TÜRKİYEnin ilk nükleer santralı olması planlanan Akkuyu Nükleer Güç Santralinin temeli atıldı. Rusya tarafından inşa edilecek Akkuyu NGSnin temel atma törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin de Cumhurbaşkanlığı Külliyesinden video konferans yoluyla katıldı, inşaat ruhsatı olmayan santralin ruhsatı, temel atma töreninden bir gece önce çıkarıldı. Bu pürüzü atlatan hükümet devam eden hukuk sürecini görmezden geldi. Rus şirket Rosatomun kurduğu Akkuyu NGS AŞnin hazırladığı çevre etki değerlendirme (ÇED) raporuna karşı Greenpeace, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇM0), Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Türk Tabipler Birliğinin (TTB) açtığı dava gibi. Açılan dava mahkemece reddedilmiş buna karşı taraflar tekrar itirazda bulunmuştu. Ancak devam eden hukuki süreç ve Mersin halkının iradesi yok sayılarak santralin temeli atıldı.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi Yönetim Kurulu, Akkuyu Nükleer Güç Santralinin tanıtım filminde oynayan 2015 Nobel Ödüllü Bilim İnsanı Aziz Sancara mektup gönderdi. Nükleer santrallerin Türkiye ve dünya için yarattığı sorunlara dikkat çekilen mektupta; nükleer santral ile üretilen enerjide Türkiyenin bağımsız olmadığı, nükleer santralin temiz enerji üretmediği, başta Almanya, Japonya, Fransa olmak üzere dünyada pek çok ülkenin nükleer santral sevdasından vazgeçtiği belirtiliyor. EMO Yönetim Kurulunun, Akkuyu başta olmak üzere Türkiyede kurulması hedeflenen nükleer santraller konusundaki görüşlerini Sancarla paylaşmak için yazdığı mektup şöyle devam etti: "Sizin de bildiğiniz gibi 26 Nisan 1986 tarihinde Çernobil Nükleer Santrali kazası ile dünya büyük bir nükleer felaketi yaşamak zorunda kaldı. Çernobil kenti ve çevresindeki geniş bir alan 30 yıldır insan yerleşimine kapalı. İnsan yaşamadığı için elektrik kullanımına da artık gerek kalmadı! Çernobilde radyoaktif kirlenme nedeniyle kanser, doğum kusuru gibi pek çok sıkıntı ile karşı karşıya kalınmasının sarsıntılarını atlatamadan 11 Mart 2011de Japonyada Fukuşima nükleer santral kazası meydana geldi. Eminiz ki patlamanın ardından nükleer serpintinin etkilerini gözlemlemek için karantina altına alman bir kadın ve onun annesinin yer aldığı fotoğrafı siz de görmüşsünüz dür. Ne kadar dramatik bir görüntü değil mi? Nükleer patlama bir felakettir, etkisi yıllarca geçmemektedir. "Türkiye Enerjide Nükleer Güç İstiyor" konulu kamu spotu filminde söylediğiniz "Hayat kurtaran tıp teknolojilerini geliştirmek için..." diye başladığınız konuşma "Temiz ve bağımsız enerji istiyoruz" diye sona ermekte.
NÜKLEER SANTRAL ENERJİSİ TEMİZ DEĞİLDİR...
Radyasyon ve nükleer atıkların yarattığı kirliliği görmezden gelemeyiz. Sizin de bildiğiniz gibi nükleer santralden elektrik üreten ülkeler nükleer atıkların bertarafı ya da depolanması konusunu çözemediler. Rusya ile yapılan nükleer santral sözleşmesinde nükleer atıkların akıbetine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu atıklardan kurtulmak için gömme yoluna gidilmektedir. Akkuyu Nükleer Santralinin hayata geçmesinin ardından Karacaoğlanın türküler yaktığı Toroslar nükleer atık deposu olarak kullanılacaktır.
ÜRETİLEN ENERJİDE BAĞIMSIZ DEĞİLİZ...
Nükleer santralden üretilen enerji ile Türkiye bağımsız olmayacak, tam tersine Rusyaya göbekten bağlanacaktır... Santralin inşasını üstlenen Rusya aynı zamanda santralin yüzde 51 hisseli sahibi olacak, 15 yıllık alım garantisi ile kendi topraklarımızda Rusyanın ürettiği elektriği almak zorunda kalacağız...
ÜRETİLECEK ENERJİ EKONOMİK DEĞİLDİR!
Akkuyuda devreye alınması beklenen santralin kurulu gücü, yaklaşık 20 milyar dolarlık bir maliyetle, 4x1200 MW kapasiteli olacaktır. Buradan üretilecek enerji şu andaki elektrik fiyatının en az 3 katma satılacaktır. Oysa Türkiyenin coğrafi konumu göz önüne alındığında bir çok Avrupa ülkesinden daha fazla rüzgar, güneş enerjisi potansiyeline sahip olduğu bilinmekle beraber, aynı üretim maliyeti ile yaklaşık 4 katı kapasitede üretimi, yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlayabilmek mümkündür. AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ GÜVENLİ DEĞİLDİR!
Akkuyunun yer aldığı bölge Ecemiş fay hattına oldukça yakın bir bölgedir, bu yüzden de deprem riski taşımaktadır. Nükleer santral konusunda hiçbir tecrübesi bulunmayan, daha önce meydana gelen daha küçük çaplı kazalarda mizahçılara malzeme olan bu cahillik halinin ülkeyi büyük bir felaketin eşiğine sürükleyeceğin202ffye kadar tüm nükleer santralleri kapatma karan aldı KURULUM MALİYETİ YILLIK İŞLETME MALİYETİ 2011 yılındaki referandumda halk %94 oranında nükleere Hayır dedi DÜNYADA 2013 YILINDA 2002 YILINA GÖRE 2033 yılına kadar tüm reaktörleri kapatıyor. den korkmaktayız. Türkiye üç bir yandan nükleer santral ile çevrilmek istenmektedir. Akkuyunun ardından Sinop ve İnce Adada yapılmak istenen nükleer santral sonrası ülkemiz ve dünya nükleer bir bombanın piminin çekilmesi sonucunu yaşayacaktır. Başta Japonya, Almanya, Fransa olmak üzere pek çok ülke nükleer santral kurma politikalarını terk ederek, güneş, rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji üretim yöntemlerini devreye sokarken Türkiyenin nükleer silah sevdasıyla böyle bir maceraya girmesini ve sizin de yer aldığınız "kamu spotu" filminde yer alarak bu politikalara destek vermenizi anlamakta zorluk çekiyoruz