Türkiye‘de son dönemde yaşanan elektrik kesintileriyle ilgili gelişmeleri DÜNYA‘ya değerlendiren Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil, yaşanan sıkıntıların aralık ayında doğalgazla başladığını belirterek, "Doğalgaz sektörü de elektrik gibi piyasalaştırıldı. İhalelerle doğalgaz ısınma amaçlı olarak yaygınlaştırıldı. Diğer yandan doğalgaz alım sözleşmeleri de piyasaya bırakıldı. Bu durum doğalgazda arz talep dengesini bozdu" dedi. Doğalgazda başlayan sıkıntı ile önce doğalgazla üretim yapan sanayiye doğalgaz yerine ikincil yakıt kullanmalarının söylendiğini aktaran Yeşil, "Doğalgazla üretim yapan santrallerin gazı önce yüzde 50, sonra yüzde 75 ve yüzde 90‘a kadar kesildi. Böylece Türkiye elektrik üretiminin yüzde 30‘dan fazlasını sağlayan doğalgaz santralleri devre dışı kaldı. Bu durum piyasada fiyatları yükseltti" diye konuştu.
31 Mart 2015‘te yine Batı‘daki doğalgaz santrallerinin fiyat baskısı nedeniyle devrede olmadıklarını ve Doğu‘dan elektrik taşındığını hatırlatan Yeşil, "İletim hatlarına kaldıramayacağı şekilde yüklenildi ve sistem çökmüştü. Doğalgaz santrallerinin devreden çıkmasıyla birlikte iletim hatları sorunu da ortaya çıktı. Zaten iletim hatları yetersiz ve bakıma ihtiyaç var" ifadelerini kullandı.
Enerji Bakanlığı‘nın iletim hatlarında arızalar olduğuna ilişkin açıklamasına değinen Yeşil, "Elbette arızalar kesinti nedeni. Ama ilk kez olmuyor. Arızaların hızla giderilmesi ve bu kadar büyük arızaları da sistemin öngörmüş olması, buna göre yedek güç ve iletimin sağlanması gerekirdi. Aslında enerji yokluğu nedeniyle zaten elektrik kesintileri gezdiriliyordu. Gelinen noktada bu da yetersiz kalmış ve büyük kesintiler meydana gelmiş. Sanayi kuruluşları durmak zorunda kalmıştır" dedi. Kamu yararını temel alan politikalar üretecek bir yapılanmaya ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Yeşil, "Elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı arasındaki organik bağın korunması gerekmektedir. Ancak piyasa için elektrik sistemi parçalanmış, ucuz, kaliteli ve güvenli elektrik hizmeti sağlanması olanağı ortadan kaldırılmıştır. Elektriğin depolanamazlığı, doğal tekel konumunu göz önüne alarak yeniden kamulaştırma yapılmalıdır. Elektrik hizmeti, bünyesinde ilgili meslek odaları, sendikalar ve tüketici örgütlerinin de temsil edildiği özerk bir kamu kurumu tarafından, merkezi bir planlama anlayışı ve kamu hizmeti gereklerine uygun bir şekilde tek elden yönetilmelidir. Elektrik hizmetinin temel bir insan hakkı olduğu ve bu haktan kimsenin mahrum bırakılmaması gerektiği anlayışıyla hareket edilmelidir" ifadelerini kullandı.
(Dünya; 04.01.2017)