EMOnun açıklaması şöyle:
"AKP iktidarı tarafından 14 Kasım 2005 tarihinde TTnin yüzde 55 hissesi Oger Grubuna 6.55 milyar dolara satıldı. Geriye kalan yüzde 45 hisse ise Hazineye devredildi. 2008de Hazinenin yüzde 15lik payı halka arz edildi. 2017de de Hazine elindeki payların yüzde 6.68i TVFye devredildi. İhalenin yapıldığı gün TT ile Telekomünikasyon Kurumu (2008den sonra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu - BTK) arasında imzalanan imtiyaz sözleşmesine göre kamuya ait olan şebeke, teçhizat ve gayrimenkullerin kullanım hakkı 21 yıl 3 aylığına TTye devredildi.
OTAŞa kasasında yaklaşık 2 milyar dolar nakitle 2006da devredilen TT, kötü yönetildiği gibi sahip olduğu birçok gayrimenkul ile bakır altyapısı ve teçhizatları satılmış, oluşan tüm nakit varlığı olağanüstü oranlarda temettü ödenerek boşaltılmış, yetmemiş şirket büyük oranda dolar cinsi borçlandırılmış ve OTAŞ milyarlarca doları Türkiyeden kaçırmıştır.
TT için EMOnun daha önceki basın açıklamalarında belirtildiği üzere; OTAŞ 20062015 yılları arasında Türk Telekomdaki hisseleri karşılığında 5.7 milyar dolar kâr payı elde etti. OTAŞ, hazineye yaptığı 7 milyar dolarlık ödemenin yalnızca 1.31 milyar dolarlık bölümünü kendi imkanlarıyla karşılamış oldu.
OGER, 5.7 MİLYAR DOLARI ALIP 4.75 MİLYAR DOLAR BORÇLA KAÇTI
2018 yılına gelindiğinde Türk Telekom yönetimini elinde tutan OTAŞ, 5.7 milyar dolar kâr payını alarak, yaklaşık 4.75 milyar dolarlık borç bırakarak Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Hazine gibi kamu kurumlarının ve onları temsil eden yöneticilerin gözleri önünde sahneden çekilmiştir.
BTKnın ve Rekabet Kurumunun onayı ile 2018 üçüncü çeyrek içerisinde TTnin yüzde 55 hissesi, alacaklı bankaların kurduğu Levent Yapılandırma Yönetimi A.Ş.ye (LYY) devredildi. OTAŞın kredi yapılandırması Türkiyede bankacılık sisteminin en büyük yapılandırmalarından biri olarak tarihe geçmiştir.
İLETİŞİM ALTYAPIMIZ ŞİRKETLERİN TAHSİLAT ARACINA ÇEVRİLDİ
OTAŞın bankacılık sistemine bıraktığı yıkımın sonucu olarak TT yönetimini ele geçiren LYYnin yönetim stratejisi, kârı temettü dağıtımı yoluyla TT dışına çıkarmak ve borç ödemek üzerine kurulmuştur. Şirketlerin tahsilat aracına çevrilen TTde OTAŞin yarattığı tahribat gittikçe büyümüş iletişim altyapımızın ana omurgasını oluşturan fiber kablo uzunluğumuz 400 bin km ile olması gerekenin onda birinin bile altında kalmıştır. Kısacası TT altyapısı için gerekli yenileme ve yeni yatırımlar yeterince yapılamamıştır.
1 MİLYAR 650 MİLYON DOLAR
TVF ile Akbank, Garanti Bankası ve iş Bankasının pay sahibi oldukları LYY arasında imzalanan Pay Satın Alım Sözleşmesine göre TTnin yüzde 55 hissesine karşılık, 1 milyar 650 milyon dolar (güncel kur değerine göre yaklaşık 25 milyar TL) ödenecektir. Ayrıca TTnin genel kurulu tarafından dağıtımına karar verilecek temettü tutarından LYYnin yüzde 55 payına denk gelen kısmı da LYY alacaktır.
Ancak özelleştirme koşulları gereği zaten 4 yıl sonra 2026da Hazineye bedelsiz olarak iade edilecek olan Türk Telekom için milyonlarca dolar ödeme yapılması yurttaşın sırtına yeni yükler bindirilmesine neden olacaktır. Türk Telekomun 2021 yılı net karının 5.8 milyar TL olduğu dikkate alındığında, 25 milyar TLlik ödeme, 4 yılda LYY Telekomünikasyon A.Ş.ye düşecek payın peşin ödenmesi anlamına gelmektedir.
TÜM YÖNETİCİLER HESAP VERMELİ
Türk Telekomun özelleştirilme kararı, satış süreci, temettülerle içinin boşaltılması, bankalara devri ve TVFye satışının tamamında hata, şeffaflık noksanlığı, usulsüzlük ve neticesinde açık kamu zararı vardır. Sürecin başından beri yaşanan tüm yolsuzluk ve usulsüzlüklere göz yuman, denetim ve müdahale yetkisini kullanmayan siyasi iktidar başta olmak üzere kamu adına TTde yöneticilik yapan tüm sorumlular bu konuda hesap vermelidir.
EMO olarak baştan beri söylediğimiz gibi faturanın halkın sırtına yüklenmesi doğru değildir. Siyasi çıkar ve rant kavgasından uzak kamu yararını ön planda tutacak yapılanmaların acilen gündeme alınması gerekmektedir."