Tüm Haberlere Dön
EMO BAŞKANI HÜSEYİN YEŞİL: ERDOĞAN BİZİ HEDEF GÖSTERDİ, AMA BİZİM `PARALEL YAPI` İLE HİÇ İŞİMİZ OLMADI...  GENEL KURULDAKİ MAVİ LİSTE-BEYAZ LİSTE AYRIMINDAKİ FARKLILIKLAR DAHA ÇOK BİZİM KAFALARIMIZDA ŞEKİLLENİYOR. PRATİKTE BİR FARKLILIK YOK.
(KAYNAK ELEK
Basından Genel Merkez

EMO BAŞKANI HÜSEYİN YEŞİL: ERDOĞAN BİZİ HEDEF GÖSTERDİ, AMA BİZİM `PARALEL YAPI` İLE HİÇ İŞİMİZ OLMADI... GENEL KURULDAKİ MAVİ LİSTE-BEYAZ LİSTE AYRIMINDAKİ FARKLILIKLAR DAHA ÇOK BİZİM KAFALARIMIZDA ŞEKİLLENİYOR. PRATİKTE BİR FARKLILIK YOK. (KAYNAK ELEK

Çekişmeli bir kongre dönemini geride bırakan Elektrik Mühendisleri Odası‘nda yeni dönem başladı. Kaynak Elektrik Dergisi olarak EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil ile listelerdeki ayrışmaların nedenlerinden önümüzdeki dönemde gerçekleştirileceklere kadar kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik.        

Beyaz Liste-Mavi Liste arasında geçen çok çekişmeli bir kongre dönemini geride bıraktınız. Beyaz Liste-Mavi Liste nedir, biraz anlatır mısınız?  

EMO genel kurullarında 2008 yılından bu yana her dönem listeler olur. Mavi Liste yıllardır devrimci demokrat mühendislerin rengi olarak bilinir Bu platform içinde farklılaşmalar olduğu zaman da biz mavi rengi kullanmaya devam ettik. 2008 yılında mavi renk ile çıkmıştık, dolayısıyla o mavi rengi her dönem kullandık. Bunun dışında başka bir özelliği yok. Farklı listelerin görünürlüğü amacıyla renkler kullanılır. Bu yılkı mavi ve beyaz liste de demokratlar arasındaki farklılaşmanın listelerdeki renk görünümüdür. Yıllardır birçok grup oluştu. Biz saflaşmaların aslında önerilen politikalar ve önerilen programlar doğrultusunda oluşmasını istedik fakat bu pek mümkün olmadı. Mesela bu dönem arkadaşlarımız biz bir "Demokratik Birlik Grubu" kurduk dediler. Bu grupta sosyal demokratlar, sosyalistler ve yurtseverler var diye tarif ettiler. Ben böyle bir ayrışmanın doğru bir ayrışma olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta devrimci demokrat platform içerisinde yer alanların oluşturduğu iki listedir mavi ve beyaz liste. Mavi Liste‘nin karşısında yer alan Beyaz Liste‘den söz alan sözcüler kürsüden bunu böyle tarif ettiler. Çeşitli konularda farklı düşünceler olabilir ve bunun üzerinden farklı listeler de oluşturulabilir. Ama bu saflaşmanın salt siyasi gruplaşmalar üzerinden tanımlaması bizim açımızdan pek anlaşılır gibi değil. Örneğin Personel Belgelendirme ve A tipi Muayene Kuruluşu önermelerine karşı ya da taraftar olabilirsiniz. Bu mesleki tartışmaların liste ayrımı düzlemine oturtulması ne yazık ki sağlıklı bir değerlendirme yapmayı engelleyicidir. Fakat böyle olması Genel Kurul‘da pek kabul görmemiştir. Mavi Liste olarak mühendis meslektaşlarımızın ve kamunun yararını ortaklaştıran bir anlayış içerisinde tüm örgütümüzü kapsayıcı çalışmalar yapmayı hedefledik. Seçim beyannamemizi de buna göre oluşturduk.

Yürütmede diğer arkadaşlara da yer vermişsiniz...

Evet, bu benim önerimdi. Geçen dört dönemde de yönetim 4-3‘tü. Dönemin başından itibaren tek liste olması ve herkesi kapsaması için çok uğraştım, yani EMO‘da ne kadar etkin grup varsa tamamının yönetimde yer alması gerektiğini belirttim. Dışarıda kalan Ankara Şube‘deki Devrimci Demokrat Platform temsilcisinin de yönetim kurulunda yer almasını ya da TMMOB Yönetim Kurulu adaylığını önerdim. Belli bir noktaya kadar anlaşma sağlanmıştı ama bu öneri kabul görmedi. Sonunda iki liste oluştu.

