ÖKSÜZ ZEUGMA
Uluslararası Arkeoloji Çalıştayının haziranda Gaziantepte dünyanın 1 numaralı mozaik müzesinde düzenlendiğini yazmıştım. Türk ve yabancı turistler kadar, tüm arkeologları da büyüleyen Zeugma Müzesi bana göre çocukları elinden alınmış üzgün bir anneyi andırıyor!
Daha önce Gazianteplilere şu soruyu sormuştuk: "Riza Çakır, Mehmet Zengin, Halil Yurtsever, Kemal Akrat, Soydan Zengin adlı hemşerileriniz acaba 21-22 Haziran 1992de Ayvaztepede yani Zeugmada ne yapıyorlardı?"
İhbar üzerine yerel gece köstebeklerinin açtığı tünelde kurtarma kazısı yapan Müze Müdürü Dr. Rifat Ergeç, İS 2. yüzyıldan şarap tanrısı Dionysos ile Ariadnenin evlilik sahnesini betimleyen görkemli bir mozaik buldu. Mozaiğin resmini 1993te Cumhuriyette yayımladım. Mozaik bir bina ile bağlantılı olduğu için yerinde kilit altında kalması uygun görüldü.
Ne var ki köstebekler mozaiğin önemli bölümünü kesip kaçırdılar. Şimdi bu mozaikten kalan bölüm, müzede öksüz çocuk gibi sergileniyor. Mozaiğin nerede olduğu bilinmiyor!
Dionysosun çılgın dansçı kızlarından bir Meanad yalnızca bu müzenin değil, Gaziantepin de simgesi oldu. Halk ona "Çingene Kız" adını taktı. Arkeologlar, İS 2. yüzyıldan olduğunu, bir bütün içinde yalnızca bu parçanın kaldığını, gerisinin çalındığını saptadılar.
Amerikanın Ohio eyaletindeki Bovling Green State Üniversitesi, Çingene Kızı bütünleyen öteki 12 parça mozaiği, bir sanat galerisinden 3 bin 500 dolara satın aldı. Üniversitenin tiyatrosunun girişinde duvarları süslüyor.
Günümüzde Zeugma kazısının başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay ve Dr. Stephanie Hooper mozaiklerin Çingene Kıza bağlantısını bil imsel olarak kanıtladılar. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü yetkilileri, üniversite yöneticileri ile görüşmeye gittiler, gelişmeler sağlandı. Bakan ve genel müdür değişince peşi bırakıldı!
"Aktüel Arkeoloji" dergisi mozaiklerin geri alınması için imza kampanyası başlattı. Kampanyaya 8 bin kişi katıldı. Bir milyonu aşkın nüfuslu Gazianteplilerden çıt çıkmadı, çıkmıyor. Çalıştayın açılış konuşmasında mangalda kül koymayan kentin Belediye Başkanı Fatma Şahin, parmağını bile kıpırdatmadı!
İmza kampanyasına şu adresten siz de katılabilirsiniz
1993 yılında üç Türk, Roma döneminden parçalar halindeki yangın geçirmiş bir tunç heykele müşteri aramaktadır. Haber, İstanbul, Münih ve Londradaki Türk antika mafyasına da ulaştı.
Londradaki Nevzat Telliağaoğlunun İstanbuldaki adamları heykeli, İsviçrenin Cenevre kenti gümrüğündeki "serbest bölgeye" aktardılar. Heykel, sonra onarılmak üzere Münihe götürüldü. İşi bitince İsviçrenin Basel kentinde "müşteri" aranmasına başlandı.
1994 Ekiminde bir yarış atı arabası Manş Denizinden İngiltere gümrüğüne giriş yapar. Ne var ki atın taşındığı bölümde samanlar arasına gizlenmiş 92 kilo eroin vardır. İngiliz gümrükçüleri eroine el koyup Telliağaoğlunu tutuklar. 24 yıla mahkûm olur.
1969da İstanbulda Amerikan sigarası kaçakçılığında yakalandığında polisle çatışmada öldürülen, 1966- 68 yılları arasında "Karun Hazinesi"ni yurtdışına taşıyanNizamettin Telliağaoğlunun küçük kardeşidir. Ortanca kardeş Edip Telli Münihe ve Nevzat da Londraya yerleşmişler "Elmalı Definesi"ni ABDde pazarlamışlardı.
Nevzat, 70&rsqu o;li yıllarda Lübnandan ayda iki ton esrarı Avrupaya kaçırmakla ün yapmış, Almanyada bir süre cezaevinde yatmıştı. Elmalı Definesini Cumhuriyette açıkladığımda Türkiyedeki İngiliz Büyükelçiliği görevlilerinin "kulakları" üzerine çevrilmişti.
Tutuklanmasının ardından İngiliz polisinden bir yetkili bu "özel haberi" bana ileterek"şükranlarını" bildirmiş, eroin paketlerinin resmini de göndermişti.
İngiliz polisi, Uluslararası Polis Örgütünü de (INTERPOL) devreye sokarak Nevzatın tüm geçmiş bağlantılarını araştırdığında Baseldeki tunç heykele de ulaşmış, üç toplayıcının yurtdışındaki banka hesaplarına bu heykel için 635 bin dolar yatırdı ğını da saptamıştı.
Durum Nisan 1998de Ankaraya bildirildi. İsviçre yetkilileri "anavatanına geri verilmek koşulu ile" tunç heykeli İngilizlere teslim etti. Heykel, korumaya alındı.
Telliağaoğlu ile "iş ilişkisi olduğunu" bildiren Sara Elizabeh Dayman adlı bir İngiliz icra avukatı "heykelin kendisine verilmesini" istedi. Scotland Yard, Türk Büyükelçiliğini uyararak davada Türkiyenin de haklarını aramasını önerdi.
Türkiye, bir İngiliz hukuk firmasının avukatıyla davaya girdi. Bu arada Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca da soruşturma başlatıldı. Türkiye bağlantılı belgeler Londraya iletildi.
16 Ekim 2002de Londra&rsq uo;daki mahkeme, heykelin Türkiyeye geri verilmesini kararlaştırdı. Ankaradan giden Türk yetkililerine heykel teslim edildi, 23 Kasımda Ankaraya getirildi. O gün bugündür Gaziantepte değil de Ankarada sergileniyor!
Mayıs 2000de müze arkeoloğu, bugün profesör olan Mehmet Önal, Zeugmada bir mozaikteki deniz tanrısının resminden dolayı Poseidon evi olarak adlandırılan yerin kilerinde çalışıyordu. Önal ve arkeolog Yusuf Yavaşın önünde tunçtan savaş tanrısıMars (Ares) heykeli yangın geçirmiş bu alanda sırtüstü yatıyordu. Müzenin başarılı arkeoloğu Fatma Bulgan ilk mekanik temizliğini yaptı.
Şimdi Mars ve Çingene Kız Gaziantepte; Dionysos Ankarada ve 12 parça mozaik ise Ohioda sergileniyorlar. Eğer Gaziantepliler parmaklarını kıpırdatırlarsa müzeleri daha zenginleşecektir.