Nükleer Karşıtı Platform Ankara bileşenleri Akkuyu`da kurulmak istenen nükleer santral projesini protesto etti. Hukuksuzluklar içinde adalet beklemenin ütopik olduğunu belirten bileşen üyeleri, "Yaşam alanlarımızı sonuna kadar savunacağız" dedi
Nükleer Karşıtı Platform (NKP) Ankara Bileşenleri, Akkuyu`da kurulmak istenen nükleer enerji santrali projesini protesto etti. Farabi Sokak`ta bir araya gelen bileşen üyeleri, "Gelmeyin, istemiyoruz. Biz bu filmin sonunu biliyoruz, nükleer öldürür" yazılı pankart taşıdı. "Ülkemize radyasyon ithali istemiyoruz", "Nükleere inat, yaşasın hayat", "Akkuyu, Çernobil olmasın" sloganlarının atıldığı eylemde bileşenler adına yapılan açıklamada, bilim insanlarının ve çevrecilerin tüm uyarılarına rağmen AKP Hükümetinin halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaya devam ettiği belirtildi.
Avrupa ülkelerinin nükleer felaketlerden ders çıkararak nükleer enerjiden vazgeçtiğinin belirtildiği açıklamada, "Ülkemizde ısrarla Nükleer Güç Santrali yapılmaya çalışılması nükleer santrallerin politik bir tercih olduğu gerçeğini bir kez daha açığa çıkarmaktadır" denildi. Henüz ÇED raporu alınmadan nükleer santral inşaatına başlanıldığının altının çizildiği açıklamada, "Bu kadar hukuksuzluğun ve usulsüzlüğün hüküm sürdüğü bir ülkede hukuka uygunluk ve adalet beklemek ülkemizde ne yazık ki bir ütopya haline getirilmektedir. Ancak, insanca yaşam ve yaşanılabilir bir dünya ütopyamız için asla susmayacak, yaşam alanlarımızı sonuna kadar savunacağız" ifadeleri yer aldı.
Olası bir iş kazasının diğer iş kazalarından farklı olarak nükleer güç santrallerinde çevre faciası olarak değerlendirilebilecek kadar büyük sonuçlar doğuracağının belirtildiği açıklama, şöyle devam etti: "Ülkemizde daha dün Soma katliamı yaşanmışken, hangi iş güvenliği ve gelecek teminatı ile bu santrale iş gücü tedarik edilmek istenmektedir? Bu ülkede başta Karadeniz kıyılarımız olmak üzere Çernobil`in etkileri hala görülmekteyken; deprem için çok riskli bir yapıya sahipken; işçi sağlığı ve iş güvenliği sınavlarının hepsinden sınıfta kalınmışken; bütün bu hazırlık toplantıları, ihale süreçleri, atılan imzalar bizlere tek bir şeyi garanti edebilir: ÖLÜM. Nükleer santraller sadece güvenlik önlemleri ya da çevre kirliliği açısından değil, her yönüyle dökülen bir projedir. Ekonomik açıdan uygunluğu bir kenara bırakın, kurulum, işletim ve söküm aşamalarıyla tamamen uluslararası sermayeyi kalkındırmak için hedeflenen bir araçtır. Bizler bugün burada bir kez daha uyarıyoruz. Derhal enerji politikaları ve planlamaları değiştirilmeli, yerli ve yenilenebilir enerji sistemleri ile yeniden yapılandırılmalıdır."