Oluşan yönetimde görev bölüşümü yaparken Beyaz Liste‘den arkadaşlara yürütmede yer almalarını önerdim ve bu da kabul gördü. Ve böylece seçim öncesi yapılamayanı başarabildik. Farklılıklarımız olacak ve bunu bizim zenginliğimiz olarak değerlendireceğiz. Bazı gruplar da genel kurula gelemediler, yani şubelerinden delege seçilemediler. Gaziantep ve Trabzon şubelerinden delegeler ise mavi-beyaz listelerin dışında kaldılar ve onlar da kendilerine göre bir tercih yaptılar. Zaman zaman karma yapıyorlar, zaman zaman bir gruba yöneliyorlar. Oylamalarda zaman zaman çok kritik ve belirleyici oluyorlar. Bizim bir programımız vardı, Mavi Metin. Zaten program yayınlayan da tek grup biz olduk.

Ayrılma noktalarınız neler?

Birkaç temel ayrım noktası var ama bazı gruplar örneğin bu ayrım noktalarına göre değil de birleştikleri grupların tavır, tutum ve davranışlarına göre hareket ediyorlar. Örneğin beyaz listeden bazı gruplarla daha önceden görüşmüştüm ve eğer tek liste olsaydı Personel Belgelendirme Kuruluşu ve A Tipi Muayene Kurulusu gibi konularda evet oyu vereceklerdi. Oda‘nın önünün açılmasını onlar da istiyorlardı ama bu ayrışma nedeniyle farklı oy kullanıldı. Oda‘yı öğrenci derneği gibi görmek yanlış olur. Oda‘nın önünü hep beraber açmalıyız. İktidar şu anda üzerimize geliyor, yetkilerimizi kısıyor. Örneğin belge veriyoruz, topraklama ölçümü yapıyoruz. Yarın diyecekler ki sizin topraklama ölçümlerinden verdiğiniz belgeler geçersiz olacak. Biz, bunlar geçersiz olmasın diye önlem almaya çalışıyoruz. Bunun salt siyasi bir tarafı yok, tamamen mesleki bir duruş. Bir mühendis olarak bunu önemsiyorum ve böyle olması gerektiğini söylüyorum.

"AYRIM NOKTALARI KAFAMIZDA, PRATİKTE DEĞİL"

Bizim şu anda yaptığımız işler; topraklama ölçümleri ve bina tesisat kontrolleri, elektromanyetik alanlarda ölçüm yapıyoruz. Beyaz Liste bunların yapılmasına da karşı. "Oda bunu yapmasın" diyorlar. Bu mesleki denetimler kamusal bir görevdir. Bu görevden EMO‘nun imtina etmesi kamu yararını ikinci plana itmesi anlamına gelecektir. Bunları yapmamız mühendislere engel değil, zaten yapabiliyorlar. Hatta denetim süreçlerinin dahi piyasalaştırılmaya çalışıldığı günümüzde mühendis meslektaşlarımızın piyasada şirketlerin ücretli çalışanları yapılıp, yalnızlaştırılmasının karşısında meslek örgütünün varlığı ve denetim faaliyeti hem meslektaşlarımız için hem de kamu yararı açısından önemli bir sigorta işlevi görecektir. Ama vatandaş EMO‘dan istiyor, müteahhitler bile yaptıkları işlerin topraklama ölçümlerini EMO‘dan istiyorlar. İnsanlar bağımsız, tarafsız duruşundan ötürü EMO‘ya güveniyor. EMO dediğimiz nedir? Zaten mühendis meslektaşlarımızın örgütüdür. Burada da mühendisler yapıyor. Bu yüzden bizim de şartlarımızı zorladıklarından önlem almak zorundayız. Yaptığımız işlere kurumsal bir kimlik oluşturmaya çalışıyoruz ve daha ciddi, akredite bir kuruluş olarak bunu yapmak istiyoruz. Bizi tamamen alanın dışına itmek isteyenlere karşı direnmek istiyoruz. Biz bu işi yapacağız, yapmalıyız. Biz şu anda MÎSEM Birimimiz aracılığıyla çok sayıda eğitim veriyor ve bu eğitim sonucunda üyelerimize belge veriyoruz. Üyelerimiz topraklama ölçümlerinde eğitim alıyorlar sonra da sınava girip belgelerini alıyorlar. Keza asansör denetiminde de belge alınıyor. Yarın denecek ki "Siz personel belgelendirme kuruluşu değilsiniz, sizin verdiğiniz belgeler geçersizdir." Bu belgelerin geçersiz olması üyelerimizin de aleyhine. Biz, mevcut yaptığımız işi bir kanuni zemine oturtmaya çalışıyoruz, yaptığımız bu.

