Tüm Haberlere Dön
`YAKINDA ELEKTRİKLER KESİLEBİLİR `DİYE KORKUTULARAK..! (BİNAY KAZAN- BURSA KENT)
Basından Genel Merkez

`YAKINDA ELEKTRİKLER KESİLEBİLİR `DİYE KORKUTULARAK..! (BİNAY KAZAN- BURSA KENT)

Herkes çok iyi biliyor ki; gün itibanyla enerji "olmazsa olmaz" üretim kaynaklanndan biri... Tasarruflu ve verimli kullanılmadığı zamanlarda; çoğunlukla yetersiz kalıyor bazı bölgelerde ve ülkelerde...

Enerji; Türkiye ekonomisinin kamburlanndan da biri.. .Her yü milyarlarca dolar ödeniyor enerji ithalatına.. .Dış ticaret açığı ve cari açığın da temel kaynağı: bu enerji ithalatı...

Yine biliyoruz ki; Bursa‘da DOSAB Termik Santralı da bu amaçla kurulmak isteniyor. Tekstil ürünlerini daha ucuza mal etmek için... Kömür gibi yerli bir hammadde kullanılması avantajı gözler önüne serilerek...

Ama enerji üretmenin insan, doğa ve çevre sağlığı açısından bazı sakıncalan da var maalesef... Enerji üretiminin insan sağlığı açısından önemini anlatabilmek için 2015 yılının bu ikinci gününde; trajik bazı veriler ve yaşanmış bir olayla sesleniyorum siz değerli okurlarıma...

Her şeye pembe gözlüklerle bakan ve işkembeden atmayı çok seven bazı insanlara ithafen...

1986 ÇERNOBİL FELAKETİ

Biliyorsunuz ki; 26 Nisan 1986‘da; Ukrayna‘nın Çemobil kentindeki nükleer enerji santralinin 4.ünitesinde büyük bir patlama oldu. Kayıtlara nükleer facia olarak da geçen bu kaza sonrasında; yüz binlerce insanın hayatı değişti. Ölenler, yaralananlar, şiddetli radyasyona maruz kalanlar, kanser olanlar ve nesilden-nesile ulaşarak kanser olacaklarla birlikte belki de yüz milyonlarca insanın yaşamı tehlikeye girdi. Şu anda Çemobil çevresindeki 20 milyondan fazla insan, başkalarının yarattığı cehennemde yaşayarak hayatlarının geri kalan bölümünü tamamlamaya çalışıyorlar.

Çemobil kazası sonrasında; tüm dünya ülkeleri nükleer santrallerin güvenli olup olmadığı sorguladı. Ve sonunda: "tamamen güvenli bir nükleer santral kurulamayacağı "şeklinde net bir görüş belirlendi. Çünkü; 1986‘daki felaketten kısa bir süre önce Çemobil Santrali, Uluslararası Nükleer Güvenlik makamları tarafından test edilmiş ve -güvenli- ilan edilmişti. Ama sonrasında dünyaya yıllarca nükleer serpinti bırakacak bir felaket yaşandı bu santralda...

Çemobil Nükleer kazasının üzerinden yaklaşık 28 yılın geçtiği şu günlerde; ne yazık ki Mersin ve Sinop‘ta nükleer santral kuruluyor.

Bu konuda bayağı yol alındı ve bir deprem ülkesi olmanın getirdiği riskleri öne süren çevrecilerin tepkilerine rağmen, inşaatlar başladı.


NÜKLEER SANTRAL RİSKLİ MI ?

Türkiye için nükleer enerji, olmazsa olmaz bir zorunluluk mudur?

Türkiye‘nin böylesine riskli bir enerji üretim santralına gerçekten gereksinimi var mıdır?

"Yakında elektrikler kesilebilir" diye insanlar korkutularak, nükleer enerji santralı kurmak için zemin mi hazırlanmıştır yoksa?

Ülkemizdeki elektrik uzmanlarının bazı açıklamaları ve TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası istatistiklerinde; enerji verimliliği sağlanarak ve bilinçli tasarruf kampanyaları yapılarak, ülkemizin enerji ihtiyacının yüzde 5‘ini bile karşılayamayacak nükleer santraller kurmaktan vazgeçilebileceği gerçeği ile karşılaşıyoruz. Ya da; ülkemiz deki elektrik şebekelerindeki altyapı yetersizliği nedeniyle oluşan yüzde 25‘lere ulaşan enerji kayıpları
nın önlenebileceğini söylüyor uzmanlar...Belki de kaçak elektrik kullananlar da tespit edilerek, Türkiye‘nin elektrik enerjisi açığı azaltılabilir ve nükleer santrallere de gereksinim duyulmaz böylece...

işte bu yüzden uzmanların belirlediği 2 önlem önemlidir ve mutlaka kayda alınmalıdır. Kaçak elektrik kullananlar azaltılmalı ve enerji tasarrufu yapılmalıdır. Rüzgar ve güneş gibi doğal-yenilenebilir kaynaklardan enerji üretimine de daha fazla önem verilmelidir.

Çünkü; nükleer santraller risktir. Hele ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu göz önüne alınırsa; olası bir deprem sonrasındaki nükleer patlamalan düşünmek bile insana şimdiden acı ve endişe veriyor. Japonya‘da yaşanan deprem, tsunami ve sonrasındaki nükleer faciayı nasıl görmezden gelebiliriz ki ?

11 Mart 2011‘de 8,9 şiddetindeki deprem sonrasındaki; büyük tsunami ve sebep olduğu Fukuşima Nükleer Santral patlaması ne kadar çok cana mal oldu değil mi..?

Bilinmeli ki; gözlerimizi kaparız ve vazifemizi yaparız anlayışı, bu ülkede çevre facialanna yol açabilir. Demirtaş Termik Santralı da; insan, doğa ve çevreye zarar verir. Sinop ve Akkuyu Nükleer Santrallan da...

Ama bunu görmek için;.dünyanın felaketler tarihine bakmak yeterli.. .Uç maymunu oynamak, ölümlere davetiye çıkarmaktır aslında...

(Bursa Kent; 02.01.2015)