Özel sektöre göre elektrik enerjisinin sadece ''kar meselesi'' olduğunu savunan Pektaş, şöyle devam etti: ''Alarko ve Ak Enerji'nin elektrik üretimini durduracaklarını açıklamaları, elektrik üstünde karabulutlar dolaştığının işaretidir. Kar marjlarının daralması gibi bir durumun ortaya çıkması karşısında kendi mikro çıkarları uğruna ülke yaşamını sabote edecek kadar gözü kara olduklarını göstermektedirler. Ayrıca bu durumu kullanarak yeni tavizler koparma ve daha büyük kar kapılarını açma gözü açıklığına yöneldiklerini de ortaya koymaktadırlar. Bu şirketlerden Alarko'nun nükleer santral yapımına talip olduğunu basından okuduk. Aynı şirketin işlettiği doğal gaz santralini kapatma kararı alması nükleer santralin ihtiyaç gibi gösterilmeye çalışılmasından başka bir şey değildir.''
Türkiye'nin enerji politikalarını, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın mı yoksa özel sektörün mü belirlediğini soran Pektaş, enerji yönetiminde kamusal faydanın öncelikli olması ve enerjinin piyasacı bir anlayışla yönetilmemesi gerektiğini vurguladı. Enerji alanındaki bütün anlaşmalar ve yatırımların şeffaf olması gerektiğini belirten Pektaş, sözlerini ''Ülkemizin geleceğine ipotek koyacak nükleer santral macerasından derhal vazgeçilsin'' diyerek tamamladı.
EMO Yönetim Kurulu Yazmanı İbrahim Saral da sektörde rekabete ilişkin bir soru üzerine, alım garantili sözleşmeler olduğu sürece sektörde rekabetin olmasının mümkün olmadığını söyledi. Saral, ''Bizim tepki duyduğumuz; özel sektörün yeterince kar sağlayamama riskinin, kamunun enerjisiz kalmasına doğru yöneltilmesidir'' diye konuştu.