Tüm Haberlere Dön
11. ENERJİ SEMPOZYUMU BAŞLADI (GUNLUKEVRENSEL.NET)
Basından Genel Merkez

11. ENERJİ SEMPOZYUMU BAŞLADI (GUNLUKEVRENSEL.NET)

TMMOB adına Elektrik Mühendisleri Odası tarafından Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlenen 11’inci Enerji Sempozyumu, başladı

TMMOB adına Elektrik Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen 11‘inci Enerji Sempozyumu, Adana Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi‘nde başladı. Açılışta enerjinin temel ve vazgeçilmez bir insan hakkı olduğu, kamusal bir anlayışla üretilip, sunulması gerektiği anlatıldı. Enerjinin Geleceği ana teması kapsamında ise enerji savaşlarına karşı demokrasi ve kamusal fayda vurgusu yapıldı.

Sempozyum Düzenleme Kurulu ve Yürütme Kurulu Başkanı Nedim Bülent Damar, açılış konuşmasında enerji alanında var olan sorunların ve çözüm önerilerinin tartışılabileceği bir zemin yaratma hedefiyle düzenlenen sempozyumun hazırlık süreci ve programı hakkında bilgi verdi. Bugünün dünyasında enerji insanın çağdaş yaşam sürdürebilmesi için vazgeçilemez bir unsur durumunda olduğunu ifade eden Damar, "Bu nedenle TMMOB enerjiyi insanların yaşamı için bir insan hakkı olarak kabul etmektedir" dedi.

EMO Adana Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mak, 1 yıldır sürdürdükleri yoğun çalışmanın sonunda bu sempozyumun gerçekleştirildiğini anlatırken, Adana‘nın bereketli toprakların yanında değerli insanların yetiştiği bir bölge olduğuna dikkat çekti. "Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Abidin Dino, Yılmaz Güney" isimlerini sayan Mehmet Mak, kaçak elektriğe karşı verdiği mücadelede katledilen EMO Üyesi TEDAŞ çalışanı Hasan Balıkçı‘yı da andı.

TMMOB ENERJİ SEMPOZYUMU‘NUN AYRICALIKLI YÜZÜ
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Önder, EMO‘nun enerji sempozyumunu düzenlemeye başladığı 1996 yılında Türkiye‘de başka enerji sempozyumu düzenleyen kurumun neredeyse bulunmadığını anımsattı. Bugün ise sayıları artan sempozyumların enerji alanı içinde birbirine rakip olarak piyasada var edilen çeşitli kesimlerin güdümünde gerçekleştirildiğine, firmaların lobicilik faaliyetlerini yürüttükleri platformlar olarak işlev gördüğüne dikkat çekti. Enerjide faaliyet alanlarını oluşturan üretim, iletim ve dağıtım ayaklarını bir bütün olarak gördüklerini ifade eden Önder, "Enerji kaynaklarının ülkemizin gerçek ihtiyaçlarından yola çıkarak verimli şekilde kullanılmasını esas alıyoruz. Yani ne kömürcüyüz, ne nükleerciyiz, ne rüzgarcı, ne güneşçi, ne HES‘çiyiz. Ne dağıtımcının karına ne üreticinin karına öncelik veriyoruz. Önceliğimiz halka ucuz, kesintisiz ve kaliteli enerji sunumunun sağlanmasıdır" dedi.

‘PİYASA KAMU ÜZERİNDEN FONLANIYOR‘
Kamunun enerji alanında yatırım yapmasının yasaklandığı 2000‘li yıllardaki arz açığı endişesinin, 2010‘larda arz fazlası sorununa dönüştüğüne dikkat çeken Önder, Hatta arz fazlası ve piyasadaki düşük fiyatlar nedeniyle başta doğalgazdan elektrik üretenler olmak üzere batmakta olduklarını, piyasadan çekileceklerini, bu durumun gelecekte arz güvenliğini tehlikeye atacağını iddia etmektedirler. Bu iddialarıyla da kapasite alım mekanizmasını 2018‘de devreye sokmak için yol almaktadırlar. Santrallara kapasitelerine göre, üretim yapıp satmasalar bile ödeme yapılmasını öngören bu mekanizma, yaklaşık 2 yıldır elektrik fiyatlarının artırılması için baskı yapan doğalgaz santrallarınca gündeme getirilmişse de kömürcü tercihlerini açıktan uygulamaya koyan siyasal iktidar kömür santrallarını da bu kapsama almış görünmektedir. Özetle mucize olarak sunulan piyasanın kendi başına işlemediği, yine kamu üzerinden fonlanacağı açıktır" dedi.

İSKENDERUN KÖRFEZİ‘Nİ TEHDİT EDEN ENERJİ TESİSLERİ
Hatay Arsuz Belediye Başkanı Nazım Çulha İskenderun Körfezi‘ni ilgilendiren enerji tesisleriyle ilgili sorunlardan ahsederek "Hatay, Adana ve Mersin sahilinin, kısaca İskenderun Körfezi‘yle çok ilgileniyoruz. Hali hazırda bu körfezde 2 bin 400 MW kurulu güçte 2 tane termik santral vardır. 16 tane daha termik santral lisans almak üzeredir, 4 tane de ön lisans başvurusu vardır. Bu 200 kilometrelik, Adana, Hatay ve Mersin şeridinde 1 nükleer, geri kalanı termik olmak üzere 35 adet termik santral yapımı planlanmaktadır. Var olan termik santralların gerek bacadan yayılan küllerin, çevreye yaydığı ağır metaller, insan sağlığı üzerindeki kanserojen etkisi, gerekse tarımı yok ettiği bilinmektedir" dedi.

(gunlukevrensel.net; 15.12.2017)