EMO tarafından yapılan incelemelerde, elektrik bedelinin içine "kayıp ve kaçak bedeli, iletim bedeli ile sayaç okuma bedelr‘nin de dahil edildiği tespit edildiği vurgulanan açıklamada, "Torba haline getirilen dağıtım bedeli ile tarifelerde açıklanan kayıp ve kaçak bedeli artık bilinemeyecek. Kamunun elindeki iletim sistemi için yapılan tahsilatın miktarı da saklandı" denildi. Zamlar sonucunda, fon ve vergiler hariç olmak üzere 1 kilovat saat başına elektriğin bedeli konut kullanıcıları için 81.05 kuruştan yüzde 6.9 zam ile 33.18 kuruşa yükseltildiğine işaret edilen açıklamada, "Ancak bu fonsuz tarifedeki zam oranı sayaç okumanın fatura başına alınıyorken yeni tarifede dağıtım bedeli içine dahil edilmiş olması nedeniyle gerçekte zam oranı yüzde 5.9 oldu‘ denildi ve eklendi:
"Yapılan zammın 4 kişilik bir ailenin asgari 230 kilovat saatlik tüketimi üzerinden faturalarına yansıması ise 5.3 TL olacak. Böylece asgari tüketim karşılığında bir hanenin elektrik faturası aylık 89.4 liradan 94.7 liraya çıkarıldı. Yılbaşından itibaren yapılan zamla birlikte aylık mesken kullanıcılarından asgari tüketim gerçekleştirmeleri durumunda; aylık 151.8 milyon, 1 yıllık ise 1.8 milyar lira fazladan tahsil edilecek."
Dağıtım şirketlerinden iflas tehdidi
EMO yaptığı açıklamada elektriğe yapılan zammın enerji maliyetlerinin artmasından olmadığıı belirtti. Elektriğe yapılan zammı dağıtım şirketlerine yapılan aktarımdan kaynaklandığı savunulan EMO açıklamasında, "Bu artış; dağıtım şirketlerinin bir süredir kurdaki artışı gerekçe göstererek, özelleştirme bedellerini ödeyememe durumlarına ilişkin olarak iflas resti çekmelerinin etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Kullanıcıların ödeyecekleri faturalar üzerinden şirketler kurtarılmak istenmektedir" ifadeleri kullanıldı.
(Yeni Asya; 07.01.2016)