EMO Adana Şube Başkanı Mehmet Mak, yaşanan uzun süreli elektrik kesintilerinin artık katlanılamaz bir hal aldığını ifade ederek, "Yaşanan kesintiler hem üreticileri, hem esnafı, hem de vatandaşı zora sokmaktadır" dedi.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 16. Olağan genel kurulunda seçimlere tek liste ile gidildi. EMO Şube Başkanı Mehmet Mak, seçimlerde güven tazeledi.
Divan Başkanlığını Cüneyt Özkul‘un yaptığı EMO Adana Şubesi genel kurulunda konuşan EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil, Anayasa ve yasalarla belirlenen meslek odalarının görev ve yetki alanına müdahalelere hala son hızla devam ettiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu:
"31 Mart karanlığı ve yaşanan kısmi kesintiler göstermektedir ki, arz güvenliğinin sağlanabilmesi için yatırım yapılması kadar bu yatırımların idaresi, yani elektrik sisteminin bütüncül kamu yararına idaresi gerekmektedir.
KULLANILMAYAN ELEKTRİĞİN PARASI ÖDENİYOR
Elektrik üretiminde ithal kaynak bağımlılığı esas itibarıyla AKP iktidarları döneminde sürekli artış göstermiştir.2014 yılında gerçekleşen elektrik üretiminde ithal kaynak payı yüzde 62.6 oranına tırmanarak pik yapmıştır.
Bu kadar dış bağımlılığı olan Türkiye‘nin yakıtı dışarıdan getireceği ve işletmeciliğim de yabancılara bırakacağı yapılanmalarla nükleer santral kurma hevesini anlamak mümkün değildir.
Bu dışa bağımlılığı daha da artıracak bir adımdır. Üstelik alım garantisi verildiği için, savundukları piyasa şartlarını da yok edici bir içeriğe sahiptir Yanı piyasada fiyatlar daha düşük oluşsa dahi nükleer santrallerden pahalıya elektrik alımı yapılmaya devam edilecek ya da doğalgazda olduğu gibi kullanılmayan elektriğin parasını ödeyeceğiz."
EMO Adana Şube Başkanı Mehmet Mak, 31 Mart 2015‘te Türkiye‘de elektrik sisteminin çöktüğün, enerjinin kamusal bir hak olarak ele alınması gerektiğim, özel sektöre ihale edilemeyeceğini ve tek merkezden planlanması gerektiğini yıllardır dile getirdiklerini kaydetti. 31 Mart krizinde arızanın büyümesinin ve kısa süre içerisinde gıderılmemesmin ve sebebinin tam olarak açıklanamamasmın adına "beceriksizlik" ve "enerjiyi de iyi yönetememe" anlamına geldiğini belirten Mak, elektrik kesintilerinden her kesimin etkilendiğim ifade etti. Mak şöyle dedi:
"Elektrikte serbestleşmenin çivisini çıkardılar. Teknik kurallara ve projelere uyulmaması durumunda can ve mal güvenliği açısından ciddi tehlikeler barındıran elektrik üretim tesisleri; Elektrik Tesisleri Kabul Yönetmeliği dışına çıkarılarak, teknik zorunlulukların ve kamu denetiminin yok sayıldığı yeni bir düzenlemeye alındı ve Odamız bu yanlış düzenlemeye karşı Danıştay‘a başvurdu. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun‘un yayımlanmasından bu yana yaklaşık 10 yıl geçtiği halde, zengin yenilenebilir potansiyele karşı gelinen nokta hiç iç açıcı değildir. Hidroelektrik potansiyelin değerlendirilmesi için su kullanım hakkı anlaşmaları yoluyla kurulan ticari mekanizmanın, rekabetin ötesinde özel sektörü birbiri ve yurttaşlar ile karşı karşıya getirdiği görülmektedir. Hidroelektrik potansiyel değerlendirilmesi adına Anadolu‘nun dünyada ender rastlanan doğal dokusu tahrip edilmekte, kültür mirası görmezden gelinmekte, ekonomik ve sosyal yaşam geri dönülemez bir noktaya sürüklenmektedir.
(Gazeate; 26.01.2016)