EMO, Çatalağzı Termik Santralının (ÇATES) özelleştirme ihalesinin onaylanmasına ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının iptali ve yürütülmesinin durdurulmasının talebiyle yargıya başvurdu. Dava dilekçesinde; ÇATESin, Zonguldak Havzasındaki taşkömürünün değerlendirilmesi, bölge ve ülke ekonomisi açısından stratejik konumuna dikkat çekilerek, yapılan satış işlemin Özelleştirme Yasasının amaç ve ilkelerine, Anayasa tanımlanan devletin ekonomik ve sosyal görevlerine, kamu yararına aykırı olduğu kaydedildi. Ayrıca santralın değerinin altında satıldığı da satış rakamı ve ciro karşılaştırması yapılarak ortaya konuldu.
Zonguldak Kömürü İçin Stratejik Bir Tesis
Danıştaya açılan davada; ÇATESin stratejik önemi şöyle anlatıldı:
"ÇATES yalnızca Türkiye elektrik enerjisinin temininde önemli bir yer tutan santral olmayıp, aynı zamanda birincil kaynak olarak yerli taşkömürü kullanılması nedeniyle, ülke ekonomisi açısından entegre bir tesis özelliği taşımaktadır. Zonguldak havzasında oluşan ekonominin en önemli ayaklarından birini oluşturan ÇATESin özelleştirilmesi, bölge ekonomisini sekteye uğratacak, yerli kaynak yerine ithal kömüre yönelinmesi sonucunda genel ülke ekonomisi açısından da olumsuz etkileri olacaktır."
İthal Kömür Uyarısı
Davada, alıcı şirkete yerli kömür kullanım zorunluluğunun getirilmemiş olması kamu yararı açısından eleştirildi:
"Nitekim özel sektör tarafından kurulan kömürle çalışan termik santrallerin ithal kömüre dayalı olması, daha ucuz ithal kömürle elektrik enerjisi üretmek suretiyle kar oranının maksimuma çıkartılması isteğinden kaynaklanmaktadır. ÇATESin özelleştirilmesiyle birlikte, ucuz ithal kömüre yönelinmesi soncunda, bölge kaynaklarının atıl kalması ile bölgedeki istihdamın olumsuz etkilenmesi de kaçınılmaz olacaktır."
Ayrıca dilekçede, alıcı şirkete Zonguldak Havzasında üretilen yerli kömür kullanım zorunluluğu getirilmemesi nedeniyle ithal kömür ile çok daha ucuza üretim gerçekleştirerek karlılığını kamu yararı aleyhine katlama olanağı tanındığı da anlatıldı.
Özelleştirme Yasasına Aykırı Uygulama
Özelleştirme işleminin ÇATESin entegre ekonomik işlevi üzerindeki tahrip edici sonuca işaret edilen dilekçede, bu durumun hukuka aykırılığı şöyle ortaya konuldu:
"ÇATESin özelleştirilmesinin zorunlu görülmesi halinde, havza içerisindeki ekonomik bütünlüğünün bozulmasını engelleyecek tedbirlerin alınması ve buna yönelik kuralların bulunduğu bir imtiyaz sözleşmesi ile özelleştirilmesi gerekmektedir. Özelleştirme ihale ve şartnamesinin ÇATESin özgün koşullarına göre düzenlenmesi; bu kapsamda yerli kömür kullanım zorunluluğunun öngörülmüş olması gerekirdi. Bu zorunluluk 4046 Yasanın Amaç ve İlkeler maddelerinde de açıkça yer almaktadır. Yasanın 1. maddesinde Ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek hükmü yer alırken, 2. Maddenin 1. Fıkrasının (b) bendinde Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi denilmiştir. Dava konusu özelleştirme işleminde ÇATESin özel konumu dikkate alınmamıştır."
Kamu Yararı Yok
Dilekçede, ÇATES özelleştirmesinin kamu yararına aykırılığı "Bölge ve ülke ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğu tartışmasız olan ÇATESin varlık satışı yöntemiyle özelleştirilerek havza ekonomisinden kopartılmasının ekonomik ve sosyal sorunlar doğurması kaçınılmaz olacağından, dava konusu işlemin kamu yararına aykırı olduğu açıktır" biçiminde ifade edildi. Özelleştirme işleminin Elektrik Üretim A.Şnin kamu yararı gözeterek belirlediği fiyat sistemini bozacağı anlatılan dilekçede, satışa ayrıca "ülkemizde arz edilen elektrik enerjisi fiyatlarının artmasına neden olması yönünden de kamu yararına aykırılık taşıdığı" gerekçesiyle de karşı çıkıldı. Dilekçede şu vurguya yer verildi:
"Gerek ekonomik yapısı itibariyle stratejik özelliği, gerekse özel sektöre devredilmesi sonrasında enerji piyasasında yaratacağı sonuçlar gözetilmeksizin, genel bir serbestleşme parolasına bağlı olarak yapılan ÇATESin özelleştirilmesi, Devletin ekonomik ve sosyal alanlardaki Anayasal görevlerine aykırılık taşımaktadır."
2 Yıllık Cirosuna Satılıyor
Dilekçede, ÇATES için ihaledeki fiyatın da değerinin altında olduğu ortaya konuldu. Santralın 10 yıllık üretim ortalamasının 1.78 milyar kilovat saat olduğu belirtilerek, "Yıllık üretim kapasitesi olan 2x966 milyar kilovat saatlik kapasitesini kullanmayıp, 10 yıllık ortalama kapasite kullanımına göre gerçekleştirilen üretim düzeyinin gerçekleştirileceğini varsaysak bile, ÇATESin gerçek değerinin çok altında bir fiyata satıldığı ortaya çıkmaktadır" denildi. Tüketici tarifesinde mesken ve ticarethane için çıplak elektrik fiyatı olarak belirtilen 20.7 kuruşluk fiyat esas alındığında 1.78 milyar kilovat saatlik yıllık üretim üzerinden santralın cirosunun yaklaşık 368 milyon 460 bin TL olduğu hesabına yer verilen dilekçede, ÇATESin 351 milyon dolar (8 Eylül itibarıyla 2.16 TLlik kur üzerinden 758 milyon TL) satış fiyatı ile 2 yıllık ortalama cirosu karşılığında santral özel bir şirkete devredilmek istendiği kaydedildi.
Varlık Satışıyla 104 Dönümlük Taşınmaz da Devrediliyor
Dilekçede, santralın malvarlığıyla ilgili verilen şu bilgiler de dikkat çekti:
"Üstelik özelleştirmenin varlık satışı yöntemiyle yapıldığı dikkate alındığında, işletmenin maddi varlıklarının değerinin de ayrıca hesaplanması gerektiği açıktır. Varlık satışı, ÖİB tarafından Kuruluşların aktifindeki mal ve hizmet üretim birimleri ile varlıklarının mülkiyetinin bedel karşılığında devredilmesi olarak tanımlanmaktadır. ÇATESin internet sitesindeki verilere göre yalnızca santral ana binası 55 bin 750 metrekarelik alana kurulu olup, yardımcı tesisleri de 48 bin 300 metrekarelik alanda yer almaktadır. ÇATESin kurulu santral ve santrale ait varlıklarının değerinin altında bir fiyatla ihale edilmesi kamu yararına aykırılık oluşturmaktadır."