Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), 1 Ocak 2022 tarihi itibarıyla uygulanmaya başlanan zamlı elektrik tarifesi ile kademe değişikliği yapılmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kararlarının iptali amacıyla Danıştay`da dava açtı.
Dava dilekçesinde, söz konusu kurul kararlarının hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkelerine aykırılık oluşturduğu belirtildi. Dilekçede, "Hukuki güvenlik" ilkesinin devlet faaliyetlerinin önceden tahmin edilebilir, öngörülebilir olması ve takdir yetkisini zorlayan, keyfiliğe yol açacak kurallara yer verilmemesini gerektirdiği vurgulandı.
EMO tarafından konuya dair gerçekleştirilen basın açıklamasında öne çıkanlar şöyle:
Spot piyasasındaki fiyatlar lanse edildiği kadar artmadı
"Davalı idarenin açıklamasındaki "pandemi koşulları nedeniyle hammadde fiyatları ve enerji maliyetlerinin arttığı, dünya spot piyasalarında elektrik üretiminde kullanılan kömür fiyatlarında 5 kat; doğalgaz fiyatlarında ise 10 katlık artışlar olduğu" ifadeleri gerçeği yansıtmamaktadır. Dünya spot piyasalarında 2021 yılı içerisinde yüksek fiyat dalgalanmaları olmakla birlikte, örneğin elektrik üretiminde kullanılan buhar kömürünün ton fiyatı 2021 yılı başında 70-80 dolar düzeyindeyken yaklaşık 3 kat artarak Ekim ayında 240 dolar seviyesine kadar yükselmiş, ancak daha sonra tekrar gerileyerek yılı 150-170 dolar seviyesinde kapatmıştır. Dolayısıyla spot piyasadaki kömür fiyatlarında 2021 yılında iddia edildiği gibi 5 kat değil, yaklaşık 2 katlık bir artış söz konusudur.
Benzer şekilde spot piyasalardaki doğalgaz fiyatlarında, 2021 yılı Eylül-Ekim aylarında yılbaşına göre yaklaşık 2.5 kat artışlar olmuş fakat 2021 Kasım ayıyla birlikte tekrar gerilemiş ve 2021 yılında, iddia edildiği gibi 10 kat değil, yaklaşık 1.4 kat artış olmuştur. 2021 yılında doğalgaz ve kömürde dünyadaki yüksek fiyat artışları genellikle lokal ve geçici gerçekleşmiştir.
Kaldı ki, elektrik dağıtımı Türk Ticaret Kanunu`na tabi şirketler tarafından gerçekleştirilmekte olup basiretli tacir olarak hareket ederek belirli riskleri göze almaları, EPDK`nın ise burada kamu kurumu olması ve 6446 sayılı Kanun`un uygulayıcısı olması nedeniyle kamu yararına uygun ve kamu çıkarlarına paralel kararlar alması Kanun`dan doğan bir yükümlülüktür. Bu bağlamda EPDK`nın aldığı kararlarda salt dağıtım şirketlerinin risk ve karlarını düşünerek hareket etmesi, Anayasa ve 6446 sayılı Kanuna aykırılık teşkil ettiğinden dava konusu Kurul Kararlarının iptali gerekmektedir"
Kanun TBMMye sunulmamıştır
"Kademeli tarifeler için esas alınacak bir maliyet tablosu, "normal tüketim" değerinin ne olduğu, neye göre nasıl hesaplanacağı, nasıl tasarruf ve verimlilik sağlanacağı gerek kanunun hazırlık aşamasında gerekse kanunun TBMM Genel Kurul görüşmeleri esnasında TBMM`ye sunulmamıştır. Bu husus da yine Davalı İdare`nin dava konusu işlemleri tesis ederken kamusallık ve şeffaflık ilkesine aykırı davrandığını göstermektedir"
Zamlar enflasyon hesabının dışında kalmıştır
"EPDK, mevzuat gereği elektrik fiyatlarını, üçer aylık periyotlarla yılda dört kez düzenlemektedir. Ancak bu yetki 1 Ekim 2021`de kullanılmamış, dava konusu kurul kararları zamlar yılın son günü açıklanmıştır. Elektrik fiyatlarına yapılan zamlar örneğin; 2021 yılının Kasım ayı içinde veya Aralık başında açıklanmış olsaydı, kamu çalışanlarının ve emeklilerin maaşlarına Aralık ayı enflasyon verileriyle ve diğer aylarla birlikte yansıyacaktı ancak zammın yürürlük tarihi 1 Ocak 2022 olunca bu yüksek artışlar enflasyon hesabının dışında kalmıştır. Aynı değerlendirme doğalgaz fiyatları için de geçerlidir. Böylece vatandaşa yapılan maaş-ücret zamlarının önemli bir bölümü, yapılan zamlarla geri alınmış durumdadır"