BURCU YANAR
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu, kontrol merkezi kurma zorunluluğu getiren yönetmelik hükümlerinin uygulanmayarak, para cezalan kesilmeye başlandığı bildirildi. Yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanımının artırılması için akıllı şebeke uygulamalarına yönelik altyapı hazırlıkların tamamlanmasına dikkat çekilen bir açıklamada bulundu.
Elektrik Mühendisleri Odası olarak enerji alanının kamu yararına merkezi bir planlama ile yönetilmesi gerektiği yıllardır vurgulanmaktadır. Ancak uygulamada Kamu yaran kavramının bütünüyle terk edildiği gibi, planlamanın da unutulduğuna tanık olmaktayız. Ne yazık ki, enerji alanı ülkemizde sık sık çıkarılan torba yasalara eklenen günübirlik kanun ve yönetmelik değişiklikleri etrafında şekillenen bir mevzuat ile yönetilmektedir.
MEVZUATA UYUMLULUK SAĞLANMIYOR
Yapılan açıklamada, "Enerji alanını tüketiciyi koruyacak şekilde yönetmesi gereken Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) fonksiyonu ise alandaki şirketlerin birbiri ile olan sorunlarının çözümü ve gelir beklentilerin karşılanması için formül üretmekten öteye geçememektedir. EPDK tarafından gerçekleştirilen ve birbiriyle çelişen yönetmelik ve tebliği değişiklikleri takip edilememektedir. Elektrik şebekesinin geliştirilmesi bir yana mevcut uluslararası standartlara uyum konusunda bile mevzuat eksikliği halen giderilememiştir. Alanda etkin bir denetim olamaması nedeniyle özellikle teknik kriterler içeren mevzuata uyumluluk da sağlanamamaktadır. Soruların kurumlar veya şirketler arasında krize dönüşmesi halinde ancak EPDK tarafından gündeme alındığı, sadece piyasa şartlan gözetilerek çözüm üretilmeye çalışılması en temel sorun Açıklamada yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanımının artırılması için zaman kaybetmeden akıllı şebeke uygulamalarına yönelik bilimsel ve teknik altyapı nazarlıklarının tamamlanması gerektiğinin altı çizilirken, "Nasıl uygulanacağı belirsiz yönetmelikler yayımlamak, sonrasında da ise hangi amaçla kullanılacağı belirsiz yüksek cezalar tahsil etmek yerine, kamu otoritesinin etkin olarak gözükmektedir" ifadelerine yer verildi.
Açıklamanın devamında, "Dünyada başta güneş ve rüzgar olmak üzere yenilenebilir kaynaklara geçiş, yalnızca "teşvik" gibi mali konuların değil; "akıllı" şebekeye geçiş olarak özetlenebilecek teknik hazırlıkların yapılmasıyla gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda yönetmelikte, dağıtım şirketlerinin lisanssız üretim santrallerinden anlık olarak alınacak verileri, SCADA kontrol merkezleri aracılığıyla toplayarak, iletim sisrol üstlendiği bir süreç yönetimi planlanmalıdır. Alandaki irili ufaklı şirketlerin kar odaklı bakış açısının hayata geçirmesine izin veren plansızlığa dayalı yönetim politikası terk edilerek, ülkemize özgü akıllı şebekeye geçiş süreci araştırma ve geliştirme çalışmalarını da içerecek şekilde merkezi olarak planlanmalıdır.
Elektrik Dağıtım Şirketleri ve OSBlere kesilen cezalar, zaten yüklemini yöneten Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketine (TEİAŞ) aktarmaları beklenmekteydi. Böylece TEİAŞın iletim sistemine bağlı lisanlı büyük santraller gibi 30 MW ve üzeri kurulu güce sahip küçük santrallerin da anlık verilerine ulaşması amaçlanmaktaydı. Yönetmelikte 2014 yılından itibaren 7 kez değişiklik yapılmasına rağmen, söz konusu hükümde revizyona gidilmediği gibi, uygulanmasına yönelik denetim de gerçekleştirilmemiştir. TEİAŞın, OSBlerin ve sek olan enerji maliyetlerini artırarak, yurttaşlara yansıyan yeni bir zam dalgasına neden olabilecek boyutlardadır. Bugüne kadar kesilen cezaların şebekenin geliştirilmesi için harcanması sağlanarak, ülke genelinde kullanılabilecek çözümler üretilmesini talep ederken, enerji alanındaki plansızlığın kaynak israfına neden olduğu uyarımızı yeniliyoruz" bilgilerine yer verildi. Dağıtım şirketlerinin gerekli teknik hazırlıkları yapıp yapmadığı süreç boyunca belirsiz kalırken, 2019un sonundan bu yana TEİAŞın SCADA merkezi kurmayan OSBlere aylık ceza faturalan yolladığı öğrenilmiştir. TEİAŞın, sürenin 2017de dolmasına rağmen cezai yaptıranlara konunun Sayıştay raporlarına yansıması ve EPDKnın süre uzatımı için yapılan başvuruyu reddetmesinden sonra başladığı görülmektedir" ifadeleri yer alıyor.
(İlk Ses, 22.10.2020)