Sinoplular Nükleer Santral İstemiyor
İstanbul Nükleer Karşıtı Platform'u Kurduk
Hüseyin Topçu
Bayrampaşa Sinoplular Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Sinop ile ilişkileriniz ne şekilde sürüyor?
Ben 1960 Sinop Merkez Bektaşağa Köyü doğumluyum. I980 yılının Ekim ayında İstanbul'a göç ettim. Aradan geçen yıllarda annemin, ablalarımın ve ağabeyimin Sinop'ta ikamet ediyor olmasından dolayı, Sinop ile ilişkimi hiç kesmedim. Şu anda İstanbul'daki işimde çalışanların yansı kendi köylümdür.
Sinop, nükleer santrale karşı çıkışınız ile birlikte size ne ifade ediyor?
Yıllardır Sinop için oynanan oyunlar, 8 Nisan 2006 akşamı Sinopluların düzenlemiş olduğu eğlence gecesinde Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edildi. "NÜKLEER SANTRAL Sİ-NOP'A HAYIRLI OLSUN, SİZİ MARKA YAPACAĞIM" dedi. Ben kendi adıma Sinop'taki fabrikaların neden kapatıldığını, Erfelek Barajı' nın neden yapıldığını, Erfelek Çayı'nın neden kurutulduğunu, yüz binlerce dönüm ovanın neden susuz bırakıldığını, yüz binlerce insanın neden göçe zorlandığını, toplu konut yapılacak diye 500 bin çam ağacının kesildiğini, köylülerin tarlalarının ne için devlet tarafından satın alındığını o gece öğrenmiş oldum, eve gelip yattığım zaman. Sorunuzun cevabına gelince, nükleer benim için, daha çok dışa bağımlılık demek, yabancı ülkelerin nükleer atıklarını bizim ülkemize sokmaları demek, daha çok göç demek, daha çok işsizlik demek, daha çok hormonlu yiyecek demek, yeşilliğe elveda demek, kestane ve kara ağaçlara elveda demek.
Derneğinizdeki nükleer karşı çıkışı anlatır mısınız?
29 Nisan günü demeğimizin yönetim kurulunu toplayıp, neler yapabileceğimizi konuştuk. Alınan karar şuydu; nükleere karşı olan derneklerle temasa geçmek ve nükleerin zararlarını üyelerimize anlatmak. Üç dernekle çıkmış olduğumuz yolda, ikinci dernekler arasındaki toplantıda İSTANBUL NÜKLEER KARŞITI PLATFORM'u kurduk.
Sinop mitingine İstanbul'dan katılımın büyük olması için çok çalıştığınızı ve İstanbul'daki Sinopluları, Sinop mitingine çok etkili bir biçimde taşıdığınızı biliyorum. Bu çalışma sırasında neler yaşadınız?
Yıllar sonra tekrar miting alanlarına dönmek ayrı bir heyecan veriyordu bana. İstanbul'dan iki otobüsle Sinop'a hareket ettik. Diğer derneklerle İstanbul çıkışında, otoban üzerindeki Opet Benzin İstasyonu'nda buluşup ilk eylemimiz olan basın açıklamasını icra ettik. Opet'in müdürü, bu yapmış olduğumuz basın açıklamasının yasal olmadığını jandarmaya haber vereceğini, sorumlunun kim olduğunu ona göstermemi istedi. Ben de herkesi göstererek "Bunlar" dedim. Arabamızın önüne İstanbul Nükleer Karşıtı Platform yazıp, yolumuza devam ettik.
Sizin derneğiniz için sadece Sinop'a nükleer santral yapılması yeterli mi? Örneğin Akkuyu'da da nükleer santrale karşı mısınız?
Biz Bayrampaşa Sinoplular Derneği olarak nükleer santrallerin bizim ülkemizde kurulmasına karşıyız. Sırf ülkemizde değil tüm dünyada kurulmasına karşıyız.
Radyasyonlu hamsiyi kimse almaz
Ali Bayrak
Sinop Su Ürünleri Kooperatifleri Birlik Başkanı
Balıkçılığın Sinop için önemini anlatır mısınız?
Alı Bayrak su anda limanda kayıtlı 750-800 arasında balıkçı teknesine sahibiz Sinop'da. 2500-3000 kişi balıkçılık yaparak geçimini idame ettiriyor.
Tam santral kurulacak alandaki balık hareketliliğini açıklar mısınız?
Şimdi, İnceburun dediğimiz bölge gerek dip balıkları, gerekse göçmen balıkların en fazla bulunduğu bir bölge. Örneğin palamut, kalkan, bu türr balıklar o bölgeyi hem üreme açısından tercih ediyorlar, hem de akarsu ağızlannın yoğunluğu nedeni ile, plankton yoğunluğu o bölgeyi balıklarınl tercih, etmesinin başlıca nedeni oluyor.
İnceburun mevkiinde kurulacak bir nükleer santral balıkları ve balıkçılığı nasıl etkiler?
Gelelim esas konuya, nükleer santral meselesine. Hükümet böyle bir karar almıştır. Bilim adamı değiliz ama bizim geleceğimizi ilgilendirin bir konu olduğu için, bu konu ile İlgili olarak bilgilendik, dersimize çalıştık. Böyle bir oluşumda denize dökülecek olan reaktörün soğutma suyu ekolojik dengeyi bozacaktır. Bu ekolojik denge, artı beş derecelik bir sıcaklıkla, balıklarımızı bu yöreyi terketmek zorunda bırakacaktır ya da öleceklerdir. Dolayısı ile bizim geçim kaynağımız olan, rızgımız olan balıkçılık Sinop'da bitecektir. Denizin suyuna reaktörden radyasyon boşalabileceği söylentisi bile Sinop'da balıkçılığı bitirir. Bunun söylentisine bile itibar ederler ve bu balığı yemezler.
Enerji Bakanı Sinop'u seçme nedeni olarak "Sinop da deniz suyunun soğuk olduğunu söylüyor. "Bu şekilde % 5 daha çok elde ederiz" Diyor Nükleer yanlıları da soğutma suyundan bahsediyorlar. Başka türlü balıklar üreyebilir. Bilim adamları başka balıkların yaşayacağını söylüyor. Biz o balıkları onlara vereceğiz, yesinler bakalım.
Bu santral kurulursa balıkçılık açısından etkileri ne olur?
İstanbul'daki bütün balıkçılığı bitirir. Kabzımal bile balığını satamaz. İstanbul'sa kabzımal hamsiyi "Sinop hamsisi" diye bağırarak satar ama aslında Marmara hamsisidir o. Bundan sonra Sinop hamsisi dese kimse yemez. "Burda Sinop hamsisi satılmamaktadır" diye yazarlar.
Meslek kuruluşu olarak da nükIeer santrale karşı mısınız?
Sadece benim birlik olarak değil, kooperatif olarak değil, Karadeniz'deki kooperatifler böyle bir oluşuma karşıdır çünkü onlar da bundan etkileneceklerdir. Bu santralin kurulmaması için demokratik olarak tüm gücümüzle mücadelemizi sürdüreceğiz.