Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi Vakfı çatısı altında toplanan eski bürokratlar ve iktisatçılar bu modelin kamu yararına olmadığını ileri sürerek, sözleşmelerin iptali için Danıştay'da dava açtı.
Santral sözleşmesine iptal
Danıştay, İzmir santralının "sözleşmesinin yürütülmesini durdurma kararı aldı," Diğer santrallar için de dava açıldığına göre yakında o santrallar için de benzer "yürütmeyi durdurma kararı" çıkacak demektir.
İyi de... Şimdi ne olacak?
Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Vakfı neden dava açtı? Danıştay neden böyle karar verdi?.. O hükümet şöyle idi, o hükümetin bakanı böyle idi de diyemeyiz... Hukuki bir boşluk var. Ciddi yatırımlarda güven, istikrar, devamlılık esastır. Eğer hükümetler, bir sonraki hükümet tarafından bozulabilecek, sözler, imzalar verirse, dışarıdaki yatırımcının o ülkeye güvenleri yok olur.
Kurulan santrallar için büyük yatırımlar yapıldı. Büyük krediler kullanıldı. "Danıştay karar verdi... Hadi bunları kapatalım. Kredi verenler, yatırım yapanlar ne halleri var ise görsünler" diyemeyiz. Bunları kamulaştırma şansımız da yok.
Santrallar kapanamaz
Elektrik üretiminin yüzde 20'sini gerçekleştirdikleri için, üretim yapmazlar ise ülkenin elektriksiz kalması söz konusu...
Bu durumda ne olacak? Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı'nın açıklamalarına göre, (1) Danıştay kararı ile bu santrallar için önceki hükümetlerin imzaladıkları yap-işlet sözleşmeleri geçerliliğini yitirecek. Bu santrallara verilen alım ve fiyat garantileri geçersiz olacak. (2) Santrallar için "özel sektörün kurduğu yeni bir santral" imişçesine EPDK'dan işletme lisansı (izni) alınacak. (3) Doğalgaz santralları için devletin daha önce verdiği belli fiyattan doğalgaz satma yükümlülüğü geçersiz olacak. (4) Bu santrallar doğalgazı ve kömürü piyasa fiyatı ile temin ederek, rekabetçi ortamda ürettikleri elektriği piyasa fiyatı ile satmak zorunda kalacak. Satamadıkları elektriğin ceremesini kendileri çekecek.
Hukuki şartlara dikkat
Şimdi, "Öylesi mi iyi, böylesi mi iyi oldu?" tartışması yapmanın yararı yok. Burada tartışılacak olan, hükümetlerin belli konularda yatırımcıya izin verirken hukuki şartları dikkate alması. Kararların "Biz yaptık oldu" diyerek "yalap şalap" uygulanmaması.
Türkiye "Biri yapar, biri bozar" bir ülke olarak tanınır ise, ciddi yerli ve yabancı yatırımlara kimse soyunmaz. Kimse büyük projelere kredi bağlamaz.
Şimdi siz söyleyiniz bu tabloda kim sorumlu?
(1) Sözleşmelerin hukuka aykırı olduğu iddiası ile mahkemeye başvuran Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi Vakfı mı? (2) İhale açarken, sözleşme yaparken hukuk ilkelerine uymaya özen göstermeyen hükümet mi? (3) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin açtığı ihaleye, imzaladığı sözleşmeye güvenerek kredi verenler, yatırım yapanlar ve elektrik üretenler mi?
Milliyet Gazetesi