Türkiyenin kamu yayıncılığı yapmakla görevli tek yayın kuruluşu olan TRTnin geçtiğimiz günlerde 169 çalışanını "İstihdam Fazlası Personel" (İFP) ilan etmesi protesto edildi. TRT Ankara Radyosu önünde düzenlenen eylemde "TRT de İstihdam Fazlası Personel Uygulamasına Son Verilsin" pankartı açılarak, "Emekçi kıyımı durdurulsun", "Yaşasın özerk demokratik TRT", "Yandaş TRT istemiyoruz" "TRT halkındır halkın olacak" "Yaşasın emek dayanışması" "TRT halkındır halkın kalacak", "Direne direne kazanacağız." "İFP listesi geri çekilsin", sloganları atıldı. Eyleme, CHP milletvekilleri Ali Öztunç, Teoman Sancar, Servet Ünsal, İyi Parti Milletvekili Prof. Dr. Ayhan Altıntaş. HDP Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu ile Kemal Peköz ve TİP Milletvekili Barış Atay da katılarak destek verdi. Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (Haber-Sen) ile Elektrik Mühendisleri Odasının (EMO) düzenlediği ortak eylemde grup adına konuşan EMO Genel Başkanı Gazi İpek. "Burada bulunmamızın nedeni TRTde son zamanda yaşanan uygulamalara son verilmesi içindir. Elektrik mühendisleri olarak bizler Haber-Sen ile birlikte olmaya devam edeceğiz ve birlikte mücadeleyi sürdüreceğiz. 24 Haziran seçimleri sonrası Türkiyede başlayan yönetim anlayışı tek elden yönetim anlayışını meydana getirmiştir. Şuan ise bunun sonuçlarını yaşıyoruz. Bu nedenle Türkiyede mühendislerimizin istihdam fazlası olarak gösterilip tasfiye edilmesine izin vermeyeceğiz" dedi.
"KURUMSAL HAFIZANIN YOK EDİLMESİNE NEDEN OLACAKTIR"
Grup adına açıklama yapan Haber-Sen Genel Başkanı Musa Özdemir, "İstihdam Fazlası Personel" uygulaması ile TRTde aralarında Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) üyelerinin de bulunduğu deneyimli kadroların tasfiyesine dönüştüğünü belirterek, "Geçen yıl emekliliğe teşvik adı altında, bin 774 personelini emekli eden TRT, bu kez 169 emekçiyi "İstihdam Fazlası Personel" olarak üstelemiştir. Çoğunluğu TRTde yetişen, bilgi ve birikimlerini kuruma aktaran çalışanların, uzmanlık alanları dışında görevlendirilerek atıl bırakılmak istenmesi, kamu yönetiminde etik ve liyakat ilkelerine aykırı olduğu gibi, kurumsal hafızanın da yok edilmesine neden olacaktır" dedi. Özdemir, Resmi Gazetede 9 Temmuz 2018 tarihinde yayımlanan 703 sayılı KHK ile emekliliğe teşvik ile birlikte getirilen "istihdam fazlası personel" uygulaması kapsamında aralarında mühendis, sanatçı, prodüktör, yönetmen, spiker, montajcı, müfettiş, muhabir, kameraman, memur, şef, teknisyen ve teknikerlerin de bulunduğu 169 kişinin istihdam fazlası personel olarak belirlendiğini ifade etti. EMO ve HABER-SEN olarak TRT yönetimine açık çağrı yaptıklarını belirten Özdemir şunları söyledi: "Kamu hizmeti yayıncılığından yana, yetişmiş, deneyimli, üretmekten yana olan emekçilerin tasfiyesinden derhal vazgeçmelidir. Devlet Personel Başkanlığına bildirilen 169 İFP (istihdam fazlası personel) listesini geri çekmeli ve bu hukuksuzluğa son vermelidir."
"TRT BİRİLERİNİN ARKA BAHÇESİ DEĞİLDİR
Ülkede mühendisin, ses sanatçısının, yönetmen, spiker veya montajcının kolay yetişmediğini ifade eden Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü: Y "Bilinmelidir ki bir mühendis, ses sanatçısı, prodüktör, yönetmen, spiker, montajcı ve diğerleri bu ülkede kolay yetişmiyor. Belli bir çabanın, emeğin, birikimin ürünü olan bu çalışanları hangi kuruma göndermeyi düşünüyorsunuz? Tarım ve Orman Bakanlığına mı, Çevre Bakanlığına mı, Sağlık Bakanlığına mı? Anayasada ve kendi yasasında özerk ve tarafsız bir kamu hizmeti yayıncısı olarak tanımlanan TRT, 703 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve sonrasında çıkartılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile özerk ve kamu yararına yayın yapan bir kurum olmaktan çıkartılmıştır. Gelirleri, halkın vergileri ve bandrol ücretlerinden oluşan TRT 31 Mart seçimlerinde de görüldüğü üzere "Tek Bir Ses"in" Sesi" olmuştur. Bir yandan istihdam fazlası denilerek TRT emekçileri havuza atılırken bir yandan da bu kuruma dışarıdan devamlı personel alımı yapılmaktadır. TRT birilerinin arka bahçesi değildir, arpalığı hiç değildir! Kendi yandaşlarını yine yandaş kurumlardan TRTye aktaranlar bir yandan da dış yapımlarla kendi destekçilerinin cebini doldurmaktadır. Personel kıyımının sadece TRT ile sınırlı kalmayacağı önümüzdeki günlerde başka kurumlarda da benzer uygulamaların başlayacağı iddia edilmektedir. TBMMnin devre dışı bırakarak ülkenin Kanun Hükmünde Kararnameler ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile yönetilmesi yılların birikimi ve alın terini bir çırpıda yok etmek demektir. TRT fiilen şirkete dönüştürülürken kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar iş güvencesinden yoksun, özlük haklan bulunmayan, yönetenlerin iki dudağı arasından çıkacak kararlarla çalışır hale getirilmek istenmektedir." Özdemir. "TRT yi siyasi kadrolaşma için mekan olarak görenler bilmeliler ki TRT emekçileri sahipsiz değildir. Sadece TRT çalışanlarının haklarının korunması için değil, TRTnin özerk, demokratik ve kamusal yayın yapacak bir kurumsal yapıya kavuşturulması için tüm kamuoyunu duyarlı olmaya ve mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz." dedi.
MÜCADELEYE DEVAM
Eylemde konuşan EMO Yönetim Kurulu Başkanı Gazi İpek ise şunları söyledi: "TRTdeki hukuksuz uygulamalar son verilmesi için buradayız. EMO olarak çalışanlarımızla birlikte Haber Senle hep beraber olacağız mücadeleyi sürdürecek, 703 Sayılı KHK ile başlayan bu sürece karşı hep beraber direneceğiz. Bu ülkede bizim mühendislerimizin, çalışanlarımızın istihdam fazlası personel diye gösterilerek bu şekilde tasfiye edilmesine müsaade etmeyeceğiz. Artık ülkemizde hukuk kalmamıştır en ufak demokratik hak kullanılamaz hale gelmiştir. Böylesine bir ortamda haklarımızı sonuna kadar savunacağız, bu mücadeleye devam edeceğiz."
Gazi İpek, Türkiyede 24 Haziran 2018 seçimleriyle birlikte "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" adı altında yeni bir rejime geçildiğini, bugün de bunun sonuçlarının yaşandığını söyledi.
KESK Haber Sen Genel Sekreteri Burak Ustaoğlu da, "Burada toplanmamız nedeni 703 Nolu KHK ile başlayan emekçiler üzerindeki zulümdür, haksızlıktır, hukuksuzluktur. Bizler TRT çalışanları ve TRT de örgütlü Odalar olarak 703 Nolu KHK ile TRT den uzaklaştırılmak istenen 169 arkadaşımız için buradayız. Bizler kamu hizmeti yayıncılığını benimsemiş üretmekten yana insanlar olarak halkın olan TRT nin halkta kalması için buradayız. Halktan yana savaşım gösteren, halkın iradesini Meclis te ortaya koyan tüm gruplara teşekkür ediyoruz ve buradaki değerli milletvekillerimize hoş geldiniz diyoruz. Baz grupların kendi menfaat ve çıkarları ile yan gelip yatan çalışmadan para kazanan insanlar değiliz. TRT halkındır diyen, kamu hizmeti yayıncılığını benimsemiş üreten insanlarız. Arkadaşlarımızın elinden kameraları mikrofonları alınarak bunları istihdam fazlası olarak gösteren zihniyete diyoruz ki, biz halka hizmet etmek için buradayız. Siz burada yokken biz halka hizmet ediyorduk yarın siz giderken de halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz." değerlendirmelerinde bulundu.