Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu, yaptığı basın açıklamasında, bir dizi hukuksuzluğun hazırlanan torba yasalara konularak yasalaştaılmak istendiği konusunda Meclis‘i ve kamuoyunu uyardı.
"Ülkemiz, ne yazık ki süreldi iptal edilen yönetmelik ve yasa hükümleriyle Anayasaya ayları olarak, bir anlamda yasadışı bir şekilde yönetilmeye başlamıştır" denilen açıklamada, ÇED muafiyeti sağlayan hukuksuz yönetmeliklerin ardından aynı içerikte geçen yıl çıkarılan yasayı Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği bugünlerde, AKP Hükümeti‘nin Anayasaya aykırılığı sabit, daha önce iptal edilmiş olan düzenlemeleri yeniden TBMM‘den yasa olarak çıkarmaya çalıştığına dikkat çekildi.
‘HUKUKSUZLUK TESCİLLENDİ‘
EMO‘nun açıklamasında, son olarak Anayasa Mahkemesi‘nin CHP‘nin yaptığı başvuru üzerine, Torba Yasa içerisine koyduğu ÇED muafiyetine ilişkin iktidarın getirdiği düzenlemenin iptal edildiği hatırlatılarak, söz konusu olan "23 Haziran 1997 tarihinden önce kamu yatırım programına alınmış olup, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla planlama aşaması geçmiş olan ve ihale süreci başlamış olan veya üretim/ işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesisler ÇED kapsamı dışındadır" düzenlemesinde, "Planlama aşaması geçmiş olan ve ihale süreci başlamış olan" ifadelerinin iptal edildiğine vurgu yapıldı. EMO, "Bu kısmi iptalle, Ilısu, 3. Köprü, HES projeleri ve Gebze Otoyolu gibi hukuka ayları bir şekilde ÇED sürecinden muafiyet sağlama girişiminin hukuksuzluğu, Danıştay‘dan sonra bir kez de Anayasa Mahkemesi tarafından tescillenmiştir" dedi.
EMO ayrıca, şu noktalara değindi:
"Plan ve Bütçe Komisyonu‘nda görüşülmekte olan "iş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişildik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı‘na" yasalara ve Anayasa‘ya aykırı düzenlemeler eklenmektedir.
Daha önce iptal edilmiş olmasına karşın AKP‘nin yandaşlık ilişkileri olduğu özelleştirme ihalelerine ilişkin mahkemelerin iptal kararlarını yok sayan hüküm, yeniden yasa haline getirilmeye çalışılmaktadır. Bu düzenleme, Tüpraş‘ın yüzde 14,6‘lık hissesi (Sami Ofer),Seydişehir Eti Alüminyum (Cengiz İnşaat), TDJ Kuşadası Limanı (Global Holding), TDİ Çeşme Limanı (Ulusoy Holding) ve Balıkesir SEKA İşletmesi (Albayraklar-Yeni Şafak Gazetesi) özelleştirmelerini iptal eden yargı kararlarının uygulanmamasına yöneliktir.
DENETİME ÖZELLEŞTİRME
Aynı torba yasa içerisine, son dakikada verilen bir önerge ile Anayasa Mahkemesi‘nin Anayasa‘ya ayları olduğu için daha önce iptal etmiş olduğu denetim hizmetlerinin özelleştirilmesine yönelik düzenleme eklenmiştir. Denetimin kamu görevlilerinin asli işi olduğu Anayasa kararlarıyla sabit olmasına karşın, denetimin özelleştirilmesi yeniden yasa olarak TBMM‘den geçirilmek istenmektedir. AKP Hükümeti‘nin yarattığı denetim boşlukları, Soma‘da olduğu gibi sürekli iş cinayetlerine ve katliamlara yol açmakta, denetimin kamu eliyle yapılmamasının bedeli parayla ölçülemeyecek kadar ağır olmaktadır. Görüldüğü gibi yargı kararlarının uygulanmaması için Anayasa‘ya aykırı yasalar çıkarılmakta; mahkeme kararının uygulanmasında devlet yönetiminde boşluk oluşmaması için tanınan 6 ay gibi süreler kötüye kullanılmakta; yargı kararlarının geriye dönük işlemeyeceği hükmü de suistimal edilerek yandaş sermaye kesimlerine yasadışı kazanılmış haklar sağlanmaktadır.
‘RANT DAĞITIMI DEVAM EDİYOR‘
AKP iktidarı Anayasa‘ya aykırı torba yasa ve düzenlemeler aracılığıyla rant dağıtanına devam etmektedir. Rant dağınmının ve bu amaçla Anayasa ya da yasalara uyulmamasının adı "iş yapma" olmuş; hukuku yok saymanın "sandık sonucuna saygı" ve "milli irade" olarak dayatıldığı garip bir sistem yaratılmıştır. Yargıda hak arama neredeyse "hükümete darbe" olarak nitelendirilmekte ve "yargı vesayeti" olarak sunulmaktadır. Davacı kurum ve kişiler zaman zaman "terörist" olarak gösterilmeye çalışılmaktadır.
MESLEK ODALARINA BASKI
Nitekim Odamız yandaş bir gazete sahibinin katıldığı elektrik dağıtım özelleştirmeleri ile ilgili açtığı davalar nedeniyle "Oda Terörü" diye manşetten yaftalanmaya kalkılmıştır. Bu manşeti atan Sabah gazetesi ve haberi hazırlayan muhabir Mehmet Nayır, "Kamusal bir ‘görev olan gazetecilik, ahlaka ayları özel amaç ve çıkarlara alet edilemez" ve "Kimileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez" denilen basın meslek ilkelerine aykırı davrandıkları için Basın Konseyi tarafından kınanmışlardır. Ne yazık ki yine ‘bugünlerde aynı muhabir, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu‘na Basın Danışmanı olarak atanmıştır.
Tüm demokratik yapıların öncelikle hukuk sistemine sahip çıkması gerekmektedir."
(Birgün; 11.07.2014)