Tüm Haberlere Dön
DEDAŞ NEREYE KOŞUYOR?
Basın Açıklamaları Diyarbakır

DEDAŞ NEREYE KOŞUYOR?

BASINA VE KAMUOYUNA

“DEDAŞ NEREYE KOŞUYOR?”

Değerli Basın Emekçileri;

Elektrik enerjisi, insan hayatı için su ve ekmek kadar yaşamsal bir öneme haizdir. Elektriğin tüketiciye, kaliteli ve kesintisiz ulaşmasında oldukça önemli bir hizmet yürüten TEDAŞ ‘taki her türlü olumsuzluk tüketiciye direkt olarak yansımaktadır.

Enerji sektöründe doksanlı yıllardan itibaren özelleştirme kapsamında birçok değişikliklere gidilerek enerjinin tamamıyla siyasetin ve sermayenin rant odağı haline getirildiğini birlikte izledik. Bu uygulamaların kamu yararına olmayacağını çeşitli dönemlerde yaptığımız açıklamalarımızda kamuoyu ile paylaşmıştık

Bilindiği gibi TEDAŞ, özelleştirme kapsamında ülke genelinde 21 dağıtım bölgesine ayrılmış olup Diyarbakır ve komşu 5 il DEDAŞ (Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi) adı altında 1. Bölge olarak yapılandırılmıştır. Gerek dağıtım bölgesinde ve özelde Diyarbakır’da, enerji dağıtımı konusunda çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ekonomik ömrünü tamamlamış dağıtım hatlarının yenilenmesi, gelişen teknolojiye paralel yatırımların sürdürülmesi, tüketiciye kaliteli ve kesintisiz enerji sunmak için yatırımlara ayrılan payın artırılmasını hedef almak yerine, tamamen kaçak elektrik eksenli bir bakış açısı geliştirilerek kurumsal hizmet ve idari yapının şekillendirilmesinde bu unsur ön plana çıkarılmaktadır.

Özelleştirme sürecinin tam olarak nasıl sonuçlandırılacağının belirsiz olduğu bir dönemde,  TEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye’de ilk olarak Diyarbakır’da uygulanmak üzere “Taahhütlü tahakkuk ve tahsilatı artırma ve kaçağı önleme işi” adı altında, kamu çıkarlarını korumaktan uzak, özel bir sözleşmeyle iki yıl dört ay süreliğine ihale edilerek, yeni bir sürecin startı verilmiştir. Kamu eliyle yürütülmesi gereken söz konusu hizmetlerin, özel bir firmaya devredilmesinin ardından;

Firmanın, şartnameye uygun ve işi sağlıklı yürütebilecek niteliklere sahip personel çalıştırmadığı, eş zamanlı olarak kırsal alanlarda da işe başlaması gerekirken başlamadığı, dolayısıyla şartnameye aykırı hareket ettiği halde herhangi bir yaptırım uygulanmamıştır.

Ayrıca halktan, kurumlarımıza gelen şikayetlerden de anlaşıldığı üzere firma;

  • DEDAŞ ile koordinasyonu sağlamadan ve DEDAŞ’ın vezne sayısını artırmasını beklemeden, çok yoğun açma-kesme yapmaya başlaması, bunun sonucunda vatandaşların, on metrelerce uzunlukta oluşan kuyruklardan parasını ödemeden döndüğü için enerjisinin kesik kaldığı ve mağdur duruma düştüğü;
  • Vatandaşların rızası ve bilgisi dışında, teknik neden belirtilmeden sayaç kontrolleri sırasında TEDAŞ yönetmeliklerine ve işin şartnamesine uygun olmayan şekilde vatandaşın sayacının sökülüp yeni sayaç satıldığı;
  • Yüksek tutarlı, hatalı faturaların çıkarıldığı;

gibi uygulamalarla, tamamen kar hırsıyla hareket ederek, halkın cebindeki paraların alınması suretiyle sözleşme dışında yeni rant alanları oluşturmuştur. Bu denli büyük rantın dolaştığı bir sektörde kaçak elektrik gerekçe gösterilerek rant paylaşımı kavgasının yapıldığı kuşkuları doğmuştur.    

Daha birkaç yıl öncesine kadar üç ayda bir idarecilerin değiştirildiği adeta vardiya usulü idarecilik  yöntemleri ile kurumu yıllarca işlevsiz ve verimsiz hale sokan siyasetin gölgesi, kendini, daha yoğun bir şekilde göstermeye başlamıştır. Dicle EDAŞ’ın kurulduğu günden bu yana, ardarda iki yönetim kurulu başkanı atanmış ve kısa sürelerde görevden alınmıştır. Bu süreç içerisinde bazı  teknik personellerin rızası dışında görevlendirildikleri, DEDAŞ yönetim kurulu başkanı ile birlikte, bir gecelik operasyonla aralarında Diyarbakır müessese müdürü, teknik ve idari müdür yardımcılarının olduğu ve devamı beklenen tayin ve nakiller kaygı verici bir sürecin yeniden başladığını göstermektedir. DEDAŞ’ta karşılaşılan toplu görevden alma biçimi, şirketlerin satışlarında görülebilecek görev değişikliklerine benzemektedir. Bu türden görevden almalar akla büyük soru işaretleri getirmektedir:

Yöneticilerin görevden alınma nedeni yolsuzluk mudur, başarısızlık mıdır ya da başka bir suç mudur? Şayet sebep bunlardan herhangi biriyse neden soruşturma açılmamıştır? Hiçbir gerekçe gösterilmiyorsa bu denli geniş bir operasyonun amacı nedir; kimlere fayda getirmesi bekleniyor? Bugün basına yansıyan ve yöneticilerin görevden alınmasını getiren raporun içeriği nedir? Böyle bir rapor varsa çözüm yerine neden idarecilerin görevden alınması yolu seçilmiştir? Bu operasyonun zamanlamasının, bayram öncesi kamuoyunun gözünden kaçacak şekilde yapılması bilinçli midir?

DEDAŞ gibi oldukça önemli bir hizmet alanına sahip bir kuruluşumuza, teknik donanım ve tecrübe gerektiren mühendis kökenli bir idareci ataması yapılması yerine, teknik olmayan idari bir elemanın müessese müdürü olarak atanması, gelecekteki kurumsal hizmet ve performans anlamında ciddi kaygılara neden olmaktadır.

Bizler aşağıda imzası bulunan kuruluşlar, kentimizde ve bölgemizde kamu yararı eksenli hizmet anlayışının tesis edilmesi, kişilerin veya bir grubun çıkarlarına dayanmayan, toplumsal faydayı esas alan bir anlayışı savunuyor ve bu uygulamanın içeriğinin derhal soruşturularak kamu oyunun bütün şeffaflığıyla bilgilendirilmesi; bu türden uygulamaların genişletilmesinin önüne geçilmesi için yetkilileri ve kamuoyunu duyarlılığa davet ediyoruz.   01/11/2005

TMMOB

KESK

TÜRK-İŞ

Elektrik Mühendisleri Odası

Enerji  Sanayi Maden Sendikası

TES-İŞ Diyarbakır

Diyarbakır Şubesi

Diyarbakır Şubesi

1 Nolu Şube