ÜYELERİMİZ TOPRAKLAMA ÖLÇÜMÜ YAPMAYA YETKİLİDİRLER, HİÇBİR ENGEL YOK. VATANDAŞ YA DA HERHANGİ BİR KURUM EMO‘YA DİYOR Kİ: "BEN SENDEN İSTİYORUM, BUNU SEN YAP." HAYIR MI DİYELİM? BİZ BAĞIMSIZ BİR KURULUŞ OLARAK BUNDAN VAZGEÇEMİYORUZ. YOKSA BİZ NE İHALEYE GİRİYORUZ, NE REKABET EDİYORUZ... SADECE BİZE GELEN BAŞVURULARI DEĞERLENDİRİYORUZ.

Buradan bir gelir de EMO‘ya sağlanacak değil mi? Odaların gelir durumu ne şekilde?

İstanbul Şube şu anda en çok tesisat denetimi yapan, hizmet üretiminden en çok gelir getiren şube. Ama kafalarında karşılar. Benim de anlamadığım şey bu; hem karşılar hem de en çok geliri buradan elde ediyorlar. Dolayısıyla belirttiğim gibi, ayrım noktaları kafamızda, pratikte değil. Bunu kendileri de görüyor. Yapmamızın bir sakıncası da yok. Memlekete, vatana, millete, mesleğimize bir zararı da yok. Hatta tam tersi yararı var fakat söylemde yine de "karşıyız" deniyor. Olaya gelir-gider açısından bakmıyoruz. Bundan çok da gelir gelmeyecek ama bizim kamu açısından bir denetim yapma yetkimizi korumuş olacağız. Geçen sene çıkan kararnameler ile bizim mesleki denetim yetkimiz hemen hemen ortadan kaldırıldı gibi. Ortada çok düşük düzeyde bir gelir var. Mesleki denetim gelirleri gitti. Geçen dönem EMO‘nun bütçesi 20 milyon TL ile bitmişti, bu sene ona yaklaşabilir miyiz bilmiyorum fakat biraz zor görünüyor.

Odalarda yeniden yapılanma, yeniden örgütlenme üzerine modeller tartışıldı. Bu konudaki görüşünüz nedir?

Biz model tartışamıyoruz çünkü bizim adımıza hükümet tartışıyor ve biz, açıkçası herhangi bir model sunmaya, yasamızda bir değişiklik istemeye korkuyoruz. Bizim mücadelemiz sonucunda geçen dönemki gibi bizimle uğraşmaktan vazgeçtiler demeyeyim ama Suriye meselesi, onların deyimiyle Paralel Yapı ile olan mücadele derken biz çok da gündeme gelmedik. Geçtiğimiz günlerde yeniden Cumhurbaşkanı "Bunlar nükleer santrale karşı çıkarken, saraya karşı çıkarken, büyük projelerimize karşı çıkarken, hep Paralel ile birlikte çalışıyorlar, Avrupa Birliği onları destekliyor" gibi beyanatlarda bulundu. Cumhurbaşkanının bu açıklamalarını; bizi Paralel ile birlikte çalışan bir örgüt gibi göstermesi, hedef göstermesi olarak düşünüyorum. Onların Paralel Yapı ile işi oldu, bizim hiçbir zaman olmadı. Bunu Cumhurbaşkanı da biliyor. Bundan da görev çıkaranlar var. örneğin Akit Gazetesi dört gün artarda bize karşı kampanya yürüttü. Bu yalan, iftiralarla dolu kampanyalarda hedef açıktır. TMMOB ve bağlı örgütlerini susturmak istiyorlar. Ama bizler her zaman mühendis meslektaşlarımızın ve kamunun yararını savunmaya devam edeceğiz.

Yeni bakan ile görüşmeniz oldu mu?

Yeni bakanı görmedim fakat bakan müsteşarını ziyaret ettik. İki ay sonra bize randevu verdi. Gittiğimizde Proje Uzmanı Sertifikası davasını kazanmıştık. O randevuda "Bizi zora soktunuz" dediler. Ben de kendilerini defalarca uyardığımızı, görüşlerimizi dikkate almaları gerektiğini, ortak görüşleri oluşturmamız gerektiğini belirttim. "Fakat siz, bizi kurum olarak dikkate almayınca bizim de gideceğimiz tek yer hukuk, hukuk da bunu bozdu" dedim. Konuşma devam ettikçe bir teknik komite kurma fikri ortaya çıktı. Enerji İşleri Genel Müdürlüğü, EPDK, TEDAŞ, EMO, ELDER, beş kişilik bir komite kuralım dediler. Önümüzdeki günlerde bu komite çalışmalarına başlayacağız. Mesleğimiz ve üyelerimiz için de en iyi ilişkileri kurmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla bir taraftan muhalefetimizi olabildiğince demokratik anlamda radikal bir biçimde yaparken, enerji alanında olsun, kayıp kaçak alanında olsun açıklamalarımızı sürdürdük. Özellikle kayıp-kaçak konusunda açıklamalarımız kamuda oldukça yankı buldu, araştırmalarımız incelendi. Bunları yaparken de mesleğimiz için devletle olan ilişkilerimizi yürütmeye çalışıyoruz.

