Anmada konuşma yapan BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Yaşar Aydın, "Bundan tam 10 yıl önce dostumuz, arkadaşımız, kardeşimiz, yoldaşımız Hrant katledildi. Bugün anlıyoruz ki devlet gözetiminde ve devlet desteği ile katledilmiş. 10 yıldır süren mahkemeler tam bir komedi, hala devam eden mahkemelerle adalet gelmiyor. 10 yılda bir arpa boyu yol alınamadı. Ama Hrant`ın dostları, yoldaşları, arkadaşları unutmadı ve süreci devam ettirmek için çaba sarf ediyor. Hrant öldüğünde sevgili eşi Rakel, Agos`un penceresinde yaptığı konuşmada bir çocuktan katil çıkaran karanlığı anlatmıştı. 10 yıl boyunca o karanlık daha da derinleşerek devam etti. Hrant`a yapılanlar, barıştan, kardeşlikten, özgürlükten yana olan herkese yapılmaya devam ediyor" dedi.
"Hrant`ın mücadelesine yoldaş olmak Hayır` demekten geçer"
Türkiye`yi karanlık bir döneme sürüklemek için milletvekillerinin Evet` oyu kullandığını belirten Aydın şunları söyledi:"Hrant`ı anmak, Hrant`ın mücadelesine yoldaş olmak bugünün Türkiye`sine Hayır` demekten ve Hrant`ın doğru düşüncelerine Evet` demekten geçer. Bu kavga Hrant`ın öldürülmesi ile bitmedi. Hrant`ın gazetemizde haftada bir yayımlanan yazıları, panellerde yaptığı konuşmalar çok özleniyor. Bir arada yaşamı savunan Hrant çok özleniyor. Bölücülere karşı bir arada özgür, mutlu ve demokrasi içersinde yaşamı savunmak Hrant`ın vasiyetidir. Milyonlar Hrant`ın vasiyetini hayata geçirmek için mücadeleye devam edecektir. Hrant`ın düşlerini hayata geçirmek için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz."
Dokunan yansa da yazacağız
TGS Ankara Şube Yöneticisi Cem Gurbetoğlu da cinayetin arka planını araştıran gazetecilerin yargılandığını anımsatarak, "Dün, Dink cinayetinin arkasında bir ihmal olduğunu haberleştiren gazeteciler yargılandıysa bugün de 10 Ekim katliamının ardında bir ihmal olduğunu haberleştirenler yargılanıyor. Ahmet Şık`ın deyimi ile dokunan nasıl yandıysa aynı isimlere dokunanlar hala yanıyor. Gazetecilerin gerçekleri yazabilmesine ihtiyaç var" dedi.
Hrant Dink`in vurulduğu saat 15.00`da Yüksel Caddesi`nde yapılacak eyleme ise polis müdahale etti. Eylem öncesinde polis toplanılmasına izin verilmeyeceğini söyledi. Yapılan görüşmelerin ardından eyleme geçildi. Saygı duruşunun bitiminde sloganlar atan, aralarında CHP`li ve HDP`li milletvekillerinin de bulunduğu kitleye polis müdahale etti. Mülkiyeliler Birliği`ne geçerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Hrant Anması Ankara İnisiyatifi`nin açıklamasını Mahmut Konu okudu. Konuk, soykırımın bugün de devam ettiğini vurguladı. En son Mecis`te "Biz soykırıma uğradık" dediği için HDP Milletvekili Garo Paylan`ın linç edildiğini hatırlatan Konuk şunları söyledi:"Bizler Anadolu ve Mezopotamya`nın ezilen halkları, emekçileri, ezilenleri, devrimcileri, sosyalistleri örgütlü gücümüzle ve ortak mücadelemizle bu karanlık gidişe "Dur" diyecek, katliamların ve karanlık cinayetlerin hesabını soracak, ezeni-ezileni, sömüreni-sömürüleni olmayan; savaşsız ve sömürüsüz bir ülke ve dünyayı el birliğiyle yaratacağız."
TMMOB`den yapılan açıklamada "Vicdanımızın sesini kesemeyecekler!" denildi.
VİCDANIMIZIN SESİNİ KESEMEYECEKLER!
19 Ocakta vicdanımızın sesini kesmeye çalıştılar. O, bu topraklarda barış içinde bir arada yaşamayı düşlüyor, ön yargıları ve düşmanlıkları ortadan kaldırmaya, toplumu değiştirmeye çalışıyordu.
Onu vurdular ama sesini, vicdanımızın sesini kesemediler. Birincil kimliğimizin insan olduğunu söyledikçe, barış, demokrasi ve insan hakları için mücadele ettikçe, farklılıklardan birliktelikler yarattıkça, eski sorunların çözümü için inatla yeni yeni yollar aradıkça, tarihe takılmayıp bugüne ve geleceğe baktıkça Onun sesi, vicdanımızın sesi daha gür biçimde çıkacaktır. Dünyayı daha yaşanılır kılmayı bir arada başarabiliriz;
Hrant için, Adalet için.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği