Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), imtiyazlı statü yaratarak kayıp ve kaçak oranı yüksek dağıtım şirketlerini ödüllendirdiği iddiasıyla ‘Dağıtım Sistemindeki Kayıpların Azaltılmasına Dair Tedbirler Yönetmeliği‘ne karşı dava açtı. EMO‘dan yapılan açıklamada, ‘elektriğin bildirimsiz kesilmesi, tüketicilere tazminat ödenmemesi, elektriğin kaliteli sunulmaması, verimlilik kriterlerine uyulmaması‘ gibi kayıp ve kaçağa karşı önlem getirmek bir yana özendiren hükümlerin yer aldığı belirtilen yönetmeliğin iptali ve yürütmesinin durdurulması istendi.
Amaç düşürmek, ama...
EMO tarafından Danıştay‘a geçen hafta (8 Şubat 2016) açılan davada öncelikle Yönetmeliğe dayanak gösterilen Elektrik Piyasası Yasası‘nın Geçici 18. Maddesi‘nde ‘kayıp-kaçak oranı yüksek bölgelerdeki bu oranların ülke ortalamasının altına düşürülmesinin‘ amaçlandığı vurgulandı. Ancak yönetmelikteki bazı maddelerin kayıpkaçak oranını düşürmeye değil, kayıpkaçak oranı yüksek şirketleri enerji kalitesi başta olmak üzere bazı teknik ve idari yükümlülüklerden muaf tutmaya yönelik olduğuna dikkat çekildi.
NEDEN İTİRAZ ETTİLER?
YÜKSEK kayıp ve kaçak oranı olan şirketlerin, esasen hizmet kalitesiyle ilgili yükümlülüklerin hemen tamamından muaf tutuldukları saptanan dilekçede, bu muafiyetlerin tek tek hukuka aykırılıkları özetle şöyle ortaya konuldu:
■ Tazminat yükünden kurtarıldılar: Faturasını düzenli olarak ödeyen kullanıcıların, ülke genelinde kendileriyle aynı konumda bulunan kullanıcılardan farklı olarak, bildirimsiz kesintiler için herhangi bir başvuruya gerek duyulmaksızm tazminat ödenmesi hakkından yoksun bırakılmaları söz konusu. Kaçak enerji kullanımıyla ilgili tedbir içermeyen bu düzenleme Anayasa‘nın 10. Maddesi‘nde yer alan eşitlik ilkesine de aykırı.
■ Kaliteli enerji sunumundan muafiyet: Hizmet Kalitesi Yönetmeliği ile getirilen ‘teknik kalite‘ kavramı ve gereklilikleri, belli ilçeler için tamamen yürürlükten kaldırıldı. Bir bölgede kayıp-kaçak oranının yüksek olması, o bölgedeki dürüst vatandaşların, (mesken, ticarethane, sanayi ya da hastane, okul gibi kamu kullanıcıları) elektrik enerjisini kaliteli bir şekilde edinme hakkından yararlanmasının engellenmesi yasaya aykırı olduğu gibi eşitlik ve hukuk devleti ilkeleriyle de bağdaş mıyor.
■ Sınırsız bildirimli elektrik kesme hakkı: Ticari kalitenin sağlanması kapsamında getirilen düzenlemeden muaf tutulan dağıtım şirketlerinin, sınırsız bir şekilde bildirimli kesinti yapmasının önü açıldı. Elektrik dağıtım işletmeciliği ile bağdaşmayan bu düzenleme ile belirli bölgelerde yaşayan yurttaşların elektrik enerjisine ulaşma hakları da ortadan kalkabilecektir. Hukuka ve kamu yararına aykırı düzenlemenin iptali gerekir.
■ Tedarik sürekliliği ölçümüne engel: Kullanıcıların tedarik sürekliliğini kaydetmek üzere ölçme ve kayıt cihazı tesis etmeleri, bu cihazların kayıtlarının da ödenecek tazminatların hesaplanmasında dikkate alınmasını öngören düzenlemeden statü sahibi şirketler muaf tutuldu. Bunun kayıp-kaçakla mücadeleyle ilgisi yok.
■ Fazla güç çekisine ceza kalktı: Enterkonnekte elektrik sisteminden maksimum enerji alış kapasitesinin üzerinde enerji çeken dağıtım şirketlerine yönelik cezai hükümlerden özel statülü şirketler muaf kılındı. TEİAŞ ile yapılan sözleşme kapsamında bir tarafın uyması gereken yükümlülükten muaf olması hukuka aykırı. Düzenleme iletim sisteminin olumsuz etkilenmesine yol açabilecek. Dağıtım sistemindeki kayıpların azaltılmasıyla ilgisi bulunmayan bu düzenlemeyle çift terimli abonelerden güç aşımı durumunda bedel almaya devam eden dağıtım şirketlerinin iletim şirketi tarafına ödeme yükümlülüğünün ortadan kaldırılmasıyla haksız kazanç sağlama olanağı da yaratıldı.
■ Verimlilik muafiyeti: Verimlilik kriterlerine uygun faaliyet göstermeyen şirketlerin kayıp-kaçak enerji sorunuyla başarılı bir mücadele göstermesi düşünülemez. 7. Madde‘deki düzenleme, kayıpların azaltılmasına dair bir tedbir içermeyip, verimlilik kriterlerinin gerektirdiği harcama ve yatırımlardan muaf tutma amacı taşımaktadır.
(Yurt Gazetesi; 15.02.2016)