GÖNÜLDEN BİLİME
Ahmet İnam
"Ben, mühendis olarak etik kurallara uyarım; ama eve gidince de karımı döverim veya dostlarımla olan ilişkide borç alırım, ödemem, milleti dolandırırım. Sana ne!"
Mühendisin Yaşamı, Mühendisin Etiği
"Bu etik, galiba felsefecilerin bildiği, bizim de aklımızın ermediği tuhaf bir şeydir. Onun için, biz fazla konuşamayız"gibi bir çekince görüyorum, mühendis arkadaşların tavırlarında. Belki dürüstlük adına doğru olabilir, ama dikkatli bir eleştirel tavırla,bunda o kadar da çekinecek bir şey olmadığını düşünüyorum. Mühendisliğin içindeki etik problemleri mühendisler çözecekler; çünkü bu, onların hayatıdır. Mühendislerin kendi yaşama istiklallerine kavuşması sorunudur. Elbette felsefecileri dinlemekle birlikte, sorun felsefecilere bırakılmayacak denli önemlidir Bir mühendislik etiği problemi demek, mühendis gibi yaşamanın, mühendis gibi var olmanın, mühendis olarak bu dünyada yaşayıp göçüp gitmenin, mühendis olarak geriye bir şeyler bırakmanın sorumluluğundan başka bir şey değildir. İsterseniz felsefe okuyun, isterseniz bir sürü teori okuyun, onun da desteği olabilir; ama çok somut bir şey olduğunu da unutmayın. "Ben, mühendis olarak etik kurallara uyarım; ama eve gidince de karımı döverim veya dostlarımla olan ilişkide borç alırım, ödemem, milleti dolandırırım. Sana ne! Bu benim özel hayatım. Mühendislik olarak etİk kurallarına uyuyorum, ama insan olarak uymak durumunda değilim." Bu anlamda etikten vareste, etik dışı bir özel hayat olamaz Evinde karısını döven veya aldığı borcu kişisel olarak ödemeyen bir insanın, mesleğinde ahlaklı olduğunu söyleyemeyiz. İnsan bir bütündür, dolayısıyla etik de bir bütündür Onun için, mühendislik etiği gibi bir etik, genel olarak insan olma eîiğiyle birleşmiş bir şeydir. Onun için, sorun hepinizin sorunudur. Sadece uzmanların, felsefecilerin, etikçilerin veya son zamanlarda uygulamalı etik-çilerinin sorunu falan değil; "Nasıl bir dünyada yaşayacağız, nasıl bir insan olarak yaşayacağız" sorunudur. Bu konuda herkes düşünebilir; hele mühendis, donanımı gereği daha iyi düşünebilir Bizi bekleyen asıl sorun, mühendisin dünyaya bakışı ve hayatı algılayışında yapılması gerekli değişiklik. Mühendisten beklenenle, mühendisin hayattan beklediği konusunda tartışmalar yapmak lazım.
Mühendislik etiği tartışmaları sonunda, "Mühendis kimdir, nedir, ne İşe yarar, bu dünyada görevi nedir?" sorusuna geliyor. Burada da idealist ve biraz hayalci olmak gerek. Çok fazla gerçekçi olmak adına, "Bu düzenin meselesidir. Bana ne, ben bir şey yapamam, ben bir garip mühendisim" dememek gerek. Ne demek garip mühendisim? Garip mühendisler bir araya gelirler, garip mühendisler bir arada konuşurlar, garip mühendisler sürünürler, sürünürler, belki bu kuşaklar boyu sürebilir; ama garip mühendislerin gördükleri ve eleştirdikleri dünya konusunda attıkları kıvılcımlar birikir, birikir, bir ateş olabilir Neden böyle düşünmüyoruz? "Ben mühendisim, dünyayı değiştirebilirim" düşüncesi de çok hayalci görünmekle birlikte, mühendis zaten aldığı eğitimle, gerçekle hayali ayırt edebildiği için zararlı değildir.
Mühendis sözünün Batı dillerinde kökeninde olan "yaratıcılık" vardır Mühendis kökenine yakıştığı sürece hem bu düzenle İlgili sorunları görüp, ona göre örgütlenebilir, harekete geçebilir hem de kendi mesleğindeki çirkinlikleri fark edebilir. Mühendislik mesleğindeki ahlaksızlıklar çirkinlikler, çoğunlukla düzenin çirkinlikleridir. Benzer çirkinlikler tıpta da vardır ve diğer meslek erbabı için de, öğretmenler için de, akademik hayat içİn de söyleyebileceğimiz çirkinliklerdir. Dolayısıyla, ahlakın bir yaşama problemi olduğunu, insan gibi insan olabilme problemi olduğunu ve çok somut bir problem olduğunu söyleyebiliriz. Bu problemi çözebilmek için hangi ilkelerden yola çıkmak gerek, nasıl bir dünya ve insan tasarımı yapmak lazım? Onun için, ütopyalara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Ütopyalar, bizim tasarılarımız, öngördüğümüz, gerçekleştirmek istediğimiz hayallerimizdir. Elbette hayallerimiz olacaktır; çünkü dünyayı hayallerimiz kadar değiştirebiliriz. Eğer hayallerimizi ortadan kaldırırsak ve daraltırsak, güzel bir dünya kurabilme şansımız hiç kalmaz. Onun için, dünyayı değiştirme çabası ve atılımında olan mühendislerin sayısını çoğaltmak ve mühendis odalarının, mühendis örgütlerinin bu işi üstlenmesinden yana olduğumu söylüyorum.
(Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji 22.09.2006)