Şimdi gündemde ne var? Elektrik dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesi. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na 2004 yılında bağlanarak özelleştirme yöntemleri belirlenen enerji özelleştirmeleri için strateji metninin amaç bölümünde şöyle yazıyor: “Ekonomik ve sosyal hayatımızdaki yeri tartışılmaz olan elektrik enerjisinin tüm tüketicilere yeterli, kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli bir şekilde sunulması amaçtır.”
Eğer amaç gerçekten bu ise, Parlamentoda görüşülmek üzere hazırlanan yasa tasarısı neden bu özellikleri taşımıyor? Gazetelerde yer alan haberlere göre, 49 yıllığına verilecek dağıtım bölgeleri için hazırlanan şartname oldukça ağır koşullar içeriyormuş. Talip olacak şirketlerde aranan ön yeterlilik koşulları yabancı ortak zorunluluğunu gerektirir halde düzenlenmiş. Bir habere göre de, dağıtım şirketlerinin giderlerinin faturalara yani tüketiciye yansıyacağı, elektrik kayıp ve kaçaklarının devlet tarafından sübvanse edileceği söyleniyor. Yani şirketlerin gelirleri garanti altına alınıyormuş. Kamunun ürettiği elektriğin birim fiyatı 1.64 cent iken, özel kesimden ve dışarıdan sağlanan elektriğin fiyatının bunun yaklaşık dört katı olduğu kabul edilirse, biz bu elektriği yarın kaça satın alacağız acaba? Önümüzdeki günler oldukça elektrikli olacak.