Elektrik Mühendisleri Odası Adana Şubesi‘nin ev sahipliğinde düzenlenen 11. Enerji Sempozyumu kapsamında "Enerjinin Geleceği" Paneli yapıldı. Panelde, plansızlık nedeniyle elektrikte bugün arz fazlası oluştuğu, bunun başka hizmetlerde kullanılacak kamu kaynaklarının özel santrallar lehine israf edildiği belirtilerek, bir kamu hizmeti olan elektriğin sadece "kar maksimizasyonu" hedefiyle hareket eden özel sektöre bırakılamayacağı, mutlaka kamu eliyle yürütülmesi gerektiği vurguladı.EMO Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Yeşil, başkanlığını yaptığı "Enerjinin Geleceği" Panelinin açılışında, TMMOB ve odalar üzerindeki iktidar baskısının giderek arttığına dikkat çekerek, bunun son örneğinin Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu‘nun yargı kararıyla görevden alınmak istenmesi olduğunu söyledi.
İHTİYAÇLAR KARŞILANMALI
Enerji Sempozyumu Düzenleme ve Yürütme Kurulu Başkanı Nedim Bülent Damar, "Uygulanan Politikalar Çerçevesinde Türkiye‘de Elektrik Enerjisinin Geleceği" başlıklı sunumunda, bütün elektrik enerjisi politikalarının ülkede yaşayan insanların elektrik ihtiyacını karşılamayı hedeflediğini, bu elektriğin de yeterli, kesintisiz, kaliteli, uygun fiyatlı ve çevreye uyumlu olması gerektiğini belirtti.
100 YILLIK SİSTEM
Türkiye‘ye elektriğin 1900‘lü yılların başında geldiğini ve daha sonraki gelişim sürecini anlatan Damar, özel sektör devlet karışımı bir sistemin oluştuğunu, 1970 yılına gelindiğinde ise elektriğin devlet eliyle tekel olarak yapılmasına karar verilerek TEK‘in kurulduğunu kaydetti. Ancak bu sürenin çok kısa sürdüğünü belirten Damar, 1984‘te çıkan yasalar ve ardından 2002 yılında elektrik hizmetinin bir piyasa hizmeti olarak nitelendirilmesiyle elektriğin ticari bir mal olarak tarifelendirildiğini anımsattı.
ALT YAPIYA YATIRIM YOK
Sonuçta Türkiye‘nin dünyanın en fazla enerji üreten 20. ülkesi ve Avrupa‘nın 6. en büyük elektrik tüketicisi haline geldiğini, elektrik üretiminin yüzde 63‘üne serbest üretim şirketleri adı altında özel sektörün sahip olduğunu ve devletin elinde yüzde 25‘lik üretim şirketi kaldığını anlatan Damar, şunları söyledi: "Geri kalan yüzde 12-13 de devletin malı, ama özel sektör tarafından işletilir hale gelmiş. İletim ise tamamen devletin elinde. Türkiye 1000 yılda elektrik ağlarıyla tamamen sarılmış, her taraf elektriklendirilmiş. Elektrik dağıtımına gelince bir başka yöntem uygulanmış: Türkiye‘yi 21 bölgeye bölelim, mal bizim olsun, bunları devredelim onlar işletsin, işletmeden kar verelim, bunlar bir çivi çakarsa da o yatırımların parasını da verelim. Şu anda Türkiye‘deki sistem böyle. 100-110 yıl önce elektrik geldiğindeki durum neyse bugün de hemen hemen aynısı. Elektrik hizmetlerinin bir piyasa hizmeti olması için her şeyi yapıyor. İhale yapıyor, alım garantisi veriyor, kaynak tahsisi yapıyor. Yürürlükteki hizmet devlet kontrolünde özel sektörün yürütmesinde devletin desteğinde bir sektör durumunda."
(bölge; 20.12.2017)