EMO tarafından düzenlenen "10. Enerji Sempozyumu" başladı. Bölge halkı ve çevre örgütleriyle yapılan toplantı ve görüşmelerin ardından düzenlenen sempozyumda, enerjinin salt olarak özel şirketlerin kar alanlarından çıkması ve toplum yararına, yenilebilir bir enerji üzerinden yeni politikaların hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Üç ilde kurulması planlanan nükleer santrallerin enerjide dışa bağımlılığını artıracağını söyleyen EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil, nükleer karşısında yenilebilir enerji politikalarına ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti ve nükleer santraller için, "Bir tanesinin bile inşaatına başlayamazlar, başlasalar bitiremezler, bitirseler de çalıştıramazlar ve sonunda kapatırız" dedi.
Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) adına Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) tarafından 3-5 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek olan "10. Enerji Sempozyumu", "Enerjide Toplumsal Yarar ve Kamusallık" başlığı ile Samsun Devlet Bale ve Opera Müdürlüğü AKM Binası‘nda başladı. İlk olarak katılımcılara bir müzik dinletisinin yapıldığı sempozyuma, TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı ve EMO Yönetim Kurul Başkanı Hüseyin Yeşil ile enerji, elektrik, çevre ve hukuk alanında çalışmalar yapan akademisyen ve aktivistler katıldı.
‘Elektrik bir insan hakkıdır‘
Aktürk, daha önceki sempozyumlardan farklı olarak bu kez Samsun ve Sinop‘u seçmelerindeki en önemli sebebin ise bölgede kurulmak istenen nükleer enerji santrali ile bölge halkının duyarlılığı olduğunu belirtti. Sempozyum hazırlığı öncesi bölge halkı ve bölgede bulunan yerel çevre örgütlerin birçok çalışma yapıldığını söyleyen Aktürk, elektriğin bir insanlık hakkı olduğunu ve bu haktan kimsenin mahrum kalmaması gerektiğini vurguladı.
Faşist yönetime karşı barış ve demokrasi
Ardından EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil konuşma yaptı. Son aylarda gerçekleştirdikleri tüm etkinliklerin katliam haberleri altında düzenlediklerini söyleyen Yeşil, "Son olarak karanlık bir cinayetle Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi öldürüldü. Öncelikle Tahir Elçi cinayetini, arkasındaki güçleri; Suruç, Ankara, Beyrut ve Paris katliamlarını gerçekleştirenleri lanetliyor ve buna ortam hazırlayanları, devlet erkini kendi koltuğunu korumak için kullanırken, insanların canını hiçe sayanları kınıyorum. Bu ortamda bize düşen sorumluluk, faşist yönetime karşı dimdik ayakta durmaya, özgürlük, barış ve demokrasi mücadelesini her daim her ortamda yerine getirmeye çalışmaktır" dedi.
Isınma ve elektrik sorunları bekliyor
Yeşil, AKP hükümetinin Suriye üzerindeki dış politikalarının Rus uçağının düşürülme sürecine kadar geldiğini ve Rusya ili bozulan ilişkilerin başta enerji olmak üzere pek çok sorunu beraberinde getirdiğini ifade etti. Enerji konusunda Türkiye‘nin Rusya‘ya önemli bir oranda bağımlı olduğunun altını çizen Yeşil, Ekim ayı sonu itibariyle Türkiye‘nin doğalgazının yüzde 37‘sini Rusya‘dan karşıladığını ve elektrik üretiminin büyük payının bulunduğu doğalgazm kesilmesi halinde, yeterli depolama tesisinin olmadığı için toplumu başta ısınma olmak üzere büyük sorunların beklediğin ifade etti.
Nükleere karşı yenilebilir enerji
Bu günkü dünya koşullarında nükleer santral projelerinin anlamsız olduğunu ifade eden Yeşil, Türkiye‘nin elverişli olduğu yenilebilir enerji kaynaklarına dikkat çekti. Yeşil, yenilebilir enerji kaynaklarına ilişkin şunları ifade etti: "Rüzgar enerjisinde, resmi verilere göre teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir 48 bin MW olan kurulu güç kapasitemizin Ekim ayı sonu itibarıyla kullanılan bölümü 4 bin 280 MW‘tır. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yasası‘nın üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçmesine karşılık rüzgar kurulu gücünde geldiğimiz nokta ne yazık ki çok yetersizdir. Enerji Bakanlığı‘mn 2015-2019 Stratejik Planı‘na bakıldığında ülkemizin 2019 yılında rüzgar enerjisine dayalı kurulu gücünün 10 bin MW, Türkiye Ulusal Yenilenebilir Enerji Eylem Plam‘na bakıldığında ise 2023 yılı itibarıyla rüzgar kurulu gücünün 20 bin MW olması hedeflenmektedir. 2005-2015 yılı arasında geçen sürede 4 bin MW‘a ancak ulaşabilmiştir. Bu yaklaşımla, 2019 yılında 10 bin MW‘a, 2023 yılında ilave 10 bin MW ile 20 bin MW‘a ulaşması nasıl mümkün olacaktır? Atık sorunu çözülememiş, tehlikeli ve pahalı nükleer santral tercihi yerine, ülkemizin yerli ve yenilebilir kaynaklarını değerlendirmek üzere yatırımlar yapmaya, daha da ötesi bu alanlarda kendi teknolojisini geliştirip üretmeye ihtiyaç vardır."
Sempozyum bu gün düzenlenecek "Enerjide Kamusallık" ve "Enerjide Toplumsal Yarar ve Maliyet" konu başlıklı oturumlarla devam ediyor.
(Güneydoğu Ekspres; 04.12.2015)