BASIN AÇIKLAMASI
YENİ ENERJİ KRİZLERİ KAPIMIZDA
1-2.temmuz.2006 Cumartesiyi Pazar gününe bağlayan gece 13 ilde yaşanan ve altı saat süren elektrik kesintinin suçlusunu Enerji bakanımız buldu ve açığa aldı. Suçlu TEİAŞ genel Müdürü İlhami ÖZŞAHİN.
Birkaç gündür suçun, fiyatın düşük olduğu gece döneminde elektrik üretmeyip, ucuz tarifeden sistemden enerji çeken otoprodüktörler olduğunu söyleyen Bakanımız neden birden çark edip, enerjinin iletiminden sorumlu olan bir kamu kuruluşunun en üst düzey bürokratına faturayı kesmişti ? Sebebi çok açıktır. Bu kesinti ile ilgili söylemi ile uygulamaları çelişmiştir.
Bu siyasi yapı, sektörü özelleştirirken, sektörün daha fazla kar etme isteği sonucu daha verimli ve dinamik bir yapıya kavuşacağı ve bunun istihdam artışı, gelir artışı, rekabet ve bunların sonucunda mal ve hizmetlerde ucuzluk ve kalite sağlayacağı savını ileri sürmüşlerdi.
Ancak bunun böyle olmadığı, ilk küçük enerji krizinde görülmüştür. Özel sektör, ucuz tarifenin uygulandığı gece (22:00-06:00) tarifesi saatlerinde, elektrik üretimlerini durdurarak, ihtiyaç duydukları enerjiyi sistemden almışlar, buna, Bursa’daki bir elektrik santralının arıza nedeniyle devre dışı kalması da eklenince, sistem ihtiyaca cevap verememiş, ülkenin büyük bir kesimi 6 saat boyunca elektriksiz kalmıştır. Yaşanan elektrik kesintisinde, elektrik satış fiyatının artırılması, vergi ve fon paylarının kaldırılmasını isteyen özel sektör üreticilerinin bu hareketi etkili olmuştur.
İlgili kamu kuruluşlarının, krizin aşılması için özel sektör santrallarından daha fazla elektrik üretimi yapmaları talebi de, bu santrallar tarafından ekonomik olmadığı gerekçesiyle red edilmiştir.
Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, enerji, ulaşım ve iletişim gibi, yurttaşların yaşam kalitesini yükseltecek, insan olmaktan kaynaklanan asgari ihtiyaçlarını karşılayacak, insanca yaşamı için olmazsa olmaz bu temel ihtiyaçlarını halkın kullanımına sunan bu alanlardaki işletmelerde, karlılık hiçbir zaman dikkate alınmaması gereken bir husustur.
Oysa özel sektörün temel dürtüsü ve amacı daha fazla kar etmektir.
Dünya Ticaret örgütü, Dünya Bankası ve IMF aracılığıyla borç çevrimini sağlamak ve istikrarı oluşturma adı altında serbestleşmeyi ve özelleştirmeyi olmazsa olmaz şart olarak koşan zihniyet, serbest piyasa ekonomisini tesis ederken devletin müdahaleci yapısını kırıp, küçültmüşlerdir.
Tesis etmeye çalıştıkları bu yeni yapı ilk krizde onları ortada bırakınca bu çelişkili durumun farkına varıp krizle ilgili söylemlerini bırakmışlar ve bu işten sıyrılmak için bir sorumlu aranmaya başlanmıştır.
Tabii ki bu sorumlu, geçmişten gelen ve siyasi iktidarın aynı şevkle devam ettirdiği yanlış politikaların uygulayıcısı Enerji Bakanı olamazdı. Bu, kolayca harcayıp hedefi saptıracakları, bir kamu görevlisi olabilirdi ve senaryo da bu şekilde uygulanmıştır.
Basına yansıyan haberlere göre, Enerji Bakanlığı, Kemerköy, Yatağan ve Yeniköy Termik Santralarını özelleştirme kapsamından alelacele çıkarmıştır. Bu kriz, sadece bu üç adet termik santralın değil tüm özelleştirmelerin durdurulması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Ancak, biz Elektrik Mühendisleri Odası ve Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası olarak bir kere de yineliyoruz;
Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, ulaşım, enerji, iletişim gibi alanların, halkın hizmetinde olması gerektiği, bu nedenle bu alanların, tek amacı kar etmek olan özel sektöre terk edilemeyeceğini söylerken haklıydık. Biz her enerji krizinde haklı olduğumuzu kanıtladık, ancak her haklılığımızda bu ülke çok şeyler kaybetti.
Uyarılarımızın, kanıtlanması için ülkemizin, bu gibi krizlerle kayıplara mı uğraması gerekiyor?
Biz şu gerçeği bir kere daha kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz;
Enerji Sektörü, bir kamu hizmetidir ve kamu kontrolünde olması gerekir.
Bu yanlış ve çarpık yapıdan en kısa sürede dönülmediği takdirde ülkemizi yeni enerji krizleri beklemektedir.
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI
KOCAELİ ŞUBE YÖNETİM KURULU
ENERJİ SANAYİ ve MADEN KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI
KOCAELİ ŞUBESİ