerinden biri olarak üyelik aidatlarınızı ödemeye, Odanın mali işleyişinin güçlendirilmesine katkı vermeye çağırıyoruz.
Bugün sizlerin Odaya ait göstereceğiniz tüm dayanışma örnekleri, mesleğimizin saygınlığı ve mühendislerin onurunun korunmasında bizlere güç verecektir.
Haydi dayanışmaya, birlikte üretmeye ve Odamıza sahip çıkmaya…
Sevgiyle, Dostlukla…