TMMOB EMO Adana Subesi‘nin ev sahipliğinde düzenlenen 11. Enerji Sempozyumu kapsamında "Enerjinin Geleceği" Paneli yapıldı. Panelde, plansızlık nedeniyle elektrikte bugün arz fazlası oluştuğu, bunun başka hizmetlerde kullanılacak kamu kaynaklarının özel santrallar lehine israf edildiğini de gösterdiği belirtilerek, bir kamu hizmeti olan elektriğin sadece "kar maksimizasyonu" hedefiyle hareket eden özel sektöre bırakılamayacağı, mutlaka kamu eliyle yürütülmesi gerektiği vurguladı.
Hazine eski Müsteşar Yardımcısı Recep Hakan Özyıldız, "Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) Projelerine Mecbur muyuz?" başlıklı sunumunda, KÖİ‘nin bir proje finansmanı olduğunu belirtti. Altyapı yatırımlarının inşaat ve işletme süresi olarak uzun vadeli olduğuna dikkat çeken Özyıldız, "İnşaatı uzun, işletme süresi de uzun olan bir projeye para aradığınız zaman ister kamu, ister özel olsun, uzun vadeli para bulmak zorundasınız" dedi
"KÖİ, Kamu Eliyle Zengin Yaratma Projesidir"
Özyıldız, yapılan çalışmalara göre dünyada 2017 ile 2035 yılları arasında 70 trilyon dolarlık altyapı yatırımına ihtiyaç bulunduğu; bunun yüzde 60‘ına denk gelen yaklaşık 40 trilyon dolarlık bölümünün de gelişmekte olan ülkelerde olduğunu kaydetti. Türkiye‘de 2023 proje hedefleri kapsamında KÖİ ile 325 milyar dolarlık yatırım yapılmasının planlandığını anlatan Özyıldız, projeler için uzun vadeli kaynağın gelişmiş ülkelerde olduğuna işaret etti.
"1.2 Milyar Kişi Elektrikten Yoksun"
Enerji İşleri eski Genel Müdürü Budak Dilli, "Enerjide Sürdürülebilir Gelişme, Fırsatlar, Zorluklar" başlıklı sunumunda, dünyada şu anda büyük bölümü Afrika‘da olmak üzere 1.2 milyar kişinin elektrikten; 2-3 milyar kişinin de modern enerji kaynakları, ısınma ve pişirmede kullanılacak kaynaklardan yoksun olduğunu belirtti. Enerji talebinin kaçınılmaz olarak artacağını ancak bu enerjinin hangi kaynaklardan karşılanacağı ve nasıl sınırlanacağına yönelik hedefler konulduğunu anlatan Dilli, AB‘nin sera gazı emisyonlarını 2020‘de 1990 seviyesine göre yüzde 20; 2030‘da yüzde 40 ve 2050‘de de yüzde 80-95 oranında azaltmayı öngördüğünü, bunun çok iddialı bir hedef olduğunu söyledi.
Enerji tasarrufu ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının da artırılmasının hedeflendiğine dikkat çeken Dilli, yenilenebilir enerjide maliyetlerin düşmesiyle yeni fırsatların doğduğuna işaret etti.
"Neoliberal Politikalar Yoksulluk, Hastalık Yaratır"
Gazi Üniversitesi‘nden Prof. Dr. Aziz Konukman, enerji talep tahminlerinin büyümeden bağımsız çizilemeyeceğini belirtirken, "Tersine döndüğü anlar vardır, kriz anları, enerji krizleri. Büyümeyi enerji krizi kısıtı altında yapmak zorunda olduğunuzda o zaman enerjiyi dikkate alırsınız, yoksa büyümeyi esas alırsınız" dedi. Büyümenin nasıl olacağının iktisat politikalarına bakarak anlaşılabileceğini kaydeden Konukman, IMF ve Dünya Bankası politikaları sonucunda dünyada sorunların çözülmediğine, hatta yeni krizlerin çıktığına işaret etti.
(Çukurova Barış; 21.12.2017)