AB yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliyor
Geçtiğimiz kış aylarında hem AB'de, hem de ülkemizde yaşadığımız sorunların başında doğalgaz sıkıntısı vardı.
Bunun nedeni, Ukrayna'nın Rus doğalgazını çalması bahanesi ile Rusya'nın vanaları kısması idi.
Bu durum enerji arzındaki sürekliliğin, güvenirliğin ve çeşitliliğin ne kadar önemli olduğunu herkese bize bir kere daha gösterdi.
Aynı sıkıntıların tekrarlanmaması için, AB hızla bazı önlemler almaya başladı. Alınan önlemlerin başında da Enerji Teknoloji Platformlarının kurulduğunu görüyoruz.
Bu platformlar bir yandan AB'nin mevcut enerji yapılarını inceleyerek sürdürülebilir ve rekabete dayalı yeni enerji politikalarını geliştiriyor ve diğer yandan da başta güneş, rüzgar ve hidrojen enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla yararlanmanın yollarını arıyor.
AB Enerji Komiseri Piebalgs, 30 Mayıs'ta yaptığı bir açıklamada Avrupa Güneş Enerjisi Teknoloji Platformu'nu kurduklarını açıkladı. Platformun temel amacı güneş enerjisi ile ilgili en son teknolojik bilgilerin tüm AB ülkeleri tarafından paylaşılmasını hızlandırmak.
Böylelikle, Amerika'yı yeniden keşfetmeden AB üyesi ülkeler en son bilimsel veriler kullanılarak güneş enerjisinden daha fazla yararlanılabilecekler.
Bu Platform, Avrupa Güneş Enerjisi Üreticileri Federasyonu ile birlikte hareket edecek. Böylelikle, hem Avrupa Birliği için kalıcı ve güvenilir bir güneş enerji senaryosu oluşacak, hem de AB'nin endüstriyel rekabeti artırılarak bu sahada istihdam sağlanacak.AB'de güneş enerjisi
Güneş enerjisinden yansıtıcılar, toplayıcılar (kolektörler) ve güneş pilleri vasıtası ile hem ısıtma, hem de soğutma amacı ile yararlanmak mümkün.
AB üyesi ülkelerde geçtiğimiz dört yıl içinde güneş enerjisinden yararlanma oranı yüzde 12 mer
tebesinde arttı. Ancak bu artış yeterli değil. Çünkü AB, güneş enerjisinden ısı olarak sadece 10 MW mertebesinde yararlanıyor. Bu da AB ülkelerinde takriben 15.5 milyon m2lik toplayıcı alanı kullanıldığı anlamına geliyor.
Oysa. 1997 yılında AB tarafından yayınlanan Beyaz Doküman (White Paper)da 2010 yılı için hedeflenen toplayıcı alanı 100 milyon m2 olarak öngörülmüştü.
Bu durumda, AB'nin önümüzdeki dört yıl içinde 85 milyon m2 mertebesinde güneş kolektörü üretmesi gerekecek.
Ayrıca, AB ülkelerinde güneş enerjisinden yararlanma oranlan da oldukça büyük farklılıklar gösteriyor.
Örneğin, mevcut güneş kolektörlerinin yüzde 80 kadarı Almanya, Avusturya, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi gibi dört ülkede toplanmış. Diğer 21 ülkede toplam güneş kolektör alanının sadece yüzde 20'si var.
AB'nin güneş enerjisinden yararlanma konusunda liderliği elde etmesi ve bunu sürdürebilmesi için güneş kollektörü üretim kapa-sitesini en az yüzde 10 artırması gerekiyor. Bu ise oldukça zor.Türkiye Güneş Enerjisi Platformu
AB ülkeleri Enerji Teknoloji Platformu gibi bir kavramı kurumsallaştırarak enerji sorununa çözümler üretmeye başlamış bulunuyorlar.
Bu ülkelerdeki mevcut uygulamalar, güneş enerjisinden yararlanma hedeflerinden şimdilik uzak olsalar da, zamanla hedeflerine ulaşabilmenin ve güneşten büyük oranda yararlanmanın yollarını arıyorlar.
Ülkemizin güneş enerjisi potansiyeli AB ülkelerinden çok daha fazladır. Bu nedenle de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının koordinasyonunda, üniversite ve güneş enerjisi konusunda iş yapan firma temsilcilerinin katılacağı uzmanlardan oluşan Türkiye Güneş Enerjisi Platformu'nun bir an önce kurulmasını öneriyor, diğer enerji kaynakları için de bu kavramın replike edilmesinin çok yararlı olacağını düşünüyorum.