Tüm Haberlere Dön
ELEKTRİK KESİNTİLERİ VE BAZI GERÇEKLER! (YUSUF GÜRSUCU- ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİ)
Basından Genel Merkez

ELEKTRİK KESİNTİLERİ VE BAZI GERÇEKLER! (YUSUF GÜRSUCU- ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİ)

Yılın son günlerinde yaşanan elektrik kesintileriyle ilgili değişik açıklamalar ve rivayetler geçen hafta epey gündemimizi belirlemişti. Bir yandan kar yağışı ve soğuk sürerken elektrik kesintileri nedeniyle evlerimiz adeta buzdolabına döndü. Hükümet, fırtına ve kar yağışı nedeniyle nakil hatlarında arızalar olduğunu ve bu nedenle de elektriklerin kesildiğini açıklarken diğer yandan örneğin İstanbul‘da Ayedaş ve Bedaş, rutin bakım kesintileri yapıldığını duyurmuştu.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) da yaşanan sürece dair bir açıklama yaptı. Açıklamadan bir paragraf aktaralım: "Hükümetin plansız bir şekilde yaz saati uygulamasını kalıcılaştırması; kış aylarında havaların soğumasıyla hem elektrikte hem de doğalgaz tüketiminde artışa yol açtı. Doğalgaz sıkıntısı nedeniyle BOTAŞ‘ın elektriği üreten santrallere gaz verememesi, bu santralları devre dışı bıraktı. Bunun sonucunda Kasım ayında yüzde 37.9 olan elektriğin üretimindeki doğalgazın payı Aralık ayında yüzde 31.4‘e düştü." EMO‘nun verilerine göre 1 aylık zaman diliminde yüzde 6,5 gibi bir üretim daralması yaşandığı anlaşılıyor. 78 bin MW enerji üretim kapasitesini aşan Türkiye‘de bu kayıp dengesizliklere yol açsa da çok fazla önem arz etmiyor. 6-7 günlük süre içinde enerji üretimi çok daha fazla kesintiye uğramış olması gerekiyor.

Yaşananlar doğal gazcı şirketlerin enerji kesme eylemi mi?

Geçtiğimiz yıl Türkiye‘nin tamamında enerjinin kesilmesi sonrası hükümet yine benzer hikayeler anlatmış ve sorunu arızaya bağlamıştı. Oysa durum hiç de öyle değildi. Enerji şirketlerinin taammüden kestikleri enerji için hükümetten acil taleplerinin yerine getirilmesini (fiyatların yükseltilmesi, kayıp kaçak bedelleri için yasal güvence vb.) istedikleri o gün basında çıkan birçok haber ve yorumda dile getirilmişti. Bu durumun nedeninin daha iyi anlaşılabilmesi açısından bir örnek vermek gerekirse; Avusturyalı enerji devi OMV‘nin Samsun‘da 600 milyon euroya malettiği doğalgaz kombine çevrim santrali 2016 ocak ayından itibaren elektrik üretmediği biliniyor. Mart ayında Samsun‘a giden Avusturya Büyükelçisi Klaus Wölfer santralin çalışmama nedenini şu sözlerle aktarmıştı: "satın alınan doğalgaz üe üretilen elektrik satış fiyatının birbirini karşılamadığı için santral iki aydır çalıştırılmamaktadır."

Afrika‘ya yol alan doğalgazcılar!


Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu‘nun (EPDK) 2015 yılı ortalarındaki bir açıklamasında, "Gaz fiyatı yüksek, bu santraller işletme giderlerini karşılayamıyor. Doğal bir seleksiyonda gidiyor. Taşıma daha avantajlı oluyor. Özellikle Afrika ülkelerinde talep var. İran‘da da doğalgazdan elektrik üretmek avantajlı çünkü yerli kaynaklan var" dedi.

Son 15 yılda özel sektör tarafından kurulan bir çok doğalgaz çevrim santrali içinde ‘gaz motorlu‘ olanların sayısı da azımsanmayacak boyutta. Özellikle büyük işletmelerin kendi enerjilerini ürettiği bu tip üretim noktaları üretimlerine son verip enerjiyi normal besleme hatlarından almak istemeleri sonucunda birçok sanayi tesisinde üretimler durdu. Gaz türbinli santrallerde de düşük olan verimlilik %50 civarında. Verilere göre 2015 yılında bu santrallerin hiçbiri doğru düzgün çalışamadı. 2015 yılı sonunda üretim yapan doğalgaz termik santrallerin üretim maliyetleri 17 kuruş/ Kilowatsaat olmasına karşın elektrik piyasa fiyatları ortalama 14 kuruş/kilovatsaat olmuştu. Yani bu durumda enerji üreten doğalgazcüarm hepsi zarar ediyor.

2015 yılı Ekim ayında basına yansıyan haberlerde, Türk yatırımcıların yurtiçinde elektrik üretimi kârlı olmayan doğalgaz santrallerini söküp yurtdışına taşımaya başladığı yer aldı. Özellikle "enerji talebi artan ve milyonlarca kişinin halen elektriğe erişimi olmayan Afrika‘ya "santral göçü" hızlandı" başlıkları ekonomi sayfalarında yer alıyordu. Ardından Kasım 2015‘te Rus savaş uçağının Türkiye tarafından düşürülmesiyle birlikte doğalgaz tedariğinin arak problemli olacağını gören doğalgazcı sermaye kesimleri dümeni Afrika vd. geri bıraktırılmış ülkelere kırmaktan ya da mevcut hükümeti zararlarını karşılamaya zorlamaktan başka bir seçenekleri kalmamıştı. Elektrik kesintileri! Sermaye için bile ‘Hadi köyümüze geri dönelim‘ rahatlığı ve Afrika vd. ülkelere göç etmek o kadar kolay değil. Bu durumda bu sermaye yapılarına gelin santral kurun çağrılan yapan ve bunun için birçok yasa ve yönetmelik yayımlayan hükümetin çare üretmesini istemeleri kadar ‘doğal‘ birşey olamaz! Hükümetten enerji üretim lisanslarının hangi yol ve yöntemle ve ne gibi gizli garantilerle alındığını öğrenmemiz çok zor, ancak okuyucular eminim buna bir yorumda bulunacaklardır. Bugün Rusya ile yaşanan ikinci bahar koşullarında şirketlerin doğalgaz fiyatlarının aşağıya çekilmesini hükümetten istemeleri ve baskıyı artnrmalan anlaşılabilir birşey! Sonuçlan ise sadece emekçi halklara zarar verecek. Gelecek günlerde daha pahalı gaz ve elektrik kullanacağımız şimdiden belli.

(Özgürlükçü Demokrasi; 07.01.2017)