Yapılan açıklamada "1988 yılından günümüze 442 adet nükleer reaktörde 6 binden fazla olay kayda geçmiştir. Bunlardan bazıları, 2011 Fukushima (Japonya), 2011 Onagawa (Japonya), 2006 Fleurus (Belçika), 2006 Forsmark (İsveç), 2006 Erwin (Amerika Birleşik Devletleri), 2005 Sellafield (Amerika Birleşik Devletleri), 2005 Atucha (Arjantin), 2005 Braidwood (Amerika Birleşik Devletleri), 2003 Paks (Macaristan). 1999 Tokaimura (Japon), 1999 Yanangio (Peru), 1999 Ishikawa (Japonya). 1993 Tomsk (Rusya), 1993 Cadarache (Fransa), 1989 Vandellos (İspanya), 1989 Greifswald (Almanya), 26 Nisan 1986 Çernobil (Ukrayna) olaylarıdır." denildi. "Ülkemizin mevcut kurulu gücü gelecek yılların elektrik ihtiyacını uzun bir dönem karşılayacak kapasitededir." denilen açıklamada şunlar kaydedildi: "2017 yılı itibariyle toplam 85 bin 200 megawatt olan kurulu gücün sadece yüzde 34,5i kullanılarak enerji açığı varmış gibi topluma "karanlıkta kalacağız" korkusu salınmasını, bu yolla nükleer santrallerin meşrulaştırılmaya çalışılmasını doğru bulmuyoruz. Elektrik iletim ve dağıtımında kayıp ve kaçağın ülkemizde çok yüksek oranlarda olduğu EPDKnın her yıl yayınladığı "Elektrik Piyasası Gelişim Raporları"nda belirtilmektedir. Sadece, mevcut hatların bakım ve onarımı yapılarak kayıp-kaçağının önüne geçilmesi bile mevcut enerji tüketiminde ciddi düşüşe sebep olacaktır. Yine benzer şekilde enerji verimliliğini başta sanayi olmak üzere tüketimin tüm kesimlerinde hayata geçirmek yeni bir enerji kaynağı olarak değerlendirilebilir. Ülkemizin başta güneş ve rüzgar olmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları konusunda verimli olduğu tüm uzmanlar tarafından kabul edilmektedir. Tüm bu çalışmalar yapılmadan, tek tercih olarak pahalı, riskli ve dışa bağımlı bir kaynak olan nükleer santrallerin önümüze çıkarılması, nükleerin bir zorunluluk değil, politik bir tercih olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Nükleer santraller konusunda kamuoyunu doğru bilgilendirmek, 32 yıl önce yanı başımızda, Çernobilde yaşanan kazayı unutturmamak için 22 Nisanda Sinopta yapılması planlanan mitingin ve panelin iptal edilmesi demokratik kamuoyunun vicdanını yaralamıştır. 1 Mayısta yapılacak Ankara eylemi için yasaklanan sloganlar arasında Nükleer Santral İstemiyoruz sloganının olması, iktidarın nükleer santrallere bakış açısının reklamlardaki kadar masum olmadığını göstermektedir. Nükleer santral sorunu yerel bir sorun değil, bir ülke sorunudur. Bizler Ankarada, Ağrıda, Muğlada, Gerzede ellerimizin, yüreklerimizin birleştiği her yerde tek ses olacağız. Bu coğrafyada yaşayanlar bu topraklara nükleer santral yaptırmayacak."