Tüm Haberlere Dön
BAKÜ-CEYHAN'I ANLAMAK VE DERS ÇIKARTMAK (BUGÜN)
Basından Genel Merkez

BAKÜ-CEYHAN'I ANLAMAK VE DERS ÇIKARTMAK (BUGÜN)

Dün gazetelerde. Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattından ilk petrolün Ceyhan'a ulaştığı yönündeki haberleri görünce, arşivlerimde bir gezinti yaptım. Bu gezintiyi yaparken. 1997 yılında yazdığım ve İmge Yayınlan'ndan çıkan "kurt kapanında kısır siyaset- Gizli Belgelerle Boru Hattı Bozgunu" adlı kitabım önemli bir referans kaynağı oldu.

Kitap, önemli bölümünde. Ankara-Washington-Bakü hattında gidip gelen resmi belgelere dayanarak, Türkiye'nin, dünyayı petrolün idare ettiğinin farkında olmadığını ve içeride kısır çekişmelerle nasıl zaman harcandığını gözler önüne sermeyi amaçlıyordu. O dönem neler olmadı neler. Azerbaycan eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'i, "İstikran bozmak isteyenlere Türkiye'de sempatiyle bakılıyor; dedirtecek kadar aleniyete düşen Ankara çıkışlı Aliyev'e yönelik darbe girişimlerinden tutun da Interpol'ün aradığı güvenilmez aracılann Ankara tarafından devreye sokulmasına kadar.

Ya petrol devi İngiliz BP gibi firmalan ve Rusya gibi bir enerji devini by-pass etme girişimlerine ne demeli. Ya da TPAO'nun 1993 Ağustosunda. Bakü'de yapılan bir toplantıda, Batılı petrol firmala-rının, boru hatları için olası güzergâh olan Bakü-Ceyhan'ın pahalı olduğu yolundaki raporuna onay vermeleri.

Bana, Bülent Dikmener Jüri Özel Ödü-lü'nü de kazandıran kitabımı okudukça geçmişte olanlar, film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti ve kendi kendime "Pes doğrusu, amma da işler olmuş'' diyerek, "Biz Türkler daha iyi yönetilmeyi niye hak etmiyoruz?" diye de yine sormak geldi aklıma.

Dolayısıyla, Bakü Ceyhan petrol boru hattından önceki gün ilk petrolün Ceyhan'a akmasıyla yaşanan yaklaşık 15 yıllık sürecin, enerjiyle ilgili herkes tarafından iyi çalışılıp, ders alınmasında yarar var diye düşünüyorum.

Bu arada, sevindirici bir haberi de, dün akşam geç saatlerde izlediğim CNN Türk programında aldım. Enerji konulu acık oturuma katılan Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Fatih Birol, Türkiye ve ajansın, Ankara'nın, uzun dönemde enerji politikalannın ne olması gerektiği, üretim, tüketim projeksiyonlan ile ne kadar yatırı-ma ihtiyacı olacağını belirleyecek bir çalışma yapmak üzere el sıkıştıklarını müjdeliyordu. Birol, ilk defa yeni ve çağdaş yöntemlerle bu çalışmanın yapılacağını belirterek, enerji ihtiyacı hızla büyüyen Türkiye için bu çalışmanın çok önemli olacağının da altını çiziyordu.

Birol'un müjdelediği çalışmanın anlamı şu;

Bugüne kadar, kimi kişisel çıkar hesap-larıyla ve el yordamıyla yapılan Türkiye'nin enerji ihtiyacı projeksiyonlannın yerini, doğru bilgilerin yer aldığı tahminler alacak. Böylece en azından gelecek nesiller, şişirilmiş doğal gaz ve petrol ihtiyaç tahminlerine dayandınlarak yapılan anlaşmalardan doğan kazıkları bizim gibi yemeyecekler.

Bir önceki koalisyon dönemindeki BO-TAŞ yayınlanna ve bugünkü yayınlara baktığınızda. "Dünden bugüne ne değişti de geçmişte yapılan Türkiye'nin enerji ihtiyaç-larına ilişkin projeksiyonlar bu kadar abartıldı?" diye sormakla yetiniyoruz ama sorumlular üzerinde bir yaptırımımız olmuyor. Ne yazık!.. (BUGÜN, LALE SARIİBRAHİMOĞLU, 29.05.2006)