Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), yaz saati uygulamasından elektrik tasarrufu sağlandığını gösteren raporların kamuoyuna açıklanmasını istedi. Uygulamayı hayata geçiren Enerji Bakanlığı ve İstanbul Teknik Üniversitesine çağrı yapan EMO, ilgili kurumların raporlarının kalıcı yaz saati uygulamasından tasarruf sağlanmadığını ortaya koyduğuna dikkat çekti.
EMO tarafından yapılan açıklamada, geçen yıl uygulanmaya başlanan kalıcı yaz saatinin tasarruf sağladığına dair ayrıntıları açıklanmayan ve İTÜ tarafından açıklanan iki raporun çelişkilerle dolu olduğuna dikkat çekildi.
İKİ RAPOR ARASINDA 7.7 KAT FARK VAR
İki rapordaki hedeflenen tasarruf miktarı arasında 7.7 kat fark olduğu, ikinci raporda ulaşıldığı iddia edilen tasarruf miktarının, Türkiye‘nin 2016 elektrik tüketiminin yalnızca yüzde 0.47‘sine denk geldiği belirtilen açıklamada, "İlk raporda kış ayları için hedeflenen yüzde 8.58‘lik tasarrufun, ikinci raporda yüzde 0.9 olarak gerçekleştiği iddia edilmektedir. Herhangi bir mühendislik hesaplamasında bu boyutta bir hata payının olması mümkün değildir. Sadece bu nedenle bile söz konusu raporları hazırlayanların kim olduğu, uzmanlıkları, kullandıkları veri setleriyle birlikte acilen kamuoyuna açıklanmalıdır" denildi.
GERÇEK FARKLI
Gerçeklerin her iki raporda iddia edilenin tersi olduğuna dikkat çekilen açıklamada şöyle denildi: "Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve ilgili kurumların resmi raporları, uygulamanın gerçekleştiği 2016 kasım ve aralık ayları ile 2017 ocak, şubat ve mart aylarında elektrik tüketiminin önceki yıllara göre çok daha yüksek düzeyde artmış olduğunu ortaya koymaktadır. Resmi verilere göre uygulamanın yapıldığı kış aylarına bakıldığında geçen yıla göre toplamda yüzde 6.2‘lik artış gerçekleşmiştir."
ÜRETİCİ VE DAĞITIMCI ŞİRKETLER KAZANDI
Resmi veriler ışığında uygulama döneminde tüketimin azalmadığı, puant değerin düşürülmediği, elektrik fiyatlarında bir ucuzlamanın olmadığının net bir şekilde görülüğü kaydedilen açıklamada, "İTÜ‘nün raporları gerekçe gösterilerek, ekonomik durgunluk nedeniyle düşmesi beklenen elektrik tüketiminde manipülatif bir artış sağlanmıştır. Ortaya çıkan fazla tüketim nedeniyle elektrik üretim şirketleri daha fazla üretip satmışlar, dağıtım şirketleri daha fazla elektrik satmışlar; özetle üreticiler ve dağıtım şirketleri kâr etmişler ve ülkemiz sadece 5 ayda 2.8 milyar TL‘lik bir zarara uğratılmıştır. Bakanlar Kuruluna kanunla verilmeyen bir yetkinin kullanılarak uygulamanın hayata geçirildiği Danıştay kararıyla kesinleşmişken, TBMM‘de görüşülmekte olan torba yasaya önergeyle bir madde ekleyerek uygulamanın sürdürüleceğinden bahsedilmesi, iktidarın takındığı tutumun İTÜ‘nün raporlarını aşan boyutları olduğunu göstermektedir" denildi.
(Günlük Evrensel; 25.10.2017)