Tüm Haberlere Dön
5 YIL SONRA YENİDEN NÜKLEER (CUMHURİYET)
Basından Genel Merkez

5 YIL SONRA YENİDEN NÜKLEER (CUMHURİYET)

5 yıl sonra yeniden nükleer

Dünyanın pek çok ülkesi yenilenebilir kaynaklara yönelirken Türkiye'de nükleerin tartışılması, çevrecileri ayağa kaldırdı

**Nükleer santrallara karşı çıkan çevrecilerin en önemli dayanağı, hâlâ çözülemeyen radyoaktif atıklar sorunu. Tuzla'daki zehirli varillerle birlikte bu tartışma daha da alevlendi. Sanayi atıklarıyla baş edemeyen bir ülkenin radyoaktif atık sorununu nasıl çözeceği tartışıldı. Bu tür santrallara yapılacak yatırımın yenilenebilir enerjiye aktarılması halinde iki kat daha fazla enerji elde edilebiliyor.

Eski Enerji Bakanı Cumhur Ersümer 'in nükleer enerji planını, dönemin Başbakan'ı Bülent Ecevit 'in sonlandırdığını açıklamasından beş yıl sonra, Enerji Bakanı Hilmi Güler, 2018 yılına kadar üç adet nükleer santral yapmayı planladıklarını açıkladı. Nükleer santral inşaatı için ihale aşamasına kadar gelindi. Dünyanın birçok yerinde eski ve pahalı bir teknoloji olduğu için nükleer santrallarını kapatıp yenilenebilir kaynaklara yönelirken Türkiye'nin aldığı karar çevre örgütlerinin ve meslek odalarının büyük tepkisine neden oldu. Nükleer santralın yapılabileceği alanlar arasında ismi ön plana çıkan Sinop'ta, Çernobil faciasının 20. yıldönümü olan 26 Nisan günü nükleer karşıtı bir miting düzenlendi.

RADYOAKTİF ATIKLAR

Akademisyenlerin ve çevrecilerin, nükleer santrallara karşı çıkma nedenlerinin başında dünyanın da hâlâ çözemediği radyoaktif atık sorunu geliyor. Özellikle Tuzla'da zehirli varillerin bulunduğu günlerde nükleer santral tartışmaları daha da alevlendi. Sanayi atıklarıyla baş edemeyen bir ülkenin radyoaktif atık sorununu nasıl çözeceği konusu herkesin kafasında bir soru işareti oluşturdu. Kurulacak nükleer santralın Türkiye'nin gelecekteki enerji ihtiyacının yüzde 5'inden daha fazlasını karşılamayacak olması da nükleer karşıtlarının elini güçlendiren önemli bir nokta. Bir nükleer enerji santralının yapımı kadar sökümü de çok pahalı.

Greenpeace Akdeniz Ofisi'nin raporlarına göre nükleer santrala yapılacak yatırım, rüzgâr ve güneş gibi yenilenebilir enerji teknolojilerine kanalize edilirse iki kat daha fazla enerji ve beş kat daha fazla istihdam sağlayabilir. Ayrıca, enerji verimliliği programlarıyla da birleştirilen bu yenilenebilir teknolojiler, çevreye hiç zarar vermezler ve gerçek enerji bağımsızlığı getirirler, ayrıca, terörist saldırılar gibi tehlikelerin de hedefi olamazlar.

RİSKİ YÜKSEK

Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu'nun hazırladığı raporda ise nükleer santrallarla ilgili şu bilgiler verildi: ''Nükleer enerji daima gizlilik, kapalılık, yanıltıcı bilgi verme ya da bilgi vermeme türü eylemlerle paralel gitmiştir. Yaklaşık yarım yüzyıllık bir deneyim sonrasında kamuoyunda nükleer enerji kullanımına karşı ciddi bir karşıtlık vardır. Nükleer enerjiye karşı sivil toplum hareketleri de önemli ölçüde ve haklı olarak gelişmiştir. Bugün radyasyonlu malzemelerin taşınması dahi büyük sorun haline dönüşmüştür. Nükleer santral yapımı, sadece bir ihale ve satın alma sürecine indirgenemez. Nükleer santral söz konusu olduğunda gerek teknolojik gerekse çevre, halk sağlığı, güvenlik gibi konulardaki altyapı, uzmanlık alanları ve örgütlenme açısından hazırlıklı olmak gerek. Siyasetçilerin, bürokrat ve teknokratların halka hesap verme gereğini duymadığı bir toplumsal yapıda ve siyasal kültürde nükleer santral gibi her türden riski yüksek projelere girişmek, ülkenin ve yurttaşların, çok ciddi maliyetlerle karşı karşıya bırakılması anlamına gelebilecektir.''