"GENÇ KUŞAKLAR ARASINDA BİLİNÇ GELİŞMEYE BAŞLADI"

İstanbul Şube Kongresinde Meslekte Birlik Grubu dediler ki bu PUS ile ilgili aldığınız kararı destekliyoruz. Bu tür şeyler onları da zorluyor. Biz siyasi olarak kendi adımıza bir şey istemiyoruz, ve meslektaşlarımız için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Doğru önermeleri bulduğumuzda Meslekle Birlik de sahip çıkmak zorunda kalabiliyor. Sonuçta meslektaşın çıkarma karşı çıkamazlar ki, o zaman nasıl onlardan oy isteyebilir? Geçen sene tüm baskıya rağmen, geçmiş dönemlerden çok daha fazla etkinliklerimize üye katılımını ve sunulan bildirilerin de kalitesinin artığını gördüm. Mesela İzmir‘de Tesla Sempozyumu yaptık. 1.200 un üzerinde genç katıldı. Ben ilk defa böyle bir şey gördüm. Yine İzmir‘de TESİSAT Kongresi 3 günde 5.000 kişi tarafından ziyaret edildi. Panellere, söyleşilere katıldılar. Mersin‘de yaptığımız EMANET Sempozyumunun 1000 kişi ile açılışını yaptık, bunlardan 400 u öğrenciydi. Adana‘da YEKSEM‘i 500-600 kişiyle açtık. EEMKOM‘da yine 600-700 kişiyle açılışı yaptık, 3000 kişiye yakın izleyici oldu. Eskiden bu kadar yüksek katılımlarla bu sempozyumları yapmıyorduk. Bu dönem Odamız hem siyasal hem mesleki olarak çok hızlı refleks gösterdi. Olaylar karşısında hemen tepkimizi ortaya koyduk dolayısıyla buna cevap da aldık. Genç kuşaklar arasında bilinç gelişmeye başladı. Bu önümüzdeki dönemde genel kurullara da yansıyacaktır. Toplam üye sayımız şu anda 52 bin civarında. Bir o kadar da üye olmayan mühendis var. 2004 yılından bu yana 25 bin üyemiz eğitimlerimizden geçti. Akredite olmamızla beraber bu eğitimlerin de kalitesini artıracağız. Şu anda eğitim konusunda üyenin Oda‘ya ilgisi yüksek ama kalite daha da artırılabilir. Son derece başarılı bir elektronik portalımız (EMOPortal) var, mühendis meslektaşlarımızın doğrudan iletişim kurup, paylaşımlarda bulunabildikleri bu sosyal ağ içinde şu anda 10 bin kişi yer alıyor ve kısa sürede bu sayı daha da artacak. Bunun yanında bilimsel bir dergimiz var, beşinci yılını dolduracak. Akademik kamplar düzenliyoruz, bu yıl 12-15 Mayıs‘ta Şirince‘de Matematik Köyü‘nde olacak. Bu yılın konusu elektrik makineleri ve güç elektroniği üzerine. Anadolu‘nun farklı üniversitelerinden başarılı öğrencilerle bir araya geliyoruz. Akademi ile ilişkilerimizi güçlü tutuyoruz. Basın birimimiz bizim için çok önemli, oraya da takviye yaptık. E-imza‘yı geçen dönem yapmıştık, devam ediyor. Üye aidatlarını ödeyen üyelere ferdi kaza sigortası yapıyoruz. Bu dönem de sempozyum kongre ve konferanslar yapmaya devam edeceğiz. Bir de vyebinarlarımız başlıyor. Önceden duyurularımız oluyor, maksimum 100 kişi kayıt oluyor, merkezden de belirlenen bir konu ile ilgili bir eğitim veriliyor. Sektörel yayınlar yavaş yavaş azalıyor, istikrarla sürdüren siz varsınız. Kendi alanımızda ve mesleğe de değinen güzel içerikler yayınlıyorsunuz.

(Kaynak Elektrik; 01.05.2016)